Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
109
Basım Tarihi:
2025
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9786053162803
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
Alexandre Seurat / Sakar Nefesinizi kesip yüreğinize taş oturmuş gibi hissettirecek ve boğazınızın düğümlenmesine engel olamayacağınız yaşanmış bir hikaye #Sakar 2009 yılında Fransa’da yaşanan bir olayı konu alan kitap, 2019 yılında da aynı isimle filme uyarlanmış. Ayrıca yazarına da ödül kazandırmış bir kitap. Bu tarz hikayelere hiç yabancı değiliz. Hayatta da kurgularda da fazlasıyla karşılaşıyoruz ama Diana’nın her şeye rağmen attığı o kahkaları beni derinden etkiledi. Gerçek adı Marina Sabatier olan bu küçük kız hakkında bulabildiklerimi okudum ve hala “Neden” sorusuna kabul edilebilecek bir cevap bulamadım. Dört kardeşten biriydi ama sadece o işkenceye maruz kaldı. Tıbbi olarak tek sorunu “bulimia” olan bu küçüğü diğer kardeşlerinden ayıran neydi? Diana’nın durumunu daha küçükken ilk fark eden teyzesi oldu. Annanesi gerekli yerlere haber verdi ama anne ile babası o kadar profesyonel yalancılardı ki gerçekler hikayelerle yer değiştirdi. Bu durum okula başlayınca önce öğretmeni, arkasından okul müdürü olarak devam etti. Her fark edilişte aile taşındı. Hep bir mazeret ve hikaye vardı. Herkes bir şeylerin farkındaydı ama kanıtlar yetersiz geldi ve her seferinde dosyalar kapatıldı. Kimisi elimden geleni yaptım deyip hayatına devam ederken, kimisi içinse hayatına devam etmesini engelleyen kabusları oldu Diana. Acaba insanları daha iyi tahlil edecek birileri mi bu tarz davalara baksa ya da yasada değişiklik mi yapılsa diye düşünmeden edemiyorsunuz. Şüphe var hatta bazı şeylerden emin olunuyor ama yeterli gelmeyip aileye teslim ediliyor. NEDEN? Yazarın yaşanılanları aktarma şekli ve kalemi harikaydı. Olaylara dahil olan bir çok kişi tarafından anlatılmış. Sanki tanık ifadesi okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Keşke bunları yaşatan, anne ve baba denmeyi hak etmeyen
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Çok ağır geldi...
10/10
·120 syf.··
2024 26. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 04:53
Diana... Asıl adı Marina Sabatier. Kitap bittikten sonra internetten gerçekten bu kadar vahşi,acımasız olamazlar ümidiyle araştırırken, çok daha fazlasına şahit olmak kanımı dondurdu. Yazarın dili sade ve anlaşılır fakat konu çok ağır. 6 sene boyunca taciz ve işkenceye maruz kalmış bir lokma çocuk. Anne de baba da işkence uygulamışlar. Diğer 3 çocuğa dokunmamışlar. Sadece abi olana psikolojik şiddet uygulamışlar. Ya anlam veremiyorum. İnsan bir çocuğa, kendi çocuğuna bunu nasıl yapabilir? Dehşet içinde sayfaları çevirdim. Çok fazla hassas bir bünyeniz varsa tavsiye etmiyorum, okumayın. O kadar etkilendim ki uyuyamıyorum. İyi okumalar...
Edebiyat
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Sakar
10/10
·120 syf.··
2024 40. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2024 22:07
Neden üst üste sarsıcı romanlar okuyorum, hiç anlamıyorum. En sonunda kendi kendimin psikolojisini bozacağım. Daha önce adını hiç duymadığım, hiç bir yerde denk gelmediğim bu eseri tavsiye üzerine okumaya başladım. @kbroznrclkk kendisi bu eser ile tanışmamda çok güzel bir vesile oldu ve bana bu kitabı önerdi. İyi ki önerdi de, okudum dediğim bir kitap oldu. Eser bir kız çocuğunun doğumundan itibaren şiddete uğramasını konu ediniyor. Eser bitti fakat ben kafamda bir çok soru işaretiyle baş başa kaldım. Ailenin başka çocuğu olmasına rağmen neden sadece Diana şiddete maruz kalıyordu? Yaşadığı şeylere rağmen nasıl kahkahalar atabiliyordu? Anlayamıyorum... Gerçek bir hikayeden esinlenerek yazıldığını öğrendiğim de daha çok sarsıldım. Nasıl yani gerçekten vicdandan yoksun insanlar mı var? Maalesef ki var... Eserde herşey ince bir ip üzerindeydi sanki. O kadar çok gergin ve sinirli oldum ki. Eserin içine girebilmek ve Diana' yı ordan çıkarmak istedim. Anneannenin torununa karşı düşkünlüğü, öğretmenin Diana'yı kurtarmak için gösterdiği çaba, Diana'yı her görenin içi parçalanmasına rağmen, anne-babanın müthiş rol yeteneği ile elden birşey gelememesi ve en acısı ağabeyin son cümlesi 'kendimiz olmaya izin verilseydi, abi kardeş olabilir miydik?' Neden kendiniz olmanıza izin verilmedi, bu kadar baskının sebebi neydi ki? Bazı soruların cevabı yok. Geriye kalan sadece içler acısı bir son... Hala kitap ile bakışıyorum. Elime aldım ve son sayfaya ne ara geldim, bilmiyorum... Eserde karakterlerin kendi ağzından olaylar anlatılıyor ve son ana kadar Diana'nın da birşeyler söylemesini, yaşadıklarını bir de ondan dinlemeyi ve nasıl bu kadar güçlü olabildiğini söylemesini isterdim. O yönden eseri eksik buldum. Eserin en güzel ve örnek olan o kısmı tabiki öğretmendi. Beni ilgilendirmez
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Ah Diana…
10/10
·109 syf.·
2026 34. kitabı
Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış kısa ama okuduğunuzda sizi sarsan, nefesinizi kesen, kalp ritminizi değiştiren, acıyı iliklerinize kadar hissettiren bir roman. Çaresizliğin, sorumsuzluğun, vicdansızlığın romanı diyorum. Okurken sonunu bilmenize rağmen yanılmış olmayı dileyerek okuduğunuz bir roman. Roman çocuk istismarı vakasından hareketle kaleme alınmış. Diana isimli küçük bir kızın ailesi tarafından yaşadığı ihmal ve şiddet anlatılıyor. Sorumlulukları yerine getirmeyen, şiddeti normalleştiren ve çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratan bir anne ve baba. Canavar demek daha doğru olacak belki de… Diana’nın yaşadığı her olay insanlar tarafından fark edildiğinde ve kendisine sorulduğu zaman “Ben sakarım” dedi peki sakar olan gerçekten diana mıydı yoksa ailesi mi ya da onu ailesinden koruyamayan toplum mu? Roman çok kısa bölümlerden oluşuyor. Birden fazla anlatıcı var. Teyze, anneanne, öğretmen, doktor vs… İfade tutanağı hissi veren bir anlatım tarzında. “Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir” - Goethe Ben hassas kalp bir insan ve anne olarak keşke okumasaydım diyorum, kalbim acıyor. Oğluma sarıldım ve tüm çocukların kendilerini seven bir aileye sahip olmasını diledim. Zenginlik vs değil sadece seven bir aileye sahip olmak çok büyük bir şans. Sakar
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
8/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 10:51
Daha önce çok fazla kitap incelemesi yazdım ama hiç bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum. Kelimelerin boğazımda yumru yumru kaldığı, nefesimi bırakamadığım, bıraksam yeniden nefes almayı unuttuğum, çaresizliğin içinde boğulur gibi biçare serzenişlerle okuduğum bu kitabı nasıl anlatayım nasıl tavsiye edeyim bilmiyorum. Alexandre Seurat, Sakar’da yaşanmış bir acının izinden gidiyor ama hikâyesini belgelerle değil, tanıkların sesleriyle kuruyor. Öğretmenlerin, doktorların, komşuların, sosyal hizmet çalışanlarının parçalı anlatımları birleşip bir sessizlik haritası oluşturuyor sanki. Her biri, bir şeylerin ters gittiğini hissediyor ama hiçbiri o sessizliği tam olarak kıramıyor. Sakar sadece bir çocuğun hikâyesi değil; suskun bir toplumun aynası. Görüp de söylemeyenlerin, duysa da inanmayanların hikâyesi. Bu kitap tavsiye edilir mi, emin değilim… Çünkü her satırında kalbin bir köşesi yanıyor. Ama yine de okunmalı — unutmamak, susmamak, bir daha asla demek için.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 77. kitabı
SAKAR-ALEXANDRE SEURAT,118 sayfa Kitabı elime aldığımda neyle karşılaşacağım,ne okuyacağım hiç bilmiyordum.Arka kapağı okuduğumda tipik bir çocuk kaçırma olayı herhalde dedim.Kitap çok kısa ,2-2,5 saatte okudum ve sonunda ben ne okudum dedim.Uzun süre etkisi altından çıkılamayacak bir kitap ve konusu gerçek bir olaya dayanıyor diye okuyunca daha çok ilgimi çekti.Kitap bitti ama ben hala şokundayım. Yazar Fransa’da yaşanan gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme almış romanı. 2024 NDS Edebiyat Ödülü’nü "Sakar" adlı romanıyla kazanan yazarın romanı 2019 yılında sinemaya da uyarlanmış.Fransa toplumunda infial yaratan 8 yaşındaki Marina Sabatier'ın kitaptaki adıyla Diana’nın ebeveynleri tarafından sistematik şiddeti sonucunda hayatını kaybetmesine göz yumanların sessizliğini konu alıyor. Yazar Alexandre Seurat ,Sakar adlı romanında, aile kurumuna sorgusuz sualsiz kutsallık affedilmesini, yıkıcı sonuçlarını yalın ve sarsıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor. Roman, 2009 yılında Fransa’da 8 yaşındaki Marina Sabatier’ın (Diana) ebeveynleri tarafından sistematik şiddet sonucu hayatına son verilmesini ve okul, devlet ve teyze, büyükanne gibi diğer aile fertlerinin buna sessiz kalmasını ele alıyor. Bu gerçek olay, Fransa kamuoyunda büyük infiale yol açarak, çocuk istismarı ve aile içi şiddet gibi konuların tartışılmasına neden olmuş.Ayrıca bu olayın akabinde Fransa’da çocuk istismarı ve aile içi şiddetle mücadelede daha sıkı yasal düzenlemelerin tartışılmasına da katkıda bulunmuş. Küçük bir kız çocuğu ebeveynleri tarafından sistematik bir şekilde istismara maruz kalırken hiç sesini çıkarmayan, çıkaramayan diğer aile bireylerini, öğretmenleri ve hatta devlet yetkililerini ve onların suçluluk duygusunu okurken bizim ülkemizde de bu tür olaylar yaşanırken toplum nasıl tepki
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Çocuklarımıza sahip çıkalım.
10/10
·120 syf.·
2025 8. kitabı
Bir evde fazlalık olmak? Hele ki öfkenin dozu yüksek ise. Maskeli anne ve baba. Bu hissiyatla yaşamak. Onca morluk, izler, yara bere ve minik bir kız. Zihnim karmakarışık oldu. Sayfalar ilerlesin diye bir hırsla okudum. Okudukça içime içime işledi. Diana oldum hemen hemen her satırda. Alnıma kırışıklıklar ekledim belli ki. Ağabeyinin son sözleri: "Onun için ne yapabileceğimi aklından bile geçirmiş olamazdı çünkü onun için kimse asla bir şey yapmamıştı." Sanırım bu sözler bile yeterli oluyor. Okunur, okunmalı. Sakar Alexandre Seurat
Alıntı
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
9/10
·120 syf.··
2024 21. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2024 16:43
Bu kadar kısa bir kitapta bu kadar ağır bir hissi bırakması kitap bitince bile bir anne babanın bir çocuğa nasıl bu kadar davranabilecegi insanın aklı almıyor. Diananın o kadar güçlü durup hayata karşı sadece gülüp çok sakarım ondan oluyor hersey deyip insanların gözlerinin içine baka baka söyleyebiliyor olması çok acı. Kitap kısa bir sürede bitiyor ama içinizde bıraktığı acı bitmiyor. Kitapta açıklanmayan kısımlar da var 4 çocuktan neden sadece Diana bebekliginden itibaren buna maruz kalıyor abisi neden herseye tamam deyip susabiliyor keşke bunları da yazmış olsaydı.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Hayırlı bayramlaaaaarrrrr
8/10
·109 syf.·
2026 32. kitabı
Merhabalar; Öncelikle kitabın gerçek bir hikayeden uyarlama olduğunu söylemek istiyorum.Bazı konular için çok çok daha fazla çaba sarfetmek gerekliymiş onu anladım.Neyseee :( Bazen bir kitapla aranda garip bir bağ oluşur; ne tam seversin ne de elinden bırakabilirsin. Sakar benim için tam olarak böyleydi. Öyle sürükleyici, heyecanlı bir hikâye değil aslında. Hatta yer yer “ne oluyor şimdi?” “Kim kimi doğurdu” “Teyze ne alaka” “ Neler oluyor laaa” kafanın karıştığı kısımlar var. Çünkü olaylar sana hazır şekilde verilmiyor, sen toparlıyorsun. Roman klasik bir olay örgüsü gibi akmıyor.Bunun yerine: • Tanık ifadeleri • Resmi raporlar • İç monologlar şeklinde parçalı bir anlatım kullanılıyor. Ama işte tam o noktada kitap seni içine çekmeye başlıyor. Parçaları birleştirdikçe içimde tuhaf bir sıkıntı oluştu, tarif etmesi zor bir his. En çok hoşuma giden şey şu oldu: Yazar hiçbir şeyi abartmıyor. Dram kasam,seni ağlatam,gibi bir derdi yok ama buna rağmen içten içe insanı rahatsız eden bir ağırlık var. Sanki sessiz sessiz bir şeyler birikiyor da sen sadece izliyorsun gibi. Kitap kısa ama etkisi kısa değil kesinlikle. Bitirdikten sonra “tam olarak ne hissettiğimi anladım” uzun uzun “ne okudum ben” düşüncesi olmadı.Üzüntü hissettim ama,klasik bir üzüntü değil bu. Daha çok içe oturan, hafif rahatsız eden bir his.(Kız çocuklarına düşkün biri olarak beni çok yaraladı.) Benim gözümde “Sakar”, olaylardan çok his bırakan bir kitap. Çok büyük şeyler anlatmadan, küçük küçük dokunarak etkileyen türden. Herkese hitap eder mi emin değilim ama bana kesinlikle “okudum bitti” dedirtmeyen kitaplardan biri oldu.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Puan vermedi·109 syf.··
2026 35. kitabı
Baştan anladım. Gerçekten anladım. Ama yine de “olmaz” dedim. Olmasın diye içimden dua ettim. Oldu. Kitap boyunca umut var gibi ama aslında yok. Sadece insan kendini kandırıyor. En sinir bozucu kısmı da bu zaten: Her şey göz göre göre oluyor. Kimse durdurmuyor. Kimse gerçekten görmüyor. Bittiğinde ağlamadım bile. Sadece kardeşime döndüm ve ‘Diana’ların kaderi niye böyle?’ dedim.. Gerçekten neden böyle?
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma

Yazar Hakkında

Alexandre SeuratYazar · 0 kitap
Fransız yazar Alexandre Seurat 1979 yılında Paris’te doğdu. Ecole Normale Supérieure ve Sorbonne Üniversitesi’nde edebiyat öğrenimi gördü. 2015 yılında ilk romanı Sakar’ı yayımladı, ardından üç roman daha yazdı: L’administrateur provisoire (2016; Kayyum), Un funambule (2018; İp Cambazı) ve Petit frère (2019; Küçük Kardeş). Romanların dördü de aile ilişkilerinin muğlaklığı ve söylenmeden kalan sözlerin ağırlığı üzerine kuruludur. 2009 yılında Fransa’da yaşanan gerçek bir olayı konu alan Sakar romanı, 2019 yılında aynı adla filme uyarlandı. Seurat halen Angers Üniversitesi’nde modern edebiyat dersleri veriyor.