Puan

8.610 üzerinden
297 kişi
8/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2021 22:37
Öz Türkçemizi mükemmel şekilde kullanan Türk edebiyatı yazarlarımızdan Tahsin Yücel'in, okuduğum dördüncü kitabı oldu Yalan. Açıkçası zorlanacağım bir inceleme olacak benim için; o yüzden şimdiden sürç-i lisan edersem affola diyeyim... Kitaptaki ana karakterimiz Yusuf Aksu, ilk gençlik yıllarındaki tek dostu kekeme bir çocuk olan Yunus Aksu ile ortak ilgi alanlarında buluşur. Her iki çocuk da okumaya, ansiklopedileri karıştırmaya ve öğrendiklerinin üzerinde konuşmaya meraklıdırlar. Ancak Yusuf Aksu bir yerden sonra hayatına tek başına devam etmek zorunda kalır ve Yunus'tan ona üç şey miras kalmıştır; soyadı, bir parça kekemeliği ve dilbilimi üzerine ortaya attığı bir kuram! Yusuf Aksu hayatta yalnız kalınca tamamen toplumdan izole bir hayat yaşamaya başlar, ansiklopedilerine gömülür ve sıradışı bir kişiliğe bürünür. Uzun yıllar böyle yaşadıktan sonra karşısına çıkan birkaç insanla birlikte toplumda yer almaya başlar. Bu yeni girdiği cemiyet, kendisini gözünde öyle büyütür, öyle büyük bir bilim insanı olarak görür ki, biz tam da eserin burasında uzun bir kara mizah okumaya başlarız. Bana tıpkı Kemal Sunal filmlerini anımsattı bu bölümler. :) Tabii sosyalleşmekte güçlük çeken, arkadaşından kalan kuramı halen savunmaya çalışan, topluma ayak uyduramayan karakterimiz zaman zaman bizi hüzünlendirecektir de... Bu kitap bence dünya klasikleri arasında yerini almalı! Edebiyata ve dilbilime dair pek çok eleştirel bakış açısı sunan, kıymetli bir eser; benim nazarımda Dostoyevski eserlerinden farkı yok. Verilmek istenen mesaj daha az sayfa sayısıyla da verilebilirdi düşüncesindeyim ama okumaktan keyif aldım. Kitabın sonu da beklediğim gibi okuru şöyle bir silkeleyen cinstendi. Yüzleşme, farkındalık ve tokat gibi gerçekler... Tahsin Yücel okumaya bu kitapla başlamayın ama
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Tahsin Yücel, Yalan
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2020 09:02
İyi bir sanat eseri, ortaya çıktığı tarihten bağımsız olmalıdır. Tüketildiği her dönem, onu tüketen bir karşılığını bulmalıdır kendi zamanıyla. Yoksa neden hala Dostoyevski okuyalım? Balzac'ın İnsanlık Komedyası'nı tek tek elimize aldığımızda, hayatımızdan birilerini bulmaz mıyız, hala, hem de iki yüz yılı yakın zaman geçmiş olmasına rağmen. Tahsin Yücel'de de bunu görebiliyoruz. Ben Tahsin Yücel ile yeni tanışıyorum. İlk olarak Aykırı öyküler eserini elime aldım. Her öyküsü, bana, kendi yaşamımdan farklı bir karakterle göz kırptı sanki. Sonrasında tüm kitaplarını da okuma isteğiyle, Peygamberin Son Beş Günü ve Yalan eserlerini okudum hızla. Hepsi güzeldi ama Yalan bana bu yazıyı yazdırıyor. Bir kere yazar çok içli dışlı olduğunu belli eder derecede Fransız edebiyatının -ki bir çok çevirisi de mevcut- ekolünü bizlere hissettiriyor eserlerinde. Bazen Balzac okuyor gibiydim(Balzac'ı Yücel çevirisinden okumamış olmam ile bu kıyaslamayı yapıyorum). Belki de bu yüzdendir, Yalan, içinde barındırdığı karakterleri ile kimi zaman çevremden, kimi zaman haberlerde gördüğümüz kesimden, kimi zaman akademisyenlerden birer parça sunuyor bize. Hiç yadırgamıyoruz bu karakterleri. Hayat hikayeleri bize yabancı gelmiyor. Kabul ediyoruz onların hayatlarını ve onlarla birlikte gerçeklerle yüzleşiyoruz biz de. Yücel hiç çekinmeden vuruyor yüzümüze bazı gerçekleri: "Tüm o herifleri başına getiren bu toplum tüm bunları kendi başına da becerebilir; gerisini bir gecede dikilen evin biçimi ve işlevi belirler; köşeler dönüldükçe çoğalıp yükselen apartmanları, şarkıları, oyunları, politikacıları, olduğu yerde, hiçbir şey düşünmeden, hiçbir şey görmeden, en önemlisi, hiç sıkılmadan, saatlerce oturan yaşlı adamlarıyla. Hiç sıkılmadan! Niye sıkılsın ki? Üstten alıp alttan vermek için düşünmek
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 00:45
Tahsin Yücel ,doğum yeri memleketim olan Elbistan.Öykü,roman,deneme yazarlıgi ,eleştirmen ve çevirmen kimligi ile tanınan,göstergebilim alanında uzmanlık yapmış akademisyendir.Daha önce çevirmenliğini yapmıs oldugu kitapları okumuştum ama 672 sayfalık Yalan adlı kitap,yazarla tanışma kitabım oldu. Beni tanıyanlar bilirler ki ben hacimli kitapları okumayi severim.Kitap konusuyla ve kahramanlarıyla sarıp sarmalar beni.Yalan adlı bu kitabın kahramanı Yusuf Aksu,Cemile,Cazibe Çelebi,Bayram Beyaz da unutulmazlar arasına girdi böylece.Şimdi de size Yalan adlı kitabın iceriginden bahsedeyim. Yazarın önöykü olarak sundugu bölümde Yusuf Aksu'nun ansiklopedilere olan düşkünlügü,okul arkadaşlarıyla ilişkisi anlatılırken kitabın temelini oluşturacak Yusuf Aksu'ya tansık(akıl yoluyla açıklanamayan ve bu yüzden de Tanrısal bir güc tarafından yaratıldıgına inanılan dogaüstü bir olay) gelen Yunus Aksu ile tanışması anlatılır.Yusuf ve Yunus birbirini çok iyi anlayan iki arkadaş olur.Yunus bir gün tarih dersinde dilin ortaya çıkmasından sonra yazının gelistigini anlatan hocasına karşı gelir ve tam tersini söyler.Önce piktogram(bir eşyayı,bir objeyi,resmetme yoluyla temsil eden semboller)denilen yazıya geçildigini yazıdan da zaman içinde eklenimli dile geçildiği kuramını savunur ve ispatlamaya çalışır.Buraya kadar yazdıklarımdan da diyebilirim ki Tahsin Yücel'in göstergebilim alanındaki bilgileri Yalan adlı eserine tamamıyle yansımış.Göstergebilim,yapısalcılık özellikle 20.yy dilbilimciligi ile taninmış Ferdinand de Saussure adlı düşünürün teorileriylede yakından alakadar oldugunu düşünüyorum.Her neyse bunlar ek bilgi olarak kalsın ben kitaptan bahsetmeye devam edeyim.(spoiler verdigimi düşunenler okumasın lütfen çünkü yazmak istiyorum gönlümce) Kitap ikinci bölume
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2019 14. kitabı
Yusuf Aksu ile Yunus Aksu'nun arkadaşlığı. Yusuf Aksu'nun ansiklopediler arasındaki kayboluşu anlatılır. Bir bakıma Dostoyevski'nin Budala'sındaki Prens Mişkin olur kahramanımız. Sivaslı Cemile ve Maçka'daki apartmanda çarşamba sohbetleri kitabı güzel kılan ögeler.
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Yalan
Puan vermedi·672 syf.·
2020 97. kitabı
Tahsin Yücel’in “Dünyanın Tüm Sabahları” kitabını 1992 yılında okumasıyla Yalan’ı yazma serüveninin başladığını öğreniyorum. On yıl boyunca Yalan’la uğraştım diyor ve tabi bu on yıl süresinde de birkaç kitap yayımlıyor. Yalan, olay örgüsü bakımından bir önöykü ve üç bölümden oluşuyor. Önce kitapta Yusuf Aksu ve ailesini tanıyoruz. Ardından Yusuf Aksu’ya en iyi arkadaş olacak olan Yunus ile tanışıyoruz. Yusuf ve kekeme Yunus’un dost olması ve sonrasında Yusuf Aksu’nun hayatında başlayan yalan çemberi giderek etrafını sardığında bu koca bir çember halini alıyor. Yusuf’un hayatı ansiklopedilerden oluşurken hayatına giren Yunus’la birlikte biraz daha şekillendiğini görüyoruz. Yusuf’un gerçek hikâyesi Yunus ile birlikte başlıyor diyebiliriz. Kekeme Yunus’un derste ortaya attığı kuram yani insanların konuştuğu dil üzerine ortaya attığı kuramı Yusuf’u da etkiliyor. “Dil yazıdan önce değil, yazı dilden önce doğdu” Lise yıllarında ortaya atılan bu kuramı ansiklopedi okumaları yaparak iki arkadaş ileriye götürmek isterler fakat Yunus burada devreden çıkar. Bu kuram Yunus’un ardından yıllar sonra Yusuf Aksu’ya mal edilir. Yunus’un gidişi önce Yusuf’un gölgesi olur. Sonra zihni, düşünceleri, ortaya attıkları ve dudaklarından dökülen her cümle Yusuf’un bedeninde Yunus şeklini alır. Bir bedenin içinde Yunus mu yatıyor Yusuf mu diye düşündürür. Sayfalar boyu müthiş bir şekilde kimlik çatışması gözler önüne serilir. Yusuf Aksu’nun hayatı da, savunduğu kuram da böylece koca bir Yalan’a dönüşür. Bu bağlamda Yusuf Aksu romanın başından beri silik bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ansiklopedileri okumasıyla insana muazzam bir bilgi şöleni sunsa da hayatında hiç dalından elma yememiş, çiğ köfte tatmamış ilginç bir karakter. Babasızlığını annesine sorduğunda annesinin onu
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma