Derya _tirimujgan

Derya _tirimujgan
@derya_tirimujgan
Okumak, benim için hayatın verdiği acılara karşı eşi bulunmaz bir panzehir oldu adeta. Çeyrek saatlik bir okumanın gideremediği bir sıkıntım olmamıştır. Montesquien
292 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
ANTİK YUNAN KADIN KIYAFETLERİ J. MOYR SMITH .... 1882 yılında J. Moyr Smith tarafından "Antik Yunan Kadın Kıyafeterİ" basit bir dille yazılmış. Antikçağ'a alaka duyan, Yunan kadın kıyafetleri konusunda derli toplu bir kaynak okumak isteyen herkese tavsiyemdir. Biraz uzun bir yazı oldu, enteresan bilgilerdi yazmadan edemedim. Naçizane okumanızı öneririm. Kitaptan alıntılar: ✓ Homeros döneminde Yunan ırkı için genel bir tanımlama yoktur,..... Yunanlıları tanımlamak istediği zaman, ya en önemli kabilenin adını ya da İlyada'nın ilk dizelerinde olduğu gibi Akhalar kelimesini kullanmaktadır. ✓Spartalı kadınlar bütün komşu bölgelerine kıyasla çok daha farklı bir giyim tarzına sahipdiler: burada bakire kızlar yüzleri açık gezerken evli kadınlar bir duvak ile yüzlerini örterlerdi. Bu uygulamadaki temel amaç bakire kızların kendileri için bir eş bulmaları, evli kadınların ise zaten var olan eşlerini ellerinde tutmaları olarak açıklanabilir. ✓ Spartalı kızlar çok kısa kıyafetler giyerek ya da çıplak olarak koşu, güreş, disk fırlatma ve ok atma gibi birçok spor dalında faaliyet gösterme özgürlüğüne sahiplerdi bu da vücutlarını daha dayanıklı ve güçlü bir hale getiriyordu. ✓ Bununla birlikte çıplaklık Spartalı kızları sadeliğe alıştırıyor, güçlü bir bedene sahip olmaları için teşvik ediyor;.... ✓Yunanistan'ın oldukça sıcak bir iklime sahip olması sebebiyle ve aynı zamanda Yunanlıların iyi bir zevke sahip olmaları sayesinde, vücuda yapışan çok dar kıyafetler kadınlarınca tercih edilmezdi.... Hem Yunanistan'da hem de başka yerlerde kadın kıyafetlerindeki sadelik zarafetin simgesiydi. Erken dönemlerde hem erkek hem de kadın kıyafetlerinin etkileyiciliği onların zengin süslemelerine bağlıydı;.... ✓ Yunan kadınlarının giydiği başlıca iki tip kıyafet vardır. Bunlardan ilki çıplak beden
Tarih
Antik Yunan Kadın KıyafetleriJ. Moyr Smith · Töz Yayınları · 202010 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
J. Moyr Smith
7.4/10 · 10 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
MARKİZ'DEKİ KADIN AYŞE ÖVÜR Ayşe Övür’ün daha önce Botter Apartmanı romanını okumuş ve Nilüfer karakteriyle ilk olarak o eserde tanışmıştım. Markiz'deki Kadın ile ise Nilüfer’in gençlik yıllarına, hayatının en başına doğru hüzünlü bir yolculuğa çıktım; 1990’lı yıllardan 70’li yıllara geri dönerek onu bugünkü haline getiren kırılma noktalarına tanıklık ettim. Botter Apartmanı’nı okurken Nilüfer’in bazı kararlarını kendimce eleştirmiş, “Böyle olmamalıydı, bu yaptığı yanlış değil mi?” diye düşünmüştüm. Fakat bir yandan da onun o derin hüznü yüreğime dokunmuştu. Neden böyle bir hayat yaşadığını, onu bu noktaya getiren asıl sebepleri ancak bu romanda kavrayabildim. Nilüfer; babası kimya öğretmeni, annesi ise olağanüstü yetenekli bir terzi olan bir ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Maharetli elbiseler diken annesi Aliye Hanım, zamanla ününü artırarak Mısır Apartmanı’nda kendi terzihanesini açacak kadar rüştünü ispat etmiş bir kadındır. Kızının iyi bir eğitim almasını arzuladığı için de okulunda parmakla gösterilen Nilüfer’i bir Fransız okulunda okutmuştur. Arkeoloji okuma hayalleri kuran Nilüfer, ablası Leyla ile çok iyi anlaşırken, evin uçarı ve ele avuca sığmaz çocuğu Orhan ise bambaşka bir dünyada yaşamaktadır. ****** Romanın asıl kırılma noktası ise tarihi Markiz Pastanesi’nde başlar. Nilüfer, çok sevdiği ve evlilik hayalleri kurduğu Selim’den gözyaşları içinde ayrılmak zorunda kalır. Çünkü abisi Orhan, üniversite yıllarında sol görüşlü arkadaş gruplarına dahil olmuş, siyasi bir olaya karışarak tutuklanmıştır. Annesi Aliye Hanım, oğlunu kurtarabilmek için sosyete çevresinden tanıdığı nüfuzlu insanlardan çaresizce yardım ister. Dönemin meşhur Sansaryan"dan Orhan’ı çekip almak hiç kolay değildir; zira oraya sağ girenin ölü çıktığı, çıksa bile
Roman
Markiz'deki KadınAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 2025296 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
BABIALİ HATIRALARI MAHMUT YESARİ Mahmut Yesari Babıali'ye bir ayna tutmuştur. Bu aynadan yansıyanlar okuduğum kitabın içerisindedir. Eser beş bölümden oluşmaktadır. Mahmut Yesari'nin gazete ve dergilerde kalan çeşitli yazılardan seçilmişler. İstanbul ve matbuat dünyasını yakından tanıyan yazar; İstanbul'da hayata tutunmaya çalışan Babıali emekçilerini, şair ve yazarları, hayatları ve eserleri ile tanımış, farklı edebi mekanlarda bulunup onlarla sanat sohbetleri yapmış, bilgi ve birikimlerini de tanıklıklar vasıtasıyla parça parça neşretmiştir. Mahmut Yesari yıllarca çilesini çektiği Babıali yayıncılık alemini anlatırken kimi eğlenceli, kimi üzücü olayları kaleme almış. Telif hakkı uğruna çekilen çilelere üzüldüm. Çanakkale Savaşı sırasında Anafartalar'da görev yaparken tebdilihava için geldiği İstanbul'da tiyatro yazmaya başlamasını, basın dünyamızın bilinmeyen yönlerini, nam salmış kalemlerle geçmiş hatıralarını yazması o döneme ışık tutmuş. Mahmut Yesari, yakın dostu Reşat Nuri Güntekin ile birlikte mizah dergisi "Kelebek"i büyük bir ahenk ve samimiyet içinde çıkarmış; bu dergiye hem çizimleriyle hem de kaleme aldığı yazılarla katkıda bulunmuştur. Aralarında çok tatlı bir dostluk varmış. Uyarlama olarak adapte ettiği "Fidan Zehra" adlı eseri ise Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından pek beğenilmemiş, hatta dudak bükülerek karşılanmış. Yazarın kimi zaman hikaye ve romanlarında anlattığı karakterlerin okurlar tarafından üzerlerine alınması, ona tehdit mektupları ve serzenişler olarak geri dönmüş; ayrıca Matbuat Müdiriyeti tarafından kaleme aldığı oyunlara sansür ve yasaklar getirilmiş (her bir şeycikler yasak ve sakıncalı ). Muhsin Ertuğrul'un Darülbedayi'den ayrılıp kendi kumpanyasını kurduktan sonra Yesari'nin eserlerini sahnelemesi ve telif hakkını kuruşu kuruşuna
Edebiyat
Bâbıâli HatıralarıMahmut Yesari · Can Yayınları · 201932 okunma