Fotoğraflı Klasikler

Goriot Baba

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·304 syf.··
2021 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 22:27
Kitabımız 19. yüzyıl Paris hayatını, burjuva sınıfını, sosyeteyi, şaşalı baloları ve davetleri konu alan bir kitap. Kitabın asıl başrolleri Goriot Baba ve hukuk öğrencisi olan Eugene de Rastignac'tır. Rastignac sosyeteye girmek isteyen bir erkektir. Kendine zengin ve tutkulu bir eş bulmakta kararlıdır. Kaldığı Vauquer Pansiyonu'unda Goriot Baba da kalmaktadır. Goriot Baba ise kızları tarafından istenmeyen ama buna rağmen onların her derdine koşan, her isteklerine cevap veren, paraya sıkıştıklarında varını yoğunu yollarına seren bir adamdır. 2 kızı evli olan Goriot Baba'nın damatları onu istemediği için yolu Vauquer Pansiyonu'na düşmüştür. Kitabın ilk 100 sayfası Vauquer Pansiyonu'unda kalan diğer pansiyonerleri de kapsıyor ve insanın bir hayli kafasını karıştırıyor. İsimlerin benzer oluşunu, 'şu kimdi, bu kimdi' diye diye 100 sayfa insana biraz eziyet gibi gelse de ondan sonraki sayfalar yerine oturmaya başlıyor. Son 50 sayfası ise hiç olmadığı kadar duygusal. Eugene'nin Goriot Baba'nın son nefeslerinde yanından ayrılmayışı, kızlarının ise gelmeye bile tenezzül etmedikleri anlar çok acıklıydı. Son dakikalarında bile kızları hakkında kötü düşünmeyi reddeden bir babayı okuyoruz. Balzac bu iki karakter üzerinden o dönemin koşullarını gözler önüne sermiştir. Kitabı daha fazla anlatarak büyüsünü bozmak istemiyorum. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Aslında çok fazla klasik okuyan bir okuyucu olmasam da kitabı sevdim diyebilirim. Yarıda bırakan birçok okuyucu arkadaşım var, ben okuduysam bu kitabı siz hayli hayli okursunuz. Sadece ilk 100 sayfa birazcık dişinizi sıkmanız gerekiyor, o kadar! Kitapla kalın.
1000Kitap
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 19:24
Balzac okumaya yeni başladım ve ilk okuduğum eser oldu Goriot Baba. Kitap başlarken ilk önce kişileri, mekanları anlatıyor uzun uzadıya. Tasvirlerle insanın kafası ilk başlarda allak bullak oluyor. Bu yüzden ben karakterleri karıştırmamak için başlarda not aldım, sonrasında ihtiyaç kalmadı. Çünkü sonrasında kitap alıyor başını gidiyor ve karakterlere alışmış oluyorsunuz. Sonuna geldiğinizde de gözlerinizi buğulu ve insanlığa lanet okurken buluyorsunuz kendinizi. Kitabın yazıldığı dönemden bu yana Paris'te birçok şeyler değişti. Mekanlar, oteller, yaşam tarzı, ilişkiler... Aynı kalan tek şey insan oldu. İnsan hep hırslı, bencil, gözü kara, doyumsuz, kimi zaman da duygusuz kaldı olaylar karşısında. Bu kitapları klasik yapan da o günün insanıyla bugünkünün aynı olması ve duygusal olarak aynı şeyleri bugün de yaşayabilecek (belki de yaşıyor) olmamızdır. Kitapta aynı pansiyonda kalan (Madam Vaquer'in pansiyonu) Goriot Baba, Rastignac, Vautrin gibi karakterleri okuyoruz. Başlarda Goriot Baba'yı herkes gibi Rastignac da hor görüyor, onunla alay ediyorlar. Ama olaylar öyle bir hale geliyor ki, Goriot Baba'nın en kötü durumunda yanında Rastignac'ı görüyoruz ömrünü adadığı kızları değil. Goriot Baba da kızlarına aşık bir baba. Zamanında eriştecilik yapmış ve iyi bir gelir elde etmiş, yaşlılığında da ona çok rahat yetecek bir gelir. Gel gör ki bu baba aynı zamanda kızlarının bir mutlu günü için canını bile feda edebilecek bir baba. Baba kızlarını yüksek çevreye girebilsinler diye zengin kocalara veriyor ve elindeki gelirin çoğunu da kızlarına drahoma (çeyiz parası) olarak veriyor. Ama bu kızlara tabiki yetmiyor bir şekilde. Ve kızlarının bu babayı son damlasına kadar nasıl sömürdüğünü görüyoruz. Bu esnada Rastignac karakteri de türlü gelişmelerden geçiyor, kendi içinde ve
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
|Goriot Baba/ Honoré de Balzac|
9/10
·304 syf.··
2020 99. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2020 15:27
Bir baba, çocuklarını sonu olmayan bir sevgiyle severse bu, o babayı nasıl bir konuma düşürür? Sevgi her zaman güzeldir, iyidir fakat bazen buna bir sınır koymadığımızda bizi en aşağıya çeken şeydir, bizleri küçük düşürür, komik hale getirir. Balzac da bu eserine 'İnsanlık Komedyası' ismini koymuş... . Goriot Baba kızlarını sonu olmayan bir sevgiyle seviyor fakat kızları için babaları yalnızca servetini yitirmiş bir ayak bağı. Kızlarının gözlerini para hırsı büyülemiş iyice ve artık iki kardeş birbirlerine de rakip hâline gelmişler... Babaları ise her ne pahasına olursa olsun kızları için herşeyi yapıyor, kendisini-gururunu hiç mi hiç umursamadan sırf kızlarının şımarık mutlulukları için... Ve kızları babaları öldüğünde mezarına bile gelmiyorlar. Böylesine çıkarcı bir ilişki kızlarınınki. Olan, Goriot Baba'nın bir sefaletle, kızlarının isteklerine buyruk olarak geçmiş olan yıllarına oluyor... . Iyi okumalar güzel okurlar!♡
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
Her şey para değildir.
Puan vermedi·304 syf.··
2021 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 00:28
Romanımızda hayatını kızlarına adamış olan eski bir tel şehriye ve ekmek fabrikatörü Mösyö Goriot'un Madam Vauquer Pansiyonu'na yerleşmesinden sonra oluşan olaylar anlatılmaktadır. Servetinin çoğunu kızlarına adayan Goriot Baba, damatları tarafından istenmemiştir.Kızları ise Goriot Baba'yı çok az ziyaret eder.Lakin bu az ziyaretler ve kızlarının sadece onun parasını istediklerini bilmesi kızlarına olan sevgisini azaltmaz bilakis kızlarını canından öte sever. Kızlarına para verebilmek için çöküşe giren Goriot Baba cimri bir dul olan Madam Vauquer'in pansiyonuna yerleşmek zorunda kalır. Goriot Baba, belli bir süre sonra para harcamalarını azaltmasından ve en ucuz kata çıkmasından dolayı pansiyonun sahibesi ve müşterileri tarafından aşağılanmaya başlamıştır. Para her şeyin kapısını açar derler.Hatta paranın babalık ve annelik kapısını da açtığını söylerler.Daha iyi okullar,daha iyi giysiler,daha iyi yemekler vs. vs. bunlarla saygın biri hatta iyi bir anne-baba olduğumuzu düşünürüz çünkü toplum bize öyle empoze etmiştir.Lakin öyle değildir. Babalık ve annelik kavramının yükü daha da büyüktür.Parayla karşılanmayacak kadar büyük. Her şey parada bitmiyor.Paradan daha değerli şeylerde vardır kesinlikle:SEVGİ... Kitap tam da bu duygular üzerinde yoğunlaştırılmış bir kitap. [Not:Kitabın ilk sayfalarında karakter yoğunluğundan sıkılabilir hatta hiçbir şey anlamayabilirsiniz ama kitabı bölmeden okumaya devam edin.Okudukça daha iyi anlayacaksınız.] ~“Benim canım iki kızımdadır. Onlar eğleniyorsa, mutluysa, güzel giyinmişse, halılar üstünde yürüyorsa, ben şu ya da bu kumaşı giymişim, şurada ya da burada yatmışım, ne önemi var? Onların yeri sıcaksa, ben üşümem; onlar gülüyorlarsa benim canım sıkılmaz.”
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2022 17:37
Herkese selam. Ayın ikinci kitap yorumu ile geldim. Madam Vaguer pansiyonu bir gün hiç olmadık bir felaketlerle karşı karşıya gelir. Yazar o yaşanılacak zamanları bize yavaş yavaş anlatmaya başlıyor. İlk başları karakter tanıtımları ile biraz sıksa da bir yerden sonra bu sıkıcılık hali bitiyor. Eugénie de Rastignac bir üniversite öğrencisidir. O pansiyon da kalan müşterilerden sadece birisidir. Goriot Baba ile kader birliği yapacağını henüz bilmemektedir. Goriot Baba'nın iki kızı vardır ve tüm servetini kızlarına vermiştir. Aşırı bir sevgi ile kızlarına bağlı olan Goriot'un hayatına odaklanıyoruz. Karakter olarak çok kızdığım biri oldu Goriot. Böylesine her şeyi ile seven, aşırı derecede kızlarına bağlı olma hali ne yaparsa yapsın kızlarının o ihtişamdan, paradan vazgeçmemeleri nankörlüğün en iğrenç gösterimiydi diyebilirim. Balzac bu psikolojik tahlilleri iyi işleyen ve okura bu hisleri geçirebilen bir yazar. Okurken çoğu karaktere sinir oldum. Eugénie'nin okulundan daha çok Paris sosyete çevresine gireceğim diye yaptığı bütün aptallıkları, bütün saçmalıkları, çamura batarcasına çıkamayan o halleri de beni ayrıca deli etti. Kısacası tüm hikâye Goriot Baba'nın kızlarının nankörlükleri, Eugénie'nin üniversiteyi değil de sosyete yaşamının ihtişamına kapılıp, zengin olabilme hayalini kurması ve neticesinde hayatın gerçek yüzünü göstermesiyle sonlanıyor. #kitapalıntıları : ️Kısacası, şiirsiz bir yoksulluk egemendir burada; çirkef değil, lekelerle, deliklerle, paçavralarla değil, saçak saçak bir çürümüşlükle belirlenen, tutumlu, özenli, lif lif olmuş bir yoksulluk. Makyaj nasıl kadınların boyasıysa mutluluk da şiirleridir. "Dünya bir çirkef, yükseklerde kalmaya çalışalım biz..." İnsan kusurludur. Bazen daha az, bazen daha çok iki yüzlüdür. Dünyayı bir çamur
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
9/10
·304 syf.·
Beğendi
·
2016 1. kitabı
Büyük Fransız Romancısı Honore de Balzac'ın (1799-1850) ünlü dev yapıtı İnsanlık Güldürüsü, seksen sekiz ciltten oluşur. Goriot Baba, bu büyük yapıtın bir parçasıdır. Bu romanın ayrıcalıklı bir yeri vardır. Balzac'ın kafasında İnsanlık Güldürüsü'nü oluşturma düşüncesi Goriot Baba ile birlikte doğmuştur. Bu da bu büyük romanı, ister istemez, bir odak-yapıt durumuna getiriyor. Kurgusuyla, konusuyla, kişileriyle, içerdiği dünya görüşüyle, gerçekten çok ilginç bir roman olan Goriot Baba, İnsanlık Güldürüsü adlı bu dev yapıtın üç bine ulaşan kişilerinin önemli bir kısmını hem de en ilginçlerini bize tanıtır: Rastignac, Madame de Beauseant, Madame de Langeais ve daha birçokları, ünlü Balzac kişileri olarak ilk kez bu romanda karşımıza çıkarlar. Bu özelliği göz önüne alınınca, İnsanlık Güldürüsü'nün eşsiz evrenine girmek için en elverişli kapının Goriot Baba olduğu söylenebilir. Yalnızca yarattığı ilginç baba tipiyle değil, anlatım ustalığıyla da, öteki kahramanlarıyla da bu roman okuyanı sürükler...
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
10/10
·304 syf.··
2021 48. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 03:55
Selamlar! Balzac’ın eşsiz anlatımı ve insan karakterlerini tahlili açısından dehası bu eserinde de cömertçe gözüküyor. Balzac’ın bu romanı için duyguların kitabı dersem yerinde bir tabir olur. Aşk, ihtiras, hayal kırıklıkları, pişmanlıklar hepsi bir arada... İki kızını delice seven bir babanın trajedisi ve bu trajik sarmalın içinde diğer yaşamlar. Yeşilçam’ın eşsiz klasiklerine ilham vermiş olabilecek kadar derin bir eser. Ayrıca Fransa’nın özellikle Paris’in o dönem ki toplumsal hayatını anlamak için kaynak olabilir. (Paris için bir not düşmek isterim: Muhteşem bir şehir evet bu herkesin ittifak olduğu bir gerçek. 2004 yılında ziyaret ettiğim ve bir ay kadar kaldığım bu şehir için ben de aynı şeyi söylüyorum. Fakat ,Balzac’ın anlattığı hayal kırıklığı gibi, ben de mimari açıdan değerli, insani açıdan aynı değerleri kaybetmiş bir şehirle karşılaştım. Yine de bu benim aciz görüşüm belki de yanlış tahlil etmiş olabilirim! Netice olarak bir Balzac değilim:) Görme fırsatı bulup benimle aynı fikirde olmayan dostlara selam olsun...
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2024 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 12:10
Honore de Balzac’ın Goriot Baba adlı romanı, 19. yüzyılın Paris’inde, yozlaşmış yüksek sosyetenin dünyasında geçen trajik bir hikayeyi bizlere anlatır. Kızlarını tutkuyla seven zengin bir baba olan Goriot'un, tüm servetini kızlarının önüne serdikten sonra günden güne fakirleşmesini, düşüşünü, saygınlığını kaybetmesini, fakirliği yüzünden kızlarına hasret kalışını, ucuz bir pansiyonda kızlarına hasret kalışının acısını bizlere anlatır kitap. Tüm bunlar yaşanırken pansiyonda kalan hukuk öğrencisi Rastignac'ın ise gözü ışıltılı Paris sosyetesindedir. Kendine bu renkli, ışıltılı hayatın kapılarını açacak bir sevgili arar. Bu uğurda okulunu bile aksatır. Amacı basamak basamak değil bir anda tepeye gelmektir. Klasik romanları asıl klasik yapan, anlattıkları olayların romandaki zamanı ve mekânı aşıp, evrensellik kazanmasıdır. Goriot Baba, 19.yüzyıl Fransa'sında gençliğin sosyeteye girerken yaşadığı zorluklardan ve varlıklı bir Parisli’nin giderek parasını ve itibarını kaybetmesinden fazlasını anlatır bizlere. Rastignac'ın çamurlu ayakkabıları ile girdiği balo salonunda çamursuz ve pırıl pırıl gelenlerin iki yüzlüleri, vefasızları ve duyarsızları gördüğünde büyük şaşkınlık yaşar. Ancak bu durum bize tanıdık gelir. Goriot Baba, parasını kaybedince herkes tarafından aşağılanmasına da şaşırmayız. O da tanıdıktır. Farklı zamanlarda ya da coğrafyalarda olmak neyi değiştirir, insan hala aynı insandır. Goriot Baba’da insanın hikâyesini okuruz...
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2021 188. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2021 02:53
“Ne olmuştu da pansiyonun en eski müşterisi bu neredeyse kindar horgörüye, bu acımayla karışık işkenceye, bu mutsuzluk saygısızlığına çarptırılmıştı? Kötü huylardan daha zor bağışlanan şu gülünçlük ya da tuhaflıklardan biri mi yol açmıştı buna? Bu sorular birçok toplumsal haksızlıkla yakından ilgilidir. Gerçek alçakgönüllülükleri, zayıflıkları ya da ilgisizlikleri yüzünden her şeye katlananlara her şeyi çektirmek insanoğlunun yaradılışında bulunan bir şey belki de. Başka bir kişi ya da başka bir şey yararına gücümüzü ortaya koymaktan hoşlanmaz mıyız? En zayıf yaratık, sokak çocuğu, hava don oldu mu bütün kapıları çalar ya da el değmemiş bir anıta tırmanıp üstüne adını yazar.”
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma
8/10
·304 syf.··
2023 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2023 00:00
Lise zamanında bir kaç kere okumaya yeltenmiş fakat okuduğumdan pek bir şey anlamayarak bırakmıştım Goriot Baba'yı. Yeniden elime geçti ve okumaya karar verdim. İyi ki de vermişim. Bir baba düşünün, kızları için hayatından, konforundan vazgeçecek kadar kızlarını seven bir baba. Yeryüzünde baba sevgisinden mahrum kalan sayısız çocuk varken. Bu yönünü düşünüp okumaya devam ettikçe bende kıymetli bir yer edindi Goriot Baba. Madam Vauguer adında bir Kadının pansiyonunda kalan yaşlı bir adam Goriot Baba. Ve onun gibi bir grup insanla beraber kalıyor bu pansiyonda. Kızlarından çok üniversiteli genç Eugene de Rastignac ile olan bağı ayrı bir etkileyiciydi. Kızlarından alamadığı değeri Eugenenin vermesi düşündürücüydü. " Onları ağlatmamak için ölmemek isterdim, ölmek onları bir daha görememektir." "Bir baba için cehennem, çocuklarından ayrı kalmaktır." Bu iki alıntı kızlarına olan sevgisini anlatan kitaptaki en güzel yerdi. Yer yer sıkıcı olsa da genel hatlarıyla sevdim. Şans verilmeyi hak eden bir eser.
Edebiyat & Roman
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201818,6bin okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.