Beyaz Balina

Moby Dick

Herman Melville
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Moby Dick İncelemesi
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2000 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2000 00:00
> Bundan yıllar evvel, ben küçükken bulunduğumuz ilçeye haftanın belli günleri gelen gezici kütüphaneye üye olmaya karar verdikten sonra, okul öğretmenim Nevin hocamın da tavsiyesi ile dünya klasiklerinden birisi olan Moby Dick’i okumaya karar verdim. Devrimci Yunan filozof: Herakleitos, “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” sözüyle, bir nehrin devamlı harekette olduğu ve değiştiği için aynı suda yıkanmanın tekrarının imkânsız olduğunu ifade etmiştir. Fakat bazı yazarların kaleme almış oldukları kitapları vardır ki, bu güzel eserler her daim aynı tatta kalırlar, ama buna karşın bizler dur duraksız değişir ve gelişiriz. Zamanında bu gibi kitapları okumak ve sonrasında bir tekrar geçmek, benim zaman içerisinde nasıl değiştiğimi ve neden değişime ihtiyaç duyduğumu anlamama daha da yardımcı oluyor. Bence dünya klasikleri, her evin kitaplığında olması ve gerçekten okunması gerekenlerden diye düşünüyorum. > Ben şahsen bazı klasiklerin çok daha iyi yıllandıklarını keşfettim ve bir klasik eserin klasik kalabilmesi için birçok edebi güzelliği üzerinde barındırdığını unutmamak gerektiği düşüncesindeyim. Bu eserler ki, her dönemde geçerli olan fikri derinlik ile birlikte, biz okurlara özgün mesaj sunabilmektedirler. Bizlere, o dönemin medeniyetinin geniş temsil gücünü ve ruhunu yansıtırlar. Bu klasiklerin: yenilikçi olmaları, evrenselliği onaylamaları, edebiyatın en iyisi olmaları, her dönem sadık ve sıkı takipçilerinin olması, en yaygın görülenlerde bulunan belli başlı özelliklerdir. Bu gibi eserlerde sıklıkla rastlanan bir diğer husus ise, onların zamana karşı direnebilmeleri ve emsalsiz eserler olmalarıdır. Klasik eserler, biz okurlara bir sanat eseri olarak edebiyatın tüm inceliklerini aktarırken, yazarın kalemi aracılığı ile bizleri hayal dünyasında en ileri noktaya taşırlar.
Edebiyat
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Ahab, Ahab'dan sakınsın
10/10
·735 syf.··
2026 4. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 23:59
Bu kitap için kitaplığımdaki en özel kitap diyebilirim. Bir balina avı gemisi olan  Pequod'un son deniz seferi anlatılır bu romanda. Balina avı gemilerinin amacı balinayı avlayıp yağını kullanılabilir duruma getirmektir. Balina yağı ampulün icadından önce aydınlanmada kullanılan kaliteli, is çıkarmayan bir çeşit yağ ve balina gemileri de o zamanın bir bakıma ticaret gemileri sayılabilir. Kitabın anlatısında yazarın hayatından otobiyografik ögeler bulunduğunu söyleyebilirim. Melville de gençlik yıllarında pek çok balina avı gemisinde seferlere tayfa olarak katılmış ve bu seferlerde oldukça deneyim edinmiş, türlü maceralara sürüklenmiş. Bu deneyimlerinin kalemine yansıdığı da söylenebilir. Kitabın birçok yerinde balinaların anatomisi ayrıntılı biçimde anlatılır. Biz, okur olarak yaşananları gemiye tayfa olarak binen İsmael'den dinleriz. İsmael uyuşan kanına hız kazandırmak ve yeni bir maceraya yelken açmak amacıyla bir deniz seferine katılmayı kararlaştırır. Bu amaçla balina avının anavatanı sayılan Nantucket'e  gelir. Gece olunca kaldığı handa Kızıldereli bir zıpkıncı olan Quequeeq'le tanışır. Ertesi gün bu ikili sefere çıkmak için gemi ararlar ve Pequod isimli gemiye tayfa olarak binmeyi kararlaştırırlar. Gemi sefer halindeyken Quequeeq ateşli bir hastalığa yakalanır. Bu hastalıktan kurtulamayacağı umulan Qequeeq için geminin marangozuna bir tabut yaptırılır. Qequeeq ise birkaç kötü gün sonunda iyileşir. Gemi dünyanın pek çok ülkesinden sefere katılmış tayfalarıyla adeta kendi çapında küçük bir dünyayı simgeler. Geminin kaptanı ise gizemli biridir. Kaptan Ahab yıllar önce çıktığı bir deniz seferinde Deniz Ejderi olarak da anılan Moby Dick adındaki beyaz balinaya tek bacağını kaptırır. O günden sonra Kaptan Ahab'ın gözünde Moby Dick, dünyadaki tüm kötülüklerin ete
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Puan vermedi
Hakkında belki en az bin kez konuşulup tartışılmış bir esere inceleme yazmak yerine eserle ilgili bir teorimden bahsetmek istiyorum. Teorimin özü şu: Queequeg'in genellikle belli belirsiz bir şekilde Māori olarak tasvir edildiğini görüyoruz (ki bazı açılardan Māori özellikleri taşıdığı doğrudur, zira karakter Polinezya özelliklerinin bir karışımı gibi) ancak metinsel ve tarihsel kanıtların büyük bir çoğunluğu onu Fransız Polinezyası'nın, özellikle Markiz Adaları ve/veya Société Adaları'nın (Tahiti'yi de kapsayan) bir yerlisine işaret ettiğini düşünüyorum. Benim için ilk ve en çarpıcı nokta, dövmelerinin tanımlandığı kısımdı. “Māori tā moko” temelde kıvrımlardan oluşan bir sanat. Yüz hatlarını takip eder, kişinin kas ve kemik yapısıyla uyum içindedir ve yine kişinin derisine işlenmiş bir tür biyografi gibi algılanır. Queequeg'in dövmeleri ise tam tersine, hem yüzünde hem de vücudunda "siyah kareler" olarak tanımlanıyor. Kitapta şu ifadeler yer alır: "Fakat o anda yüzünü ışığa döndü ve yanaklarındaki siyah karelerin birer yara bandı olamayacağını açıkça gördüm.” ve "Yemin ederim ki, vücudunun bu kısımları da yüzündekiyle aynı karelerle bezenmişti; sırtı da aynı koyu karelerle kaplıydı." Büyük, içi dolu siyah kareler ve dikdörtgenler, tā moko'nun tam tersi bir estetik dile sahiptir ve Marquesan tatau'suyla neredeyse birebir örtüşür. Bu bölgede, özellikle erkekler arasında, yüz ve gövdede bulunan katı siyah geometrik bloklar yüksek statü göstergesiydi. "Damalı" tanımlaması özellikle dikkat çekici, zira dama ve ızgara benzeri negatif alan desenleri yalnızca dövmecilikte değil, Marquesan geleneğinin tapa bezi ve ahşap oymacılığında da belirgin bir özellik. Bu bilgi de doğrudan Yojo bağlantısına kapı aralar. Dövme tanımlamalarının sonraki bölümlerde kollar ve bacaklarda
Edebiyat
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Moby Dick Aslında Ne?
Puan vermedi·736 syf.··
2025 260. kitabı
İlk bakışta bir denizcilik serüveni gibi görünen Moby Dick, özünde bir av değil, bir anlam arayışıdır. Melville, okuyucunun zihninde balinaya dair kişisel bir duygu ya da yönelim oluşmasını istemez; aksine, balinayı bireysel değil, evrensel bir kavramsal zemine çeker. Kitap, başından sonuna dek bir şeyi açıklamaktan çok bir boşluk yaratır: okurun bu boşluğu neyle dolduracağını gözlemler. Bu yüzden ansiklopedik balina bilgileri, hayvanın gözlerinden kuyruğuna, vücudundan mitolojideki karşılıklarına kadar uzanır. Kimi zaman sayfalarca süren bu açıklamalar, romanın olay örgüsünü yavaşlatır, hatta unutturur. Ama belki de Melville’in asıl amacı budur: Olayları unutturup okura yeni bir sorumluluk yüklemek, yorum sorumluluğu. Kitap boyunca karşılaştığımız her karakter balinayla kendi hikâyesi üzerinden ilişki kurar. Kimi onu Tanrı’yla özdeşleştirir, kimi şeytanla. Kimi sıradan bir av olarak görür, kimi bir tehdit olarak. Bu çoklu bakış, Melville’in bilinçli bir tercihidir. Balinayı tanımlamak yerine, onu tanımlamaya çalışan zihinleri betimler. Çünkü bu kitap bir anlatıdan çok bir aynadır. Her okuyucuya kendi korkusunu, saplantısını, anlam yükleme biçimini gösterir. İshmael, anlatının merkezinde, nötr bir gözlemcidir. Gemiye bir denizcilik acemisi olarak katılır ama zamanla şaşırtıcı bir bilgiyle donanır. Hiçbir şey bilmeyen biriyken, birikimli bir anlatıcıya dönüşür. Queequeg’le olan tanışması bile bu dönüşümün örneğidir. Önce korkar, tiksinti duyar; sonra alışır ve bağ kurar. Bu hızlı geçiş, romanın genel tavrını da özetler: Korktuğun şeye yakından bakarsan, onu tanırsan, artık eskisi gibi korkmazsın. Kaptan Ahab romanın ilk yarısında neredeyse görünmezdir. Gölgesi vardır ama kendisi yoktur. Melville, Ahab’ı bir tanrı gibi bilinmezlikle sunar. Sahneye geç çıkar, ama
1000Kitap
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
9/10
·736 syf.··
2026 9. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 16:45
Okumam uzun sürdü çünkü ilgimi pek de çekmeyen bir konuydu. Balinalar ve balina avı ile bu konuya kafayı takmış bir adam üzerinden konu ilerlemiş. Fazlasıyla ayrıntılı bir şekilde balinalar ve balina türleri, avcılıkta yapılacaklar ile yakalandıktan sonra öldürme, kesip parçalama kısımları verilmiş. Bu tarafı hiç benlik bir şey değildi, bence bir hayvanın peşine düşüp onu parçalamak da biraz vahşice bir durum. Yazar, bunu çok harika ve benzersiz bir şey olarak işlemiş. Bu kısmıyla sanıyorum birçok kişinin ilgisini çekmez zaten. Ama konunun işlenişi oldukça edebi bir üslupla ilerlemiş, Moby Dick'e kafayı takan Ahap için genel olarak şiirsel bir dil kullanılmış. Yani bazen Shakespeare okuyor gibi oluyordum, bu anlamda keyif verici bir okuma oldu benim için. Kitabın sonunda balina avcılığına yönelik resimler, yazarın kitabı yazarken birilerine gönderdiği mektuplar ve yazım süreci bulunuyor. Sırf üslubu için okunmaya değer.
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Moby Dick
Puan vermedi·736 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 23:50
Herman Melville’in Moby Dick’i, yüzeyde bir deniz hikâyesi gibi görünür: Bir gemi, bir kaptan ve o kaptanın takıntı haline getirdiği devasa bir beyaz balina. Ancak romanın dalgaları arasında ilerledikçe, geminin yolculuğunun aslında insanın kendi varoluşunun karanlık denizlerine doğru bir sefer olduğunu fark ederiz. Roman, yüzeyde bir balina avı anlatısıdır. Kaptan Ahab’ın Moby Dick’e olan kör tutkusu, insanın doğaya, kadere ve kendi sınırlılıklarına meydan okuma arzusunun bir simgesine dönüşür. Bu bağlamda Moby Dick, sadece bir deniz macerası değil, insanın kendi içindeki “okyanusla” olan savaşıdır. Ahab’ın balinaya karşı savaşı, aslında kendi varoluşsal boşluğuna, Tanrı’ya, hatta anlam arayışının kendisine karşı açtığı bir savaştır. Romanı yüzeysel bir macera olarak okumak mümkündür; ancak Melville’in satırlarının altında çok daha derin, metafizik bir dalga hareket eder. Moby Dick, Tanrı’nın sessizliğiyle, doğanın kayıtsızlığıyla ve insanın anlam arayışının trajik yalnızlığıyla ilgilidir. Her bir denizci bir insanlık halini temsil eder: korku, inanç, umut, teslimiyet… Ve bu yolculukta okur, tıpkı mürettebat gibi, kendi iç dünyasının karanlık sularında sürüklenir. Kitabı herkes okuyabilir, hatta beğenebilir; ancak anlamak, biraz zaman ve yaşam deneyimi ister. Bu yüzden okurun kendi iç denizine inmeye hazır olduğunda okuması gerekir diye düşünüyorum. Moby DickMoby Dick
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Hangi adalet?
10/10
·736 syf.··
2021 7. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 20:01
Öncelikle belirteyim ki bu bir incelemeden ziyade kitabın bana hissettirdikleridir. Bolca spoiler içerir ama zaten bu türden bir kitabı “acaba sonunda ne olacak” heyecanı yaşamak için okumaya niyetlenenler bence tercihlerini Grange, Dan Brown, Ahmet Ümit’ten yana kullansınlar, en azından okuduklarının hakkını verirler. (Dalga geçmiyorum, o yazarların kitaplarını da ayrı severim) Oldum olası denizci öykülerini sevmişimdir. Belki de biraz bu yüzden bu kadar içine daldım Pequod’un. Roman boyunca kendimi bir tayfası gibi hissetmekten alamadım. Roman boyunca bir yandan Moby Dick’in nasıl bir iblis, bir canavar; buna karşılık bacağını bu şeytana vermiş Ahab’ın nasıl bir mazlum, bir hak sahibi olduğu okurun zihnine işlenmeye çalışılırken öte yandan gerçek iblisin kim olduğu sorgulattırılıyor. Güçlü olan beyaz balina, öyleyse haklı olan Ahab mıdır? Kaptanın intikamı bir hak mıdır yoksa kopmuş bacak bir mükafat mıdır? Beyaz balina öldürülmeyi haketmiş midir yoksa o gerektiğinde gazabını salıvermekten çekinmeyen bir tanrıyken, kibri, tamahkarlığı ve hırsıyla Ahab iblisin ta kendisi midir? Ya tayfasını ödül vaadiyle yoldan çıkarıp umarsızca ölüme götürmesine ne demeli? Acaba o tayfa kutsal bir savaşın neferleri olduklarını mı düşünmüştür yoksa deccalin ardında yürüdüklerini mi? Peki sağ kalıp öyküyü bize aktaran Ishmael şansıyla mı kurtuldu yoksa ibret olması için Moby Dick tarafından mı bağışlandı? Kurtuluşunun aracının bir tabut olması ne kadar talihli olursak olalım ölümün bir nefes kadar yakın olduğunu hep hatırlatmak için değildir de nedir? Ve ah, Starbuck, en çok sana yandım. Hırsına ve kibrine kurban Ahab’ı anladım, Ahab’daki zehri hep canlı tutan Fedallah’ı, ödül uğruna gözlerini karartan tayfayı, hatta umarsızlığı ilkesizliğe yol açmış neşeli Strubb’ı bile anladım da
Edebiyat
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Puan vermedi·736 syf.··
2017 15. kitabı
İntikamını alamayan adamın hikayesidir bu. tıpkı iyi kötü ve çirkin'deki gibi çirkin'i öldürmeye gelen apaçinin kaderi gibi. insan doğasının sebepsiz yere kötülük etme ve doğanın dengesine karşı gelmesi işlenir işte kitapta. romanın girişinde "balina" kelimesini google'da araştırır gibi, romanın yazıldığı güne kadar balinalar üzerine yazılmış ve balinaların lafının geçtiği bütün romanların ve kutsal kitapların taramasını çıkarır melville. bence en güzel tarafı metinlerarası kitaplara faydasıdır. picasso'nun dediği gibi "sanatçı taklit etmez, çalar." pequod'taki tayfanın huzursuzluğu ve ahab'ın tayfasını senatoda konuşan bir konsül gibi ikna etmesi de harikadır. ama insan ister istemez diyor, ne istiyordun yani kendi halinde yaşayan bir balinadan.
Teknoloji
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2017 3. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2017 12:39
Moby Dick'in ismini duymayan yoktur belki de. Çocukken okuduğumuz o minik ufak kitaplar arasında kapağında 'balina' resmi olan kitap Moby Dick idi, değil mi? Sizi bilmem ama ben bu eseri küçükken okuduysam bile şu anda anımsayamıyorum. Moby Dick kimilerine göre bir serüven romanı. Kimilerine göre de bir deliliğin, takıntının diğer bir adı. Ishmael adlı bir gemici aktarıyor bizlere her şeyi. Ishmael, sayfalar ilerledikçe anlatımı öylesine 'sahipleniyor' ki yazarla bütünleşir hale geliyor. Zaten bu eserin yazarının da hayatının bir kısmının denizlerde geçmiş olmasına bakarsak, bu sahiplenme anormal bir durum değil. Burada ince bir nokta da var: Melville bu sahiplenmeyi Ishmael'e bir anda yaptırmıyor tabii ki, bu süreç öyle yavaş ve uyumlu oluyor ki sizler bile bunun farkında varmıyorsunuz kitabın sonuna dek. Hatta romanın gidişatına göre Ishmael geri planda kalmaya başlıyor. Bir nevi onu merak etmek yerine algınız başka noktalara kayıyor. Ishmael, serüven arayan bir genç. Denizlerden daha güzel bir serüven var mıdır sorarım sizlere. O açık denize çıkmak, aylarca dönmemek, kendinizle ve dalgalarla baş başa kalmak... Kulağınızda uğuldayan rüzgar kimi zaman dağlarda uğuldayan rüzgarlardan daha tatlı gelir denizde. O mavi çarşaf bakanları içine çeker. Ishmael diğerlerinden daha çok serüven yaşanan balina gemilerinde karar kılıyor ve atlıyor bir gemiye, yanında handa tanıştığı yerli arkadaşı Queenqueq ile birlikte. O dönemlerde balina avı için sefere çıkan gemiler bir hayli fazlaydı. Balina yağı, ampul gibi alternatif ışık kaynaklarının olmadığı, sokak lambalarının bile içinde mum olduğu dönemlerde mumun ham maddesi olarak kullanılıyordu. Dolayısıyla ekonomik anlamda bir hayli önem arz ediyordu. Işık insanlık için her zaman ilk ihtiyaçlardan biri olmuştur, her dönem için bu
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
9/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2019 72. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2019 10:24
Öncelikle şunu söylemeliyim ki çok uzun soluklu bir okuma oldu benim için. Ama kitabın baskı kalitesi, kağıt türü ayrı bi güzellik kattı okuyuşuma. O yüzden Kazım Taşkent serisini çok sevdim.. Sadece bir macera kitabı olarak okuyacaklara da fazlasıyla haz verir aslında. fakat kabul edilir ki moby dick asla bir macera romanı değildir. kimine göre freud'cu bir baba, kimine göre kapitalizm, kimine göre de dünyadaki tüm kötülüklerin tek bedende toplanadıgı metafordur moby dick. yazar da söylemekten çekinmez aslında fikrini. Forster’e göre; “gemici masalı ya da içine şiir serpiştirilmiş bir balina avı diye okuduğumuz sürece, Moby Dick kolay bir kitaptır. Ancak kulağımız içindeki ezgiyi yakaladı mı, hemen güçleşmeye başlar ve büyük bir önem kazanır. Sözcüklerin dar kalıbına dökerek söyleyecek olursak, soyut düzeyde Moby Dick’in konusu kötülüğe karşı çok uzatılan ya da yanlış yürütülen bir savaştır. Beyaz Balina kötüdür, Kaptan Ahab ise kötülükle savaşmayı öç alma eylemine dönüşünceye kadar sürdüren çılgın bir adamdır... Sıradan bir hikâye anlatılmaz moby dick'te, anlatılan öyle bir hikâyedir ki insanı derinden etkiler.Sonsuza kadar devam edecek ve her gün kat kat artacak bir intikam hikayesidir. Romana başlarken amacım ilginç bir serüvene tanık olmaktı fakat bitirdiğimde bütün balina türlerine, yağların nasıl çıkarılıp kemiklerin ne işe yaradığına kadar balinayla ilgili tüm bilgilere hakimdim. Dalgaların içinde tembel tembel salınan , arada bir rahat rahat soluk alır gibi köpüklü sular püskürten bu balina , sıcak bir günde öğleden sonra piposunu içen bir burjuvaya benziyordu.. Dip not olarak belirtmem gerekirse bu romandaki starbuck karakteri hem bildiğimiz kahveci starbucks'a hem de battlestar galactica'nın starbuck'ına isim babalığı yapmıştır..Beğenerek okuduğum bu kitabı
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma

Yazar Hakkında

Herman MelvilleYazar · 26 kitap
Herman Melville, Amerikalı yazardır. Bir Amerikan edebiyat klasiği kabul edilen Moby Dick adlı ünlü romanın yazarıdır. Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalmış; 1920'li yıllarda yeniden keşfedilip büyük bir yazar olarak kabul edilmiştir. Yaşamı 1819'da New York'ta dünyaya geldi. Sekiz çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğudur. 1830'da iflas eden babası, iki yıl sonra hayatını kaybedince Herman Melville, çocuk yaşta çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Bir yandan okuyup bir yandan çeşitli işlerde çalışarak geçen beş yıl boyunca tarih ve antropoloji kadar Shakespeare'in eserlerini okuyarak kendini geliştirdi. On sekiz yaşında Liverpool'e giden bir gemide tayfa olarak iş buldu; aynı gemi ile tekrar New York'a döndü. Bu deneyim, ona ileride yazacağı romanlar için malzeme sağlayan seyahatlerden ilkidir. Bir kaç yıl New York'ta özel ders vererek hayatını kazanmaya çalışan Melville, 1841'de Acushnet adlı bir balina gemisine denizci olarak kabul edildi ve Pasifik'te yeni bir seyahate başladı. On sekiz aylık bir yolculuğun sonunda gemidekilerin kötü tavrından yıldığı için bir arkadaşı ile birlikte Markiz Adaları'nda gemiden kaçtı. Yamyam olarak bilinen Typee yerlilerinin arasında bir ay kadar yaşadı. Adaya gelen bir Avustralya gemisi ile yeniden denizciliğe döndü ancak gemide çıkan isyana katılmakla suçlandığı için Tahiti civarında bir yerel hapishanede birkaç gün tutuklu kaldı. 1843 yazını Tahiti'de yerliler arasında geçirdi. İleride yazacağı Moby Dick adlı romanın düşünsel altyapısı bu sırada oluştu. Bir başka balina gemisi ile Hawaii'ye kadar gitti. Otuzlu yaşlarında Boston'a döndükten sonra artık deniz seferlerine bir son vermişti; ailesinin teşviki ile kitaplarını yazmaya başladı. 'Tippee' ve 'Omoo' adlarını taşıyan ilk iki kitabı 1846'da yayınlandı. Bu kitapları, yerliler arasında geçen günlerine aitti. 1850 yılında yayınlanan 'White Jacket'ta ise bahriye erlerinin zorlu hayatını anlattı. İlk kitapları onu bir anda hem İngiltere hem Birleşik Devletler'de çok ünlü bir yazar haline getirdi. Bu dönemde eski bir aile dostunun kızı olan Elizabeth Knapp Shaw ile evlendi. Çift, dört çocuk sahibi oldu. 1850'de Massachusetts'te bir çiftlik evi satın alan Melville, çiftlik işleri ve yazı ile uğraşarak 13 yıl boyunca bu evde yaşadı. 'Arrowhead' adını verdiği ev, günümüzde müzedir. Yazar, en büyük eseri Moby Dick'i 1851'de tamamladı. Başlangıçta, balina avcılığını anlatan bir serüven öyküsü olarak tasarladığı kitabı tamamlamak üzere iken Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne ile tanışıp arkadaş olmuştu. Hawthorne'un tavsiyesi ile kitabını simgesel anlamlarla yüklü bir romana çeviren Melville, eseri dostuna adadı. Ancak kitap yayınlandığında beklediği başarıyı yakalayamadı ve çok olumsuz eleştiriler aldı. Yayımcısı Harper's bir sonraki romanını basmayı reddedince maddi sıkıntıya giren Melville 1866'da New York'ta gümrük müfettişi olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde yazdığı 'Pierre' ve 'Piazza memories' gibi kitaplar ilgi görmedi. Son yıllarında düz yazıyı bırakarak kendini tamamen şiir yazmaya verdi; şiirlerini kendi parasıyla bastırdı. 1888 yılında emekli oldu ve en büyük eserlerinden biri sayılan 'Billy budd'ı yazdı; eseri bastırmaya fırsat bulamadan 28 Eylül 1891'de New York'taki evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalan Melville, 1920'li yıllarda yeniden keşfedildi ve büyük bir yazar olarak kabul edildi. Eserleri Amerikan Kütüphanesi tarafından toplanıp basılan ilk yazar oldu.