Katip Bartleby

8,4/10  (99 Oy) · 
185 okunma  · 
74 beğeni  · 
1.889 gösterim
Herman Melville (1819-1891): Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biridir. Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldı, dört yılını denizlerde geçirdi. Bu tecrübesi tüm eserlerine, özellikle de en büyük eseri sayılan Moby Dick’e yansıdı. Moby Dick, Kâtip Bartleby, Benito Cereno, Billy Budd gibi bugün hepsi birer klasik olan eserler vermesine rağmen yaşarken pek ilgi görmeyen Melville, yirminci yüzyılın ilk yarısında âdeta yeniden keşfedildi.

İlk kez 1853 yılında Putnam’s Monthly Magazine’de tefrika edilen Kâtip Bartleby, 1856’da Piazza Tales adlı hikâye kitabında yayımlanmıştır. Melville bu kısa ama çarpıcı hikâyesinde “en iyi hayat en kolay hayattır inancına derinden bağlı” bir Wall-Street avukatının, “yapmamayı tercih eden” Bartleby’yi işe almasıyla bu inancının ve hayatının temellerinden sarsılmasını anlatır. Yirminci yüzyıl edebiyatını derinden etkileyen Bartleby dünya edebiyatının simge karakterlerinden biri, hayata karşı takınılan alabildiğine net bir tavrın ismidir.

Kâtip Bartleby bir reddedişin, bir direnişin, nihayet insanın kendisi olarak kalma iradesinin ölümsüz simgesidir.
Hamdi Koç (1963): İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Hokka dergisinin yayın kurulunda bulundu. 1992’de Çocuk Ölümü Şarkıları’ndan başlayarak hemen her yapıtıyla dikkati çeken Hamdi Koç’un o tarihten bu yana altı romanı ve 2010 yılında Rüyalarıma Giren Kadın adıyla denemeleri yayımlandı. Eserlerini çevirdiği yazarlar arasında W. Shakespeare, W. Faulkner, S. Beckett, J. Joyce ve J. Austen yer alıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2016
  • Sayfa Sayısı:
    50
  • ISBN:
    9786053328674
  • Orijinal Adı:
    Bartleby, The Scrivener A Story of Wall-Street
  • Çeviri:
    Hamdi Koç
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Onur Erol 
24 Oca 11:44 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Herman Melville büyüleyici imgeleriyle bu kısa romana can vermiş. Yazarın diğer başyapıtlardan biri olan Moby Dick en iyi 10 roman arasında gösteriliyor. Moby Dick ve Billy Budd'ı okumadan Herman ile tanışmak istedim. Zweig'in kalemindeki o akıcı psikolojik tahlilleri Herman Melville'de de çok fazla gördüm. Bir Zweig sever olarak Herman'ı da çok sevdim. Bütün kitaplarını okumayı düşünüyorum. Hikaye oldukça yalın ama etkili tasvirlerle dolu. Mühürdarlık (noterlik) yapan anlatıcı yanına katip olarak aldığı Bartleby'nin tuhaf halleriyle karşı karşıya kalıyor. Kaldığı durumları çözmeye çalışan Noterimiz çetin bir mücadeleye girişiyor. Bakalım sonunda bu mücadelenin kazanını kim olacak? Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

Aykut 
 06 Ağu 17:04 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Herman Melville'in psikolojik ve bilinçsel manada ne kadar etkili eserler bıraktığını her okuduğum eserinden sonra çok daha iyi anlıyorum. Bende birçok kişi gibi Melville'i Moby Dick eserinden tanımış bulundum. Aslında kitaptan sonra yazarı ile tanışmış oldum. Moby Dick ismi çocukluğumun sisli odalarından kalma bir isimdi; öyle ki, bunun bir kitap ismi olduğunun farkında idim, fakat yazarını bilmiyordum, eseri yıllar sonra tekrar okumam ile o güçlü kalemle de (belki de bir kez daha) tanışmış oldum.

Kendisinin güçlü kaleminin farkına varmam da üstte bahsini ettiğim eseri; Moby Dick'i okumam ile oldu. Psikolojik tahliller ve kişiliksel olarak bir derine inme beni en çok etkileyen etmenlerden biriydi. Kaptan Ahab ile tanıştıktan sonra da bunu ne kadar incelik ve ustalıkla yaptığını çok daha iyi gördüm. Bir romanda ya da öyküde birinin psikolojik derinliğine inmek ve kişilik tahlilini yapmak emek ve ustalık isteyen bir iştir. Yazar bu işi incelikle yapmazsa eğer, incelenen karakter anlaşılmaz hale gelebilir ya da okuyucu ulaşamayacağı beklentiler içerisine girebilir.

On dokuzuncu yüzyıl okurları onun deniz serüvenlerini ve de Güney Denizleri serüvenlerini keyifle okumuşlar ve onu kitabın önsözünde belirtildiği gibi "Yamyamlar arasında yaşayan adam" olarak nitelendirmişler. Fakat elbetteki bu nitelendirmelerdeki anlaşılmalar Melville'in yazılarının ilk tabakasını kapsıyor. İkinci tabakaya; eserlerindeki simgesel derinliklerin farkına uzun yıllar sonra varılabilmiştir. Bu açıdan Melville'in yapıtlarını çift tabakalı olarak değerlendirmek de mümkün. İlk tabaka kolaylıkla anlaşılan okuyucunun çaba harcamadan görebileceği ve o 'serüven' kısmını oluşturan kısım, ikinci tabaka ise üzerinde kafa yorularak ulaşılabilen ve yoğunluklu kısımdır.

Kitapta bir tanım daha geçiyor Melville için: Ruhu kara romantik, etik bir idealist. Bu tanımın yansımalarını eserlerindeki karakterlerde de görmüyor muyuz? Ahab'da, Billy'de ya da Barteby'de? Ayrıca buradan da yola çıkarak eserlerindeki karanlık ve dehşet veren havanın da ayırdına varılabilir. Gelin biraz da bu eserden bahsedelim.

Barteby, noterin yanında işe yeni girmiş bir katiptir. Kısaca özetlemek gerekirse, Barteby'i diğer insanlardan ayıran şey patronuna karşı verdiği cevaplardır diyebiliriz. Öyle ki patronunun ondan istediği şeyleri Barteby nazikçe ve vaziyetini bozmadan "Yapmamayı tercih ederim" diye geri çeviren biridir. Kitabın temeli ve geri kalanının tamamı da bu cevabın yaratmış olduğu dalgalanmalardır. Asla değişmeyecek şeyler ve bozulmayacak bir olaylar dizisi. Bir domino taşı dizisinin tetiklenmesi ya da bir dalgacığın upuzun bir nehir boyunca aşağı doğru hareket etme gibi. Öykü temelde (ilk tabakada göründüğü kadarıyla) basit gibi görünüyor ama aslında değil. Şöyle ki, Barteby'nin içinde bulunduğu durum varolan düzene karşı bir başkaldırı ve uyumsuz bir direniştir. Bir yabancılaşma süreci içinde kapitalist sistemi önce gözlemiş daha sonra da işini yapmamayı tercih etmiş sonrasında ise hayata ve kendi bedenine yabancılaşmıştır. Ayrıca Kafka'nın da etkilendiği yazarlardan biridir Melville. Bu 'kendi bedenine bile yabancılaşma' kavramı Kafka okuyanlara oldukça tanıdık gelecektir (Açlık Sanatçısı).

Yabancılaşma kavramı da bir anlamda varoluş kavramını destekler eserde. Vermiş olduğu acımasız ve soğuk cevap varoluşu için ölümü dahi göze alabilir nitelikte olduğunu ispatlar. Modern dünyada bu cevabı çalıştığımız ya da okuduğumuz yerlerde verdiğimizi düşünelim; "yapmamayı tercih ederim". Bu işin sonu nerede biterdi? Barteby'nin işi sonuna kadar götürüyor ve olanlar oluyor. Fakat bunu sonuna kadar götürmesinin de tek sebebi varoluşu için ölümü kabullenmesidir. Aslında bir açıdan da Barteby içimizdeki hep susturduğumuz genç değil midir? Bazı zamanlar içimizde susmak bilmeyen, canımızı acıtan kişidir o. Kitapta da denildiği gibi başkaldırının küstah bir zarafetidir bu.

O ruhu kara romantik yazarın trajik bir yücelik kazanan küçük insanlarından yalnızca bir tanesi aslında Barteby. Fakat belki de içlerinde en cesuru (Ahab'dan bile cesur bana göre). Sistemi hiçbir şey yapmamak ile tehdit edecek kadar cesur. Bu reddedişin sonucu da onun varoluşunu kanıtlayacak ve içinde bulunduğu sivil itaatsizlik kavramını yüceleştirecektir. Bu açıdan Barteby'nin öyküsü bizlerin; insanlığın acıklı durumunu da yüzümüze çarpıveriyor. Bizi tir tir titretiyor. Önsözde bahsedilen bir sözle bitirmek istiyorum; "Joe Orton'ın karakterlerinden birinin sözü Barteby'nin nihilizmini doğrular, onaylar: 'Akıldışılıklarla dolu bir dünyada, aklı başında olmaya çalışmanın kendisi akıldışı bir davranıştır.'"

Kübra 
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kitapla çok kıymetli bir arkadaşımın okumamı istemesiyle tanıştım. Birçok olumsuz yorum okumuş ve biraz mesafeli yaklaşmıştım. 80 sayfa ve akıcı bir dille yazıldığı için hemen bitti. Katip Bartleby bir hukuk bürosunda işe girer ve zamanla ondan istenilen işlere ''Yapmamayı tercih ederim'' diye yanıt verir. Bu tepkiyle ilk kez karşılaşan patron şoke olur. Zamanla adam hiçbir iş yapmama kararı alır ve ne dense ''Yapmamayı tercih ederim'' der. Bence bu direniş falan değil. İlk önce şunu düşündüm; bu adam ölmek istiyor ama intihara cesareti yok, bu yüzden karşısındakini gıcık edip kendini öldürtmeye çalışıyor. Sonra baktım adamın öyle bir niyeti yok. Bu bildiğin içi boşalmış, uyuz, saçma sapan bir insan. Neye direniyor? Kime kafa tutuyor? ''Havan kime aslanım'' diyeceğim bundan kedi bile olmaz, miyavlamaya üşenir. Bilmiyorum bu kitaba başka bir yerden mi bakmak gerekir ama tek başıma adamın gırtlağına çökmek, patronuna da iki tokat atmak dışında pek bir şey düşünemedim. Tuhaf bir hikaye okumak isteyenler, buyurabilir.

Melih Karaman 
09 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın, kendisi ince fakat anlamı derin ve düşündürücü olan bu eserini kesinlikle okumalısınız. Okuduktan sonra yazarın "Pasif Direniş" felsefesini anlarsanız eğer; istemediğiniz durumlarda "yapmamayı tercih ederim" deme cesaretini bulacaksınız
İçeriğe gelecek olursak;
Kitabın ana karakteri Bartleby, kendisinden yapılması istenilenleri tepkisiz ve normal bir şekil de - yapmamayı tercih ederim - diyerek reddediyor. Sadece yapmak istediklerini yapıyor. Bartleby'nin patronu da bu tuhaf adamı anlamaya çalışıyor.
Fazla detaya gerek yok kısa kitap zaten. Bunların dışında bu kitapla ilgili yazar hakkında ilginç bir bilgi paylaşmak istiyorum...

Kitabın yazarı Herman Melvillen'in en çok bilinen eseri Moby Dick, okuyucular tarafından; kaptan ile balinanın savaşı olarak algılanır ve anlaşılmaz. Büyük bir ilgisizlikle karşılanır. Bu anlaşılamama nedeniyle yazar hayal kırıklığına uğrar ve hak ettiği değeri alamaz.Yayımcısı bir sonraki romanını da basmayı reddeder. Daha sonrasın da ise etrafındaki insanlar ona akıl vermeye başlar.
"Başka bir kitap yazmalısın"
"Akılcı davranmalısın"
"İlgi çekici şeyler bulmalısın"
gibi...
Yazarda, başarısızlığa rağmen inatla mücadele ederek çevresindekilere cevabı Bartleby üzerinden verir...
Özetle "Başkaldırı Kitabı" diyebiliriz.

Kitabı okumayı tercih ederseniz. Kara kedi yayınlarından almayı tercih etmelisiniz. Kaliteli ve ayraçlı fiyatı da ucuz denilebilir.

insan_okur 
 29 Eki 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

23.45 de başladığım bu kitap 01.00' e kadar beni başından kaldırtmadan okuttu. Çok harika bir çeviri, çok harika bir dil. Kırmızı Kedi Yayınlarına çok teşekkür ediyorum. Herman Melville'yi Moby Dick eserinden duymuşsunuzdur belki. Ama bu eserden başlamanızı kesinlikle tavsiye ederim. Çok akıcı ve 74 sayfalık bir eser.

Eseri hazırlayan Jorge Luis Borges yazar ise Herman Melville. Arka kapakta yazan bilgiler gerçekten çok önemli: Melville, yarım yüzyılı aşkın bir süre önce, yalnızca tüm mantık kurallarına aykırı hareket etmekle kalmayıp aynı zamanda çevresindekileri şaşkın suç ortakları olmak zorunda bırakan Bartleby’nin tuhaf davasını işlemiştir.
Bartleby, ustalığın ya da düşsel imgelemenin uçarılığının ötesindedir; her şeyden önce evrenin gündelik ironilerinden biri olan gerçek faydasızlığı gösteren üzücü ve gerçek bir kitaptır.

Kafka’dan Albert Camus’ye kadar önemli yazarlara esin kaynağı olan Kâtip Bartleby, absürd edebiyatın öncülerinden ve Amerikan edebiyatının kült yapıtlarından denmiş.

Kesinlikle farklı bir eser. Üzücü olmakla birlikte çok komik yönleri de oldu. Kahramanın devamlı yaptırılmak isteneni reddetmesi ve karşısındakinin buna sabrı muazzamdı.

Paragraflar arası verilen felsefik, düşünsel ve bilgi verici nasihatleri çok güzel. Alıntılarda da bunu paylaştım. " Pasif direniş " bu kitap için tam uygun isim. Karşısındakinin sabrı ve bunu bize yansıtması çok güzel. Toplumdaki belirli kurallara uymayınca nasıl başka biri olarak dışarıya itildiğini, itilen kişiye yardım elini uzatan kişinin bile zamanla baskıyla, zorla o kişiden uzaklaştırılmasını anlatmış yazar.

Umduğumdan çok daha fazla güzel buldum bu eseri. Tek sıkıntısı sonunun birazcık açık kalması oldu. Kesinlikle tavsiye ederim.

Rogojin 
 30 Nis 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Melville'in eseri yalnız ve işlevi kalmamış, artık toplumdan kopmuş, kimsesiz bir insanı anlatıyor. Bartleby'nin bütün meselesi kitabın son sayfasında Sahipsiz Mektuplar olayında gizli; 1800'lerin sonunda ABD'de kurulan Sahipsiz Mektuplar Ofisi ("Ölü Mektuplar Ofisi") 2006 yılına dek 90 milyon mektuba ev sahipliği yapmış; buraya, gönderilenin bulunamadığı mektuplar gelmiş; mektupların içindeki eşyalar, paralar vb. alındıktan sonra mektuplar yakılmış. Bartleby de önceden burada çalışıyor ve ardından hikâyeyi anlatan karakterimizin yanında çalışmaya başlıyor... ama elbette çalışmak değil onunkisi: sadece yapmamayı, işlevsiz olmayı, dahil olmamayı tercih ediyor Bartleby, böylece giderek bozuluyor, sabitleşiyor. Tabii yazar Bartleby'nin yavaş yavaş bozulmasını ve artık "çalışmamasını" Wall Street'e yönelik bir eleştiri olarak görüyor; Bartleby çalışmıyor, çünkü yaşayamıyor; Bartleby dahil olmuyor, birşey yapmamayı tercih ediyor, çünkü o da aynen o sahipsiz, ölü mektuplar gibi kopuk, zamandan kopmuş, toplumun dışında kalmış bir dışlanmış...hasta olduğundan da değil üstelik, Bartleby kasıtlı olarak, bilerek yapıyor bunları; bilerek bu sistemden, yaşamdan kopuyor, böyle yapmayı tercih ediyor. Böyle yaparak belki de Melville giderek ağırlaşan kapitalist yaşam koşullarının insan ruhuna neler yapabileceğini, ince ve hassas ruhların bu katı ve rekabetçi ortamda Bartleby gibi darmadağın olacağını söylemek istiyor.

Melville'in sade anlatımı eserin tamamına yayılmış; rahat okunan ve kitabın ikinci kısmından sonra betimlemeleri daha derinleşen, dili daha bir edebi lezzet veren bir üslûpla yazılmış. Herkese öneriyorum.

Pelin Tunç 
18 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Amaç insanoğlunda pusula işlevi görür. Pusula ne olursa olsun her zaman şuan olanın daha iyisine yönlendirir. Bu şekilde yaşama devam ederiz. Fakat Katip Bartleby pusulasının her daim karanlığa yönlendireciğini kabullenmişti. Nitekim yaşamın sonunda ölüm var. Ölümü kelime olarak söylemek ile tüm benliğince hazmedilmesi hatta insanı yutması çok farklı. Bir de her türlü amacın boş olduğunu kanıksayan Katip Bartleby'in, kaypak kapital sistemin merkezi Newyork'ta ikamet etmesi doğal olarak varoluşsal sancısı daha şiddetli olacaktır. Fakat bu şiddet bildiğiniz gibi değil; kişinin en içinde, hareketsizlikle, dinginlikle dışarıya yansıttığı dengesizlik. Canlı cenazeye dönmek bu olsa gerek.

Katip Bartleby tek ifadesi çalıştığı büroda patronu olan avukata "... yapmayı tercih etmiyorum" ifadeleriyle baş kaldırmak. Bürodaki diğer 3 çalışanın duygudurumları dahi kapital düzene ayak uydurmuş olup belli tempoda giderken, Katip Bartleby'in gitgide artan "...yapmamayı tercih ediyorum" söylemleri ne derece sabırla karşılanabilir ki? Alışılmışın dışında dingin bu başkaldırış, avukatın sebep-sonuc ilişkisine bağlayamadığı için karar veremez, vaktinin çoğunu katibi anlamaya çalışır. İçinden çıkamadığı düşünceler, Katibi daha fazla benimsemesine yol açar. Evet hiçbir işe yaramayan bu adam nasıl patronu tarafından saygı duyulur şaşılacak iş doğrusu. İşte bağlayacağım nokta şu ki; karar, mutlak suretle kesinliğin ifade biçimidir. Bilinmezlik her daim girdap ve benliğin içine hapsediştir. Dolayısıyla alışkanlığa dönüşmüş düşünmeden yapılamayan şeyler en sonunda bizim parçamız oluyor.

Bana kalırsa incelemeyi daha uzun tutarım :). Üstelik kitap sadece 65 sayfa olmasına rağmen :)) .

"Dar görüşlü kişilerin bitmeyen uzlaşmazlıkları sonunda daha yüce gönüllü olanların en iyi kararlarını bile yıpratır."


Ah Katip Ah ...
Nasıl güzel bir kitap nasıl ... Bir kitabı abartma hakkım varsa, o hakkımı bu kitap için kullanıyorum....
"Yapmamayı tercih ederim."
Bu ünlü sözün sahibi Katip Bartleby ile mutlaka tanışın. Asla pişman olmazsınız.Kitabın özellikle o garip olayın perde arkasını anlatan, son iki sayfasında yer alan ifadelerinden öyle etkilendim ki, öyle yürek sarsıcı cümleler vardı ki, ötelere götürdü beni... Ağlattı ağlattı...

İlke Uçman Noble 
17 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap hakkında yorum yapmamayı tercih ederim.

Merve Eyvaz 
03 Tem 18:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Yapmamayı tercih ederim" cümlesini ağzına sakız eden, tercihleriyle hareketsizliğini belli değerlere ve kendisine dayatılan toplumsal tüm prangalara direnme amaçlı kullanan bir küçük devlet dairesi katibinin kısa ama etkili hikâyesini mutlaka okuyun...

4 /

Kitaptan 57 Alıntı

Onur Erol 
24 Oca 11:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Yoksulluğu büyüktü, ama yalnızlığı, çok korkunçtu."

Katip Bartleby, Herman Melville (Kırmızı Kedi)Katip Bartleby, Herman Melville (Kırmızı Kedi)
Noir 
28 Ağu 18:50 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bartleby yalnızdı, şu koca evrende yapayalnızdı. Atlantik'in orta yerinde enkaz gibi bir şey.

Katip Bartleby, Herman MelvilleKatip Bartleby, Herman Melville
Onur Erol 
24 Oca 11:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Duyarlı biri için, acıma ile acı çoğunlukla aynı şeydir."

Katip Bartleby, Herman Melville (Kırmızı Kedi)Katip Bartleby, Herman Melville (Kırmızı Kedi)
Ali Yalçın 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"mutluluk ışığa gider, onun için dünyanın şen olduğunu sanırız; ama sefalet karanlıkta saklanır, onun için sanırız ki sefalet yoktur."

Katip Bartleby, Herman Melville (Sayfa 60)Katip Bartleby, Herman Melville (Sayfa 60)
insan_okur 
29 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Gelin görün ki dar görüşlü kişilerin bitmeyen uzlaşmazlıkları, sonunda daha yüce gönüllü olanların en iyi kararlarını bile yıpratır.

Katip Bartleby, Herman Melville (Sayfa 57 - Kırmızı Kedi Yayınları)Katip Bartleby, Herman Melville (Sayfa 57 - Kırmızı Kedi Yayınları)

Genellikle bağnaz kafaların sü­rekli olarak sürtüşmesi, yücegönüllü kişilerin en yerinde kararlılıklarını da yıpratır önünde sonunda.

Katip Bartleby, Herman Melville (Sayfa 61)Katip Bartleby, Herman Melville (Sayfa 61)

Kitapla ilgili 1 Haber

İthaki: “Okurdan özür dileriz”
İthaki: “Okurdan özür dileriz” İthaki Yayınevi'nin Dünya Klasikleri dizisinde yer verilen “farklı” üsluptaki yazar biyografileri sosyal medyada yoğun tartışmalara yol açtı. Yayınevi, Radikal Kitap’a yaptığı açıklamayla “maksadını aşan eril dilden” ötürü okurlardan özür diledi.