Bütün bunlar geçti, senesi geçti, mevsimi çağı geçti, bunlardan incinecek gönül geçti, bekleyecek aşk geçti, sabredecek inanç geçti, ne idiyse o geçti, ne bekleniyorsa o kaçtı da geçti, bir asla benzemez, onun gibi kokmaz, rengi değişik, şekli yabancı bir posa kaldı.
Herkes gibi o da kolay şeylerden inanılmaz bir zorluğa düşmüştü, basit şeylerden tarifsiz bir düğümle düğümlenmişti, harp yokken yaralanmış, silah yokken kendini vurmuştu.