Bir Toprak Sahibinin Sabahı

Efendi ile Uşağı

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·144 syf.·
2026 22. kitabı
“İnsan iki kere ölmez, birinden de kaçamaz.”(s.122) Efendi ile Uşağı(1895) ve Bir Toprak Sahibinin Sabahı (1856) olmak üzere iki öyküden oluşan eserlerinde Tolstoy, ölümün sınırında verilen ahlaki bir kararla, yokluğun ve adaletsizlik ortasında iyi kalma çabasıyla hikayelerinde insanın vicdanla gerçekten karşı karşıya geldiği noktaya dokunuyor. Kitabın ilk öyküsü olan Bir Toprak Sahibinin Sabahı’nda(1856) Genç ve idealist Nehlüdov, köyüne yerleşiyor teyzesinin eleştirilerine rağmen, köylülerin yaşam koşullarını iyileştirmeye çalışıyor. Diriliş romanındaki Nehlüdov gibi idealist olan aynı ahlaki arayışın farklı evrelerini temsil eden akraba karakterler gibiler. Köyünü dolaşıyor, yoksullukla, hastalıkla ve geçim sıkıntısıyla yüz yüze geliyor iyi niyetle yardım etmeye uğraşıyor, yoksulluğun yalnızca para ya da iyi niyetle çözülemeyecek kadar derin ve alışkanlıklarla iç içe geçmiş olduğunu görüyor. Öyküsünde insanın merhametin sınırlarını, Tolstoy sahici olan iyiliğin duygusal yardımseverlikten çok, kalıcı sorumluluk sahibi yapısallığın gerektirdiğini vurguluyor. Efendi ile Uşağı (1895) hikayesinde Brehunov (efendi), uşağı Nikita ile birlikte zorlu bir yolculuğa çıkıyor ve bu yolculuk giderek bir varoluş sınavına dönüşüyor. Yol şartları kışla beraber sertleşiyor, yolculuk ilerledikçe insanın korku, yalnızlık ve başkasıyla kurduğu bağ üzerinden değişebildiği açığa çıkıyor. Öykü, insanın gerçek değerinin kazançta değil, başkasına karşı taşıdığı sorumlulukta ölçüldüğünü gösteriyor. Tolstoy da ölümü yalnızca bir son olarak değil, vicdanı çıplak bırakan bir eşik olarak kuruyor, özellikle kışın zorlu şartlarını bu kadar iyi tasarlaması gerçekten ne kadar usta bir yazar olduğunu ortaya çıkarıyor. İlk hikayedeki yardım ve iyilik temasıyla
Düşünce
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
İncelemelere başlık aramaktan çok yoruldum
8/10
·138 syf.·
2022 8. kitabı
Not: Kitap iki farklı öyküyü barındırıyor içerisinde dolayısıyla inceleme iki parçadan oluşacaktır. Keyifli okumalar. BİR TOPRAK SAHİBİNİN SABAHI -Spoiler İçermez- Köyde doğup büyümüş, zor şartlarda okumuş, tüm olanaksızlıklara rağmen güzel okullar kazanmış, saygın bir mesleğe kavuşup nihayet köyden ve sefillikten kurtulmuş insanların başarı öykülerini hepimiz çok defa okumuş, dinlemiş ya da bizzat yaşamışızdır, değil mi? Peki size bu hikayeyi bir de tersten yazsam? Güzel bir okulda ve bölümde okurken, okulu bırakıp köye dönmek ve toprak ağalığı yapmak isteyen bir gencin hikayesinden bahsetsem? Nehlüdov 19 yaşında, üniversitede hukuk öğrenimi görmekte olan idealist bir genç fakat ideali okuduğu bölümle ilgili meslekler icra etmek değil, köyüne dönüp oraya hizmet etmek. Bu niyetini, teyzesine yazdığı bir mektupla açık ediyor ve teyzesinden aldığı olumsuz geri dönüşe rağmen kararını uygulamaya koyup okulunu bırakıyor. Tercih ettiği bu yeni yaşamda onu neyin beklediklerini ise yalnızca kitabı okuyanlar biliyor... Her ne kadar çevresince garipsenen bir karar vermiş olsa da ben garipsemiyor aksine cesur buluyorum Nehlüdov'u. Sanki hepimizin ideali, öğretmen, doktor, avukat, mimar, mühendis, psikolog olmak olmak zorundaymış gibi ve sanki başarının yolları yalnızca buralardan geçiyormuş gibi hissettiriliyor bizlere hep. Oysa başarı hiçbir zaman, seçtiğimiz mesleğin ismiyle ilgili olmadı; başarı, seçtiğimiz mesleği ne ölçüde hakkını vererek yaptığımızla ilgili oldu her zaman. Zira işinde başarılı bir inşaat ustası işinde başarısız bir öğretmenden daha saygıdeğer olmuştur benim için. Hem mesele insanlara faydalı olmaksa, bunu hangi yolla ve hangi meslek adı altında yaptığımızın ne önemi var? Önemli olan insanlara faydalı olurken bir yandan da kendimizi mutlu etmek değil
Edebiyat
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
Efendi ile Uşağı
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 83. kitabı
Tolstoy bu kitabında ilk olarak 19.yy Çarlık Rusya’sındaki sınıf ve sosyal statü yapısını, asiller ve uşaklar arasındaki sınıf farklarını kaleme almıştır. Roman asilzadelerin ve zengin olmak isteyenlerin hayata ve insani değerlere bakış açıları ile yoksulların da durumlarını ne kadar kanıksadıklarını gösteren çarpıcı bir çelişki ve vaka düzeni üzerine kurulmuştur. Öyküdeki efendi olan Vasili Andreyiç, servetine servet katmak isteyen aç gözlü bir efendiyi, Nikita ise her denileni yapmaya alışan ve ezilmeyi de kanıksamış alt tabaka insanını temsil eder. Bu kitabı anlamak için ilk olarak Tolstoy’un psikanalizini yapmak gerekir. Çünkü kitaplar aslında yazarların çerçeveleridir. Çerçevenin içinde ise resimler olur.
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 20. kitabı
Lev Tolstoy, eserlerinde insanın ahlaki sınavlarını ve sınıf farklarını sade ama derin bir anlatımla ele alan büyük bir yazar. Efendi ile Uşağı adlı öyküsünde, para hırsıyla hareket eden tüccar Vasili Andreiç’in, uşağı Nikita ile birlikte kışın en sert zamanında yaptığı yolculuğu anlatıyorr. Vasili, kazançlı bir araziyi kaçırmamak için fırtınaya rağmen yola çıkmayı göze alırken, Nikita sessizce ona eşlik eder. Yoğun kar ve tipi yüzünden yollarını kaybederler, defalarca aynı noktaya dönerler ve soğuk giderek ölümcül bir hâl alır. Bu süreçte Vasili’nin bencilliği, korku anlarında daha açık biçimde ortaya çıkar; uşak ise açlık, soğuk ve yorgunluğa rağmen sabırla dayanır. Gece ilerledikçe ölüm gerçeği kaçınılmaz olur ve Vasili, kendi hayatını kurtarma içgüdüsünden vazgeçerek Nikita’yı korumayı seçer. Tolstoy’un dili yalın, betimlemeleri ise güçlü ve doğaldır; özellikle doğa tasvirleri karakterlerin iç dünyasıyla iç içe ilerliyor. Kısa hacmine rağmen derin anlamlar taşıyan bu öykü, sınıf, vicdan ve insanlık üzerine çok şey söylüyor. Çerez gibi okunuyor ve sade anlatımıyla güçlü bir mesaj veriyor, okunmaya değer.
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
İncelemelerimiz spoiler içermemekte olup üst katta aile salonumuz vardır.
9/10
·144 syf.·
2023 7. kitabı
Kitapta iki adet hikâye bulunuyor. Bir Toprak Sahibinin Sabahı Çarlık Rusya'da toprak köleliği döneminde, okulu bırakıp köyüne dönen, iyi bi efendi olmak ve köylülerin ahlakını geliştirip refah seviyelerini arttırmak isteyen idealist Nehlüdov'un amacını uygulamaya çalışmasını; kendini parçalarken köylülerin saplandıkları cehaleti, boş inançlarının verdiği özgüveni, kendilerine iyilik edilmesine rağmen efendiyi aşağılayıp dalga geçmelerini müthiş değerlendirmeleri ve örnekleriyle anlatmış.Boşuna dememişler : "Alışmış kudurmuştan beterdir." diye. Bir Rus köyünü dolaşıyor evlerine misafir oluyorsunuz. Efendi ile Uşağı Para hırsıyla yanıp tutuşan, bunun getirdiği ihtiraslarla "5 dakikada Beşiktaş " misali kısa yoldan zengin olmaya çalışan tüccar ve özgür iradeye sahip olamayan, başkalarına hizmet etmeye alışan uşağın zengin olma yolunda çıktıkları maceraları anlatan okumaya doyamadığım hikayesi. Açgözlülüğü eleştirip sonuçlarını örnekleriyle anlatmış Koca Lord. "Dik dur eğilme, Çarlık Rusya seninle" diyorum kendisine (Tolstoy) ve herkese iyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2023 4. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 13:21
Genç bir toprak sahibinin mutluluğunu iyilik ve sevgiye bağlayarak çıktığı bu yolculukta, köylülerini dolaştığı bir günü anlatıyor eserin ilk bölümü. Onların sorunlarını giderecek, yoksulluktan kurtaracak, refah sağlayacak, edindiği bilgileride onlara aktaracak. Onların minnettarlığı ve mutluluğuyla kendi mutluluğunuda sağlamış olacak elbette. Böyle saf ve temiz çıkılan bu yolculukta genç arkadaşımız insanın arzuları, tembelliği, fakirliğiyle karşılaşıyor. Bunları iyileştirmek kolay olacak mı? "Teyzem, kendini mutlu etmenin başkalarını mutlu etmekten daha kolay olduğunu yazarken doğru söylüyordu." Bu sonuca varış öyle kolay olmuyor küçük bey için. Çabasına, saf hayallerine sağlık. En azından temizdi, denemesi güzeldi. Başarı getirmez her çıkılan yol. Ama öyle oldu diye ziyan mıdır, boş mudur? Tolstoy burda kendini hikaye etmiş bir nevi. O da mutluluğunu mal varlığını köylülerine dağıtarak kazanma yolunu seçmiş. Mutluluğu, huzuru bulma çabasıda çeşit çeşit.. Kitabın ikinci kısmında da Efendi ile Uşağı hikayesinde tam tersi bir konu var; Mutluluğu çok parada bulan bir efendi. Uşağıyla beraber şiddetli karda yüklü kazanç sağlayacak bir anlaşma için yollara düşüyor. Anlaşmayı kaçırmamak için uyarıları dikkate almayarak şiddetli soğuk ve kar fırtınasında mahsur kalıyorlar. Devamını okuyunuz. Detay vermek istemiyorum. İlkine göre daha az etkilese bile etkileyici bir hikaye yinede.
Edebiyat
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 69. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 07:06
Kitabı okurken içim üşüdü diyebilirim. Tolstoy’un ölüm şeklini düşününce bu kitap ister istemez çok etkiledi beni. Efendi ile uşağının kış günü yolda mahsur kalmalarının ardından donarak ölmelerini anlatan bu eser de ölen kişi Efendi Vasiliy Andreyiç oluyor. Uşağı ise yaşamaya bile gücü olmayan biri olmasına ve ölüme gittiği için bir nevi sevinmesine rağmen efendisi tarafından kurtarılıyor. Hayatın yemek içmek ve bir takım zevklerden ibaret olmadığının anlatıldığı, iyi insan olmanın önemine her daim vurgu yapan değerli bir kitap. Yazar Tolstoy, konu iyilik ve insan olmak, bir kitabı okumak için daha ne olsun ki? Klasik kitaplar denildiğinde çekimser kalan okuyuculara seslenmek istiyorum;korkmadan okuyabileceğiniz eser her biri. Klasikleri okumaya ince olanlarla başlayabilirsiniz. Sonrasında sizlerde göreceksiniz her birinin ne kadar değerli olduğunu ve bir an önce okuma isteği duyacaksınız. Zengin, açgözlü ve hırs içinde boğulan; Vasili ve onun uşağı Nikita’nın bir koru için çıktıkları yolculuğun hikayesi. İnsan çözümlemeleri harika, etkileyici ve sürükleyici bir yazıya sahip olan Tolstoy;bize ölüm gerçeğini tekrar hatırlatıyor. Tolstoy hastalandığında ve kış günü evini terk edip tren istasyonunda öldüğünde de “acaba aynı Uşak Nikita gibi mi düşünüyordu?” Diye düşünmeden edemiyorum.
1000Kitap
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
7/10
·144 syf.··
2023 110. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2023 16:04
Lev Tolstoy'un hikayelerini hepimiz az çok öğrendik biraz. Bana göre, çoğu hikâyesi sırlar dünyasının Hristiyan versiyonu gibi geliyor artık :⁠-⁠) Ama genel olarak hepimizin beğendiği, sevdiği hikayeler. Birinci hikayede anlatmak istediği şey; insanları naparsan yap mutlu edemezsin, bazen istediğimiz kadar çabalayalım, iyi niyetli olup karşımızdakini düşünelim, bu her zaman istediğimiz sonucu veremeyebilir. Çünkü gerçekten insanları mutlu etmek, onları memnun etmeye çalışmaktan geçmiyor bence. Kendi hayat deneyimlerinden de bunu yeterince anladım, anlayabiliyoruz çoğumuz. Ne kadar verirsenz ne kadar eliniz açık olursa olsun, ne kadar çok cömert davranırsanız davranın, karşındaki iyi niyetli biri bile olsa hep daha fazlasını isteyip bekleyebilir. İkinci hikaye başlıktan bildiğiniz Efendi ile Uşağı 'nda ise anlatmak istediği; bazen bazı hırslarımızın sonumuzu getireceğini, ya da bizi mahvedecegini bilmeden yaşıyoruz. Farkında değiliz çoğumuz ama düşünsenize; önce en büyük isteğimiz üniversite kazanmak sonra mezun olmak, iş sahibi olmak, işinde yükselmek, daha da yükselmek... Evet bunlar belki hırs değil istek oluyor bazımızda ama sadece bazen bir istediğimizi alınca daha da ilerisini istiyoruz ve ölümü hiç hesaba katmıyoruz. 2 hikayede de anlatmak istediği, bazen her istediğimizi elde edemeyebiliriz; kimisi çevresindekini daha fazla mutlu etmek, kimisi daha fazla para kazanmak, kimisi daha daha ilerisini görmek istiyor ama hayat bu kadar fazla düşünüp çalışmak için çok kısa. Elbette amaçsız insan olmamalı, bazen hırs iyidir bana göre, ama hırslarımıza bu kadar fazla kapilmamiz gerektiğini düşündüren bir kitap oldu. Belki de Lev Tolstoy yanılıyordur, bazen hırslı olmak iyidir. * KEYİFLİ OKUMALAR*
1000Kitap
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
10/10
·144 syf.··
2025 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 22:08
Uzun zaman sonra bir Tolstoy incelemesiyle geldim. İş Bankasındaki bu baskı iki uzun hikayeden oluşuyor. Bir Toprak Sahibinin Sabahı ve Efendi ile uşağı. İkisi de harikulade… Ama en çok Efendi ile Uşağı. Bir uzun öyküden ne beklerseniz hepsini bulabileceğiniz bir yapıt. Para hırsıyla gözü dönmüş zengin tüccar Vasili Andreyiç ve kaderine razı, sessiz uşağı Nikita, kar fırtınasının ortasında çıktıkları bir yolculuk… Daha çok kazanmak, daha çok toprak sahibi olmak için çıkılan bir yolculuk. Efendisinin yanında sürüklenen çaresiz bir uşak. Özellikle efendi rolündeki Vasili’nin doğayla ve kendiyle yüzleşmesi, paranın ve statünün hiçbir şey ifade etmediği doğanın karşısında, gerçek insanlığın ve fedakarlığın nasıl ortaya çıktığını unutulmaz bir finalle gösteriyor. Bu kadar etkilendiğim bir öykü sonu olmamıştı uzun zamandır. Okurken içiniz üşüyecek ve birçok şeyisorulayacaksnız. zorlu şartlar altında insan doğası değişebilir mi? İkinci hikayede, Bir Toprak Sahibinin Sabahı… (Kitapta ilk anlatılıyor) Büyük değişimlerin ne kadar zor ve yavaş ilerlediğini, en iyi niyetlerin bile bazen nasıl duvara tosladığını gösteren, kahramanımızın, tüm samimi çabalarına rağmen, yıllardır süregelen güvensizlik, cehalet ve derinleşmiş sistem problemleri karşısında yaşadığı hayal kırıklığını okuyoruz. Bu iki öykü, varlık ve yokluk, bencillik ve fedakârlık gibi evrensel temalaı Tolstoy'un sade ve çarpıcı diliyle yüzümüze vuruyor. Muhakkak okumalısınız diye çok fazla yazmam ama bu kitap için yazacağım...
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma
10/10
·144 syf.··
2022 17. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2022 12:12
Lev Tolstoy un Efendi ile Uşağı kitabi zengin Vasili Andreyiç'in para hırsından, arazilerini genişletmek istemesinden dolayı uşağı Nikita ile yaptığı zorlu kış koşulları altındaki tehlikeli yolculuğu anlatıyor para hırsı ve soğuk la mücadele kaybedilen yollar Kısacık zevkle okunabilecek bir kitap zaten Lev Tolstoy kitapları hep zevkli degilmi en azından benim için öyle keyifli okumalar
1000Kitap
Efendi ile UşağıLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,7bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.