Efendi ile Uşağı Bir Toprak Sahibinin Sabahı

7,8/10  (88 Oy) · 
314 okunma  · 
71 beğeni  · 
1.727 gösterim
Efendi ile Uşağı – Bir Toprak Sahibinin Sabahı –

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy, yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin (Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik) devamı sayılabilecek Bir Toprak Sahibinin Sabahı’nda genç bir toprak sahibinin köylülerle ilişkilerini, tüm iyi niyetine rağmen cehalet ve güvensizlikten kaynaklanan güçlüklerle yüzleşmek zorunda kalmasını son derece çarpıcı bir dille aktarır.
Efendi ile Uşağı’nda ise doğayla insanın mücadelesini arka plana yerleştirerek, açgözlülükle tevazuun, iyilikle kötülüğün insan ruhundaki bitmek bilmeyen savaşını sarsıcı bir hikâyeyle gözler önüne serer.

Ayşe Hacıhasanoğlu (1952): DTCF Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Bir süre SSCB Büyükelçiliği Basın Bürosu’nda çevirmen olarak çalıştı. Edebiyat ve sosyal bilimler alanında çeviriler yaptı. Dostoyevski,
Tolstoy, Gorki, Bagirov eserlerini Türkçeye kazandırdığı yazarlar arasında yer almaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    2016
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9786053328490
  • Çeviri:
    Ayşe Hacıhasanoğlu
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Efendi ile Uşağı eserinin İş Bankası Yayınlarına ait basımında iki öykü yer alıyor: Bir Toprak Sahibinin Sabahı, Efendi ile Uşağı.

“Bir Toprak Sahibinin Sabahı”nda üniversite öğrencisi olan soylu genç Nehlüdov, eğitimini yarıda bırakır. Onu mutlu edecek olan şeye yönelir: Diğer insanları mutlu etmeye.
Bunun da yolunun köyüne geri dönmesinden, ordaki köylülerin sorunlarına çare bulmasından, onları refaha kavuşturmasından geçtiğini düşünür.
Bu haliyle toprak mülkiyetiyle ilgili sorunlara bir çözüm arayışında olan diğer Tolstoy karakterlerini çağrıştırdı bu hikâye bana. Zira, “Diriliş”teki Nehlüdov, “Anna Karenina”daki Levin de aynı arayıştadır.
Ne var ki köylü köleliğe, yoksulluğa, cehalete öylesine alıştırılmıştır ki, onu bütün bu olumsuzluklardan çekip çıkarmak zorlu bir çabayı da beraberinde getirir.
Tolstoy’un birden fazla eserinde bu konuyu sıklıkla işlemesi onun bu konudaki hassasiyetini gösteriyor.
Onun isteği, tıpkı J. Stuart Mill’in istediği şeyle, “en yüksek mutluluk” ile örtüşüyor.

İkinci öykü olan “Efendi ile Uşağı”, açgözlülüğün, hırsın sonunun iyi olmadığını, kişiye zarardan başka bir şey getirmediğini hatırlatan bir öykü. Öykünün güzel yanı ise, her kötü insanın içinde ufak da olsa bir iyi yan olduğunu göstermesiydi bana göre.

Kitap çok kısa sürede bitirilebilecek bir akıcılığa sahip.
Tolstoy, bu eserinde de kendisini hissettiren ahlâkçı filozof kimliğiyle, okurlarını bekliyor.
Herkese iyi okumalar dilerim.

Nurhan Işkın 
 06 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Efendi İle Uşağı
İkinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç, uşağı Nikita'ya kızağı hazırlatıp karda kışta yola çıkacaklarını söyler. Eşi ise hava şartlarının uygun olmadığından bahsetse de Andreyiç onu dinlemeyerek yapacağı ticareti ve kazanacağı paralara yoğunlaşır...

Yola çıktıklarında onları tipi ve fırtına beklemektedir. Nikita ne kadar uğraşsa da efendisini komşu köyde ki bir dost evinde kalmaya ikna edemez..

Hava daha da soğumuş ve yollarını kaybetmişler, üstelik kızağı çeken at ise zor ilerlemektedir...
Uçsuz bucaksız beyaz örtünün üstünde güçlükle yollarını bulmaya çalışırlarken, bir efendi ve onun yardımcısı olan uşağın insan adına neler yapabileceklerini, zorda kalınca kral ve dilencinin aynı şeyleri yaşadığını bir kez daha hatırlatıyor...

Çilekler
Çok kısa olan bu öyküde daha çok köyde yaşayan ailelerin, mutluluğu yardımlaşmaları anlatılıyor. Kızların dağdan topladıkları çilekleri köyde yaşayan efendilere satıp, kazanç elde edişleri konu alınmış. Bu on sayfalık öykü o kadar iyi tasvirlenmiş ki kendinizi çileklerin arasında hissediyorsunuz...

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Öykü insanın büyük konuşmamasını hatırlatan, konuştuğunuzda bunu mutlaka yaşayacağınızı anlatıyor...
Pahom, eşi ve kardeşinin bir konuşmasına şahit olup büyük bir söz söyler...
Toprak sahibi olmak için her şeyini ortaya koyup, çiftçiliğe başlar fakat köyünden geçen tüccarların söylemleri ile hep daha fazlasını kazanmak ister...

Pahom, Başkırlar'ın arazileri hakkında duydukları ile yollara düşer ve açgözlülüğünün mükafatını alır...

Üç Renk 
15 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kitap üç farklı hikayeden oluşuyor (Efendi ve Uşağı, Üç Ölüm, Çilekler). İlk hikaye etkileyici ve kitabın yarısını bu oluşturmakta. Ama diğer iki hikaye için aynı şeyi söyleyemem. Yine de hikaye olması hesabıyla kişiden kişiye değişebilir bu beğeni durumu. Ne de olsa edebiyatın babası Tolstoy'un kaleminden çıkmışlar.

Irem 
 02 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Üç tane öyküden oluşan kısacık bir kitap fakat kesinlikle okunması gerekiyor.Hem klasik olması sebebiyle hem de kitabın verdiği mesaj açısından...Öykülerde iyilik, doğruluk, sevgi ve sefkat duyguları o kadar hoş anlatılmış ki iyiye ve guzele olan inancınızı tazeliyor.Hepimize keyifli okumalar dilerim.

Afşin 
01 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Yaz günü insanı iliklerine kadar üşüten bir hikaye. Kısa ve öz. Anlatımı yalın ve akıcı. Bir çırpıda okunan bir kitap. Karakter sayısının azlığı ile diğer rus edebiyatı eserlerinde görülen olayların ve şahsiyetlerin abartılması kesinlike yok. Bölüm araları kısa. Okunmasının insana bir şeyler kattığı bir eser. Sonuçta Tolstoy :)

Mevsim Ahenk 
23 Oca 20:29 · Kitabı okudu · 1 günde

"Nikita'ya gelince, nasıl olsa ölecek. Zaten nedir onun yaşantısı? Acınacak nesi var? Ama ben onun gibi değilim, bir değeri var benim yaşamımın."

Kitabın ana karakteri Vasili Andreyiç'in ifadeleri böyle.
Para,mevki ve bunlarla fahirlenme sözkonusu olunca,uzaklaşılan vicdani değerlerin,süreç içerisinde tamamen sükut etmesinin resmidir bu.
Varoluşa aykırı bu anlayış,insanoğlunun tüm gelişim,dönüşüm ve değişimine rağmen,süregelmiş, felç olmuş bir anlayıştır.

Hayat kendini keşfetme yolculuğuysa,bu yolda kendimizi,başkaları üzerinden,başkalarıyla sınav olarak tanırız.


Tolstoy'un ustalık eseri Brüksel'de yaşanan gerçek bir olaya dayanıyor.

Sabırlı Firuze 
 02 Nis 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kandırıldığımı hissettim. Bu kitaptaki hikayeleri " insan ne ile yaşar" adlı kitapta da okumuştum. Bunu niye yapıyorlar? İsmini değiştirince kitap değişiyor mu? Her neyse kitaptaki hikayelerin hülasası, hırs, açgözlülük, kıskançlık gibi kavramların ne kadar gereksiz olduğunu anlatıyor. Diğer kitabı okuyanların bunu okumasına gerek Yok.

Ramazan Çoban 
02 Kas 2017 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Kar altında yürüyüşün satırlarla insana kattığı huzuru bende tatmak istedim. Çünkü beyaz iyidir; çünkü beyaz görüneni değil görünmeyen
kötülükleri de temizler; ruhumuzu arındırır.

Black Garden 
27 May 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Yaşamanın ve ölmenin anlamı gibi konular bir kitap konusu klasiği gibi görünse de bu kitapta bu konular çok gerçekçi anlatılmış, belki de bu konulara en iyi Tolstoy değiniyordur. Sormak lazım.

inisiyasyon 
18 Tem 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Efendi ile Uşak, tümü coşkuyla kaleme alınmış, insani değerlerle dinî değerleri aynı platformda ele alan hikmet dolu öykülerden oluşuyor. Öğüt veren, yol gösteren, iyilik ve doğruluğa yönelten, sevgi ve şefkati insanlık için bir kurtuluş yolu olarak sunan öyküler bunlar… Romanlarıyla aynı kuvvette olan bu öyküler, Tolstoy'un görkemli bir edebiyat çatısı altında kurduğu sanatın büyüsünü tüm canlılığıyla ortaya koyuyor.

Kitapta 3 tane kısa öykü bulunuyor. 3 öyküyü de çok kısa sürede bitirebilirsiniz. Hayattan dersler şeklinde yazılmış bu öykülerde açlık, nefret, hırs, zenginlik, kin gibi olgular karakterler üzerinden çok güzel aktarılmış. Dili gayet rahat, hemen bitirebileceğiniz bir kitap. Bu kadar ince olmasına rağmen etkisi uzun sürüyor diyebilirim öykülerin. 3 öyküden biri mutlaka aklınızda yer edinir, film tadında bir kitap benim için. Sahneleri gözümde canlandırma da hiç zorlanmadım, mutlaka tavsiye ederim

2 /

Kitaptan 31 Alıntı

Nurhan Işkın 
06 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Kazanmak ile kaybetmek ikiz kardeş gibidir."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 113 - Yason Yayınları)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 113 - Yason Yayınları)
Sabırlı Firuze 
29 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Kazanç
" olmaz. İnsan bazen bir saat geç kalmakla kaçırdığını, bir yılda kazanamaz."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 38)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 38)
Sabırlı Firuze 
01 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

İkiz
"Kazanmak ile kaybetmek ikiz kardeş gibidir." Bu gün varlıklı olanların ertesi gün yiyecek ekmek için ele güne muhtaç oldukları çok görülmüştür.

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 99)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 99)

“Ama sevgili dostum, iyi özelliklerimiz, bize kötü özelliklerimizden daha çok zarar verir yaşamımızda.”

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 4 - İş Bankası Yayınları, I. Basım, Çeviri: Ayşe Hacıhasanoğlu)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 4 - İş Bankası Yayınları, I. Basım, Çeviri: Ayşe Hacıhasanoğlu)
Nurhan Işkın 
06 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Gençler gitgide kopuyorlar bizden."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 48 - Yason Yayınları)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 48 - Yason Yayınları)
Nurhan Işkın 
06 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Koyu bir sis sarmış gökyüzünü.
Kar kasırgaları kıvrılıyor durmadan.
Bazen vahşi hayvanlar gibi uluyor
Bazen bir çocuk gibi ağlıyor..."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 52 - Yason Yayınları)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 52 - Yason Yayınları)
Nurhan Işkın 
06 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Anlaşılan, sevilen şeyleri bırakıp gitmek kolay değil. Fakat ne yapalım, yeni şeylere de alışırsın."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 73 - Yason Yayınları)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 73 - Yason Yayınları)
Sabırlı Firuze 
02 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Toprak
"....İnsan ne kadar ilerlerse toprak da gözüne o kadar güzel gözüküyor."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 119)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 119)
Sabırlı Firuze 
01 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Sıra
"Ulu tanrım, demek sıra bende. Emrin başım üstüne! Verecek bir canım var, onu da hemen al ki, beni kurtar."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 76)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 76)
Nurhan Işkın 
06 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Hırsızlardan rüşvet alıyorsunuz siz, kendiniz dürüst insanlar olsaydınız bir hırsızı serbest bırakmazdınız."

Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 120 - Yason Yayınları)Efendi ile Uşağı, Lev Tolstoy (Sayfa 120 - Yason Yayınları)
4 /