Yaz Geçer

·
Okunma
·
Beğeni
·
15359
Gösterim
Adı:
Yaz Geçer
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420037
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Yaz Geçer
Yaz Geçer
Yaz Geçer
İlk kez yayımlandığı 1992'den bu yana birçok yaz mevsimi geçti ama Yaz Geçer'e okurun ilgisi sönmedi, tersine giderek büyüdü. Yaz Geçer, Mungan'ın 1986-1992 yılları arasında yazdığı ve üç alt bölümde topladığı, farklı uzunluklarda 10 şiirden oluşuyor. İşte şairin, "Yaz geçer iyi gelir sözcükler" diyerek açtığı kitabından 1991 tarihli "Sandık Odası".

Sandık Odası gün ışığıyla yıkanmış küskün bir yıldız gibi akıp geçtin sessizliğimizin üstünden oyalanacak bir şey bile bırakmadın tozlanmış, dalgın bakışlarımıza ne zaman, nerede bir şey yitirsek burada bulacağımızı sanırdık bu sandık odasında mümkünmüş gibi balkonda unuttuğumuz nice yazlardan sonra...
Ludwigshafen - İstanbul, 1991
96 syf.
Hayat, sizler için nasıl devam ediyor bilemiyorum ama benim için şu anda yağan , tarif edilemeyecek güzellikte yağmur damlalarının altındaki serçeler , gözlerinizden öpüyor ben de avuçlarınızdan su içiyorum.
Meğerse nadasa salmışım kendimi , bağrımdan bereketli ürünlerin hasadını yapmak kaygısıyla , tırnaklarını saban , sevgisini tohum, nefesini ılıman bir iklim yapacak bir rençber gelir mi derken "Yaz Geçer" e düşmüş yolum... Yazılan bir mısranın, bazen günlerce kulağımda tınılarını duyarak yürüdüm...Bazen de gecenin çaresizliğinde , sessizliğimde yüreğimde sürükledim.. Ve İşte bazen dizeler sizi yalnız bırakmıyor, kime gittiyseniz o sizle oluyor kitap bitinceye kadar... Ama bitince bitiyor işte... Bir an gelir ve toparlanıp gider insan; yaşanmış yaşanmamış her ne varsa geride bırakarak. Birlikte olabilmek için aynı olmak gerekmiyor . Doğru yerde olmak kadar doğru, dürüst ve içten olmak da önemlidir değil mi ?
Diyeceğim o ki ; aşklar hiç bitmesin, her daim kalbimizin istikametinde devam etsin güzelliklerle..
Keyifli okumalar.
96 syf.
·Beğendi
Murathan Mungan ile ilk olarak "Yalnız Bir Opera" şiir videosuyla tanışmış ve çok sevmiştim, ama düne kadar bir türlü kitabını okumaya fırsat bulamamıştım. Daha kitabın ilk dizelerini okumaya başladığım anda bilinç altıma ne kadar işlemiş olacak ki sanki kitabı bana Video'daki ses okuyormuş hissine kapıldım ve kitaptan daha çok zevk aldım.

Kitabın genelinde anlatılan konunun bütünlüğü sizi başka şiir kitaplarında yaşadığınız kopmalardan alıkoyuyor. İçinde Yaz bitti ,Bilardo topları ,Yalnız bir opera ,Terastaki havlu ,Kadırga gibi başlıklarla birçok şiir olmasına rağmen ben en çok Bilardo toplarıyla Yalnız bir Opera şiirini sevdim. Aşkı, ayrılıkları bu denli güzel anlatabilmek imrenilecek şey doğrusu..Başucu kitaplarımdan biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Normalde şiir kitaplarına inceleme yazmak gibi bir alışkanlığım olmadığı halde bu kitaba kayıtsız kalamadım. Ben yandım eller yanmasın demiyorum. Sizin de Murathan Mungan'ın kelimelerinin gücünden yanmanızı (şaka tabii :)) nasibinizi almanızı istiyorum. Ve diyorum ki;

Hiç şiir sevmeyen arkadaşlar, önyargılarınızı kırın ve bu kitabı okuyun.

Yalnız Bir Opera şiirinin Video'sunu da izlemeyi unutmayın lütfen.

https://youtu.be/hqPtDlj56UA
96 syf.
·9/10
DİKKAT DİKKAT!
Bu bir kitap incelemesinden ziyade kitabın içindeki bir şiirin incelemesidir. Çünkü bence sadece o şiiri kitabın tamamına bedeldi :)
Başlamadan önce bu etkinliği (#31053074) düzenlediği için https://1000kitap.com/nausicaa'ya teşekkür ediyor ve bu incelememi de ona armağan ediyorum. Ayrıca bu kitabı okumak henüz aklımda olmadığı halde bunu okumamı sağlayan Hakan'a da teşekkür ediyorum.
NOT: Şiirin SPOİLER'e olur mu? Herkesin bir şiirden aldığı his farklıdır, o yüzden olmaz diye düşünüyorum...
Yalnız bir operaya başlarken ben bilmiyordum hiç, sevgilin kim? Yorgun ve kirli bulduğun geçmişinin sevdiğinle aranda olduğunu söyledin? Ve her şeyi yine onunla temize çektiğini. Kelimelerin acıyordu sanki. Belli çok fena canını yakmış birisi, hayır hayır sanırım yetim bırakmış kalbini. Varlığını ele geçirmiş senin dediğine göre. Sahi neden korumasını bilmemiş? Terk ettin beni tüm kazananlar gibi diyorsun sen oysa tam aksine kendisini bu kadar seven birini kaybetmiş o her kimse... Onun yokluğu kimsesiz hissettirmiş ya seni, bilemezsin tüm varlığıyla yanında olsun istedim o an senin, bir mevsim beklediğine değsin diye, yüzünün ayrıntılarından bahsettiğini, liriği ne denli ona benzettiğini bilsin diye düşledim. Onu düşündüğünde şiire olanları bilseydi eğer yaz başıydı gittiğinde diyordun ya hani eminim en geç yaz sonuna kadar gelirdi. Zamanı ikinize düşman ettin. Tam şu dizelerini
"Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını" okuduğumda nasıl içerledim?

Hani koca bir yazdan sonra dönmüştü sonra. Hiçbir şey eskisi gibi değildi söylediğine göre. Biraz eksik, biraz yarım. Söyler misin, ne olmuştu size? Gerçekten zaman mıydı bu olanların sorumlusu, uzaklık yaramamış mıydı ikinize?
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık ne de ben kapıyı açabilirim sana dediğinde. Bilmiyorum olur muydu, gidip onu dönmesi için ikna etmek ve sana da kapıyı açtırmak? Tüm kalbimle mümkün olsun istedim, ikinize bunu yaptırmak...
İki yorgun ve yalnız yıldızdınız belki. Düşündüm yıldızlar yorulmazlar ki, tek sorun uzak olmanızdı birbirinizden takım yıldızı olsaydınız dedim keşke.
İkimizden ne kalacak geriye diye sordun ona. Bu şiirler belki ve sana bunu yazdıran o anılar. Bir soru daha gelmişti sonra senden ona
" Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi." O an koşup bir çocuğun başını okşamak belki, depremin içinden, yıkıntıların arasından çekip çıkarmak o yaralı bedenleri ve en çok da yıkıntıların üzerinde kalmış olanlar için bulamadıkları bir türlü, belki de bulamayacakları yakınlarına ağlamasınlar diye daha fazla kalplerine içimdeki tüm umudu son zerresine kadar aşılamak istedim. Kış başlıyor dedin, hoşnutsuzdun. Bahar gelsin istedim, onu getirmek, hoşnut ederdi belki seni, ama beceremedim. İyi bak kendine demenle, her veda cümlesinde olduğu gibi mahzun bir hüzün sardı yüreğimi. Aynalara bakamamak dedin, sessizlikten korktuğunu da söyledin. Neden korkuyorsun ki sanki sessizliğinde bile içindeki sesin yok mu sana eşlik eden? Hem bilmez misin aynalara korkmadan bakmak ne güzeldir. Saatin tik takları ve duvarlar, koca yalnızlığı anlatan imgeler kullanıp sonra da "denemeseniz de, bilirsiniz hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar" dedin ya inan bana ne kadar çok kızdım sana. Yaşamak varken hâlâ niye öyle dedin bir anlam veremedim. Yüreğinin bir şeyleri unuttuğundan bahsettin ve bir gün bununla yüzleşmenin ne kadar zor olduğundan, zamanın bir şeye çare olmadığından. Zordur ne diyebilirim ki sana ama güzel dizelerine rağmen böyle umutsuzca konuşman yakıştıramadım pek kusruma bakma. Bu şiire başladığında nerdesin, şimdi nerde? Bu defa ben soruyorum sana. Yarandan bahsettin, iyileşmesini diledim. Şiirlerin solmuş, aşk bitmiş. Hayır olamaz, diye söylendim. Aşk seni bulsun, ve açsın o şiirler diye devam ettim. Aşk YALNIZ BİR OPERA dedin. Şiirin adını söyledin. Sorguladım iki kişilik olanı daha hoş değil miydi? Uyuyup uyanmadığını söylediğinde, bir kez daha anladım. Uyumak zordu, uyanmak daha beter. Gökyüzünde yıldız arayan o gözlerin, gördü mü peki geceyi güzel yapan hilali... Bitmemiş bir şiirde yoluna devam ederken sen izledim ve ben de hiç bitmesin istedim sonu mutlu bile olsa son olmamasını diledim. Senin dönüp ardına baktığında bulamadığın sanatı, yanıbaşıma koydum ben şimdi.
Sevgili dostlarım kısacası okuyun mutlaka bu şiiri...
YALNIZ BİR OPERA şiirini dilerseniz sesli olarak da dinleyebilirsin.
Buraya kadar sabırla okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Sevgiyle ve tebessümle kalın :)
96 syf.
"Yaz Geçer Yine Gelir
Yaz Geçer İyi Gelir Sözcükler"


Murathan Mungan, şiirlerini bir olayı anlatıyormuşcasına ama duygularını kendine özgü bir düşüncesi... Şiirleri okurken bir olayın içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz..

Kitabında yazın ayrılan kişinin yaşadığı duyguları . Yaz bitince ise sonbaharı, Yaprakları dökülen ağaçları, Mevsimleri ve ayrılık acısını hüznünü anlatıyor.

Yazdıkları Düz yazıya benziyor fakat serbest şekilde şiir yazdığı için bu düz yazılar şiirlerin içinde harmanlayıp ortaya koymuş, Güzel beğendim.
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Murathan Mungan'dan okuduğum ilk kitaptı.Elimden düşürmeden bir gecede bitirdim oldukça sürükleyici oldu benim için.

Kitapta 1986-1992 yılları arasında yazılmış ayrılık temalı on farklı şiir yer alıyor.

Tüm şiirlerin her cümlesinde ayrı bir yere sürüklendim okurken.Her kelimesinde farklı hisler tattım.Beni en çok etkileyen şiir ise "Yalnız Opera" oldu.

Mungan'ın özgün bir üslupla yazılmış şiir kitabı eğer duygularınızı ruhunuza kelime kelime nakşettirecek,her zerresine kadar hissettirecek bir şiir kitabı istiyorsanız en sevdiğiniz fon müziği ile birlikte mutlaka okuyun derim.

Son olarak küçük bir dize bırakıyorum. Keyifli okumalar.Sevgi ile kalın.

"Sense kendini hâlâ hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim."
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
"Yaz Geçer"

Hakikaten yazınca geçer mi?
Sanırım geçmese bile hafifletir değil mi?
Konuşmak da bu kategoriye girer mi acaba? Sanırım girer.
Ya susmak?

Murathan Mungan da sanırım geçmesi için yazmış, geçmese bile hafifletmiştir.
İlk şiir "Yalnız Bir Opera" resmen kendine aşık etti ve şiir bittiğinde direkt diğer kitaplarını da sipariş ettim. Böyle etkinlendiğim bir durumu uzun zamandır yaşamamıştım. Bu şiiri mutlaka okuyun. Bulmak çok zor değil. 16 sayfa falandı sanırım. Okuyamam diyorsanız bari dinleyin ( https://www.youtube.com/watch?v=2u_sN9jifgY) Şöyle ışıkları kapatın, gözlerinizi de kapatın, uzanın yatağınıza sonrası muallak...

Kelimeler öyle güzel yan yana gelip birliktelik oluşturmuş ki; ulan işte bu yaa dediğim anların sayısı bir hayli fazlaydı.
Tabii kitap sadece bu şiirden ibaret değil ama beni en çok etkileyen bu oldu. İlk defa Mungan okuyacaklar önce bu şiirini okusun zaten sonrasında ister istemez okumaya devam edecekler.
Kadırga şiiri de baya etkiliydi. Uzun şiirlerini daha çok sevdim. Birçok duyguyu barındırıyordu o uzun şiirler. Okurken kapılıp gidiyorsunuz zaten. Olduğunuz yerde kalmanız mümkün değil. Kim bilir nerelere doğru yolculuğa çıkacaksınız.
Yani demem o ki Mungan okuyun arkadaşlar en çok da "Yalnız Bir Opera" şiirini.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitaptaki son şiir "Yalnızca üşüyorum" cümlesiyle bitti. Ve ben, gerçekten üşüyorum şu anda.
Murathan Mungan'ın ruha dokunan bir kalemi var. Benim hayatıma da dokundu sanırım..

Okunmaya değer, güzel kalem...
96 syf.
Yazınca geçecek mi? Peki ya okuyunca...

Sevgili Murathan Mungan'ın okuduğum ikinci kitabı oldu, bu kitabı daha çok sevdiğimi itiraf edebilirim.

Ayrılık, insanı kendi dünyasından alıp bir çöl ortasında bırakıyor. Veya yazarın da dediği gibi:

"Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen Zaman sizi kanatır.."

Herkes farklı sever ve üzülür. Ama kitabı okurken, siz de Mungan kadar hissediyorsunuz ayrılığı, unutulmayan anıları. Ben severek ve üzülerek okudum. Ayrılık acısı yaşıyorsanız, biraz da tuz basmak isterseniz sizin de okumanızı tavsiye ediyorum.

Bana zamandan söz ediyorlar.
Gelip size zamandan söz ederler.
Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler.

Bu yüzden yapılacak en güzel şey, Mungan'ın da dediği gibi, "Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak..."
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Mungan'la tanışma kitabım oldu. Neden bu kadar geç kalmışım dedim kendime. Öyle güzel dokunuyor ki kalbinize. Kelimelerle sihir yapıyor adeta. murathan munganın en güzel şiirleri burada. içinizdeki bir yerlere dokunuyor, ben aşkı daha yaşamamışken buradaki şiirlerden öğrendim, hissettim.. sıkılmadan okuduğumu söyleyebilirim. bazı cümleler sizi yıllarca takip edebilir..kesinlikle tanışın bu yazarla...
96 syf.
·1 günde·1/10
Kitabın incelemelerine bakıyorum da acaba başka bir kitabı mı okudum diyorum. Tamam kitaplar alıntı için okunmaz ama alıntı yapılacak cümle bulamadım resmen. Sevgilisinden ayrılmış, aşk acısı çekmiş falan filan. İyi ki kısa bir kitaptı. Kitabın neredeyse yarısı kadarını bu ne diyor ya diyerek okudum. Sana ayırdığım zaman için çok üzgünüm..
Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz.
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız.
Ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.
Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada
bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz, bir başka bahara...
neden ansızın aklıma düştüğünü sordum kendime. Sonra anladım: Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde
Murathan Mungan
TERASTAKİ HAVLU
Hayatın yüzüme kapattığı kapıları
kalbim şimdi anladı
kaç tuzakta konakladı bu kalp
devamsız hikayelerde yaşlandı
kaç tane aşk yaptım
yalnızca bir tekinden
zaman aldıklarını
bir daha yerine koymadı
bütün hayatım kulaklarımda
bir şarkı gibi çınladı
başkalarının söylediği…
cam kenarına oturduğum masadan
yüzüme sokağı vuran tülün gölgesinde
düşünüyorum:
yavaş yavaş anıların da terk ediyor beni
git gide azalıyor
günün birinde birlikte
bir fincan kahve içebilmenin sadakati
hayali
neden mümkün olmuyor
ayrılmak
yok pahasına
tüketmeden her şeyi
Sevgilim,
yetimim benim,
aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken
kapılar kapalı,
dünya buzlu cam
uyuşmuş gözlerimin önünde
hayat akıp gidiyor
hiç kımıldamadan

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaz Geçer
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420037
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Yaz Geçer
Yaz Geçer
Yaz Geçer
İlk kez yayımlandığı 1992'den bu yana birçok yaz mevsimi geçti ama Yaz Geçer'e okurun ilgisi sönmedi, tersine giderek büyüdü. Yaz Geçer, Mungan'ın 1986-1992 yılları arasında yazdığı ve üç alt bölümde topladığı, farklı uzunluklarda 10 şiirden oluşuyor. İşte şairin, "Yaz geçer iyi gelir sözcükler" diyerek açtığı kitabından 1991 tarihli "Sandık Odası".

Sandık Odası gün ışığıyla yıkanmış küskün bir yıldız gibi akıp geçtin sessizliğimizin üstünden oyalanacak bir şey bile bırakmadın tozlanmış, dalgın bakışlarımıza ne zaman, nerede bir şey yitirsek burada bulacağımızı sanırdık bu sandık odasında mümkünmüş gibi balkonda unuttuğumuz nice yazlardan sonra...
Ludwigshafen - İstanbul, 1991

Kitabı okuyanlar 1.877 okur

  • Gipkis
  • Bilge çavuş
  • Sade
  • İkra
  • İşin Aslı
  • Ezgi Tuna
  • İbrahim Peri
  • Sibel demir
  • Elif Kygsz
  • Betül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%4.7
18-24 Yaş
%22.9
25-34 Yaş
%24
35-44 Yaş
%37.6
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.6
Erkek
%26.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (154)
9
%16.5 (91)
8
%15.8 (87)
7
%6.5 (36)
6
%4.7 (26)
5
%1.8 (10)
4
%0
3
%0.5 (3)
2
%0.2 (1)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları