Lal Masallar

8,0/10  (43 Oy) · 
167 okunma  · 
41 beğeni  · 
1.811 gösterim
"Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş gibi, masala inanmayan gerçeğe inanır mı?" 1981-89 yılları arasında yazılmış üç öykü oluşturmuştur Lal Masallar'ı. 2002'deki 8. basımının kapak resmi Mustafa Ata tarafından Lal Masallar için özel olarak yapıldı.
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789753420341
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şeyma Öztürk 
 14 Mar 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Uzun zamandır Murathan Mungan okumaya hangi eseriyle başlasam diye düşünürken nasibime Lal Masallar düştü. Âzer ile Yadigâr'ın, Muradhan ile Selvihan'ın ve Ulak ile Sadrazam'ın yaşamlarını anlatan lal masallar...

İlk masal konar-göçer aşiretlerin yaşadığı devirlere götürüyor okuyucuyu. Âzer ve Yadigâr'ın birbirlerine karşı duydukları imkânsız aşkı şiirsel bir dille anlatıyor yazar. Bu masalı okurken birtakım ifade tarzları dışında farklı ve etkileyici denilebilecek bir yön göremedim. Klâsik bir hikâye, daha farklı bir üslupla etkileyici kılınmış bana kalırsa.

İkinci masalda ise Muradhan ile Selvihan karşılıyor okuyucu. Yine bir aşk masalı okumaya hazırlanıyoruz. Bu masal diğerine kıyasla daha akıcı ve güzeldi benim nazarımda. İnsan iki masalı da okuyunca 'Birbirini çok seven insanlar hep ayrı kalmak zorunda mı?' diye hayıflanıyor.

İki hüzünlü aşk masalının ardından tarihi bir masala geçiş yapıyoruz. Belki bu sefer mutlu bir masalla karşılaşırım diye düşünürken yine bir hüzne ortak oluyoruz. Masalda bir padişahın ölümü karşısında sadrazamın, tahta kimin geçeceğine dair hisleri ve çabası yer alıyor. Masalda her ne kadar şahıs ismi verilmemiş olsa da, söz konusu padişahın Fatih Sultan Mehmed olduğunu anlatılan bilgilerden çıkarıyoruz. Benim kitapta en sevdiğim masaldı diyebilirim. Zira iki şehzadeye padişahın ölümünün haber verilmesi için ulak yollanması sırasında, lal olan ulağın yolculuğu süresince hislerini ifade ediş tarzı son derece etkileyiciydi.

Fazlasıyla girizgâh ve betimlemeler içeren bu eserin ismi de tesadüf değil belli ki. Kitapta geçen üç masalda da lal kahramanlar yer alıyor. Bu özellik kitabın okuyucunun gözünde daha bir anlam kazanmasını sağlıyor. Hafif, yer yer akıcı, naif bir eserdi. Okumayı düşünenler için hoş bir alıntı bırakalım, iyilikle kalın sevgili okur. :)

"Biliyorum ki, kötülüğün gücü sonunda sahibine dayanır. Kötülüğün sınırları o kadar geniştir ki, gün gelip içine sahibini almamazlık edemez. Kendi kötülüğüyle baş edebilen hiç kimseyi tanımadım, tanımıyorum. Mutsuzluğun, kötülükle çok yakın ilişkisi olduğunu da biliyorum."