Adı:
Kırk Oda
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
162
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420358
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Kırk Oda, Murathan Mungan'ın ilk dönem öykü kitapları içinde en çok sevilen kitabı oldu. 2002'deki on birinci basımını, kapakta ressam Selim Cebeci'nin Kırk Oda için özel olarak yaptığı resimle yayımladık.
"Çocukluğumuzdan beri masalın bir yerinde karşımıza çıkar: Kırkıncı Oda yasağıdır bu. Üstelik anahtar elimize verilmiş, seçim bize bırakılmıştır. Sancılı bir ikilemin ortasında kalakalırız. Sonunda insan aklı ve duyarlığı; bilme ve öğrenme tutkusu; tanıma ve anlama merakı, cezası ne olursa olsun anahtarı seçer.
"Kendi kırk odamın inşasına böyle bir anahtarla başladım.
"Yalnızca yakın çevrenizden, mahallenizden, işyerinizden değil; masallardan, öykülerden, romanlardan, oyunlardan, filmlerden de tanıyorsunuz kahramanlarımı. Kırk odalık bir saraydan geçerek çıkıyorlar günümüz sokaklarına. Kapının öte yanına.
"İşte size uzattığım anahtar..."
Masalların aslında mutlu sonla bitmediğini gösteren ve herkesin yalnızca kendi masalını oluşturabilmek adına nelerden vazgeçebileceğini, benliğinden sıyrılabileceğini anlatan öyküleri barındıran kitabı elimden bırakmak işkence gibi geldi.
Şiirsel bir üslup kullanmasıyla öykülerini daha da çekici kılan Murathan Mungan, aslında görmezden gelinen bir çok duygu durumunu işlemiş.
Her cümlenin altını çizmek istedim; her cümleyi okudum, düşündüm ve anlattım.
"Büyüklere masallar" yazılmalıydı arka kapağa çünkü çocukluğumuzda hepimizin ezbere bildiği masalların ezberini bozarak yazmış Murathan Mungan. Bazı masalları kolaylıkla okusam da, bi kaçı beni zorladı. Ancak dilini sevdim ve ilerde diğer kitaplarını da okuyabilirim.
Yorumun devamı ve kitabin detayı için; https://kelimelersahneler.blogspot.com.tr/...itap-yorumu.html?m=1
Bakmanızı öneririm.
Murathan Mungan'ın dokuz hikayeden oluşan kitabında küçüklüğümüzden itibaren hayranlıkla okuduğumuz masalların aslında sosyal hayatımızı şekillendirdiğine dikkat çeker.
Okunması oldukça keyifli bir kitap...
Tekrar cocukluguma dönerek büyük bir zevkle okudum.
Masal diyarında gezinti yaparken ;karakterlerini masallardan tanıdığımız ters köşe olan kahramanlarıyla Kırk Oda, günümüzle harmanlanmış okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap...Keyifli okumalar..
Kitaba başlamadan evvel Murathan Mungan ön yargısı ile başladım işe. O yüzden kitaplarına uzun zaman başlamadım neymiş ne değilmiş diye bile bakmadım.
Derken Kırk Oda adlı kitabını okumaya koyuldum.Kitapta toplam 9 adet öykü bulunuyor ve ben sizlere çok beğendiğim ve etkilendiğim ikisinden bahsedeceğim.
İlk hikaye Yedi Cücesi Olmayan Bir Pamuk Prenses.
Bu hikayeyi okuduktan sonra kitaba gönül rahatlığıyla devam ettim ve büyük bir keyifle bitirdim. İlk hikayeden de anlayacaksınız dili çok akıcı nasıl okuyup bitirdiğinizi anlayamıyorsunuz. Bu hikayede dil kullanımı dışında beni cezbeden başka bir tarafı ele aldığı bilindik hikayeyi değişik bir bakış açısıyla işlemiş olmasıydı. Okurken acaba neyi nereye nasıl bağlamış diye merak edip durdum ve konunun içinde yer alan felsefik kısmı anlamaya çalıştım. Bunu yapmak çok hoşuma gidiyor çünkü beni düşündüren kitapları her zaman çok sevmişimdir. Yazar önemli olanın bir şeyi isteyip ona ulaşamasan bile yola devam etmen gerektiği ve bu yolda ilerlerken her zaman azimle ve istekle en önemlisi büyük bir inançla başka yollara sapmadan onu yapman gerektiği konusu üzerinde duruyor. Gerçekten de durup düşündüğünüzde bir yere varmaktansa o yolculuğu yaşamanın uğraş vermenin daha önemli olduğunu anlıyorsunuz. Bunu da pamuk prenses üzerinden anlatıyor. Pamuk Prenses karakterinin günümüz öykülerinde kullanabilir olması benim çok hoşuma gitti.
İlk hikayeyi bitirdikten sonra heyecanla diğerlerini de okumaya koyuldum ve etkilendiğim beni şaşırtan bir diğer hikayeye denk geldim o da Aşkın Gözyaşları ya da Rapunzel ile Avare idi.
Hikayenin aslında ne olduğunu hangi konuyu ele aldığını ne anlatmak istediğini son 2 sayfasında anlıyorsunuz. Ben bu iki sayfayı okurken hayal kırıklığı,sevinç,üzüntü,şaşkınlık gibi bir çok duyguyu hissettim. Bu hikayeyi bitirdiğinizde sizi olduğu gibi kabul eden,seven, sorgulamayan beklentisi olmayan insanlarla birlikte olmanız gerektiğinin farkına varıyorsunuz.
Önemli çıkarımlarda bulunabileceğiniz üzerine oturup düşünebileceğiniz güzel bir kitap...
Sadece bir öykü kitabı değil Kırk Oda, günümüzle harmanlanmış masalların şiir tadında anlatımı. Karakterleri ya kendinizden ya da masallardan tanıyacaksınız zaten.
Çocukluğumuzun masal kahramanları bu kitapta tekrardan yer bulmuş, büyüklere masallar şeklinde. Ancak bu öykülerde masalların bilindik sonları beklenmemeli.
Tüm öykülerini beğendim diyemeyeceğim ancak Murathan Mungan'ın okuduğum ilk kitabı. Dili, aşkı , yalnızlığı anlatımını beğendim, cinsellik içeren bazı bölümler okuru rahatsız etmemek adına sanki biraz yumuşatılabilirdi gibi düşünüyorum.
Yine de diğer kitaplarını merak ettirdi.
Birbirinden bağımsız görünen ama birbirine sıkı sıkıya bağlı öyküler. . O kadar ki bambaşka hayatlardan bambaşka selamlar çakılıyor saygı duruşu mahiyetinde. Favori öyküm "Hedda Gabler" oldu. Bir solukta okunası fakat bir ömürle anlanası...
Büyük bir iştahla elime almıştım ancak son istanbul gibi bu kitapta da sevdiğim Murathan Mungan i bulamadim. Sanırım Mungan edebiyatının erken dönemleri pek bana göre değilmiş...
Öyküler öyle dağılıyor ki çoğu zaman nerden geldim buraya düsüncesiyle birkaç cumle geriye dönmem gerekti...
Çok keyif aldığımı söyleyemem.
Masallarda, romanlarda, filmlerde karşımıza çıkan kahramanları Murathan Mungan'ın kapısının anahtar deliğinden izliyoruz. Bu şekilde masallardaki kırkıncı oda yasağını da deliyoruz. Yazarın bu kitabında bazı öyküler bildiğiniz masalların tekrar kurgulanmış ters yüz edilmiş hali, o nedenle kimi zaman bilindik bir olayı okurken sıkılıyorsunuz. Bazı öykülerde yazarın diğer öykü kitaplarından aldığınız lezzeti alamıyorsunuz. Bunu da yazarın ilk öyküleri oluşuna bağlıyorsunuz. Yazarın külliyatını bilmek için okunması gereken bir öykü kitabı...
Toplumca fazla önemsenmemiş, hayatları incelenmeye değer görülmemiş insanların hayatlarının konu edildiği Kırk Oda bu yönüyle bir Murathan Mungan klasiği. Mungan, karakter tasvirleri ve değindiği meseleler ile insanları şaşırtmaya devam ediyor.
Murathan Mungan'ın farklı tarihlerde yazmış olduğu kısa hikayelerinden oluşan bir kitap. Bildiğimiz masalları farklı şekilde ele alması hikayelerin okunurluğunu daha çekici hale getirmiştir..
Kimse kimseye hayatını anlatmıyor ki.
Özlemlerini, düşlerini herkes birbirine kilitlemiş.
Şiirlerime ağlardım İşte. Düpedüz ağlardım. Güzel olup olmadıklarını hiçbir zaman bilemedim. Bildiğim tek şey: onların beni anlattığıydı-ağlattığıydı.
"Onu üzmeye hakkım yok. Duygularıyla oynamaya. Beni o da çok seviyor. Sen yokken o vardı. Beni hep sevdi. Bana ihtiyacı var. Başkasını sevdim diye, ben şimdi sevdim diye, onu bırakamam."
Neden kimse, kimseyi sevmiyor, diyorum. Neden insanlar bu kadar sevgisiz diyorum. Niye bu kadar yalnızız, mutsuzuz, katıyız, benciliz, kabayız? Hoşgörüsüz, anlayışsız, lanet insanlar olduk hepimiz! Oysa sevebilsek, birazcık sevebilsek, birazcık sevgi diyorum. Evet bunları da diyorum. Çözemediğimiz bütün sorunları sevgiye yükleyip kurtulamıyorum işin içinden, kurtuluyoruz işin içinden. Bütün dünyayı genişçe bir ana kucağı gibi düşlüyoruz.
Sen çok güçlü ve çok akıllısın.
Güçlü ve akıllı olmak istemiyorum, artık mutlu olmak istiyorum.
Murathan Mungan
Metis Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırk Oda
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
162
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420358
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Kırk Oda, Murathan Mungan'ın ilk dönem öykü kitapları içinde en çok sevilen kitabı oldu. 2002'deki on birinci basımını, kapakta ressam Selim Cebeci'nin Kırk Oda için özel olarak yaptığı resimle yayımladık.
"Çocukluğumuzdan beri masalın bir yerinde karşımıza çıkar: Kırkıncı Oda yasağıdır bu. Üstelik anahtar elimize verilmiş, seçim bize bırakılmıştır. Sancılı bir ikilemin ortasında kalakalırız. Sonunda insan aklı ve duyarlığı; bilme ve öğrenme tutkusu; tanıma ve anlama merakı, cezası ne olursa olsun anahtarı seçer.
"Kendi kırk odamın inşasına böyle bir anahtarla başladım.
"Yalnızca yakın çevrenizden, mahallenizden, işyerinizden değil; masallardan, öykülerden, romanlardan, oyunlardan, filmlerden de tanıyorsunuz kahramanlarımı. Kırk odalık bir saraydan geçerek çıkıyorlar günümüz sokaklarına. Kapının öte yanına.
"İşte size uzattığım anahtar..."

Kitabı okuyanlar 263 okur

  • Öykü Hacıbekiroğlu
  • Ersin Kara
  • Su Bulut
  • Merve YILMAZ
  • Çağla Arslan
  • Güneş Köksal
  • Kendine Şair
  • Nedra Nani
  • Nurhan Kapılar
  • Senem Ağaçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0.7
14-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%15.1
25-34 Yaş
%24.5
35-44 Yaş
%40.3
45-54 Yaş
%18.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.9
Erkek
%24.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (11)
9
%12.7 (7)
8
%36.4 (20)
7
%20 (11)
6
%3.6 (2)
5
%0
4
%3.6 (2)
3
%1.8 (1)
2
%1.8 (1)
1
%0