Şairin Romanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,4bin
Gösterim
Adı:
Şairin Romanı
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753428088
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Adı Yerküre olan bir gezegen. En büyük kara parçası sayılan Anakara'da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend'e varmak üzere yola çıkan gezginler. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair. Yıllarca evinden hiç çıkmadan yaşadıktan sonra, çıraklarıyla birlikte kendisini yollara vuran bir şiir filozofu. Yalnızca şairleri öldüren bir katilin izini süren atlı polis ve yardımcısı.

Yol boyu içinden geçtikleri yerler, yaşamlar. Surlarında şiir bayrakları dalganan şehirler. Kanatları göğün gizemlerini birbirine bağlayan kuşlar. Sayıların, sözcüklerin, şifrelerin ardında ömür tüketen matematikçiler, dilciler, sözlükçüler, şairler... İnsanların ruhlarını sağaltan rüya terbiyecileri.
Batı'nın modern çağ fantazi romanlarıyla Doğu'nun Binbir Gece Masalları'nın özgün bir bileşimi.
Tabiata, emeğe ve şiire bir övgü.
(Tanıtım Bülteninden)
590 syf.
·9 günde·8/10 puan
Kendimi kutluyorum...
Turk edebiyatinda ilk ütopik roman okuma konusunda seçebileceğim en zirve kitabı seçmişim. Bana göre modern Türk edebiyatında son 15 yılın en büyük şaheseri bu kitap.

Her paragrafı şiir tadında mükemmel bir edebiyat metaforu. Murat Mungan resmen kelimelerle dans etmiş:))

"Yerküre" adlı bir gezegende hepsi şair olan romanda, olaylar ,karakterler ,Yerküre öyle bir anlatılmış ki her kitabı kapadığımda sanki kitap değilde beyaz perde kapanmış hissini verdi bana. Anlatım, betimlemeler o kadar mükemmel ki Muratgan bize okutmakla kalmıyor bize o anları bire bir şahit olmuşuz hissiyatını veriyor .
Kitapta sadece iki konu hoşuma gitmedi :
1.İlk 150 sayfadaki yorucu betimlemer.
2. Kurgudaki zayıflık.

Bir çok kişinin hayatını sekillendirebilecegini düşündüğüm bir eserdi benim için. Ve kesinlikle sabırla ve boş kafa ile okunması gereken kitaplardan.

Edebi yani çok ağır basan romanları sevmeyenler dışında herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum:))
592 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Şiirin egemen olduğu bir ütopyayı anlatan bir roman. Eserde geçmiş ve şimdiki zaman arasındaki geçişler okuyucuya belli bir yere kadar yansıtılmıyor,yani belli bir yere kadar geçmişten mi yoksa şimdiki zamandan mı bahsedildiğini anlamıyorsunuz.
Bunun dışında kahramanların maceraları ayrı ayrı anlatılıyor ama kitabın sonlarına doğru kahramanların neredeyse hepsinin yolları kesişiyor.
Olay örgüsü bakımından bakılacak olursa bence sağlam bir olay örgüsü var ve kitabın sonunda okuyucuyu şaşırtan bir roman. Bu şaşırma ne kadar içinizde bir burukluk bıraksa da.
“Şiire oldukça fazla önem verilen bir dünya acaba nasıl olurdu?” diye düşünen şair ruhlu insanların kesinlikle okuması gereken bir kitap :)
592 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
"İnsanlık ne kadar büyük bir yalnızlığı, yabancılaşmayı, sevgisizliği ve yıkımı yaşıyor olursa olsun, dünyanın herhangi bir yerinde şiir yazan birisi varsa ve onu okuyan bir başkası varsa, barıştan, aşktan, özgürlükten ve güzellikten umudu kesmeye yer yoktur."
Şükrü Erbaş

İncelemeye bu alıntı ile başlamak istedim çünkü romanın yapısına çok çok uygun bir alıntı. Mungan'ın 15 yıl emek verdiği, demlene demlene ortaya çıkardığı, kendi edebiyat hayatının bir özeti gibi belki de bu kitap.

Binbir Gece Masalları tadında bir kitap. Zaten tanıtım bülteninde de "Batı'nın modern çağ fantazi romanlarıyla Doğu'nun Binbir Gece Masalları'nın özgün bir bileşimi.
Tabiata, emeğe ve şiire bir övgü." diyerek atıfta bulunuluyor.
Okurken bir masalın içinde yolculuk yapıyorsunuz. Bu roman aslında şiire yolculuk romanı. Karakterler, şehirler, dağlar, ovalar, hayvanlar, çiçekler, bitkiler gelip geçiyor yanınızdan. Okurken sizin için önemli olan yolda olmak, o hissi kitabın sonuna kadar kaybetmiyorsunuz.

Çok katmanlı bir yapıya sahip bir kitap. Biraz fantastik, biraz polisiye, biraz felsefik, bolca edebi bir roman var karşımızda. Her okurun farklı anlamlar çıkaracağı ve kendince eklemeler yapacağı bir roman. Ütopik bir roman da demek istemiyorum açıkcası. Okurken karakterlerin, bölgelerin isimlerini gördükçe nedense Hindistan, İran vb. ülkeler geldi aklıma. Yazar kendince adına Anakara dediği bir dünya kuruyor. Bu dünyanın içerisinde ana karakter şudur diyebileceğimiz biri yok aslında. Bütün karakterler ana karakter. Hepsinin dünyasını yavaş yavaş bize gösteriyor. Ve hepsinin dünyası da ayrı güzel.

Anakara'nın bilge şairi Bendag, en büyük şairlerinden Moottah ve en iyi polisi Gamenn. Temelde bu üçünün hikayesi yer alıyor. Ve bunların etrafında şekillenen şehirler, kişiler, olaylar...

Bendag 50 yıllık bir kayboluştan sonra (tabii bu kayboluş belki de kendini bulmaya yöneliktir) okuyup öğrenirsiniz artık :) doğduğu kente geliyor ancak kimliğini kimseye açıklamak istemiyor. Tek bir amacı var; 50 yıl önce katılamadığı (o gün şehri terketmişti) on üç dolunaylı yıl şenliklerine katılmak ve huzur içinde ölümü beklemek.
Bendag'ın hikayesi böyle başlıyor.

Diğer yandan Moottah'ın hikayesi karşılıyor bizi. Onun da amacı aynı şenliklere katılmak. Uzun yıllar inzivaya çekilmiş bir şair. Bu yolculukta yanında iki tane genç var Zeey ve Tagan. Amacı bütün bilgi birikimini bu yol sürecinde bu iki gence aktarmak.

Ve Gamenn...
Anakara'da yıllardır çözülemeyen şair cinayetlerinin peşinde olan polis. Gamenn'in hikayesine ayrıca dikkat etmekte fayda var.

Bunlar dışında Ümma ve Lelalu Anakara'nın önemli kadın şairleri.
Agabu var bambaşka bir karakter. Rüya terbiyecileri, taşıyıcı çocuklar da romana fantastik hava katan diğer karakterler.

İçerikten çok fazla bahsetmek istemiyorum. Başta da dediğim gibi kitabın kapağını açtığınızda Anakara'da yolculuğunuz başlıyor ve bu yolculuğu sonuna kadar büyük bir keyifle sürdüreceksiniz. Zaman zaman hüzün, zaman zsman hayal kırıklığı yaşayacaksınız belki ama sonunda şiir varsa umut da vardır diyeceksiniz.
Okuyacak olanlara şimdiden keyifli yolculuklar diliyorum. Şiir gibi bir yolculuk olsun. Hayatınızın şiiri eksik olmasın.
İncelememe burada son verirken nev'i şahsına münhasır bir kişilik olan https://1000kitap.com/meleenk'ye de teşekkür etmek isterim. Mungan'ı zaten seviyorum ama onun ısrarları olmasa bu kitabı en azından şu anda okumazdım. Sırada Yüksek Topuklar var
592 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
" Şiir bizim kendimiz olmaya açılan kapımızdır. Ama bazen kendi kapımızı yüzümüze kapatırız. Kim olursanız, ne olursanız, nasıl olursanız olun, ama kendinize girip çıktığınız bir kapınız olsun çocuklar. Az olun, ama hakiki olun! Bir gün kendi kapınızı çalacak yüzünüz olsun!" Yerküre en büyük kara parçası sayılan Anakara'da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend'e varmak üzere yola çıkan gezginler... Bir şiir felsefecisi olan Moottah, onunla bilgelik yoluna çıkan Sert ve Tagan, vücudunu haritalarla kaplamış Haritacı Kaa, Kanlı asker şair Agabu, azılı düşmanı Ehiyu, şiirleri ölüme terk edilmiş Sağanak, atlı polis Gamen ve yardımcısı Pepgemok, rüya yorumcusu Ümma, okuyucu Zeheyra, güvercinci Lelalu, ölümden son anda kurtulan şair Behemar ve Anakara'nın en ünlü, en sevilen şairi Bendag... Bir şekilde yolları kesişen şiirle dolu bir ülkede şiir için yaşayan, şiir için dövüşen, şiir için ölen insanlar. Bu ülkede şiir yaşamların merkezinde. Mükemmel bir üslup, mükemmel bir bağ kurma ve mükemmel bir kurgu. İlerledikçe yükselen hatta şahlanan bir eser. Doğu masallarının o muhteşem tadı ve Batı'nın fantastik üslubunun birleşimi. Şairler, haritacılar, rüya yorumlayıcıları, dilciler, sözlükçüler, polisler ve çözülmesi gereken cinayetler. Yoğun betimlelerle anlatılmış ve kesinlikle beklemediğiniz bir sonla biten şaşırtıcı bir eser. Zirvede bir eser, bu nedenle okuması kolay değil; ama zirveye çıkmaya değer mi? Kesinlikle değer. Okuyun ve masalsı karakterlerin macerasına, şiirsel bir dille ortak olun. " Şiir bizim kendimiz olmaya açılan kapımızdır. Ama bazen kendi kapımızı yüzümüze kapatırız. Kim olursanız, ne olursanız, nasıl olursanız olun, ama kendinize girip çıktığınız bir kapınız olsun çocuklar. Az olun, ama hakiki olun! Bir gün kendi kapınızı çalacak yüzünüz olsun!" Yerküre'de en büyük kara parçası sayılan Anakara'da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend'e varmak üzere yola çıkan gezginler... Bir şiir felsefecisi olan Moottah, onunla bilgelik yoluna çıkan Zeey ve Tagan, vücudunu haritalarla kaplamış Haritacı Kaa, Kanlı asker şair Agabu, azılı düşmanı Ehiyu, şiirleri ölüme terk edilmiş Serhanas, atlı polis Gamen ve yardımcısı Pepgemok, rüya yorumcusu Ümma, okuyucu Zeheyra, güvercinci Lelalu, ölümden son anda kurtulan şair Behemar ve Anakara'nın en ünlü, en sevilen şairi Bendag... Bir şekilde yolları kesişen şiirle dolu bir ülkede şiir için yaşayan, şiir için dövüşen, şiir için ölen insanlar. Bu ülkede şiir yaşamların merkezinde. Mükemmel bir üslup, mükemmel bir bağ kurma ve mükemmel bir kurgu. İlerledikçe yükselen hatta şahlanan bir eser. Doğu masallarının o muhteşem tadı ve Batı'nın fantastik üslubunun birleşimi. Şairler, haritacılar, rüya yorumlayıcıları, dilciler, sözlükçüler, polisler ve çözülmesi gereken cinayetler. Yoğun betimlelerle anlatılmış ve kesinlikle beklemediğiniz bir sonla biten şaşırtıcı bir eser. Zirvede bir eser, bu nedenle okuması kolay değil; ama zirveye çıkmaya değer mi? Kesinlikle değer. Okuyun ve masalsı karakterlerin macerasına, şiirsel bir dille ortak olun. Bir şairin romanı yine bir şair tarafından ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. " Hayatta kimsenin görmek istemediği kadar acı vardır. Siz yalnızca seçtiklerinizi fark edersiniz."
592 syf.
·6/10 puan
İlk defa okumuyoruz heralde kalın bir kitap! Ama bu kitap kalın olmasının dışında böyle olmayan şehirlerden, bilinmeyen bir gezegenden, rüya bilimcilerden, ruh sağaltıcılardan, bilge şairlerden oluşunca bir hayli kas yaptırdı sağ koluma! Yazarın 15 yıllık emeği ile oluşturduğu eseri bir çırpıda okuyuvermek 14 günümü aldıysa da, nihayete erdiğinde anladım ki bu benim miskinliğim! Dilbilimci Horad,haritacı Kaa, Matematikçi Qkyahus, bilge şair Bendag, şiir filozofu Moottah ve çırakları, Serhenas, atlı polisler Gammen ve Pepqemok, ve ütopik dünyanın adını unuttuğum bir sürü karakteri..çok şey öğrendik sizinle, isimlerinizi hafızamda tutmakta bir hayli zorlansam da hırsının esiri Agabu seni yazdım oğlum!
592 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Çok büyük hayalkırıklığı oldu bu kitap benim için.Akıcılıktan uzak ,kağnı hızıyla yürüyen bir roman.Türk edebiyatında neden fantastik roman yok? Sorusunun cevabı gibi.Şiirsel olmayan bir şiir romanı. 1 bile fazla bu kitaba.
592 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
En güzel Türk romanları içinde ilk 20'ye alırım bu romanı.
Mungan'ın bizi ütopik bir şiir diyarına götürdüğü romanda polisiye ile sanat kol kola. Çağlar öncesine yolculuk yaparken bilge insanların, birbirini hisseden ikizlerin, büyücü kadınların, şiir hırsızlarının ve bayraklarının, kadın şairlerin peşinde sürükleniyorsunuz...
592 syf.
·Beğendi·10/10 puan
" ne tuhaf! insanoğlunun yaşamda en geç keşfettiği şey şimdiki zamandı." cümlesiyle başlayan ve beni kitabı almaya iten en büyük sebeb.

Murathan Mungan 15 yılda yazdığı harika kitabı ve bu değerini daha da artırıyor çünkü emeğinin karşılığını o kadar güzel vermiş ki kitabı ilk okumaya başladığınızda bunu anlayabiliyorsunuz.
Bitirmek için hiç acele etmedim tam aksine yavaş yavaş tadını çıkara çıkara verdiği hazzı en üst noktada hissedecek şekilde okudum hemen bitirip tüketmek istemedim. ((2 defa okudum ve aynı tadı aldım. ))


Kitabı çok sevmemin bir diğer sebebi de bir şairin elinden çıkmış olması. Şiiri çok seven biri olarak o hazzı kitapta tattim. Yazar şiire yer vermediği halde şiirin tadını o kadar güzel hissetiriyor ki karşı koyamıyorsunuz. Ve tabiki herşeyin film izler gibi bir akicilikla akmasi.

Kitaba kendimi kaptirdim ki ki herhangi bir alıntı yapmadim bu yüzden tekrar okudum.(( baya yeri alıntıladım)))

Karakterlerin ruh dünyası bir yana isimleri bile ayrı bir yaratıcılık kokuyor. Çoğu şeyi tahmin etmenize rağmen sürprizlerin yağdığı roman.
En çok ta herkesin hayalinin şiir yazmak olduğu Anakara' yi çok sevdim.
Daha çok yazmak isterdim ama spoiler vereceğim diye korkuyorum o yüzden bu kadar yeterli.


Hayallerimin çoğunu bulduğum MUHTEŞEM kitap.

Murathan Mungan Şairin Romanı
592 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
Murathan Mungan’ın 15 yıllık bir emeğiyle ortaya çıkmış bu esere eser demek hafif kalır gerçekten tam bir başyapıt.
Şiir okumayı tercih etmeyen biri olarak, içinde şiir olmayan fakat baştan sona her cümlesiyle, olay örgüsüyle şiir gibi yazılmış fantastik bir roman.
Bazı insanların “başucu kitabım” dediği eserleri vardır, bu nasıl anlaşılır derdim hep ya da buna nasıl karar verir insan; işte biz de birbirimizi bulduk bu kitapla :)
Yolun ve yolculuğun romanı, yaşamın romanı, ölümün romanı, tabiatın romanı en çok da kendinizin romanı. Beni anlatmadan, beni anlayan bir dost bulmuş gibiyim. Daha net açıklayamam sanırım.

Ve birkaç kelimeyle bu kitabı anlatmam imkansız, zaten beceremem O yüzden hislerimi paylaştım #şairinromanı değeri bilinsin, okunsun isterim ve tabii ki #murathanmungan #türkedebiyatı nın en önemli yazarlarından; hayal gücünü, bilgi birikimi hayranlıkla okudum.
592 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Dışarıdan bakmak için içeriden görmek; işte işin sırrı buradadır... romanı okumaya başladığım gün de söylemiştim; insanın ruhunu sağaltan varlıkların en başında kitapların geldiğini... Evet, bu roman, Şairin Romanı, diğer okuduğum romanlardan çok farklı geldi bana... bununla ikinci okuyuşum oldu... yıllar sonra tekrar okuyacağımdan da eminim...odragend'deki "on üç dolunaylı yıl şenlikleri"ne katılmak için yola çıkan şairlerin yolculuğunu anlatıyor bu roman... aslında yaptıkları yolculuk değil de geri dönüştür... romanın kahramanları olan şairler beni bambaşka bir evrene götürdüler... onlar sayesinde gündelik hayatın hızından, karmaşasından uzaklaşıp, ütopik dünyalara göç ederek hayatın yumuşak ritmine bağışladım kendimi... mesela 100 yaşını aşkın usta şair Bendağ'ın ayrıntıların tadıyla yaşadığı hayatını ve hiçbir zaman sahip olamadığı o yurt duygusunu ben de hissederek yaşadım, hatta o hissi kedere ait buruk, askıya alınmış bir geçmiş gibi gördüm... ah şiir filozofu Moottah! Onun sayesinde hiç görmediğim manzara karşısında kendimi teslim ettim o tabiata... bir dilbilimci şair Horad, bir haritacı şair Kaa, bir matematikçi şair Qkhanyus ve bir atlı polis olan şair Gamenn... şairleri öldüren katilin elinden yaralı olarak kurtulmayı başaran tek şair Dehamar... ümma da dahil diğer şairler... hepsi beni tüm sayfalarda kalbimin şiir ışığını kabul etmemi sağladılar... sizin de bu şairlerin yolumuza sunduğu şiir ışığını kabul etmenizi istiyorum... okuyacak olan arkadaşlara şimdiden iyi yolculuklar diliyorum... hayatınızın şiiri hiç eksik olmasın... sevgilerimle...
592 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İçinde hiç şiir bulunmadan şiir gibi yazılmış bir roman Murathan Mungan kitapta tam anlamıyla kelimeleri yaşatmış Çok uzun bir zaman diliminde büyük bir emek ve titizlikle yazıldığı o kadar belli ki cilt olsaymış keşke yine de kafa dağıtmak için iyidir okunur derim şiir sevenlerin okumasını tavsiye ederim keyifli okumalar :)
Bir ev yaptıracağım, tam hayallerimdeki gibi bir ev, tam düşlediğim,istediğim gibi geniş avlulu, büyük bahçeli beyaz bir ev.. Bütün kalbimi koyacağım o eve. Yanlizca taştan, kumdan, ahşaptan, demirden değil, dirilmiş bir hayalden yapilacak evim. Tam istediğim gibi bir ev olacak. Ev bittiğindeyse evin içini tane tane dosemeye başlayacağım. Bütün zamanımı o evin döşenmesine ayiracagim. Bir masal kadar güzel bir ev olsun istiyorum. Yalın zevkler, soylu tutkular bir arada yaşıyor olsun o evde.. Az esya, cok boşluk, birkaç uğurlu işaret..
“Kimilerine göre yolun sardığı yaralar, yurdu olanların yaralarıdır. Bir yerden bir yere giderken alınan yaralara ise başka yollar çare olur... Bendag, kendisinin bir yurdu olmadığını anladığında, yurt yaralarıyla yol yaralarını ayırmayı öğrenmiş şifasız bir yolcu olarak çoktandır yollara vurmuştu kendini. Kaybolmayı seviyordu. Belki bulacak bir kendi bile yoktu, ama kendini arar gibi kaybolmayı seviyordu. Belki de şiiri, bu yüzden sahici, güçlü ve bir biçimde uzaktı. Her yere uzak. Öte yandan hep yanıbaşımızda.”
"Akşamüstleri, gün batımları neden hem güzel hem kederlidir usta?" dedi Tagan.
"Çünkü her şeyin bir sonu olduğunu hatırlatırlar" dedi Moottah.
Eskiden olsa, kocasının herhangi bir konuda neler düşünebileceği, neler hissedebileceği hakkında birkaç şey söyleyebilirdi, ama şimdi artık onu tanımadığını düşünüyordu. Çok yakından tanıdığımız insanlar, ne zaman bu kadar yabancı olurlardı..? Hem de gözlerimizin önünde..? Birbirine benzer günlerin aynılığında hiç sezdirmeden geçen bu değişimi anlamakta güçlük çekiyordu...
Olgunluğun kazandırdıklarının keyfini sürmeyi bilmeliydi insan... Bir zamanlar bilmeden içinden geçilenleri, sonraları bilerek geçmeyi öğrenmeliydi... Ama ne yazık ki çoğu kez bunun tadını çıkarmayı öğrenmeye başladığında, yaşamın önemli bölümü de geçip gitmiş oluyordu...
Başkalarının kötülüğüyle mücadele etmek kolaydır, asıl zor olan insanın kendi içindeki kötülükle baş etmesidir..! Yıllarca akıtmakla tüketemediğin bir zehrin sahibinin içinde birikmesi, yavaş yavaş onu kemirip eritmesi... Bu nasıl bir azaptır, bilemezsiniz...
Kimi durumlarda yaşamı olduğu gibi kabullenmek gerekir... Her insanın ömründe, kendinden önceki insanların anlamadıklarını anlamanın mutluluğu ve anlaşılmasını kendinden sonraki insanlara devredecekleri bilinmezliklerin kederi vardı...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şairin Romanı
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753428088
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Adı Yerküre olan bir gezegen. En büyük kara parçası sayılan Anakara'da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend'e varmak üzere yola çıkan gezginler. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair. Yıllarca evinden hiç çıkmadan yaşadıktan sonra, çıraklarıyla birlikte kendisini yollara vuran bir şiir filozofu. Yalnızca şairleri öldüren bir katilin izini süren atlı polis ve yardımcısı.

Yol boyu içinden geçtikleri yerler, yaşamlar. Surlarında şiir bayrakları dalganan şehirler. Kanatları göğün gizemlerini birbirine bağlayan kuşlar. Sayıların, sözcüklerin, şifrelerin ardında ömür tüketen matematikçiler, dilciler, sözlükçüler, şairler... İnsanların ruhlarını sağaltan rüya terbiyecileri.
Batı'nın modern çağ fantazi romanlarıyla Doğu'nun Binbir Gece Masalları'nın özgün bir bileşimi.
Tabiata, emeğe ve şiire bir övgü.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 923 okur

  • Nurbahar Dur
  • Nur tűmra akduman
  • ceren babur
  • Mihriban Şentürk
  • Okan A
  • Nurcan Yiğit
  • guard
  • Sibel A.A
  • Necmettin Bozdağ
  • fatih şahin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.1
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%28.4
45-54 Yaş
%11.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64
Erkek
%36

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.5 (164)
9
%28.1 (95)
8
%13.9 (47)
7
%3.6 (12)
6
%2.1 (7)
5
%1.5 (5)
4
%0.6 (2)
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%1.2 (4)

Kitabın sıralamaları