Selman Ç. profil resmi
Selman Ç. kapak resmi
"Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum." #9418548
Peyami Safa
994 kütüphaneci puanı
1092 okur puanı
24 Oca 2016 tarihinde katıldı.
"Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum." #9418548
Peyami Safa
994 kütüphaneci puanı
1092 okur puanı
24 Oca 2016 tarihinde katıldı.
  • Bütün bu insanlar birbirlerine açılmakla, aynı fikirde olmanın verdiği mutluluğu bölüşmekle geçiriyorlar zamanlarını. Anlamıyorum Tanrım, hepsi birden aynı şeyleri düşünmeye neden bu denli önem veriyorlar. Balık gözlü, içe dönük görünen, uzlaşamayacakları bir insan geçmeye görsün aralarından, başları çevriliyor hemen.
    Jean-Paul Sartre
    Can Yayınları
  • Kişi yalnız yaşayınca anlatmak denen şeyin bile ne olduğunu artık bilemez hale geliyor: değil olanlar olması mümkünler bile dostlarla birlikte yitip gidiyor. Olaylar da öyle değil mi? Kendi hallerinde akıp gidiyorlar. Birdenbire, konuşan, sonra çekip giden insanlar beliriyor, kişi, başı sonu olmayan öykülere dalıyor, duyduklarına, gördüklerine tanıklık edecek olsa, pek kötü, iğrenç bir tanıklık olurdu bu.
    Jean-Paul Sartre
    Can Yayınları
  • Doğacak olan, tüm benliğimi kuşatacak olan şeyden korkuyorum. Yine nerelere sürükleyecek bu sarsıntı beni?
    Tüm araştırmalarımı, kitaplarımı bırakıp, çekip gitmem mi gerekecek yeniden? Bir kaç ay sonra, bir kaç yıl sonra yorgun, umutsuz, yeni yıkımlara mı uyanacağım? Bende olup bitenleri, henüz vakit varken, açıkça öğrenmek, "bilmek isterim."
    Jean-Paul Sartre
    Can Yayınları
  • Bir yığın küçük küçük değişimler, ben farkına varmaksızın bende birikip toplanıyorlar, sonra günün birinde, gerçek bir ayaklanma biçiminde patlayıveriyorlar. Ve sonunda, karşıtlıklar, tutarsızlıklarla dolu bir görünüm veriyorlar yaşantıma.
    Jean-Paul Sartre
    Can Yayınları
  • 128 syf.
    Ne yazsam diye düşünüyorum bittiğinden beri. Çevirmen öyle güzel incelemiş ki kitabı. Kitabın sonundaki tahlil muhteşemdi.

    Yerma İspanyolcada kısır, çorak, ıssız yer anlamlarına geliyormuş. Zaten kitabın konusu da çocuğu olmayan bir kadının yaşadığı ailevi ve toplumsal durumlar.

    Öncelikle çevirmene bir teşekkür etmem gerekiyor. Lorca hakkında öyle bilgiler vermiş ki. Çocukluk ve gençlik yılları, edebiyata yönelişi, Madrid günleri, sonrasında yurt dışına gittiğinde yaşadıkları New York, Küba, Buenos Aires günleri. Tiyatroya, şiire bakışı. Cumhuriyet ve darbe günleri ve sonunda da ölümü. Bunlara dair dolu dolu bilgiler var.

    Oyun önce aile içinde Yerma ve eşi Juan'ın diyaloglarıyla başlıyor.
    Yerma tutucu, geleneklerine bağlı bir kadın. Başlarda sevmese de eşine bağlı, sürekli onunla ilgili, konuşan ancak isteklerine karşılık bulamayınca umutsuzluğa düşen bir karakter.
    Juan da tam manasıyla hödük desem yeridir herhalde. Elalem ne der kafasında biri.

    Yerma'nın çocuk isteği bir türlü karşılık bulmuyor. Juan da işten başka bir şey düşünmüyor. Karşılıklı duygusal bir bağın olmadığı bir ilişki. İlerleyen sayfalarda bu duruma atıfta da bulunuluyor. Duygusal olarak bir bağ yoksa cinsel birlikteliğin de sıradan olmaktan başka bir şeye yaramadığı, çocuk olmaması konusunu da biraz olsun buna bağlıyor.
    Yerma'nın arkadaşının çocuğunun olması, kendisinin olmaması durumu da psikolojik olarak çöküntüye uğratıyor ve farklı arayışlar içine giriyor. Yalnız burada kocası hiçbir şekilde yanında olmuyor. Kocası zaten çocuk istemiyor o öyle mutlu.
    Farklı arayışlar dedim bunlar büyücüye gitme, ermişlere başvurma vs durumu.
    Toplumsal baskı sonucu ister istemez insanlar farklı durumlara yönelebiliyorlar.
    Çamaşırcı kadınların kendi aralarındaki konuşmalarda bu baskıyı çok net görebiliyoruz. Çocuğu olmayan insanlara bakış açısı. Maalesef durum hala aynı sanırım. O dönemin İspanya'sında bu durum ciddi bir sorun teşkil ediyordu sanırım. Çünkü Unamuno'nun hikayelerinde de çokça işleniyordu bu konu.
    Oyun ise trajik bir şekilde son buluyor. Zaten Lorca'ya göre tiyatroda trajedi yoksa o oyun tam manasıyla olmamaıştır

    Lorca'nın oyunlarını bu belgeseli https://www.youtube.com/...G-f3u429j0s&t=9s izledikten sonra merak etmiştim. Sadece şair olarak anarsak haksızlık etmiş oluruz kendisine. Çok yönlü bir yazar. Diğer oyunlarını da okuyacağım. En çok da Kanlı Düğün ü merak ediyorum.
    Aslında bir şeyler yazmayacaktım ama kitabın inceleme bölümü boş kalmasın istedim. Belki birileri görüp okumaya karar verir.

    Buradan Lorca'nın manevi evladı Roquentin'e de teşekkür ediyorum :)) Lorca ile tanışmamıza vesile oldu. Kendisi şu sıralar Lorca ile hasbihal ediyor :)
    İstanbul grubunda Unamuno konuşurken bolca atıfta da bulunmuştuk. İspanyol edebiyatı diyorsak Lorca'yı da es geçmememiz gerekiyor.

    Herkese keyifli okumalar
"Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum." #9418548
Peyami Safa
994 kütüphaneci puanı
1092 okur puanı
24 Oca 2016 tarihinde katıldı.