8,1/10  (21 Oy) · 
84 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.044 gösterim
[Sait Faik'te] yaşama hırsından başka, hatta ondan daha baskın bir "anlama hırsı" sezer gibi oluyorum. Tabiatı, eşyayı, insanları aynı nizam içinde harekete getiren büyük kanunun sırrını çözmek ister gibi bir hali vardı Sait Faik'in.

İnsanlar, eşya ve tabiat, birbiriyle külçe olmuş, Sait Faik'i hırsla kendine çeken bir muamma haline gelmiştir. Ama Sait Faik'in usulü, bu külçeyi tahlil yoluyla kavramak değildir. Böylesi, âlimlerle filozofların işidir. Sait Faik, sevmek ve yaşamak yolundan şair sezişiyle bu bilmeceyi, çözmek değil, fakat topyekûn kavramak ve içine sindirmek ister. Okuyucudan istediği şey ise, onun da kendi hesabına bu tecrübeyi yapmasıdır. Sabri Esat Siyavuşgil (kitaptan, s. 136)
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2014
  • Sayfa Sayısı:
    148
  • ISBN:
    9786053322573
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yağmur 
12 Mar 23:05 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Birbirinden güzel hikayelerle dolu bir kitap.Yazardan bolca izler taşıyan bir kitap.Öyküler de kendinizi bulacağınız şeylerle dolu.Okurken,bana huzur veren yağmur sesi ile daha da anlamlandı hikayeler.Her şeyi ile bir Sait Faik klasiği.

mehmet şerif susuz 
04 Eyl 12:19 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Üç dokunaklı ve bir o kadar da etkileyici hikayenin bir araya getirildiği bu eser çok sürükleyici olmasa da birkaç günde bitti.Nostalji ve hüzün iç içeydi hikayelerde. Benim en çok hoşuma Kumpanya hikayesi gitti.

Üç öyküden oluşan kitaptır. Birinci öykü kumpanya 1975 yılında televizyon filmi olarak çekildi. İkinci öykü olan kriz ise toplumsal bir eleştiri içerir ve Sait Faik'in geçmiş tecrübeleri ile oluşturulmuştur. Kitabın son öyküsü olan gauthar cambazhanesin, yazar, Fransa'nın Grenoble şehrinde yaşadığı olaylar ve yaptığı gözlemler sonucunda yazmıştır.

Deliler Cumhuriyeti 
20 Mar 16:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Burgazada'nın hırçın ve kavgacı öykücüsü gerçekten Türk hikaye sanatının önde gelen isimlerinden biridir. Şimdi müze haline gelmiş evini de muhakkak ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Bizimmahalleninkitapcisi 
03 Şub 23:29 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Kimi yazarlar biz kalemini ne kadar geç keşfetmiş olursak olalım, yazdıklarıyla yaşamımıza dokunup vazgeçilmezlerimiz arasında yerini almaya başlar. Bir defa o usta kalemden dökülmüş satırların tadına baktıktan sonra okudukça okuyası gelir insanın. Şüphesiz ki, Sait Faik'te benim için okudukça eserlerine doyamadığım, okudukça okuyasım gelen nadide yazarlardan biridir. Artık öyle bir hal aldı ki bu durum, okumadığım zamanlarda "Ah, şurada bir Sait Faik olsa da, satırlarında bir zaman yolculuğuna çıksam; oturduğum yerden bambaşka zamanlara mekanlara yolculuk etsem de hiç bilmediğim insanların arasına karışıp yeni hayatlara konuk olsam," demekten kendimi alamıyorum. Yani diğer bir deyişle, okumadığım zamanlarda canım Sait Faik'ten bir eser okumak, onun satırlarında kaybolmak istiyor.
Klasik hikaye tekniklerini yıkıp yerine kendine has bir teknikle hikayelerini kaleme alan, modern Türk hikayeciliğinin öncüsü olan sevgili Sait Faik, okunan her eserinde bir kez daha hayran olunası ustalardan biri. Bence Sait Faik'i özel kılan noktalardan biri de hikayelerini kaleme almadan evvel bulunduğu mekanda kimsenin görmediği ya da pek fark etmediği kişileri başarılı gözlem yeteneğinin süzgecinden geçirerek yazıya dökmesidir. Yani bir nevi, meslektaşlarının aksine saklı diğer cevherleri görebilme, onları kolaylıkla bulundukları ortamdan çekerek yazıya aktarabilme kabiliyetidir. Bu nedenledir ki doğayı, iyisiyle kötüsüyle insanları böylesi muazzam bir ustalıkla kaleme almış, adeta şiirsel bir dille sarıp sarmalamıştır. Ah, Sait Faik! Bambaşka ve eşsiz bir kalem...

Sait Faik hayranlığı bir kenara biraz da kitabımıza değinecek olursam Kumpanya, üç uzun öykü ve anılarda Sait Faik'in anlatıldığı ekten oluşan bir öykü kitabıdır. Eserlerinde genelde toplumdan ziyade kendi gözlem ve deneyimlerinden yola çıkarak bireyi konu alan Sait Faik'in, 'Kumpanya' eserinde biraz daha toplumsal yanının ağır bastığını görmek mümkün. Kitaba ismini veren ve benim de okurken çok beğendiğim Kumpanya öyküsü, taluat tiyatrosu ( hiçbir metne bağlı kalmayıp, doğaçlama oynan tiyatro türü) ve bu tiyatroda çalışanların yaşamlarını ve sıkıntılarını konu alıyor. Bu öykü daha sonra 1975 yılında TRT tarafından beyazperdeye uyarlanmış. Kitapta yer alan ikinci öykü 'Kriz'de ise toplumsal bir eleştiri vardır ve Sait Faik bu öyküyü kendi kişisel deneyimlerinden yola çıkarak kaleme almıştır. Kitabın son öyküsü 'Gauthar Cambazhanesi' ise Sait Faik'in muazzam gözlem yeteneğinin bir ürünüdür. Sait Faik bu öyküsünde Fransa'nın Grenoble şehrine yaşadığı olayları ve yaptığı gözlemleri harmanlayarak kaleme almıştır.

Sait Faik'in doyumsuz kaleminden doyumsuz yolculuklara çıkacağınız, bireyden ziyade topluma odaklanacağınız bu güzel esere mutlaka şans vermenizi tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)

Kitaptan 19 Alıntı

Ahmet 
23 Eyl 15:52 · Kitabı okudu · 8/10 puan

" Çocukluk, insana o kadar çabuk geri geliyor ki,
adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz. "

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 112)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 112)
Ahmet 
23 Eyl 14:33 · Kitabı okudu · 8/10 puan

" Para hiçbir zaman insanı adam etmez. İyisi mi, buldu mu yemeliydi. Yoksa bizim bilemeyeceğimiz bir görüşe, bir ahlaka saplanırdı insan. "

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 40)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 40)

"Allah hayıra tebdil etsin!"
"İster hayıra tebdil etsin, ister bayıra! Orası onun bileceği şey. "

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (YKY Sayfa 27)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (YKY Sayfa 27)
Ahmet 
23 Eyl 15:29 · Kitabı okudu · 8/10 puan

" Bir saadet için, insanların bütününün saadeti için yapılan her hareket kahramanlıktır. "

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 84)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 84)
Ahmet 
23 Eyl 14:25 · Kitabı okudu · 8/10 puan

" Ya sen yalancının dik âlâsısın, yahut da dünya yüzünde insan denilen şey bizim bilmediğimiz, anlayamadığımız bir canavar haline gelmiş. "

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 32)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 32)

Seyirciler arasında Şekspir otursaydı, faciasını komediye niçin çevirdiğini anlar, hoş görür; "Yes! Olrayt!" derdi.

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (YKY Sayfa 13)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (YKY Sayfa 13)
Burak Uzun 
01 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bir saadet için. İnsanların bütününün saadeti için yapılan her hareket insanlık hareketidir. Her ölüm bir kahramanın ölümüdür."

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 72 - YKY baskısı)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 72 - YKY baskısı)
BARAN 
24 Nis 13:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Benim minik, benim şeker, tatlı palyaçom. Bana aşkı tarif edermisin?
_Aşk Don Kişot’un yeldeğirmenidir.
_Ne münasebet palyaçom.
_Öyledir.
_Peki ‘’aşık’’ nedir?
_Ha, bak, mesele burada! Aşk, Don Kişot’un yeldeğirmenidir. Bir şey biliyorum ki böyle söyledim. Aşk, Don Kişot’un yeldeğirmenidir, çünkü aşık, Don Kişot’un ta kendisidir.
_Peki palyaçom öyle olsun kabul… Pekala sen hiç aşık oldun mu?
_Oldum.
_Kime?
_Şanşo Pansa’ya.
_Ne münasebet palyaçom.
_Ne yapalım öyle oldu.
_Peki bu Sanşo Pansa kimdir?
_Ha,bak,bütün mesele burada…Aşık mademki Don Kişot’tur, o Don Kişot da aşık olunca ben oluyorum. Binaenaleyh ben Don Kişot olsam, bana Sanşo Pansa lazımdır. Bende hemen ona aşık olur ve onu ararım.
_Bütün bunlar kabul. Peki Don Kişot’un yeldeğirmenlerine hucum ederken sırtına bindiği o zayıf, kuru at kimdir?
_İşte o da sensin, benim şeker pilicim.

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 113)Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 113)
2 /