8,2/10  (126 Oy) · 
467 okunma  · 
106 beğeni  · 
3.216 gösterim
"Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum.
Ada 'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."

"Haritada Bir Nokta" adlı öyküden
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9786053607199
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 29 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Eser on dokuz küçük öyküden oluşuyor ve içinde doğa sevgisi ağırlıklı olarak işlenmiş. Deniz, adalar, Rumlar ise hemen hemen tüm öykülerin içinde yer almış...

Yazar bir çok öyküsün de günlük kullanılan kelimeler ile yazmış. Yerel yönetimlerin doğanın katledilişine seyirci kaldığınından duyduğu rahatsızlığı da dile getirmiş. Denize ve doğaya olan sevgisini bu küçücük öykülerle dile getirse de; asıl konunun bir gün doğanın yok olacağı endişesini ve buna sebep olanlardan duyduğu rahatsızlığını gözler önüne sermiş...

Tüm öyküler güzel olsa da ben en çok kitabın adını taşıyan, "Son Kuşlar" adlı öyküyü beğendim...

Kısa öyküleri seven kitap dostlarına okumalarını tavsiye ederim. Yazarın dile sade, öykülerinde belki bir kurgu, olay örgüsü yok ama doğa sevgisinin bu küçücük öykülerde can bulması, okuduğunuza değecektir...

Onur Erol 
 20 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şimdiye kadar okuduğum en iyi Sait Faik hikayeleri bu kitaptaydı. İnce ince hayatı ve insanları öyle güzel anlatmış ki, duygulanmamak elde değil. Hele birde kitaptaki "Gün Ola Harman Ola" hikayesi var ki, içinize taş gibi oturuyor. Arada dokundurduğu hicivleri de oldukça komikti.

"Canım Mercan Ustam! Ellerinden hürmetle öperim. Biz de bir zanaat ehliyiz: Yazı yazıyoruz a. Ne Mercan Usta'ya, ne kilimleri dokuyan ellere, ne yazmaları boyayanlara, ne kalıpları dökenlere, ne çeşmibülbülleri, üfleyenlere saygı duyduk. Saygı duymadık da ne oldu? Dünyayı birbirine kattık işte... Sofralarımızı, kapılarımızı, gönlümüzü kapadık. Kapadık da ne ettik? Dünyayı birbirine kattık."

Mercan Usta ile mutlaka tanışın. Ve bence Sait Faik'in bütün kitapları okunmalı. Hepsi hayattan birer ders niteliğinde.... Mercan Ustam ve Sait Faik'im ellerinizden hürmetle öperim. Benden bu kadar. Sağlıcakla..

Merve 
 09 May 14:58 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Yıllar önce, ilkokul Türkçe ders kitabında Sait Faik'in ''Son Kuşlar'' adlı hikayesinden kısaltılmış bir okuma parçası vardı. Her okuma parçasını merakla okuyan ben de, bu parçayı okumuş ve çok beğenmiştim. Yine lisedeyken de bir arkadaş ''Semaver'' adlı öyküsünü okumuştu derste, ama o zaman zevk almamıştım niyeyse. Neyse gel zaman git zaman, henüz bu siteye kaydolmamışken biranda aklıma düştü, hiç Sait Faik okumamış olduğum. Hemen bir sonraki kitap alışverişimde de kendisinden bir kitap almaya karar verdim. Pek tabi, henüz bir çocukken çok beğendiğim ''Son Kuşlar'' da tercihim oldu.

Açıkçası hikaye türünü pek sevdiğimi söyleyemem. Şimdiye kadar da hep romandan yana kullandım tercihimi. Okuduğum öykü kitapları bir elin parmağını geçmez. Fakat daha önce okumuş olduğum Reşad Ekrem'in ''Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş'' kitabı ile önyargılarımı kırdığım öykü türü, Sait Faik'in ''Son Kuşları'' ile yeterince sevdirdi kendini. Ayrıca bu tür, meşgulken mola vermek adına gerçekten çok faydalı oluyormuş; bir hikaye okuyayım da öyle işime devam edeyim dememek işten bile değil.

''Son Kuşlar'' içimi ısıtan bir kitap oldu. Doğa, balıkçılık, unutulan değerler, insanlık hakkında öyküler mevcut bu kitapta. Özellikle de doğa ve balıkçılık ön planda. Birçok yazısında düşündürüyor Sait Faik. Ayrıca dili de hem çok duru hem de cümleleri özenle yazılmış izlenimini bırakıyor. Bu cümleleri orijinal dilinden okuduğumuz için de şanslı hissettim. Hikayelerinde bahsettiği konular aslında oldukça sıradan. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun kitabın sonuna eklenmiş yazısında da bahsettiği gibi, sanki bunu ben de yazarım düşüncesine kapılıp başaramamak çok mümkün.

Hikayelerden en beğendiklerim de ''Son Kuşlar'', ''Ağıt'', ''Gün Ola Harman Ola'', ''Haritada Bir Nokta'', ''Sivriada Sabahı'' oldu. Pek tabi hikayelerin durum hikayesi olduğunu da unutmamak lazım. Zira sonra beklediğinizi bulamazsanız hayal kırıklığına uğramayın. Ben de durum hikayelerini çok benimseyemeyen biri olarak başta pek umduğumu bulamasam da sonrasında alıştım ve hatta sevdim, zevk aldım. Herkese keyifli okumalar...

Zehra Çevik 
02 Ağu 15:53 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Söz vermiştim kendi kendime:Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da,bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin,ölümü bekleyecektim. Hırs,hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye,kalem kağıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.




Sen ne kadar güzel bir kitaptın böyle. Bazı öyküler o kadar güzeldi ki. Sait faik balıkçılık,denizler,adalar,gökyüzü,kuşlarla ilgili o kadar ince detaylı yazılar yazmış ki ben okurken kendimi betimlemelerin icin de buldum. Eğer gökyüzü ve kuşlara dair en ufak bir merakınız bile varsa kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Melek kapilar 
08 Tem 19:25 · Kitabı okudu · 42 günde · Puan vermedi

Kafanızın içindekileri karpuz gibi oyup boşaltmak mümkün olmasa da sait faik okumak bunu kısmen başarmanıza yardımcı olabilir.Bu önemli.Son kuşlar'ı üçüncü okuyuşumda daha da sevdim Sait Faik'i...

Insanın keyifsizken durağan nesne ya da canlılara baktığını,keyifliyken de hareket halindeki canlıları seyretmekten keyif aldığını,insan yüzlerini okumanın verdiği rahatlık ve içtenlikle,durum hikâyelerinde ne güzel betimlemiş Sait Faik.
Küçük dünyalarında ekmek parası peşinde koşan sıradan insanları gözlemlerken,en çok birlikte balığa çıktığı yunan balıkçılardan etkilenmiş olmalı (Apostol,Vasilli ve diğerleri )

Normalde insanın ciğerine oturabilcek türden bir yalnızlık çeken bu adam,varolmanın dayanılmaz ağırlığını yazarak hafifletmeye çalışmayı iş edinmiş özgün bir yazar.Kendi kendime adlı mini öyküsünün son paragrafı bu yalnızlığın en yoğun hissedilen yeri oldu benim için.(syf:30) Sivri ada geceleri adlı öyküsünden her okuyuşumda etkilendim.Bir martının ölümü Onun kaleminden oldukça içseldi...

Onu Sait Faik yapan yalnızlık nöbetlerinde,içindeki iflâh olmaz,Doğa,hayvan ve insan sevgisinin,nasıl filizlenip ormana dönüştürülerek öyküleştirildiğine tanıklık edemediyseniz,bu adamın öykülerinden bahsetmeyin bile.Zira,Sait Faik'e büyük haksızlık olur.Çünkü,bir hikâyeden ne kadar tad aldığınız,ne öğrenip ne hissettiğiniz,içselleştirebilme gücünüze bağlıdır en çok...

Onun bir başınalığı gibi duran değerli yalnızlığı,vefalı bir dost gibi,kaleme kâğıda sarılmasına vesile olmuş.
Kalabalıklar içinde,insanın kendi benliğinden kopup,başkalarının kılığına bürünmeye çalışanlardan olmayıp,okuldan kaytarmış,haylaz bir çocuk gibi,her daim sevgi arayışıyla,ada'nın her köşesini karış karış dolaşıp,telâşsız bir hayatın,hüzün dolu hikâyelerini yazmayı tercih etmesiyle edebiyetımıza güzel eserlerini kazandırmış olması ne değerli bir kazanım biz okurları için.

En çok yaz aylarında, Burgaz ada'nın Ağustos böceklerinin gevezelik saatlerinde,,köpeği Ona yarenlik ederken;denizin kaç ton rengini,şeklini,balıkçı kayıklarıyla oynaşan Yunus balıklarının neşesini,bir balıkçı kahvesinin samimiyetini,yine bir balıkçı ile martının paha biçilmez dostluğunu,doğa'ya sahip çıkmazsak,gelecek nesillerin yaşamları için ne büyük felâket olacağını yazmasaydı büyük talihsizlik olurdu bir adalı torunu olarak benim için.

Marmara ya da Ege denizi adalarının birinde,tütüncüden aldığı ,ucunu sivriltip öptüğü kalemiyle,yazmasaydım deli olacaktım diyen Sait Faik'ler var mıdır bu vurdumduymaz ve yüreği kısırlaşmış dünyalılar arasında ?
Göğe bakalım Turgut Uyar gibi ve mümkünse denize bakalım Orhan Veli gibi...
Hiç olnazsa gökyüzü ve Deniz bağımsız maviliğin ve özgürlüğün huzurunu yaşatıyorlar...
Bir Giritli olarak seviyorum denize kıyısı olan insanları ve onları en doğal haliyle anlatan insanları.Belki en çok bu yüzdendir Sait Faik'i önce insan olarak sevişim.
Küçük bir ayrıntı : Sait Faik'in hikâyeciliğiyle ilgilenenler,Fethi Naci'nin ,Sait Faik'in hikâyeciliği adlı inceleme kitabını okuyabilirler.
Not : pek çok site'de satışı yok.Sahaflara göz gezdirdim.bazılarında mevcut.

İrem Kaplan 
18 Ağu 17:56 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

"Yazmasam deli olacaktım." diyerek bitirir "Haritada Bir Nokta" isimli hikayesini Sait Faik Abasıyanık. Bir o hikayesi bir de kitabın ismini taşıyan "Son Kuşlar" oldukça etkileyiciydi. Doga tasvirleri canlı, dil bir o kadar sade, kısa fakat çarpıcı hikayelerle dolu bir eser.
Seninle geç tanıştığım için oldukça müteessirim ancak olsun, geç olsun güç olmasın demişler.

Yağmur 
05 Şub 13:42 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Havaalanından herkese merhaba :) Yarın okula başlayacak arkadaşlarımı Ve kendime başarılar diliyorum.Güzel bir dönem bizi bekliyor.Havaalanında iken okuduğum bir kitap.Uçağı beklerken zamanın nasıl geçtiğini bilenden okuduğum bir kitaptı.Çok güzeldi.Bizim ülkemizin yazarları güzel yazıyor,bence.Ufak bir not ekleyip spoiler( kitap içeriği hakkında ufak bilgiler) ile kitap incelememi bitireceğim.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

Ufak bir not;bazı kitapları beğenmesek bile her kitap ufak bir övgüyü hak ediyor,bence.Çünkü yazmak zor değil.Hikaye yazmayı deneyen bir insan olarak zorlandığın için roman,şiir,öykü Ve bir çok diğer edebi eserin yazımının zorluğunu hikaye yazmaya çalışırken anladım.Az önce yazdığım yanlış anlaşılmasın lütfen. :)

Sait Faik,benim için önemli bir yazar.Bu kitabını okurken bir kez daha anladım.Lisede az çok okudum,eserlerinden ama parça parça okudum.Bütünüyle okuma ise yavaş yavaş okumaya başladığım için çok mutluyum.Yazarın bu kitabında Deniz,ada,insanlar,kuşlar,balıklar yer alıyor ama düşündürücü hikayeler.Ayrıca içimi ısıtan hikayeler idi.Kitabın en sonunda Bedri Rahmi'den Sait Faik'ten hatırasını paylaşması ise çok güzeldi.Ve kitabı okurken her hikayede sanki yazarla birlikteymişim gibi geldi.Kitabı sanki yazarla sohbet ediyormuşum gibi hissettim ve yaşadım.

Güler Bilkay Aygün 
01 Haz 22:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Lise yıllarımda okumuştum. Küçük öykülerden oluşan güzel bir kitap. Tasvirler ve anlatım o kadar güzel ki, adeta adada yaşayıp, denizin kokusunu alıyorsunuz.

cansu 
18 Eyl 21:57 · Kitabı okudu · 20 günde · Puan vermedi

Sait Faik, sıradan durumlari etkileyici bir betimlemeyle sunmuş. Kitap kıssadan hisse özelliği taşımamak ile birlikte günlük dilde yazılmış. Sıradan hayatı okuyucuyu yormadan anlatmıştır.

Mehmet Y. 
02 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sait Faik iyi hikayeci olabilir kabul ama sanırım ben onun tarzını pek sevemedim. Bu okuduğum kaçıncı Sait Faik kitabı, ama çokça tasvir ve az aksiyon var hikayelerinde.

Son Kuşlar, küçük hikayelerden müteşekkil bir kitap. Ağırlıklı olarak balıkçılar ve Rumlar var bu hikayelerde. Yine de kitapta Sait Faik denince akla gelen ilk şeylerden birisi olan o güzel cümleye rastlamak iyiydi; Yazmasam deli olacaktım.

Bir de daha 1940'larda yazılmış olan şu cümleler var ki, bugün içinde bulunduğumuz çevreye duyarsızlık ve uçup giden o yeşillikleri düşününce daha bir manidar; Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi.

3 /

Kitaptan 191 Alıntı

Düşünmeye başlayalı beri bir gün sarhoş olmadan gülmedik ki.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Yazı yazmak için bana çiçek, kuş hürriyeti değil, içimdeki aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin hürriyeti lazım.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Ölesiye yalnız, ölesiye mesudum. İçim kalabalık çekiyor. İnsanlar çekiyor. Çocuklar istiyorum: haşarı, sarışın, esmer, edepsiz... Seyahatler çekiyor içim.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Nurhan Işkın 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Küçücük hürriyetler değil, alabildiğine yüz verilmiş bir çocuk hürriyeti istiyordum.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 56)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 56)
Nurhan Işkın 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Camları buğulu bir kahvenin içinde elleri nasırlı, yüzleri güneş ve rüzgarla çizgili insanların arasında, bugünü de bir günah, daha doğrusu bir kötülük işlemeden bitirecektim.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 70)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 70)
Nurhan Işkın 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir yaz gecesi, bir cumartesi akşamı, bir sayfiye yeri: Ilık mı ılık, yıldızlı mı yıldızlı, durgun mu durgun.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 89)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 89)
Limon Çiçegi 
06 Nis 17:10 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yazmasam deli olacaktım.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 73 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 73 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)