8,1/10  (163 Oy) · 
627 okunma  · 
146 beğeni  · 
3.111 gösterim
"Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.
Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu . Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik."
-Haldun Taner-Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    138
  • ISBN:
    9786053608851
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
05 Nis 17:31 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sait Faik’in Semaver’inden kıyıda köşede kalmış insanlara ve mekânlara, balıkçılara, bilet satıcılarına, aylaklara, evsizlere, birtakım insanlara dumansız, güzel kokulu, buhar ve sabahın saadetiyle dolu, sevgi yüklü bir bakış…

Sait Faik’in Semaver’inden önce Mahalle Kahvesi adlı hikâyelerinden oluşan kitabını okumuştum. Semaver de yine hikâyelerini topladığı kitaplardan biri Sait Faik’in. İki kitaptaki hikâyeleri karşılaştırmak gerekirse açıkçası Mahalle Kahvesi’ndeki hikâyelerin tamamına yakınını beğenmiştim. Ancak Semaver’de birkaç tane beğenmediğim hikâye oldu. Tabii bu, yazarın tüm hikâyelerinin güzel olmasını beklemek ya da kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Kitaba adını veren Semaver adlı hikâye, Stelyanos Hrisopulos Gemisi ve İpekli Mendil en beğendiğim hikâyeler oldu. Yaşamın sadece küçük bir parçasını işleyen, insanların o andaki durumlarını ele alan bu hikâyeler herkese çekici gelmeyebilir. Ama yine de Haldun Taner’in sevimli bir aylak dediği Sait Faik’i mutlaka okumak gerek.

Edebiyat derslerinde hakkında sadece beş bilemediniz on dakika konuşulan Sait Faik için şunları söylerler: Konu ve olaydan çok bir durumu ya da kesiti ele alan Çehov tarzı hikâyeciliğin edebiyatımızdaki en önemli temsilcisidir. İstanbul hikâyecisi olarak bilinir. Burgazada yaşamında önemli yer tutmuştur. Yanına da hikâyelerinde bahsettiği konuları söyleyerek bitirirler. Ah hakkında sayfalar dolusu yazılar, kitaplar yazılacak Sait Faik. İnsan sevgisi dolu yüreğinden, doğanın yeşillikleri ve mavilikleriyle atan kalbinden, kendi avareliklerini eserlerine, Semaver’e, yansıttığından, birtakım insanların birtakım yaşantılarını ele alıp bizlere onları sevdiren kaleminden, balıkçıların yaşamlarını kendi yaşamı gibiymiş gibi sahiplenmesinden bahsetmezler. İnsan okuyunca bunun eksikliğini hissediyor.

Şuan bunu burada anlatmanın ve veryansın etmenin ne kadar doğru olduğunu düşünemiyorum. Boş vakit bulduğumda tanıdığım bir sahafa gider, vakit geçiririm. Genci, yaşlısı gelir çeşit çeşit kitap sorarlar. Bir gün on yaşlarında bir çocuk annesin babasının elinden tutmuş, koşa koşa saftirik greg kitabı almaya geldi bize. Neden o kitabı okumak istiyorsun diye sordum. Arkadaşından mı duymuş, öğretmeni mi önermiş -eğer öğretmeni önerdiyse üniversitede çocuk gelişimiyle ilgili ders alan vay o öğretmenin haline- ağzında bir şeyler geveledi. Önce çocuğun kendisine, sonra ailesine kitabın çocukların gelişimi için uygun olmadığını izah ettim, başka bir çocuk kitabı verip uğurladım. Şimdi geleyim bunu neden anlattığıma, bu kitapla ya da yazarla ne ilgisi olduğuna. Öyle bir duruma geldik ki vakit öldüren, anlamsız, sadece yazılmak için yazılmış kitaplar yok satıyor. Çocuklara değerlerini, sevgiyi, saygıyı öğretmeye çalışan Cahit Uçukların, Gülten Dayıoğullarının, Ömer Seyfettinlerin; öte yandan herkes için yazan, çoğumuzun sokakta karşılaşsak yüzüne bakmayacağımız ama Sait Faik’in sevgiyle baktığı, onların hayatlarını, hallerini, avareliklerini kendi hayatımız, hallerimiz ve avareliklerimiz gibi yaşattığı, birtakım insanları ele alan kitaplarının arasında yukarıda bahsettiğim kitaplar sorulunca insan elinde olmadan utanıyor. Kitap okuma oranın azlığından dem vururuz da, bu oran üstüne puslu kara bulutların çöktüğü kitaplarla artacaksa hiç artmasın. Bizlere güzel kokulu, buhar ve sabahın saadetiyle dolu Semaverler, Stelyanos Hrisopulos Gemisi’ndeki Trifon’un umutları, ak pak İpekli Mendiller lazım.

“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım… Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım,” diyen Sait Faik bana da artık yolda karşılaştığım birtakım insanları okumazsam içim rahat etmeyecek dedirtebiliyor.

Nazan gercek 
20 May 23:16 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Kitap gerçekten guzeldi. Sait Faik le ilk tanışmam iyiki de tanısmisim. O kadar güzel hikayeler anlatmış ki bayildim. Tabi en çok sevdiğim Semaver oldu. Okunmasi gereken güzel bir eser.....

Onur Erol 
 26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sait Faik'in o sergüzeşt yanını ilk kitabında da rahatlıkla görüyoruz. Bu sefer acıklı bir öyküyle başlıyor. İsmi Semaver. Her sabah namazında kaynıyor ve içinize kadar iniyor sıcaklığı. Her hikayesinde değişik yaşantıları kaleme almayı seven Sait Faik yine o bildik ama bazen içinize mıh gibi oturan o sözleriyle devam ediyor. Sonra yine içiniz ısını veriyor Garson'da Birtakım İnsanlarda ne yapacağı nereden çıkacağı belli olmuyor Sait Faik'in. Ansızın sizi bir yerlere çekip götürüyor. Sizde gidiyorsunuz usul usul. Ama bir Orman Evine ama bir Otel'e ama bir Mahalle Kahvesine. Nereye götürse giderim diyorsunuz. O kadar samimi ve içten anlatıyor o gerçek yaşamları. Bu yüzden okumalıyız onun her kitabını. Kim bilir bizi daha nerelere götürecek. Saygılar, hürmetler bir kez daha kendisine..

BEN BU ADAMIN TEŞBİH ÖZGÜNLÜĞÜNE HAYRANIM.
Öyle harika benzetmeleri var ki, hem cuk oturuyor anlatıya, hem de alakasına güldürüyor insanı. Deli adam şu Sait Fait. Fantastik adam gerçekten.
Öykülerine gelince, stefan zweig sevenler sait faik'e de bayılır diye düşünüyorum yada tam tersi sait faik sevenler stefan zweig da okumalılar bence. Haldun Taner'in dediği gibi sait faik, bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işlemiş; bir tezi savunmamış, bir yaşantıyı yansıtmıştır.
Farklı bir tat bırakıyor insanda.. Vurdum duymaz gibi ama değil de. Çok ilgili gibi de, ama değil sanki. Tam adını koyamadığın bir hisle bırakıveriyor seni sait faik. Kıyak adamsın sait faik. Ama normal hiç değilsin. İyi ki değilsin!

Nida 
13 Ağu 00:47 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitap içeriği ve üslubu bakımından çook güzeldi.Ben çok severek okudum, benden sonra da abim okuyacak :D
Eğer kahvemi çayımı alayım, iki hikaye okuyup biraz kalite koklayayım derseniz kitap sizi bekliyoor :')

insan_okur 
20 Oca 23:04 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Körleşme'ye başlamadan hafif eserler okuyayım diyerek Sait Faik'in hikayelerine yöneldim. 19 farklı hikayeden oluşuyor kitap. Sait Faik'in Seçme Hikayeler kitabında çok daha fazla etkilenmiştim; sanırım bu kitapta beklentiyi biraz yükselttim. Çok beğendim de diyemem beğenmedim de. Edebi açıdan dilini tartışamam ama hikayeler o kadar güzel değildi. Stelyanos Hrisopulos Gemisi ve Semaver hikayelerini çok beğendim. Konulara bakarsak geneli deniz ile ilgili ama umut, hüzün, doğa vb. daha doğrusu tüm konulardan tadımlık işlemiş. Hikaye okumak isteyenlere tavsiye edilebilir.

Reina 
 24 Oca 2015 · Puan vermedi

Sait Faik 'in okuduğum ikinci yada üçüncü kitabı sanırım.19 hikayeden oluşuyor kitap. Beş yaşındaki hırsızın hazin hikayesi İpekli Mendil, hüznü insanın yüreğini yakan Semaver, öksüz ve yetim Trifon'un hayallerini taşıyan Stelyanos Hrisopulos Gemisi sevdiğim hikayelerden birkaçıydı.

Hayri'nin kardeşi (dızooo) ^-^ 
01 May 17:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Usta yazar, bu kitapta da hünerlerini göstermiş ve okuyucuda zevk uyandırıcı hikayeler yazmış. Kitabın bazı hikayeleri yarıda bitmiş gibi görünse de aslında ders çıkarabileceğimiz müthiş kısımları var. Bu kitap herkese önerebileceğim türden bir kitap...

LEYLΠ
 07 May 03:24 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Son zamanlarda hikaye kitaplarına olan ilgi ve alakam bir hayli arttı diyebilirim.Bunun en önemli nedeni ise yazarların, yazma yolunda attıkları ilk adımın hikayeler olmasıdır.Hiç karşılaşmadığım, diline üslubuna aşina olmadığım bir yazarın hayal dünyasına hikaye kapısından girmek; yazarı anlamak açısından eminim ki daha sağlıklıdır.

Bu kitap ise Sait Faik'le ilk tanışmamızın delilidir.Bana hayatı tüm akışkanlığıyla zihin süzgecinden geçirerek 19 farklı hikaye ısmarladı.Hepsini iştahla okudum.Çoğunu beğendim de.Ha, bu arada!Biz Sait Faik'le bazen kahvede buluşup uzun uzun sohbet ettik, bazen gece geç vakitlere kadar tramvay bekledik, Bazen de ipek mendil tutuştururdu avuçlarıma, olurda birgün ağlarsam diye...O kadar ki gerçekçi, içten ve samimiydi.

Kitap dönemin sosyal, ekonomik ve toplumsal yönlerini çok iyi analiz edip anlatmış.Anlaşır dil ve üsluba sahip olan yazarın benzetmeleri de tek kelime ile muhteşemdi.

Benim gibi hiç Sait Faik'le tanışmayan varsa ilk hikaye kitabı olan Semaver'le başlayabilirsiniz.Şimdiden keyifli okumalar.

Yeşim Gökyıldız 
18 Haz 00:53 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Yazarın Son Kuşlar adlı kitabını ve bu kitabı bana Türkçe hocam hediye etmişti. Birinci kitapta olduğu kadar sıkıcı değildi öyküler. Aksine bana daha akıcı öyküler gibi geldi. Bilmediğim kelimeler okumayı zorlaştırsa da hoş bir öykü kitabı fakat yazarı bir daha okuyup okumayacağım şüpheli ...

3 /

Kitaptan 143 Alıntı

Murat Sezgin 
02 Nis 15:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Muvaffak: Başarılı
Ölümün karşısında, ne yapsak, muvaffak olmuş bir aktörden farkımız olmayacak.

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Yayınları)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Yayınları)
AYNUR 
08 Ağu 2016 · Kitabı okudu

Sevmekten korkuyorum... ondan karanlıktan, riyadan, zulümden, hürriyetsizlikten korkar gibi ürküyorum.

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 91)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 91)
Reina 
24 Oca 2015 · İnceledi · Puan vermedi

''Sarhoştum. Hava, elektrikler, şehir beni sarhoş ediyordu. İnsanlar beni mıknatıs hızıyla kendilerine çekiyorlardı. Dünyayı ve şehri riyasız kucaklamak istiyordum.''

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 57)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 57)
Göknur Şahin Sarı 
19 Şub 13:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Şehri Unutan Adam
Birden bütün neşemin bir camın kırılışı kadar ses ve şangırtı çıkararak düşüp kırıldığını gördüm.

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 54 - Yapı Kredi Yayınları)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 54 - Yapı Kredi Yayınları)
Furkan 
 27 Haz 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Dersler deniz kadar güzel, deniz kadar öğretici miydi acaba?

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
20 Şub 00:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Üçüncü Mevki
Sözün temsili Kasımpaşa'da doğdum, Beyoğlu'nu bilmem efendim.

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları)

Rıhtımın kenarında mehtaplı denize gözlerini dikmiş kediyi görmüştüm. Fakat kediden çok insanlara baktığım için, bir zayıf kedinin denizin mehtaplı suratında ne düşündüğüyle alakadar değildim. Futbolcu gençlerden biri zebun kediye bir şut çekti. Kedinin denize doğru uçtuğunu gördüm. Üç adım öteye düşmesiyle zıplaması bir oldu. Hayret içinde durakladım. Kedi ayaklarımın ucundaydı. Bir lastik top çevikliğiyle denizin yüzünden sıçrayıp ayaklarımın ucuna düşen kedi alakadar olunmayacak mahluk muydu? Bu harikulade aksülamelin, karşısında sporcu çocuk da hayret içinde kalmakla beraber bir ikinci defa kediye hücum etmek istedi. Fakat kedi, ayaklarıma kafasını sıcak ve samimi hareketlerle sürüyordu. Sporcu gözlerime baktı, güldü. Fikrinden vazgeçti, arkadaşlarına iltihak ettim. Ayaklarıma sürtünen hayvanı okşadım. O müsterih, rıhtımın kenarına çekildi. Tekrar denizi süzmeye başladı. Sonra rıhtımın cezirle suları çekilmiş kıyısına indi. Oradan bir kaplan hızıyla denize atıldı. Ağzında bir balıkla çıktı.

Semaver, Sait Faik AbasıyanıkSemaver, Sait Faik Abasıyanık
Göknur Şahin Sarı 
20 Şub 21:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Üçüncü Mevki
Lisanlarını anlamadığımız insanların haletiruhiyelerini keşfetmek hususunda çok aciziz. Onların bizim her gün konuştuğumuzdan daha başka, daha mühim şeyler konuştuklarını sanırız.

Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları)Semaver, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları)