Dalgalar hırsla çarpıyordu duvarlara, parçalanan damlaların umut dolu çığlıkları yankılanıyordu kulaklarımda, sanki hâlâ bir umut var dercesine bir an bile kaybolmuyordu gökkuşağı. Giderek coraklasan bu engebeli toprakla uçsuz bucaksız gökyüzünün arasında unutulmuş terkedilmiş bir anlam gibi duruyordu yıkık kent.