Meltek profil resmi
Meltek kapak resmi
"Kitaplar, ah! Eminim ki aynı şeyi okuyup aynı şeyi hissetmiyoruz." -J. Austen
Antalya
5 kütüphaneci puanı
798 okur puanı
21 Eyl 2017 tarihinde katıldı.
"Kitaplar, ah! Eminim ki aynı şeyi okuyup aynı şeyi hissetmiyoruz." -J. Austen
Antalya
5 kütüphaneci puanı
798 okur puanı
21 Eyl 2017 tarihinde katıldı.
  • Meltek tekrar paylaştı.
    Herkese merhaba,
    1k Antalya olarak 3. Buluşmanın sıcaklığı geçmeden 4. Buluşma için planlar kurmaya başladık bile. 3. Buluşmanın bir sonbahar buluşması olacağını düşündüğümüz halde Antalya pek bize katılmadı bu konuda ve ben bu temennimi 4. Buluşma için tekrarlıyorum efenim; bir sonbahar buluşması olmasına rağmen sıcacık bir ortam olacağına eminiz! Bu sohbette bize katılmak isteyen, yolu Antalya'ya düşen yahut buralarda olan herkesi bekleriz. Kapımız herkese açık.

    Üzerine konuşacağımız kitaplarımız;
    Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti ve
    Seviyordum Sizi

    Tarih: 28 Ekim, Saat: 15.00

    Yer: Eski Masal Kitap&Kafe
    Adres: Eski Masal Book & Cafe
    Sinan Mahallesi, 1265. Sk. D:No: 9/A, 07100 Muratpaşa/Antalya
    (0242) 243 90 50

    https://goo.gl/maps/PEsCmEfL81E2
    (Kaleiçi Dönerciler Çarşısı girişinin karşısındaki ara sokakta girdiğinizde sağ tarafta köşede kalıyor. Halkbank'ın yanındaki sokak. Bir ağacın arkasında kaldığı için ismi göremeyebilirsiniz, hemen vazgeçmeyin dikkatli bakın lütfen. :) )


    Yürekten sevgilerimizi sunuyor, görüşmek üzere diyoruz. :)

    Katılmayı düşünenler;
    1. Meltek
    2. Merve K.
    3. Esra D.
    4. Ceyda Kiva
    5. Ayşenur
    6. Gürbüz Deniz


    Katılmak isteyenler belirtilerse iletiye ekleyebiliriz. :)
  • Meltek tekrar paylaştı.
    Merhaba arkadaşlar, hazır saatlerimizin yeniden eski düzenine döneceği haberi resmi gazetede yayınlanmışken, tesadüf bu ya biz de bugün bol bol saatlerden konuştuğumuz, keyifli sohbetimizi paylaşmak istedik sizinle. :)

    Öncelikle henüz kendimi ötekileştirmeyi bir türlü beceremediğim için ben diye bahsettiğimde Meltek anlayın lütfen. Kişisel düşüncelerim için de grup sorumlu tutulmasın zira :)

    Evet, ben kitapta işaretlemiş olduğum yerleri tekrar okuyabilmek için mekana biraz erken gittim. Ve bu geriye dönüş ile bir kez daha; Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kurgusuna hayran oldum. Birçok nokta çok daha anlaşılır geldi benim için. Ben oradayken çok istemesine rağmen buluşma saatinde dershanede olması gerektiği için aramıza katılamayacak olan sevgili Kübra çelikkartal çıktı geldi ve keyifli bir sohbet ettik. Bizi yakından takip edeceğine ve 2 buluşma sonrasına katılacağının da sözünü almayı ihmal etmedik tabii. O sırada sevgili müdavimlerimizden (ilk buluşmadan beri düzenli devam eden 2 kişi olduğumuz için böyle söyleyebilirim sanırım :) Merve K. aramıza katıldı. O saatlerde henüz 1k ile tanışmamış olan ve hemen o masada üye yaptığımız değerli Gürbüz Deniz ile de sohbetimiz iyice koyulaştı. Derken, ufukta değerli 'iletişim'cilerimiz Ahmet Y , uğur kiraz ve Kağan.Ç göründüler ve böylece bizim için düzenlenmiş olan üst kattaki toplantı masamıza taşındık. Sevgili Sahra da elinde kitabımız ile hazır ve nazır bir şekilde toplantı masasında yerini aldı efenim. Bu arada elbette çok sevgili ev sahiplerimiz Ceyda Kiva ve Doruk Ateş de aramıza katılınca oldukça keyifli bir sohbete giriş yaptık. Yeni gelenler ile tanışma ve önümüzdeki ay hangi tür okumalıyız, hatta genel olarak neler okumalıyız ile ilgili yaptığımız uzun tartışmalar sonucu sözü Saatleri Ayarlama Enstitüsü 'ne getirebildik.

    Kitabı henüz okumamış olanlar (buradan ifşa etmeyeceğim ama onlar kendilerini bilir :) için tat kaçırmayacak şekilde önemli noktaların etrafında dolaşarak kitabı baya inceledik. Benim daha önce fark etmediğim noktaları arkadaşların bakış açıları ile yeniden değerlendirdim ve bir kat daha değerlendi gözümde. Kitap hakkında genel olarak benzer görüşler içindeydik. Oldukça hatta fazlasıyla (Belki de Ahmet'in ısrarla belirttiği gibi en) iyi bir roman olduğuna karar verdik. Kitaptaki her karakteri çok dolu dolu işlediği, karakterlerin birçoğu için ayrı bir kitap bile yazılabileceği konusunda hemfikirdik. (Öykü yazarı kimliği ile Ceyda da bunun ne kadar zor bir şey olduğundan ve sırf bunun bile ne kadar kaliteli bir yazarımız olduğunu gösterdiğinden bahsetti örnekler ile.) Toplumsal sorunlara getirdiği ironiyi çok iyi verdiği de gözümüzden kaçmamıştı tabiiki de. Ayrıca karakter isimlerinin çok güzel seçilmiş olduğunu da konuştuk ve Hayri İrdal karakterinin soyadının neyi çağrıştırabileceğine dair de fikirler yürüttük. TDK'dan teyit eden Sahra 'er kişi' anlamına geldiğini söyledi ve Kağan da 'olgunlaşmamış kişi' anlamına da gelebileceğine dair bir fikir ortaya attı. Bizler de çok sevgili Hayri İrdal'ın tam olarak böyle bir karakter olmasından, zorla kalıplara sokulan ve kendisi olmasına izin verilmeyen bir kişilik olmasından dolayı bu fikri oldukça beğendik. İşte böyle sürüp giden çok yönlü bir incelemeye soktuk kitabı ve zaman geçtikçe daha da anlamlanan bir kitap olduğunda karar kıldık. Kitaptan en etkilendiğimiz alıntıları da okuyarak kaliteli bir sohbet ortamı yarattık.

    Bir de tabii Polisiye Yazarlar Birliği üyesi olan Doruk Ateş tarafından ortaya atılan 'Neden Türk Polisiyesi okunmuyor?' sorusu ile de farklı bir konuda konuşma fırsatı bulduk. Önümüzdeki ay için okuyacağımız kitaplara karar verebilmek için kendimizi kaderin ellerine bıraktık ve kura usulü ile kitaplarımızı belirledik. Kitaplar diyorum çünkü bir roman bir de şiir kitabı okumaya karar verdik. Israrla Türk Edebiyatı okumalıyız derken kaderin cilvesi bizi bir Balzac ve bir Puşkin ile karşı karşıya bıraktı ama biz önümüzdeki buluşmada yapacağımız sohbetin keyfinin katlanarak artacağına emin bir şekilde toplantıyı sonlandırdık.

    Bazı arkadaşlarımızın aramızdan ayrılmasından sonra, (after party mi diyordu sevgili İzmir grubu buna :) ) aşağıda, ağaçların altında sohbetimize devam ettik. Agatha Christie ve Shakespeare masalarını birleştirerek kahvelerimizin yanında gelen 'kitap fallarımızın' tadını çıkardık. Kimisine en sevdiği yazar çıkarken kimisine de bugün ısrarla okutulmaya çalışıldığı kitaptan alıntı çıkması ile kitapların büyüsünden bir kez daha emin olduk. Elbette, bize böyle keyifli bir ortam sağladıkları için de Eski Masal Kitap Kafe sakinlerine sevgilerimizi göstermeyi ihmal etmedik. O masada; filmlerden yönetmenlerden farklı yazarlara, farklı şehirlerin farklı havalarından dine kadar türlü konular hakkında çeşitli konuşmalar yaptık ve günü iki kat güzellikle taçlandırdık.

    Sözü yeterince uzattığım için yeni etkinlik duyurusunu ayrı bir iletide paylaşmak üzere herkese keyifli okumalar diliyorum efendim. Sürç-i lisan ettiysem affola, esen kalın! :)
  • Meltek tekrar paylaştı.
    Yapamıyorum. İçimde fırtınalar koparken bile nefret dolu sözler dökemiyorum ortalığa. Minik bir ruhun ne kadar acı çektiğini duyduğumda/ gördüğümde ruhumun en kırılmaz sandığım yerleri paramparça oluyor da yine de kalkıp bir başkasına ucu dokunacak bir şeyler söylemek gelmiyor içimden. Küfretmek mi? Ne faydası var? Lanetlemek mi? Ne işe yarıyor? Bir gün konuşup ertesi gün unutacaksak ne anlamı var bütün o nefret dolu söylemlerin? Peki kayıtsız mı kalalım? ASLA! Çözüm bulalım! Öyle asmakla kesmekle değil gerçek bir çözüm lazım bize. Belki anlık çözüm getirmeyecek ama geçici değil temelli bir çözüme ihtiyacımız var. Eğitim. Bilinçlendirme. Madem hepimizin gözü dönüyor bu haberleri duydukça; önce kendimizi değiştireceğiz.

    Yahu kadına şiddete hayır derken ettiğiniz küfürler bile cinsiyetçi! Kalkıp birini taciz etti diye sinirlendiğiniz adamın annesine küfrediyorsunuz. Ben bunu kesinlikle anlamlandıramıyorum. Gencecik yaşta öldürülen bir kadından bahsederken bile kadın demekten çekinir haberler ve "günlük kiralanan bir evde" öldürüldüğünü defalarca vurgular. İnanmıyorum, böyle yaptığınız sürece de samimiyetinize inanmayı sonuna kadar reddedeceğim. Madem samimisiniz, madem kadınlar şiddet görmesin, minik yavrularımıza kimse dokunmasın istiyorsunuz size fırsat sunuyorum.
    *Öncelikle cinsiyetçi ifadeler kullanmaktan vazgeçeceksiniz.
    *Kadına kadın demekten çekinmeyeceksiniz.
    *Kadının her anlamda tüm varlığı ile bir bütün ve tam bir birey olduğunu kabul edeceksiniz.
    *Kadını destekleyeceksiniz. Sözünü ettiğim kadın 1.5 yaşında kızınız da olsa 70 yaşında nineniz de olsa her istediğini başarabileceğini kabul edecek ve ona da bunu söylemekten çekinmeyeceksiniz.
    *Erkek çocuklarınıza nasıl davranıyorsanız kız çocuklarınıza da öyle davranacaksınız. Erkek çocuklarınızın özgürlüğüne ne kadar saygı duyuyorsanız kız çocuklarınızın özgürlüğüne de aynı saygıyı göstereceksiniz. (Kız çocuklarınıza nasıl davranıyorsanız erkek çocuklarınıza da öyle davranacak, onlara gösterdiğiniz sevgiyi erkek çocuklarınızdan da ihmal etmeyeceksiniz.)
    *Konuşmayı, derdini anlatmayı, rahatsız olduğu kişi birinci derece yakını bile olsa, susmamayı öğreteceksiniz çocuklarınıza ve kendinize!

    Neden mi bunlar önemli? Çünkü o elinizde olsa asacağınız , bir yerlerini keseceğiniz ahlak yoksunlarını yetiştiren de bu toplumun insanı. Onlar da anne ve baba. İster miydi sanıyorsunuz, böyle olsun? En başta biz o anne babayı eğiteceğiz ki o da böyle çocuklar yetiştirmeyecek. Bu da kadına saygıdan geçiyor! Geldik mi yine kadının bireyselliğini kabullenmeye?

    Bu defa bari söylemeyeyim dedim fakat olmuyor anlayın artık. Kadının bireyselliğini kabul etmediğimiz sürece her sözümüz ve her hareketimiz samimilikten uzak oluyor. Kadınların gücünü hafife almayalım. Kadın dediğin dünyayı bile değiştirebilir, değiştirecektir de. Siz yeter ki destek olun.
    Yapacağınız şeyler çok zor değil. Yukarda saydıklarımı kafa sallayıp iki dakika sonra unutmak yerine hayatınızda uygulamaya koyduğunuzda yaratabileceğiniz farkları düşünün.

    Bu kitap, bana 14 şubat hediyesi idi. Hayatımda aldığım en anlamlı hediye değil de nedir? Her defasında bu konularda yaptığım uzun uzun söylemleri sabırla dinleyip benimle birlikte sinirlenip benimle birlikte çözüm arayan bir adam olduğu için hayatımda, çok şanslıyım. Sizler de kendinize ve hayatınızdaki kadınlara hissettirin şanslı olduklarını. Çok zor değil. Bu kitabı alıp size en yakın kadın savaşçıya hediye edin mesela. (Ben bir tanesine gönderdim bile) Çünkü çevrenizde gördüğünüz her kadın muhteşem bir savaşçı aslında! Herkesin alanı farklı, o ayrı. Ancak bütün o kadınlar hak ediyor ne kadar değerli olduklarını bilmeyi. Zaten değerli olduğunun bilincinde olan bir kadının kötü niyetli bir çocuk yetiştirmesi de mümkün değil.

    Bir incelemeden başka her şeye benzedi sanıyorum ki bu yazı. Affınıza sığınıyorum. Ancak günlerdir belki de yıllardır içimde tuttuklarımı anlatmasam çatlayacaktım. Belki de zerreler halinde dağılacak ve hiç toparlayamayacaktım kendimi. İçimi döküp biraz rahatladıktan sonra biraz kitaptan bahsedebilirim sanırım. (Bu kadar uzun yazıyı buraya kadar okuyan olur mu bilmiyorum ama :)

    Kitap muhteşem çizimlerle ve muhteşem hayat hikayeleri ile dolu. Daha önce hiç duymadığım isimler de çok sık karşılaştığımız isimler de mevcut. Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler'den farkı hayatları hakkında daha fazla ayrıntıya girilmiş olması. (Ve tabii çok daha az isim olduğunu unutmamak lazım. ) Çok ilginç noktalardan bakmışlar biyografileri kaleme alırken. Ben çoğunlukla şaşırdım doğrusu. Muhteşem bir seçki olmuş!
  • Korku... Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık.
  • Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız.
"Kitaplar, ah! Eminim ki aynı şeyi okuyup aynı şeyi hissetmiyoruz." -J. Austen
Antalya
5 kütüphaneci puanı
798 okur puanı
21 Eyl 2017 tarihinde katıldı.

Şu anda okudukları 5 kitap

  • Kanlakarışık
  • Rüzgarla Bir
  • Don Quijote
  • Yaşama Uğraşı
  • Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

Okuduğu kitaplar 364 kitap

  • Asılacak Kadın
  • 1Q84 - 3. Kitap
  • 1Q84 - 2. Kitap
  • Dost
  • Kayıp Hayaller Kitabı
  • Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler 2
  • Zaman Dışı Yaşam
  • Kalanlar
  • Bye Bye Türkçe
  • Van Gogh Yüz Yıl Sonra

Okuyacağı kitaplar 162 kitap

  • Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti
  • Seviyordum Sizi
  • Muhtelif Evhamlar Kitabı
  • Mabet
  • Ölü Doğanlar
  • Postmodernizmin ABC's
  • Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar
  • Seçme Şiirler
  • Zabit ve Kumandan ile Hasbihal
  • Deniz Feneri

Kütüphanesindekiler 374 kitap

  • Rüzgarla Bir
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Kanlakarışık
  • 1Q84 - 3. Kitap
  • 1Q84 - 2. Kitap
  • Dost
  • Don Quijote
  • Bye Bye Türkçe
  • Kayıp Hayaller Kitabı
  • Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler 2

Beğendiği kitaplar 228 kitap

  • Rüzgarla Bir
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Kanlakarışık
  • Kayıp Hayaller Kitabı
  • Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler 2
  • Yaşar Kemal
  • Yaşamın Ucuna Yolculuk
  • Antigone
  • Denemeler
  • Filler Sultanı İle Kırmızı Sakallı Topal Karınca

Beğendiği yazarlar 36 kitap

  • Doruk Ateş
  • Vüs'at O. Bener
  • Mustafa Kemal Atatürk
  • Yaşar Kemal
  • Sait Faik Abasıyanık
  • Tezer Özlü
  • Franz Kafka
  • Hüseyin Rahmi Gürpınar
  • Şermin Çarkacı Yaşar
  • Attila İlhan