Meltek

Meltek
"Kitaplar, ah! Eminim ki aynı şeyi okuyup aynı şeyi hissetmiyoruz." -J. Austen
Antalya
5 kütüphaneci puanı
1186 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Lise yıllarında okuduğum Gökhan Özcan, bir kitabında "Rilke'nin harfleri kaynatarak baldıran ürettiğini" iddia ediyordu. O zamanlar Rilke'yi tanımazdım. Yıllar, yollar ve kitaplar geçti. Lise bitti üniversiteye giderken bir gün sahafta Rilke'nin bir kitabı ile karşılaştım. Aklıma o söz geldi. Hemen atıldım tabii. Şimdi Rilke en sevdiğim yazarların başında gelir. Ama o zaman hâlâ sözü tam kavrayamamıştım. Aradan yine yıllar, yollar ve kitaplar geçti. Üniversite bitti, iş tecrübeleri geldi geçti. Bu sabah serviste Livaneli'nin bir kitabını okurken Sokrates'in baldıran içerek intihar ettiği ile ilgili bir cümle geçiyordu. Özellikle vurgulanan değil, laf arasında geçen. İşte o an anladım! Oysaki baldıranın zehir olduğunu da Sokrates'i öldürdüğünü de zaten biliyordum ama o cümle ancak şimdi tam olarak anlam kazandı. Mı acaba? Toplam 10 kelimelik bir cümle benimle 10 senedir dolanıyor ve her gün yeniden keşfedebiliyorum. Ya da hiç beklemediğim bir anda. Kim bilir ne cümlelerimiz var böyle, tam etki gösterebilmek için tam zamanını bekleyen. İlaç hepsi, ilaç resmen!
Freya'dan sizlere selam var!
Freya
Freya
ile tanışmadınız mı henüz? Dilerim bir gün kendi Freya'nız ile el ele Faroe adalarının eşsiz manzarasının tadını çıkarırsınız. Ama önce Freya ile tanışmak ve yazardan gezintinin biletini almak isterseniz
Ulaş Cömert
Ulaş Cömert
10.11.2018'de saat:13.00-15.00 arası İstanbul Tüyap'ta sizleri bekliyor olacak. Karina Yayınevi Salon No: 10 Stand No: 101-C
Güzel Çocuklarımız için Güzel Kitaplar
Bugün Dünya Kız Çocukları Günü imiş. Elbette bizim için kız-erkek ayrımı yoktur; hiçbir konuda. Bu vesileyle kız olsun erkek olsun her çocuğumuzun gözlerinden, minicik yüreklerinden öpüyoruz. Çocuklar söz konusu olunca da bugün tanıştığım güzel insanlardan ve büyük uğraş verdikleri bir projeden bahsetmek istiyorum sizlere. Öncelikle bir gazete haberi; m.milliyet.com.tr/cocuk-hastalar-... Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi'nde güzel yürekli insanların fikirlerine sağlık, çok güzel bir çabaya girişmişler. Sağlık çok önemli, sağlık sorunları ile uğraşırken de en önemlisi moraldir herhalde. Bir de söz konusu çocuklar ise... Geleceğimiz, güzel günlerimiz, güneşimiz sevgili çocuklarımızı hayata tutundurmaya çalışan bu güzel insanlara yardım edelim. Biz Eski Masal Kitap Kulübü adına bir miktar kitap bağışı yaptık ama çok daha fazlasına ihtiyaç var. Benim en zor zamanlarımda elimden tutan hep kitaplar oluyor, şimdi birbirinden güzel çocuklarımızın ellerinden tutacak kitaplara ihtiyacımız var. Ayrıca bu oluşturulacak olan kitaplıkta aldığı kitabı geri getirme zorunluluğu olmayacak. Öncelik, çocuklara okuma zevki kazandırabilmek. Bu yüzden de devamlı bir kitap akışını sağlamak gerekiyor. Bu konuda da farklı fikirleriniz varsa paylaşın lütfen. Her türlü fikir paylaşımını ve 3-18 yaş aralığındaki çocuklar için uygun olabilecek kitapları bekliyoruz. Herkese teşekkürler, keyifli günler dilerim. :)
Parçadan Bütüne
Yapboz yaparken hep düşünüyorum; hayatımıza ne kadar da benziyor aslında. Parça parça inşa ediyoruz kocaman bir tabloyu. Bir parçası eksikken olmuyor. Bazen bir parça geliyor elimize tam da buluyor yerini. Oraya tam oturuyor olmasının hissi nasıl iyi geliyor insana. Ama bazen de bulduk sanıyoruz bir parçanın yerini. Rengi, şekli ne kadar da uyuyor. Birazcık oynuyor belki ama olsun, o da fabrika hatasıdır diyip geçiveriyoruz. Ama sonra yanına koyduğumuz hiçbir parça oturmamaya başlıyor. Bir yanlışlık olduğunu o zaman fark ediyoruz. Oysaki onun yeri çoktan hazır, onu bekliyormuş. Değiştirince yerini rahatlayıveriyor tablomuz. Çorap söküğü gibi geliyor, yerleşiyor artık parçalar birbiri ardına. Yeter ki her parçayı doğru yere koyalım. Hayatımızdaki insanlar da, ilgilendiklerimiz de, belki işimiz belki hobilerimiz de birer yapboz parçası. Herbirini yerli yerine yerleştirelim ki şaşmasın dengeler. 🙏
Huzur Mimarisi
Öyle günler olur ki türlü aksiliklerle bezenir. Neyi tutsanız elinizde kalır ya, işte öyle. Bir kez suratınızı asmaya görün o aksiliklere, ardı arkası kesilmez artık. Evrene gönderdiğiniz yanlış mesajların sonucudur bu. Kim bilir belki de yemiştir o mesajları tombul bi' uzaylı :) Her neyse, konumuz o değil. Siz ne kadar aksilik görürseniz görün ağaçların güzelliklerini görmeyi de ihmal etmeyin. Çünkü bir sabah uyandığınızda o elinizden çıkmak bilmeyen akmalara rağmen, tam da o noktayı özlerken buluveriyorsunuz kendinizi. Keşke fotoğraflar gibi saklayabilsek bazı günlerin kokusunu da. Neşesini de. Kahkahaları ve içten gülümsemeleri de. Ha bir de; size böyle günler yaşatan kim varsa, ne varsa sıkı sıkı sarılmayı ihmal etmeyin. Hadi bugün sevgimizi ve özlemimizi gösterme günümüz olsun. Tek tek isim sayamayacağım kadar çok olan geçmişte ya da bugünde birlikte en az bir kez olsun birlikte güldüğümüz, bir şeyler paylaştığımız kim varsa; iyi ki varsınız. Bugünkü huzurumun mimarı sizsiniz ve yürekten bir teşekkürü hak ediyorsunuz. Bunun karşılığında günleriniz hep güzel geçsin.