Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·100 syf.··
2021 8. kitabı
Sellammm Bugün @yapikrediyayinlari ndan çıkan #saitfaikabasıyanık ın eseri #kumpanya ile geldimm. Kitabı @acilenokuyoruz ile beraber okudukk. Kitabın içinde üç farklı konuyu ele alan üç farklı hikaye vardı. "Kumpanya", "Kriz" ve "Gauthar Cambazhanesi". Hepsi birbirinden güzeldi. Bana gelip hangisini daha çok sevdin derseniz bir cevabım olmaz. Çünkü karar veremedim. Kitabın sonunda Sabri Esat Siyavuşgil'in Sait Faik hakkında yazdığı bir yazı bulunuyor. Kitabın hakkında hoşuma giden bir diğer şey ise normal zamanda karşılaşabileceğiniz insanlar ve olaylardan oluşması oldu. Kitabı okurken olaylar önümde oluyormuş gibi hissettim. #acilenokuyoruz #okudumbitti #saitfaik #sonkuslar #kitap #onerikitap
Edebiyat
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
8/10
·100 syf.··
2020 111. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 14:47
🖎 Sait Faik okumalarında bu sefer Bütün Yapıtları kapsamında Kumpanya adlı kitabı. Bu öykü kitabında Kumpanya, Kriz ve Gauthar Cambazhanesi olmak üzere 3 öykü bulunuyor. 🖎 60 sayfa kadar Kumpanya öyküsü etkileyici, eğlendirici ve sürükleyiciydi. Durum anlatısı kadar olay anlatısı da belliydi. Kumpanya, özel tiyatro topluluğu demek. Bir arkadaş tayfası Anadolu'da köylerde tiyatro gösterileri sergilemek ve bu işten de para kazanmak, dahası ün kazanmak isterler. Kumpanyayı organize edebilmek için her şeyin kilidi olduğu düşünülen 'para'ya ihtiyaç vardır. Para ve kumpanya anahtar kelimelerimiz olmakla beraber, kumpanyaya bir ad aranmaktır. Nihayetinde önerilerden hareketle kumpanyaya isim bulunacaktır. Öneriler kararsızlık tartışma havası oluşturur. Sitare çok güzel bir isim önerir, 'Ağlayan Nar, Gülen Ayvalar Tiyatrosu' Bu isim Anadolu kültürü için ağırdır derler, Istanbul ortamı için gayet iyi derler vesaire. Hikayenin son bölümünde Sitare'ye karşı kumpanya arkadaşlarından bazıları ilan-ı aşk yolu ararlar ama Sitare'den yüz bulamazlar. Bu arkadaşlar hırslarından dolayı Sitare'ye tuzak kurarlar ama tuzağa düşen kendileri olacaktır. 🖎 Kriz adlı öykü oldukça kısa ve insanın değeri üzerine bir anlatı hissettim. Louvre müzesi yanıyor, tabloyu mu kurtarırsın, insanı mı? 🖎 Gauthar Cambazhanesi öyküsü de oldukça kısaydı, sirk havasından ve birkaç kişi üzerinde sevgi edebiyatina denk geliyoruz, müstehcen kokan sözlerdi. İyi okumalar...
Edebiyat
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2026 8. kitabı
Sait Faik Abasıyanık’ın Kumpanya adlı öykü kitabı, ilk bakışta üç öyküden oluşan ince bir eser gibi görünse de, satır aralarına sinmiş yoğunluğu ve derinliğiyle insanı kalın bir roman okumuşçasına doyurur. Sait Faik’in edebiyatında alışık olduğumuz o sahici insan sevgisi, bu kitapta da bütün berraklığıyla karşımıza çıkar; öyle ki okur, yalnızca bir hikâye okumaz, bir dönemin ruhuna temas eder. Öyküler bizi 1940’ların atmosferine götürür; fakat metnin dili ve duygusu bugünün kalbiyle atar. Zaman değişse de insanın yalnızlığı, kırgınlığı, umut edişi değişmez. Sait Faik tam da bunu gösterir: Çağlar geçer, insan aynı insandır. Kör Halit, Moruk Salih, Saffet, Ferit… Bu karakterler birer kurgu kişisi olmaktan çıkar; ete kemiğe bürünür, hafızamıza yerleşir. Kitap bittiğinde onları ardımızda bırakmayız; bir süre daha bizimle yürür, bizimle konuşur, hatta bazen bizim yerimize susarlar. Sait Faik’in en büyük ustalığı da burada saklıdır: En sıradan görünen insanı bile unutulmaz kılmak. Kumpanya, yalnızca tiyatro dünyasının tozlu kulislerini aralamaz; aynı zamanda bir dönemin gezici tiyatro kumpanyalarına, sanatın yoksullukla, hayal kırıklığıyla ve tutkuyla iç içe geçmiş serüvenine ışık tutar. Sahnenin önündeki alkış kadar, arkasındaki yalnızlığı da gösterir. Işıkların altında parlayan yüzlerle, karanlıkta bekleyen kalpler arasındaki o ince çizgiyi sezdirir. Bu kitapta dostluk, aşk, hayal kırıklığı ve en çok da insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesi vardır. Sait Faik’in dili yalın ama derindir; gösterişsiz ama sarsıcıdır. Okuru zorlamaz, fakat içten içe dönüştürür. Kumpanya, yalnızca üç öykülük bir kitap değil; insanı insana anlatan, zamanın içinden süzülüp gelen bir vicdan metnidir. Ve her okunduğunda yeniden, taptaze bir lezzetle hayat bulur.
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
7/10
·100 syf.··
2021 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2021 00:54
Sait Faik'in dilinin lezzeti, alaycılığı, karakterlerin çok fazla tanıdık olması yine kendini gösteriyor, satır aralarına koyduğu tespitler, psikolojik tahliller, sanki karakterlerin 70-80 yıl önce değilde şu an yaşıyor olduğunu hissettiriyor.
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
Kumpanya
4/10
·100 syf.··
2020 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2020 17:08
Sait Faik’i ilk defa okudum ve kitap bittikten sonra incelemelerine bir göz attım. Kitapta üç ayrı hikaye mevcut ve ilk öyküde dönemin tuluat yaşantısı ve sorunları hakkında düşüncelere yer verilmiş. Dil yalın olmasına karşın diğer iki öykü de dahil ben eserin içinde yer edinemedim. Dili kullanırken zaman kavramı bazen peş peşe değişmesi sebebi ile odaklanamadım sanırım. Gayet sakin bir ortamda okuyuşumu sürdürmeme rağmen tam olarak anlatılmak istenileni anlayamadığımı düşünüyorum. Yine de incelemelere bir göz atıp okuyup/okumama kararınızı verebilirsiniz.
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2025 126. kitabı
Sait Faik Abasıyanık’ın “Kumpanya” adlı kitabı, insan ruhunun derinliklerini ve günlük yaşamın içtenliğini sade ama etkileyici bir dille anlatan öykülerden oluşur. Yazar, sıradan insanların duygularını, umutlarını ve yalnızlıklarını büyük bir samimiyetle işler. Kitaptaki öykülerde Sait Faik’in insan sevgisi ve gözlem gücü açıkça hissedilir. Okuyucuya hem hüzün hem de yaşamın küçük güzelliklerini fark ettiren bir eserdir.
1000Kitap
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
7/10
·100 syf.··
2025 77. kitabı
"Sirkteki bütün numaraları bir küçük çocuk heyecanıyla seyrediyoruz, ellerimiz bir küçük çocuğun elleri gibi çırpınıyor. Küçülüyoruz, mini minileşiyoruz. Bizimle beraber belki bine yakın kocaman insan, çocukluğunu yeniden buluyor. Çocukluk insana o kadar çabuk geri geliyor ki, adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz. İstediğimiz zaman o, bir saniyede bizi buluveriyor. Onu kaybeden, onu kendimizden defeden biz olduğumuz halde o sadık bir köpek şammesi ile bizi arayıp bulacak. En ümit etmediğimiz zaman ona, bizi bulma fırsatını vereceğiz. Eğer siz de çocukluğa dönüş kabiliyeti büsbütün söndüyse, o zaman sirk sizin için manasız; sirkte, eğlenen, heyecanlanan insanlar acayip, basit mahluklardır. Çünkü saçlı sakallı insanları çocuk diyemezsiniz. Halbuki o heyecanı kapılmışsınız, arasıra kendinize gelip etrafınıza baktığınız zaman çocukluğu, bir 70 yaşında ihtiyarın gözlerinde, ellerinde, hatta bembeyaz sakalında buluverir; eğer siz 70 yaşında değilseniz büsbütün küçülürsünüz. Sirkte büyük küçük yok, sirkte büyük küçük mevcut değil. Sirkte bütün insanlar dokuz yaşındadır."
Alıntı
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20112,051 okunma
Kumpanya
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 00:24
Kirke’nin hayal dünyasından sonra Sait Faik’in hikâye kitabındaki ilk öykü Kumpanya, tam da onun hayata bakış açısının yansımasıydı. Sait Faik yine küçük insanlardan, küçük olaylardan yola çıkarak yaşamın sıcaklığını, insan sevgisini ve paylaşarak yaşamanın insanı nasıl mutlu edip insanlaştırdığını anlatmıyor; adeta yaşatıyordu. Sanırım bu sevimli hikâyeyi yazarken bir gezici tiyatro kumpanyasına katılmıştır. Yoksa kumpanyadaki insanları bu kadar canlı anlatması mümkün olur muydu, bilemiyorum. Anadolu turnesine çıkmak için kumpanya çalışanlarının canla başla uğraşmaları, yoktan var etmeye çalışmaları, insanı güldürürken bir yandan da düşündürüyor. Yol parasını temin etmek için tiyatro müdürünün yıllar önce verdiği parayı geri almaya çalışması; iki arkadaşın ceplerinde para olmadığını bilmeden lokantada yemek yiyip hesap gelince birinin üzerindeki şık pardösüyü satması; Suat’ın, kumpanyanın yolda kalmaması için annesinin kötü günler için sakladığı altınları getirip teslim etmesi… Kumpanyaya katılan kadın oyuncunun sahne planları ve herkesi şaşırtan oyunu… Bunların hepsi tiyatro insanlarının yaşayabileceği şeylerdi. Ne abartı vardı ne gösteriş; her şey olduğu gibiydi. İkinci hikâye Kriz, oldukça anlamlı ve bizden bir öyküydü. Bu hikâyede “İnsan mı önemli, yoksa insanın yarattığı değerler mi?” sorusu soruluyor. Maddi değerler mi korunmalı, yoksa insan hayatı mı? Okuru düşündüren, vicdana dokunan başarılı bir anlatıydı. Son hikâye ise beni açıkçası çok sarmadı. İki arkadaşın akrobatik hareketler yapan bir kıza duyduğu aşk anlatılıyordu. Sirkte geçen bu hikâye, ilk iki öykünün sıcaklığına göre bana daha uzak kaldı. Sait Faik sokakta, balıkçıda, yoksul insanın yaşamında ve insani duyguları yansıtmakta son derece güçlü. Bu bilinçli gücünü okura aktarmayı ve yaşatmayı çok iyi
İnceleme
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20142,051 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2025 171. kitabı
Türk öykücülüğünde insanı ve yaşamın sıradan anlarını en ince ayrıntısıyla gözlemleyen ustalardan biridir benim için Sait Faik. Öykülerinde büyük olaylar yerine gündelik yaşamın küçük kesitleri, denizin, adaların, İstanbul sokaklarının ve insanların sessiz duygularını ön plana çıkarmasını çok seviyorum. Mesela küçük bir çocuğun yarım kalmış bir gülüşünü öyle güzel anlatır ki karşınızda sanki öyle bir tablo varmış gibi hissedersiniz. Dolayısıyla onun öykücülüğü yalnızca bir anlatı değil, yaşamın içerisindeki sıradan anların aslında şiirsel bir dille edebi dünyaya kazandırılmasıdır kendi adıma. Kumpanya yalnızca bir tiyatro sahnesi değil öncelikle ismiyle ilgili başlayan tartışmanın, insanın gizli saklı kalmış duygu ve eylemlerine dönük her şeyin birbirine nasıl dokunduğunu gösteren bir güzergaha dönüşmüş anlatısıdır. Diğer yandan insanların toplumsal olaylar karşısındaki tutumlarını ve küçük zaaflarını hatırlatır. Öyküdeki karakterler, insanın gündelik telaşı içinde kendi çıkarları, merakları ve endişeleri ile hareket ederken, gerçek yaşamdan ne kadar çok detay var diye düşünmeden alamıyorsunuz kendinizi. Kriz öyküsünde mesela insanlığa dair çok hoşuma giden ve düşündüren bazı cümleler üzerine her seferinde düşünürüm. Ayakkabısı olmayan, önlüğü olmayan sonra annesinin yaptığı önlüğe yakasının beyazını bulamayan bir çocuğun okula gidememesi içinizi acıtıyor. Sadece o da değil yazarın anlattığı karakterin üzerinden her seferinde farklı bir Necmi belirir zihnimde, bir de Cibali Yokuşu… Daha çok yaşasaydı kim bilir daha ne öyküler yazacaktı diye düşünüyorum her zaman. Yaşamın farklı dönemlerinde tekrar tekrar okuduğumda anlamı değişiyor benim için her seferinde öykülerin.
Edebiyat
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,051 okunma
8/10
·148 syf.··
2018 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2018 17:22
Hani bir parfümcüye girersiniz. Birbirinden farklı parfümler denerken burnunuz yorulur, tüm kokular birbirine karışmaya başlar. Tam o sırada tezgahın üstünde duran kahve kurtarıcı olur. O kahveyi kokladığınız anda tüm kokular silinir, yeni baştan başlayabilirsiniz denemeye. İşte, ne zaman üst üste tohumu nefret olan kitaplar okusam hemen Sait Faik'e koşarım. Bilirim ki o temizleyecektir benim içimde birikmesi kaçınılmaz olan nefret tozlarını. Daha önce okumuş olmanız da fark etmez. Hangi kitabı olduğu da önemli değil. İzin verin dokunsun ruhunuza. Tutup bir silkelesin ruhunuzu. Kumpanya, diğer öykü kitaplarına oranla insan ve doğa sevgisinin daha az göründüğü üç öyküden oluşuyor gibi görünebilir. Oysaki öyle değil tam olarak. Canım Sait Faik, yine imzasını atıyor her türlü. "Şimdi rüzgar onu nereye götürürse götürsün, insanları bütün şefkat ve samimiyetiyle sevecektir." Diyor mesela sayfa 92'de Kriz isimli öyküde. Ben de içimde Sait Faik ile yaşadığım sürece, arada tazelemek şartı ile, hangi nefret manifestosu öldürebilir içimdeki insan ve doğa sevgisini?!
Edebiyat
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20142,051 okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.