Tüneldeki Çocuk

8,2/10  (20 Oy) · 
66 okunma  · 
23 beğeni  · 
1.028 gösterim
“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur.

Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.”
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2016
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9786053328056
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Black Jack 
 23 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sait Faik'in son yazdığı öykü kitabıdır. Bu açıdan bakıldığında belkide son yazdığı öykü Uzun Ömer. Yine çok beğenerek okuduğum bir öykü kitabı oldu. Yazar bir yandan güldürürken bir yandan düşündürüyor. Her öyküsü bir yaşanmışlık her öyküsü bir ders niteliğinde. Salah Birsel'in son yazısında söylediği gibi Sait Faik durmadan oradan oraya dolaşan bir yazarmış. O kahve senin bu meyhane benim o köşe başı senin bu köşe başı benim dolaşırmış. Bunca öyküyü yazmak içinde böyle olmak gerekirdi zaten. Her gördüğünü de yazmaz önce alıp kavun gibi koklar sonra oradan bir öykü çıkarsa oturup yazarmış bunları. Istakoz olayını da öğrenmek için siz kitabı alıp okuyun derim. Son olarak kitabı okuduktan sonra ciddi anlamda kelime hazneniz artacaktır. Ben çoğunun altını çizdim hepside çok değerli. İyi okumalar.

Halil Yavuz KAYA 
 14 Şub 16:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hani sokağa çıkarız da o kadar çok birbirinden farklı insan siması ile karşılaşırız. Bineriz otobüse vapura trene, gideriz çarşı pazara, sinemaya kahvehaneye oraya buraya yine karşımızdadır o farklı simalar. Aslında biliyor musunuz o farklı gördüğümüz "simalar" var ya bizzat "biz" kendimizdir. Aynı lisan, aynı tavır, ayın yolun yolcuları, aynı, hamurun ekmekleriyiz. sadece yüzler farklıdır. İşte koca yazar Sait Faik bizleri cımbızla hayatın içinden çekip çıkarmış oturtmuş bu kitapta on yedi hikayenin içine. Hangimiz bu hikayeler bir yerlerinde değiliz ki, diğer kitapların da olduğu gibi burada da kendini yani bizleri yazmış hem de gazetecilik gözlem ve yeteneğinin harmanlamasıyla. 'Rakı Şişesinde Balık Olmak İsteyen Şair' başlıklı hikayesinde, Orhan Veli ile söyleşisi buna ne de güzel tanıklık ediyor. "17 hikaye" dedim ancak 0 on yedinci Salah Birsel'in. O da; "Balık" olarak tanımlarken S. Faik'i bunu kanıtlamıyor mu?

Tüneldeki Çocuk benzeri kitaplar

özge çpr 
27 Nis 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap 17 kısa öykücükten ve bir de Salah Birsel'in "Sait Adında Bir Balık" isimli yazısından oluşuyor.Gayet akıcı ve çok kısa sürede okunabiliyor.Sait Faik'in tüm öykülerinde olduğu gibi sıradan insanların hayatlarındaki incelikleri okuyorsunuz.
Benim kitapta en beğendiğim öyküler şunlar oldu:
Tüneldeki Çocuk
Ketenhelvacı
Sevgilime Mektuplar
Sevgiliye Mektup
Ayağıma dolaşan Mektup
Rakı Şişesinde Balık Olmak İsteyen Şair( tabii ki Orhan Veli).
Kitapta kimi zaman ilk kez tünel deneyimini yaşayan bir çocuğun kocaman gözlü bir adam ona baktığımdan yaşayamadığı sevincini göreceksiniz.Kimi zaman herkesin sadece para kazanmak hırsıyla iş yaptığı bir zamanda masallar diyarından gelen bir ketenhelvacıyı ya da diş ve diş ağrısı nedir hiç bilmeyen Ferit Bey'i.Çünkü Salah Birsel'in de dediği gibi kıyıda köşede kalmış bir yerde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur.
Kendi söylemine göre Sait Faik körü körüne yazmaktadır ve öykünün nasıl yazılacağını bilmez ! O zaman iyi ki bilmemiştir diyelim.Ya bilseydi o zaman nasıl yazardı?

Emrah Günal 
19 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sıcacık Sait Faik klasiklerinden bir tane daha okumak mutluluk vericiydi. Dost gözünden Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Veli Kanık, gazetecilik döneminde fabrika gezisi, oradaki sahteliği, dönen dolapları samimi bir dille anlatması, yaptığı gafları anlatışındaki sıcaklık çok güzeldi. Salah Birsel' in gözünden arkadaşını anlatışı keza ayrı güzeldi. Okuyun, okutturun. Keyifli Okumalar.

Bu kitaba diyecek bir şey yok sanırım. Hikayelerin hepsi birbirinden güzeldi gerçekten. Benim en sevdiğim hikayeler kuşkusuz: Sevgiliye Mektup, Tüneldeki Çocuk, Sevgilime Mektuplar...

F.Nur Avcı 
09 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Söylenecek pek de bir şey yok aslında. Yine içini bir hoş yapan cümleler 'ah be' dedirten hikayeler, gerçeklik payını kurcalayan düşünceler bıraktı geride Sait Faik. Usta deniyor ya; okuduğum her hikayede gayet güzel anlıyorum. Öylesine, gelişigüzel olsa da üzerinde saatlerce düşünülmüş hissi yaratan bir ustalık var cümlelerinde. Her bir satıra tek tek ama özellikle Usta'ya uzun uzun sarılmak istedim.

Kitaptan 80 Alıntı

Bolahenk 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yedikule önündeyim. İşte Arkeoloji Müzesi! Boğdurulan Genç Osman, kement, zindan, ölüm kuyusu! Bırakalım şu iyi bilmediğimiz tarihi.

Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 22)Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 22)
Sylphrena 
 24 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dişsiz Bay Ferit Yazgan
Teselliye ihtiyacım yok, dedi. Sizin kuyumcu çarşısına dönen dişleriniz başkalarının etini, ekmeğini yemek için bir vesile ise ben halimden memnunum.

Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 71)Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 71)
Bolahenk 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sabahleyin evden çıkarken büyük adamlar gibi ciddi, tüccar gibi hesaplı, zeki olmayı kararlaştırıyor; akşama doğru deli dolu, hesapsız, sersem bir halde evime dönüyorum.

Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 21)Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 21)
Bolahenk 
28 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

On kilo nikele satın aldığım mesut bir delilikle sokaklarda dolaşıyorum.

Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 20)Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 20)
Halime yalçın 
13 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"seni yalnız böyle şimşekli havalar için istediğim aklına gelmesin. seni şimşeksiz havalarda bir sandala atıp öğle uykusuna yatmış bir evin beyaz kireç badanalı sahil kasabasında sandalımızı bahçelerin, hamakların, uyumuş insanların, sahile eğilmiş çamların gölgesi vura vura, sandal denizin dibinden bir karış yukarıda, sahile sürünürcesine kıyıdan götürmek, suda küçük balıkların kaçıştığını, çakıltaşlarının şekillerini kaybedip bulduğunu; yeşil, sarı, kumral, hatta beyaz yosunların oynaştıklarını göstererek dolaştırmak ve o anda çıkan küçük bir hava ile kokun burnuma değdiği zaman sevinmek ve sana o zaman aşktan güzelleşen ve iyileşen dertsiz, hastalıksız yüzümü göstermek, seni ne kadar sevdiğimi yalnız gözlerimle anlatmak, yalnız yüzümün ortasına düşmüş ince bir saadet çizgisi ile her şeyi ifade etmek isterdim."

Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 54)Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 54)
Sylphrena 
 24 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bugünlerde biz.
Sekreterle dünyadan, geçimden, insandan söz açmıştık. Başka şeyler düşünülmeyen günlerde yaşıyoruz. Aşktan söz açsak hemen hemen ayıp oluyor. Çiçeklerden söz açılsa, neredeyse kuşlarla beraber onların da hicret ettiklerini söyleyeceğiz. Havadan, sudan söz açılsa olmuyor, tutmuyor.

Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 61)Tüneldeki Çocuk, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 61)