Havuz Başı

7,9/10  (20 Oy) · 
87 okunma  · 
19 beğeni  · 
2.033 gösterim
"Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar'dan Beykoz'a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti:

'Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?' Anadoluhisarı İskelesi'nin yanında küçük bir kahve vardır. 'Haydi' dedi, 'mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?' Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler... İran şahının, Atatürk'le resmi falan. 'Bu resimleri belirtirim' dedim. Kızdı birden, 'Ulan!' dedi, 'o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?' "
-Oktay Akbal-Şair Dostlarım, 1964.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9786053608745
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Bazı yazarları okumak bulaşıcıdır... Bazen bir kitabevinde gezerken daha evvel okumadığın ama kalemini merak ettiğin yazarlardan birinin eserlerine denk gelir, artık okuma zamanının geldiğini düşünerek beraberinde eve getirirsin. Sayfalar boyu çıktığın yolculukta satırlar yüreğine dokunur, dokundukça okur, okudukça yazarın kalemine daha çok vurulursun. Sonra bir kitap, bir kitap daha derken tüm kitaplarını tamamlamayı kafaya koyarsın. Ah, bir de o dilin yok mu dilin? Hiç durmak bilmez böyle zamanlarda. Eh, niye dursun zaten efendim bir kere yüreğe dokunmuş o satırlar... Yemeyip, içmeyip her fırsatta yazarı ve kitaplarını önermekten kendini alamazsın. Zaten sonra olan olmuş, okudukça aynı satırlardan aynı tadı alan kitapsever dostlarına da bu durum bulaşmıştır.
İşte benim kitapsever dostlarıma da Sait Faik tutkum durmayan çenem sonucunda böylece bulaşmış oldu. Oh, fena mı oldu? Ne güzel hep birlikte Sait Faik için okuma etkinlikleri düzenleyip, aynı satırlarda doyumsuz bir keyif alabiliyoruz. Nitekim birkaç haftadır da yeniden bir Sait Faik etkinliği yapmak için günleri saymış ve sonunda #saitfaiklebeşçayı etkinliğimize başlayabilmiştik. Bu güzel etkinlik kapsamında da tahmin edersiniz ki, yine enfes bir Sait Faik eseri, büyük bir keyifle okundu, bitirildi. Sevgili Sait Faik'le çaylarımızı aldık Havuz Başı'na oturduk ve tatlı bir sohbete daldık. O bana samimi üslubuyla, içten ve doğal anlatımıyla kendi gözünden insanları, hayatı anlattı, bense çayımdan minik minik lezzetli yudumlar alarak dinledim, kendimce ara ara sohbete dahil oldum.

Havuz Başı, yirmi üç öykü ve anılarda Sait Faik'in anlatıldığı bir ekten oluşuyor. Samimi, doğal, kendine has üslubuyla yine okurunu içine alan, betimlemeleriyle okurunu zihninde canlandıdığı sokakları adımlamaya, insanların arasına ve doğaya karışmaya davet eden, fakat en önemlisi içinden geldiği gibi yazdıklarıyla kimi zaman tamamen, sadece ve sadece sana hitap ediyormuşçasına hoş duyguları barındıran oldukça güzel bir eserdi ve ben yine ölümünün üzerinden altmış iki yıl geçmiş olmasına rağmen bu mükemmel insanın, bu muazzam kalemin satırlarında onunla tatlı bir sohbeti paylaşıyormuş hissine bir kez daha vuruldum, bir kez daha hayran kaldım.

Sevgili Sait Faik'le kâh Burgazada sahillerinde balık tutup, kâh eski İstanbul sokaklarını arşınlayıp zamanda doyumsuz bir yolculuğa çıkma keyfinden kendinizi mahrum bırakmayın. Hayatı Sait Faik'in usta gözlem süzgecinden geçirdikleriyle görmenin zevkine varın. Zira bir defa onun kaleminden öykülerin tadına baktıktan sonra bırakamayacağınıza eminim:) Tüm edebiyatseverlere bu güzel yazarı ve onun güzel eserlerini tavsiye ediyorum.

Yağmur 
16 Şub 17:40 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bitmeyen ev-okul yolcuğu yapmışlar Ve bunu en iyi yanı ise kitaplarına vakit ayırabiliyor olmak.Üsküdar sahilde otobüs beklerken okumaya başladığım Ve otobüste okumaya devam ettiğim bir kitap.Kitabım bitti ama daha evime varamadım.Kitsbımın bittiğine üzüldüm.Çünkü Sait Faik ile sohbet etmekten çok zevk alıyorum.Birçok hikaye vardı ama işin özünde ben birçok şey konuştum yazarlar,bu hikayeler sayesinde.Bir çok şey öğrendim,yeni şeyler kattım kendime ve bazı şeylerde fikrim değişti.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

Hediye 
 26 Oca 20:19 · Kitabı okudu · 32 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sait Faik okumak benim için bir şehri fethetmek gibiydi. Farklı yıllarda defalarca kuşatmış ancak başarılı olamamıştım. Bu sefer oldu, okudum ve etkilendim. Farklı öykülerden oluşan bu kitabı okurken kendimi yazarın döneminde yaşıyor gibi hissettim. Yazarın bir sonraki hikayesinin dergide yayınlanmasını heyecan içinde bekleyen bir okur gibiydim. Ayrıca dönemin sosyal, ekonomik ve siyasi durumu hakkında da biraz fikir sahibi oldum. Okumanızı tavsiye ediyorum.

Demir Fesar 
24 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir ustanın elinde çıkan güzel hikayelerden oluşan bir kitap. Sait Faik'in hikaye üslubunu birebir yansıtıyor. Özellikle Kumarbaz Hayri Efendi ve Jimnastik yapan adam hikayeleri çok güzel. Bu iki hikayeyi okurken adeta kendim yaşamış gibi oldum . Sait Faik hikayeleri çok eğlenceli çok öğretici değil ama bir hayli hayal kurduruyor.

Kadir Can Yücel 
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnsanlar , Türküler, Masallaı harikaydı :) Okumanızı tavsiye ederim, Sait Faik Abasıyanık'ın her kitabını okumanızı tavsiye ederim, İyi okumalar.

Kitaptan 24 Alıntı

“O üzüntü birdenbire gelir. Hava yağmurludur. Bir sonu gelmeyecek başlangıç. Böyle sürüp gidecek gibidir her şey. Öyle ki, çocuklar bile çirkindir.”

Havuz Başı, Sait Faik AbasıyanıkHavuz Başı, Sait Faik Abasıyanık
Gizem Şahin 
07 Mar 19:07 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu ölüm ve doğum rüyası içinde şafak atıyor. Kalkıyorum. Kollarıma uykusuzluğumun hırkasını geçiriyorum...

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 21)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 21)
Ayşe Çiçek 
22 Mar 16:07 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Orman, deniz, çiçek, yemiş, böcek, kuş, güzel insan olur da şiir olmaz olur mu?

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 89)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 89)
Ayşe Çiçek 
27 Mar 23:19 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Simitle Çay
Bu başlığa kaşar peynirini de eklemek isterdim ama onun çayla simidin dostluğu karşısında silinip ikinci planda kalması daha doğru. Çünkü çayla simidi beraber bulduğumuz günler eksik değil, ama üçünü bir arada bulmak?.. Belki çayı da simitten ayırmak doğruydu. Yalnız simitten, sabahın o leziz, insan icadı yemişinden söz açmalıydım. Ama ne yaparsın, çaya kıyamadım. Simidin yanında o da ikinci planda kalıyor ama dostlukları da samimi bir dostluktur. Hiçbir kahvaltı simitle çayın yerini tutamaz.

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 127)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 127)
Tuğçe 
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kendi kendimiz kadar kim paylaşır derdimizi? Gün olur dost, sevgili, arkadaş, baba, ana, oğul, kardeş hep elimizi bırakıverir. Hem yapayalnız doğup kendi başımıza ölmüyor muyuz?

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 115)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 115)
Ayşe Çiçek 
23 Mar 18:11 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Çiçekler ve ağaçlar, toprağın derinliğindeki sırrı bize ifşa ederler. Orada da kokuların ve renklerin bilmediğimiz tecellileri olduğunu lisanıhal ile söylerler. Fakat biz bir şey anlamayız. Bu anlaşılmaz lisanlarını kulağımıza fısıldayan nebatat, anlaşılmadıklarına mahzun sönüp giderlerken, biz de yeni mevsime gireriz. İşte bu mevsim sonbahardır.

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 105)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 105)

"Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri on ikiyi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı, acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı?.. Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?"

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 9)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 9)
Bizimmahalleninkitapcisi 
 04 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Milyonluk şehirlerde de yaşasa, insanoğlunun içinde yalnızlık, kendi içine çekilme, sinme günleri doludur. Bitişik doğmadığımıza göre içimizdeki sevinçleri, kederleri başkalarıyla her an paylaşmamıza imkân mı vardır? En yakınlarımızdan bile bucak bucak kaçtığımız, derdimizi kimselere söyleyemediğimiz günlerimiz olmaz mı?

Karı, koca, ana, oğul, kardeş, baba, hep ayrı ayrı kederlenmez, üzülmezler mi? Müşterek keder, müşterek sevinçler ne kadar azdır. Kendi kendimiz kadar kim paylaşır derdimizi? Gün olur dost, sevgili, arkadaş, baba, ana, oğul, kardeş hep elimizi bırakıverir. Hem yapayalnız doğup kendi başımıza ölmüyor muyuz? Bana öyle gelir ki, dünya yüzündeki asıl dostlar, asıl kardeşlerimiz aynı saniyede doğup, aynı saniyede ölen kişilerdir. Onlarla da ömrümüz oldukça rastlayamayacağız."

Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 115 - İş Bankası Kültür Yayınları)Havuz Başı, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 115 - İş Bankası Kültür Yayınları)

"Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?"

(Havuzbaşı, 1952)

Havuz Başı, Sait Faik AbasıyanıkHavuz Başı, Sait Faik Abasıyanık
3 /