7,9/10  (54 Oy) · 
159 okunma  · 
48 beğeni  · 
1.472 gösterim
Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.

''Sarnıç'' adlı öyküden
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    123
  • ISBN:
    9786053607724
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
meltem şen 
22 Mar 04:35 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

Etkileyici, hayatın içinden, sımsıcak hislerle dolu bir kitap. Sait Faik gocunmadan, abartmadan olduğu gibi anlatıyor bizi bize. Şaşasızlığının vermiş olduğu yakınlık hayatımızı yansıtıyor. Kısacık cümlenin, hatta eski bi' kelimenin kişiyi bu kadar tanıdık hislere götürmesi muazzam.

İsmail | ... 
 24 Tem 19:48 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Sahil ve geceye aşık denizin adamı...

Evet.Sait Faik Abasıyanık'ı bir kelimede anlatacak olursak, o tek kelime deniz olurdu.20. yy. başlarında sahneye çıkmış, bu dev insan ağır ve sisli bir tekonolojiye maruz kalmadan en güzel hayat ve insan tasvirini ancak bu kadar güzel yapabilirdi.Sabahattin Ali, Reşat Nuri Güntekin ve yazarımız Abasıyanık'ın mensup olduğu bu kuşak diliminde ne vardı da bu insanlar bu kadar güzel eserler verebiliyordu?Güzel eserler çıkarmak için illaki o asr-ı yıllara mı dönmemiz gerekiyordu?Zamanda güzel bir yolculuk, tatlı bir seyahatin adımlarını attıran, edip yazarımızın bir de Sarnıç adlı yapıtında bakalım o yılların tadına.Buyrun dostlarım...

Yazarın 1939 yılında basıma giren, ve 1934-39 yıllarını konu alan hikayeleriyle kütüphanelerimize kazandırılmış İkinci eseridir.İçindeki kısa hikayeleriyle, okuyucunun dimağında zengin tablolar bırakıyor.Sefil bir ayyaşın yaşama tutunması, güzel Rum ve ecnebi kızlarının sahilde gezerken, kasaba yerlilerin gönüllerinde arzuladığı ihtiraslar, üstleri bit olan balıkçılar, camı kırılmış bir kahvehane, dizleri iki büklüm olmuş bir hamal, para kazanma peşinde olan bir sokak kızı...

Birbirinden güzel hikayeler; insanların ruh hallerini, yaşayış biçimlerini ve hayatla olan münasebetlerini şeffaf bir biçimde anlatıyor.Ağzı sarımsak kokan bir meyhane insanı nasıl ise ecnebi bir Fransızın şarap kokan ağzı da aynı kefedeydi bu kitapta.Bakın ki şu örneğe ne kadar sorgulayıcı ne kadar aciz kaldığımızın bir göstergesi. #21561907 /> Bu alıntıda geçen zaman ve ölümü öyle bir tarif ediyor ki yazar; bütün inanışlar, din dil, ırktan uzak bir düşünceye kapılıyoruz.Nitekim; ölüm insanı, ruhaniyetinde en güçlü tesir ve etki bırakacak bir duygu iken bunu her kesimden insanın tadacak olması niçin biz insanları ayrıştırsın?Eşit paylaştırılmıştır bir ilahi manzara, tabiat neden gönülleri küs ve mahzun bıraksın?Kini icat eden insan imhayı bilmez mi?

Eserinde, genellikle açlık, savaş, yaşam şartları üzerine değinen yazar ve şairimiz, bunu bir vazife timsali edinmiş kendine.Hiçbir insanı yermeyen, kayırmayan tutumu, kitabı her kesimden okunacak bir duruma getirmiştir.Dini bile kitaba ustalıkla serpiştiren bir insanın eseri elbette ki en güzel kıvamda olacaktır.Kitabın dili biraz ağır fakat felsefisi güzel bir atmosferde.Sözlerinde en ufak bir geri duruş sergilemeyen, tabiattaki kelime haznesini eserlerine yansıtan, argoyu sevdiren bir dil, bir akıl, bir şahsiyet...

Ve gelelim en büyük sevgiye en büyük emeğe en büyük hazineye...
Gönlü güzel hoş kalpli bu yazarımız, şahane edebi eserler, pırlanta dolu hikayeler yazmanın yanında, dünyada insanı en büyük saadete götürecek bir işin temellerini atmıştır.Vasiyetinde annesine, tüm mal varlığı ve eserlerinin telif hakkını Darüşşafaka Eğitim Vakfı'na bırakılmasını talep etmiştir ve güzel annesi bu isteğini yerine getirmiştir.Ne büyük mutluluk!

Devlet katkısı olmadan bünyesinde barındırdığı yetim çocuklarımızı eğitip büyüten bir kuruma, en güzel hediyelerden birini vermiştir Sait Faik Abasıyanık. Eserlerini, parasını değil aynı zamanda insanlığını, güzelliğini, içindeki çocuksu sevgiyi bırakmıştır.Ne yüce bir gönül!Böyle bir yazar elbetteki sevilecek, sayılacak ve adı unutulmayacaktır.

insan_okur 
21 Oca 18:45 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Semaver eserinden sonra birleştirilmiş olarak Sarnıç'ı da bitirmiş oldum. Hemen kıyaslayacak olursam kesinlikle Sarnıç çok daha iyi. Sarnıç' ta 16 hikayeden oluşmakta. "Sarnıç", "Ormanda Uyku", "Park", "Kalorifer ve Bahar" isimli hikayeler çok farklı tattaydı. Çok beğendim.

Yine farklı duygular, çok kendine özgü, okuyanı içine alan; daha doğrusu direk yazarın kendi ağzından anlatılıyormuşcasına yazılmış olması sizi direk hikayenin içine sokuyor. Sıkmadan 3'er 4'er sayfalara bölmüş hikayeleri Sait Faik. Semaver'den çok daha güzel. Bu kitabı hikaye okumak isterseniz tavsiye ederim.

BERK ÜNAL 
 12 Nis 19:11 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ormanda Uyku,Kalorifer ve Bahar ve Kim Kime hikayelerini gerçekten çok beğendim.Sait Faik,böyle aslında hissettiğim ancak tasvirini yapamadığım duygularıma dokunuyor.Hayatın içinden hikayelerinde, buram buram her duyguyu kokluyorsunuz.
Bazı cümleleri var ki 10 tane hikayeyi birleştirip sanki bir cümlenin içine sıkıştırmış gibi..
Şiirde Orhan Veli, Hikayede Sait Faik yeri gerçekten bambaşka..
Sanki; İçinizdeki kötü binaları yıkıp yerine mis kokan çiçek bahçeleri oluşturuyorlar.

Yağmur 
11 Mar 19:34 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Spoi içerir.Sabahattin Ali'yi sevgim ile Sait Faik sevgim eşit ve çok seviyorum,bu iki yazarı.Akıcı ve güzel bir kitaptı.Severek ve hatta bayılarak okudum.

Kitabı üç bölüme ayırmak gerektiğini düşünüyorum.İlk bölümde,yazarın Bursa'da yaşadıkları anlatılmakta.Bu bölümde yer alan hikayeler; Sarnıç, Beyaz Altın, Lohusa, Ormanda Uyku, Gaz Sobası, Davudun Anası ve Hancının Karısı.İkinci bölümde;yazarın İstanbul'da yaşadıkları anlatılmakta.Bu bölümde yer alan hikayeler;Bir Karpuz Sergisi, Mavnalar, Gece İşi, Park, Kalorifer ve Bahar ve Plaj İnsanları.Üçüncü bölümde ise yazarın yurt dışında yaşadıkları anlatılmakta.Bu bölümde yer alan hikayeler;Grenoble'da İtalyan Mahallesi,Marsilya Limanı.

Yazar,bu kitapta insan sevgisini,gelenekleri,görenekleri ve insanların yapsını anlatmakta.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

Bizimmahalleninkitapcisi 
05 May 20:56 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Şüphesiz ki Sait Faik okumak, bir okurun tadabileceği en muazzam ayrıcalıklardan biridir; sıcacık bir sohbeti paylaşır gibi, içilen çayın, kahvenin kokusunu içine çekmenin derin hazzını yaşar gibi, anı iliklerinde hisseder gibi doyumsuz bir edebiyat yolculuğudur Sait Faik...

Kaleminde hayatın tınısı, fark edilmeyenlerin büyüsü, bir de ıskaladıklarımızın şaşırtan çarpıcılığı vardır. Kusursuz gözlem yeteneğinin süzgecinden geçirdiği her saklı cevher, satırlarında gün yüzüne çıkar ve okurun yüreğine bir nehir misali akar. Öylesine bir ustalık vardır ki kaleminde görmediklerimizin, duymadıklarımızın hikâyesini fısıldar...⭐

"Etrafımda vapur düdüğü, tramvay çanı, otomobil kornası, şimendifer sesi duyuluyor. Ama şehir uğultusu daha başlamamıştı. O uğultuyla beraber yerimden kalkacak, o uğultunun içinde benim de sesim bulunsun diye dolaşacaktım. Ne garip bir uğultuydu o!.. Bir çimenliğin üstünde gazetemi okurken birdenbire kulağıma gelirdi. Bu insanların yürümesinden, koşmasından, tahtaların düşmesinden, makinelerin işlemesinden, atların yürümesinden, uzak, çok uzaktan geçen arabaların, uzak, çok uzak kaldırımları tıkırdatmasından, kim bilir daha nelerden nelerden bir araya gelme, ne müthiş bir birikme mahsulü bir sesti. bu arı, kovanının etrafındaki aynı vızıltının birikmesinden doğan tek ses değildi. Bu ayrı ayrı birbirine benzemeyen sesler çıkaran canlı cansız milyonların, şehir denilen kovan içinde vınlayışıydı. Bu sesin içinde ağlamak, yürümek, demiri dövmek, esnemek, tramvayı işletmek, at nallamak, horlamak var.
Şimdiki halde kuş sesleri duyuyorum. Etrafımda biri ceketli ihtiyar, öteki ceketsiz iki genç park temizleyici, hiç konuşmadan, yaprakları süpürüyorlar. Fakat kuru yapraklar onlarla konuşuyor gibi!.. Yalnız bu bana mevsimi hatırlatmaya kâfi: Sonbaharı..."

- Sait Faik'in kaleminden Park isimli öykünün minik bir kesitiyle ıskaladıklarımızın satırlara izdüşümü... -

Sarnıç, 16 öykü ve anılarda Sait Faik'in anlatıldığı bir adet ekten oluşan bir öykü kitabı. Sait Faik'in ilk eseri Semaver'e dahil etmediği öykülerin yer aldığı bu güzel eser, bir öykü bir öykü daha diyerek sonunu kısa sürede getireceğiniz, anılarda Sait Faik'in kaleme alındığı ek ile sayfalar boyu çıktığınız doyumsuz yolcuğu taçlandıracağınız muazzam bir eser ya da diğer bir deyişle yine usta bir kalemden edebiyat şöleni diyebileceğimiz nitelikte.
Her bir satırında öykünün geçtiği zaman ve mekana yolculuk yapmaktan kendinizi alıkoyamayacağınız bu güzel esere şans vermenizi tavsiye ediyorum. E, haydi o zaman durmayın! Doldurun tavşan kanı çayınızı, yanına da bir Sait Faik kitabı iliştiriverin ve yukarıda dile getirdiğim tatlı duygular tek tek deneyimlemeye başlayın. Kendinizi bu usta kalemi okuma ayrıcalığından mahrum bırakmayın

Aslı Murat 
20 Eyl 08:50 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitaptan paylaşmak istediğim o kadar çok şey varki....Herbir satır altı cizilesi....Sarnic onaltı hikayeden oluşuyor....Ormanda Uyku,Kalorifer ve Bahar adlı hikayelerini çok beğendim....Hepsi farklı bir tat ,farklı bir his uyandırdı içimde....Hayat ve insan tasvirleri muazzam....Kaleminden sadece güzellik dolu kelimeler dökülüyor....#saitfaikabasiyanik in dediği gibi "yazmasaydım deli olacaktım" ne güzel bir cümle değil mi....Her fırsatta kağıda kaleme sarılmış bir insanın ağzından dokulebilecek bir cümle....Iyi ki yazmış,iyi ki hikayeleri sayesinde onunla adeta karşılıklı sohbet etme şansımız var.....İçimde anlamlandiramadigim ,adını koyamadığım hislerle okudum... Sizde mutlaka okuyun efendim.....

Ayşegül 
28 May 12:35 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık tarafından 1939 yılında yayınlanan 100 sayfadan oluşan bir öykü kitabı. İlk olarak Çığır Kitapevi tarafından çıkmış. Benim elimdeki baskısı ise Yapı Kredi Yayınlarına ait. Yazarın Semaver adlı öykü kitabından sonra yazdığı ikinci öykü kitabı ve 16 kısa öyküden oluşuyor. İlk kitabı olan Semaver de yer almayan öykülerine bu kitapta yer veriliyor ve yazarın hayatının belli dönemlerindeki gözlemlerine dayanıyor. Bursa da yaşadıklarını anlattığı öyküler Sarnıç, Beyaz Altın, Hancının Karısı, Ormanda Uyku, Gaz Sobası, Davut'un Anası, Loğusa adlı öyküleri. İstanbul'da yaşadığı dönemde yazdığı öyküler ise Kalorifer ve Bahar, Bir Karpuz Sergisi, Mavnalar, Gece İşi, Kim Kime Park, Plaj İnsanları adlı öyküleri olduğu düşünülmekte. Yurt dışında yaşadığı dönemde kaleme alınan öyküleri Grenoble'de İtalyan Mahallesi ve Marsilya Limanı adlı öyküleridir.
https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/...t-faik-abasyank.html

Hilal 
17 Haz 00:03 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Sait Faik ile tanışma kitabım oldu. Kısa hikayelerden oluşan bir eser. Yazarın dili çok otantik hatta bazıları bayağı sevebilir. Eski kelimeler kullanıyor, bizi geçmişe götürüyor. Anlatımı güzel. Kurduğu cümleler ile edebiyatın ustalarından olduğu belli. Nostalji gibi oldu benim için. Küçüklüğümü ve eski yılları yad ettim. Ruhun şad olsun güzel yazar..

özge çpr 
30 May 13:25 · Kitabı okudu · 9 günde · 10/10 puan

Bütün Sait Faik kitapları kadar akıcı, okunası, insana türlü konuda heves verebilen bir kitap daha...Sait Faik deyince benim aklıma ilk okuduğum günden bu yana hiç kötülük gelmez.Hep güzellikler gelir.Belki de ondan böyle düşünüyor olabilirim.Bir an başlayıp yine birden bitiveren on altı öyküsü var yazarımızın kitapta.Sanki kötü olmaya çalışanların bile çok da kötü olamadığı kahramanlar, güzelliklerin hep var olduğu tabiat ve önemsiz gibi görünen olayların yüzde bıraktığı tebessüm var.Hatta adından başta bir şey anlayamadığım ama ama bana kalırsa mevsimlere güzelleme niteliğinde, güneşin size konuştuğu "Kalorifer ve Bahar" var.Tabii sonra size "Ormanda Uyku"dayken bir şeyler anlatma ihtiyacı hissedip dost çehresi bulamayınca kalem kağıda sarılan ("Yazmadaydım deli olacaktım." sözünü hatırladım.) Sait Faik'in hâlâ anlatacakları bitmiyor.İyi ki bitmiyor!
Kısacası İş Bankası bu kadar güzel şekilde yayımlamışken Sait Faik kitaplarının her birini edinmeli diye düşünüyorum.

2 /

Kitaptan 73 Alıntı

meltem şen 
21 Mar 02:59 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Hancının Karısı
'' Dert, sararmış buğday tarlalarının üstünden geçen rüzgar hışırtısıyla gelip beni buluyor. Ben bir başak gibi sallanıyordum. ''

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
LEYLΠ
20 Haz 17:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

- İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır.

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları)
insan_okur 
21 Oca 10:48 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Işık denilen şey karanlıktan değil, karanlık ışıktan ötürüdür.

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 141 - Bilgi Yayınevi)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 141 - Bilgi Yayınevi)
Yağmur 
11 Mar 12:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Karanlık bir yerde insan korkmaz mıydı?

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Yayınları)
Bizimmahalleninkitapcisi 
 05 May 20:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır. Bakın bu çay bile aslının göl olduğunu unutmuyor. Suları bir göl suyu gibi ılık ve sessiz. Sanki bir göl gibi sakin, sanki bir göl gibi akmıyor. Tabiat bile aslını unutmuyor, görüyon a! Aslından kendisine bir şeyler saklıyor."

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 23 - İş Bankası Kültür Yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 23 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Bizimmahalleninkitapcisi 
 05 May 20:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"İstanbul bir âlemdi. Burada aç köpekler insanlaşmıştı."

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 26 - İş Bankası Kültür Yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 26 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Hülya Dinçer 
04 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Bu dünyada insan en güzel, en büyük, en bahtiyar olacak mahluktu. O halde niçin sokakta çıplak çocuklar, aç gezenler, işsiz delikanlılar, titreyen köylüler,yalnız namazlarını ve torunlarını seven ihtiyarlar vardı?

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 14 - Yapı kredi yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 14 - Yapı kredi yayınları)
Yağmur 
11 Mar 12:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Önümüzde hayat...Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz.Halbuki zaman,ağır ağır bizimle akan nehir,bir göle varıyordu.Bu gölde artık biz akmıyor,dalgalanıyorduk.Yahut bana öyle geliyordu.

Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası Yayınları)Sarnıç, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası Yayınları)