Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·136 syf.··
2026 72. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 11:02
Öncelikle Sait Faik Abasıyanık'ın kitap gelirlerinin Darüşşafaka'ya gittiğini ve oradaki anne ya da babası olmayan, maddi durumu yetersiz çocukların eğitimine harcandığını bilmenizi isterim. Çok ince bir düşünce. Sadece bu nedenle dahi Sait Faik Abasıyanık okunur.
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,387 okunma
10/10
·136 syf.··
2022 198. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2022 19:44
Sait Faik Abasıyanık, durum hikayelerinin üstadı, bir olay örgüsü olmadan okuyucuyu içine çekebilen nadir eserlerden, içinde her insanın, her dönem de kendisini bulabileceği satırlarla yazılmış harika bir eser. Bu eseri okuduktan sonra Sait Faik'in hiçbir zaman kaybolmayacak bir yazar olduğu bir kez daha anlamış oluyoruz.
Edebiyat
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,387 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 67. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2024 00:00
Kitapta irili ufaklı 16 öykü var. Küçük insanları, küçük anları ve küçük dünyaları anlatmış yazar bu öykülerde. Biraz eski kelimeler mevcut. Onun dışında sıkılmadan okunan bir kitap. En sonunda da yazarın bir ressam arkadaşının anısı var.
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,387 okunma
6/10
·136 syf.··
2023 105. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2023 11:12
On altı öyküden oluşan bir kitap. Kitaba adını veren öyküsünü çok beğendim. Park ve Kim Kime öykülerini de ayrıca beğendim. Hep hayattan, halktan örnekler vererek yazmış Sait Faik. Bize bizi yazmış, anlatmış. Kötü insanları da anlatmış, zannımca onları da bizden saymış.
Edebiyat
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,387 okunma
10/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2025 08:12
Gidenin arkasından gözyaşı dökülmezdi. Gidenlerden pek azı geri dönmezdi. Diyor kitabında Sait Faik Abasıyanık Sarnıç İstanbul’un kenar mahallelerinden balıkçılara, küçük esnaftan sıradan insanlara kadar hayatın içinden karakterlerle dolu bir eserdir. Öykülerde büyük olaylar yok; küçük anların güzelliği, yalnızlık, umut ve yaşamın kırılganlığı vardır. Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,387 okunma
Kalabalıkta sessiz ve dalgın...çoğunlukla yalnız...
10/10
·95 syf.·
2024 99. kitabı
Öğretmeni dermiş ki; Kalabalıkta sessiz ve dalgın...Çoğunlukla yalnız Sait Faik ... Bana öyle geliyor ki; pek çok yazarı sıklıkla kendimizle bütünleştirdiğimiz şahsiyeti yüzünden severiz. Onu tanıdıkça aramızdaki bağ kemikleşir ve daha fazla merak duyarız iç âlemine. Çünkü insanın âlemindekiler yansır ancak kalemindekine.. Daha önceki Vüs'at O. Bener , Dost incelememde Sait Faik hayranlığımın gelişiminden sizlere bahsetmiştim. Şüphesiz Edebiyat dünyamızdaki yeri ve önemi sarsılmaz biridir Sait Faik Abasıyanık. Sarnıç ; 2. öykü kitabıdır ve dönemin insan profili günümüze halen ışık tutmaktadır. Kitapta 1934-1954 yılları arasında yazdığı, kimi çeşitli dergilerde kimi de ilk kez burada karşımıza çıkan on altı öykü... On altı mekan içinde ayrı kişiler ve aynı kişide bırakılan nice emareler. Sarnıç , Beyaz Altın , Bir Karpuz Sergisi,Loğusa ve Ormanda Uyku beni en çok etkileyenler.. Hele Loğusa hiç alıntı yapamadığım öyküsü... Ancak okurken hissedilesi... ve belki de hala bir yerlerde bir kadının gerçeği.. Sözü uzatmadan ve yormadan Sait Faik okuyun derim. Zira Edebiyat dünyamızın bu nadide köşesine kurulmadan kıyısından gelip geçersiniz. Vesselâm.
Edebiyat
SarnıçSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20114,387 okunma
Sait Faik ve Sarnıç
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 13:10
Sait Faik 1906’da Adapazarı’nda dünyaya gelir. Varlıklı bir ailenin çocuğudur, tüccar bir babanın oğlu olarak maddi sıkıntı çekmeden büyür. Eğitimine Adapazarı, İstanbul ve Bursa’da devam eder,ardından Fransa’ya gider. Ancak diplomasız olarak Türkiye’ye döner. Bu durumda hayatındaki ilgi çekici ayrıntılardan biridir. Oldukça rahat bir hayat sürmesine rağmen edebiyatında zengin çevreler, konforlu hayatlar neredeyse hiç yer almaz. Onun kalemi hep balıkçıyı, işsizi, emekliyi, köylüyü, kimsesiz çocuğu, yoksul esnafı, kahvehaneleri, meyhaneleri ve sokakları anlatır. Ama aslında "anlatmak" da eksik bir kelime olur. Sait Faik, okurunu da o hayatın içine çekerken, birlikte yürütür, birlikte oturtur, birlikte hissettirir. Bu tercih bilinçlidir. Hayatı uzaktan seyreden bir yazar değildir o. Sokakta dolaşan, insanlarla konuşan, aynı masaya oturan, aynı havayı soluyan bir yazardır. Varlıklı bir aileden gelmesine rağmen kalbini toplumun kenarında kalmış insanlara vermesi, onu edebiyatımızda özel bir yere koyar. Üstelik bunu yaparken kendine özgü, samimi ve sahici bir anlatım kurmayı da başarmıştır. Sarnıç’taki en çarpıcı duygulardan biri, iyilik yaparken hissedilen o garip güç hâlidir. Bir Karpuz Sergisi isimli hikayesinde İhtiyacı olan birine yardım ederken insan bir an için kendini dünya yaratacak kadar güçlü hisseder. Fakat Sait Faik sadece bu gücü hissettirmez, yardım eden insanın o güçten utanabileceğini de gösterir. İnsanı idealize etmez. İşte bu dürüstlük, onun metinlerini samimi ve candan kılar. Kalorifer ve Bahar isimli hikayesinde Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler aynı sokakta yaşar. Sarı Apostol, Zargana Agop, Barbunya Ahmet… Bu isimler sadece lakap değildir; birlikte yaşamanın doğal hâlidir. Kimlikler tartışma konusu yapılmaz, hayatın akışı içinde yer alır.
İnceleme
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,387 okunma
Sarnıç
Puan vermedi·123 syf.·
2025 91. kitabı
Sait Faik Abasıyanık , Türk edebiyatının içten seslerinden birisi. Öykülerinde insanlar yanında fısıldar gibi anlatıyor. Büyük sözleri, aforizma kasan cümleleri kurmuyor. Hayatın en sade ve en içli anlarını samimiyetiyle okuyucusuna sunuyor. Sarnıç ‘da sıradan insanların zamana meydan okuyan öyküler barındırıyor. Öykülerini okurken verdiği his aheste bir sıradanlığın içindeki menevişi, unutulmuşlukların arasındaki insanın hayatını hatırlatıyor. Küçük sevinçlerle okuyucusunun hayatına yazdıklarıyla ışık huzmesi demeti gibi avarelik hissini veriyor. Öykülerindeki yoksulluk, yalnızlık temaları da var ama o duygusal anın içinde küçücük bir umudu, tebessümü minik bir iyiliği yakalayabiliyor. Bu kitapta çok detay gibi gözükse de hayatın içindeki öyküden bu hissi çıkarmak müthiş bir gözlem yeteneği olduğunu gösteriyor. Kitapta Sarnıç başta olmak üzere kalorifer ve bahar ile ormanda uyku öykülerini özellikle çok beğendim. Diğer öyküleri de İnsan ve doğa sevgisini, yalın anlatımını insanların sınıfsal kimliklerinden ziyade onların haletiruhiyesindeki konuları devşiriyor… Sait Faik’in kalemi, sıradan hayatları olağanüstü bir incelikle işlerken, aslında insan ruhunun derinliklerine dokunuyor. Okuduğunuzda öykülerindeki ince ışık huzmesi, yazarın öyküleri edebi mirasının en sade ama en dokunaklı hali gibi, insan olmanın ne anlama geldiğini hatırlatan yankı gibi insanın içinde bir köşesinde yerini alıyor. Herkese Keyifli okumalar
Düşünce
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,387 okunma
10/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2021 110. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2021 16:54
1800’lü yılların sonunda Henri Matisse tablolarını, tüpten çıkmış gibi çiğ ve bağıran renklerle, yani görselliği olduğu gibi kullanarak yaptığında onu kimse anlamamıştı. Claude Monet , bir günbatımını kendisinde uyandırdığı izlenimleri, duygusal izleri yansıtarak “Impression” u yaptığında hakim olan sanat anlayışının hışmına uğramıştı. Sait Faik de tıpkı bu iki sanatçı gibi, toplumsal gerçekçiliğin tüm sanat dallarında hakim olduğu bir zamanda toplumsal sorunları değil, oturup bireyin toplum içindeki hallerini, kimilerine göre fovist, kimilerine göre izlenimci, ama illa ki kendi gibi yazacak kadar özgündü . Ve Sarnıç . İlk baskısı bin tane yapıldı. Sadece 150-200 tane satıldı. Sarnıç’ın kapak resmini yapan ressam Agop Arad’ın dediğine göre bu baskının bitmesi 20 yılı buldu. Sarnıç , servi gölgesinde on altı öykü. Sıra sıra, uzun uzun serviler. Ve kesilir birgün serviler, kokuları İstanbul’u, Adaları, Gülhane Parkı’nı, Galata’yı, hatta gider Marsilya’yı sarar. Üzerinde koz helvacıların, şıracıların, bozacıların uyukladığı, aralarında çocukların saklambaç oynadığı, kenarlarını baldıranların sardığı mezarlıkları sarar, bütün ölüleri ayağa kaldırır. Tıpkı Sait Faik’in öyküleri gibi. Bir kitabı kapar, bir müzik sesi duyar gibi olursunuz. Söz konusu Sait Faik Abasıyanık ise , doyumsuz okumalar..
Öykü
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,387 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 166. kitabı
Öyküler ve Sait Faik Abasıyanık… İnsanı ve yaşamı en içten ve sade bir şekilde gözlemleyip ortaya koyan bir anlayışın ürünü olan öyküler öyle çok büyük olaylar barındırmıyor. Zaten benim de en sevdiğim tarafı bu olsa gerek. Sıradan insanların günlük yaşamlarındaki küçük ama anlam yüklüanları okumayı seviyorum. Anlattığı her karaktere karşı duyduğu sevgiyi hissetmek mümkün. Öykülerindeki karakterlerin sadece görünen davranışlarını değil görünmeyen taraflarını da ortaya koyan bakış açısını okurken onların zihinlerinin içinden neler geçtiğini duyabilirsiniz satır aralarından. Onun öykülerindeki mekanlar sadece bir dekor olarak karşımıza çıkmaz, aynı zamanda öykü karakterlerinin duygularını yansıtan birer araca dönüşür. Her birini ayrı ayrı anlatmayı çok isterdim çünkü üzerinde konuşmayı en sevdiğim konulardan biri öykülerdir. Balıkçılar, sokak çocukları, yoksul insanlar, yorgun şehir insanları ve doğa onun için bu öykülerin zemini oluşturuyor. Bazen eski bir sarnıç bazen eski bir sokak köşesi bazen İstanbul’un kenar bir semti içindeki her detay öykünün kahramanı oluyor. Canlı ve cansız her şeyi yazar öykülerine dahil ediyor. Her birinin iç dünyasındaki sessiz konuşmalara ortak oluyoruz ister istemez. Bir Karpuz Sergisi isimli öyküsü tam da bu anlamda bir sahne oluşturuyor okuyucunun zihninde. Karpuzlar, yalnızca bir meyve olarak değil, insanların gündelik yaşamlarındaki basit zevkleri ve yaşam enerjilerini simgeleyen bir unsur hâline geliyor. Sait Faik, bu küçük sahne aracılığıyla insanları yargılamadan, onların duygu ve davranışlarını resmediyor, böylece sıradan bir sergi, yaşamın küçük ama derin gerçeklerini yansıtan bir öyküye dönüşüyor her okuduğumda zihnimde.
1000Kitap
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,387 okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.