Emel Keleş

Emel Keleş
@okur_muyuz
.. Vakit varken durup ince şeyleri anlamaya çalışıyorum. İyi ki edebiyat var. Var olsun.. ..

Emel Keleş

, bir kitabı okumaya başladı
Roberto Bolano
7.9/10 · 216 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Neşeye ihtiyacı olan bu seriyi kaçırmasın
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
Of, bitti mi bu seri şimdi? Sanki müthiş keyif aldığım bir tatilden yeni dönmüşüm de işe başlamışım gibi bir hisle uğurluyorum kendisini. Durrell’in alametifarikası felakete dönüşebilecek tuhaflıkları, insanın içini yumuşatan bir neşeyle anlatabilmesi. Birçok mizahi yazar absürtlüğü küçümseyerek kurar; Durrell ise kucaklıyor. O yüzden okurken insan sadece gülmüyor, tuhaflıkların yaşanmaya değer olduğuna da ikna oluyor. Bu kadar absürt olayın bir araya toplanıp da alaycılıkla, hoyratlıkla karşılaşmadan yazıya dökülmesini ancak şefkatle açıklayabiliyorum. Herkese, insanlara, hayvanlara, çalıya çiçeğe, tüm o eksantrik akrabalara karşı şefkat. Herkesin biraz çılgın, biraz taşkın, biraz garip olduğu bu aileyi özleyeceğim. Bir eşek, bir baykuş ya da bir yediuyurun ailedeki herhangi biri kadar yere sahip olduğu o deli evini özleyeceğim. En çok da Korfu’yu özleyeceğim galiba. Sanki bir kitabı bitirmiş gibi değil de Korfu’dan zorunlu taşınıyormuşum gibi hissediyorum. Hoşçakal güneş, deniz, böcek sesleri, öğleden sonraların ağır uyuşukluğu.. Kendinize bir güzellik yapmak istediğinizde bu seriyi mutlaka okuyun.
Tanrıların BahçesiGerald Durrell · Alfa Yayınları · 202481 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
Durrell’lerin ilk kitaba itirazıyla açılıyor kitap. Temel itirazları, “Bizi tuhaf insanlarmışız gibi göstermişsin.” Hahhah, değil misiniz diye sormak isterim. Gerry de aynı dönemi yeniden yazıyor. Ve bu sefer ilkinde elediği tuhaflıkları da ekliyor. “Az bile yazmışım,” der gibi. Gerçekten de hepsi tatlı bir deliliğin içinde yaşıyor gibi. Larry’nin bitmek bilmeyen entelektüel gösterileri, Leslie’nin kontrolsüz enerjisi, Margo’nun dramatik halleri, annenin bütün bu kaosu olağan bir şeymiş gibi taşıması… Bunları okurken Durrell’in şefkatini, insanın sevdiği insanların tuhaflıklarını da sevdiğini fark etmemek olası değil. İnsan bu kitabı okurken bir süreliğine dünyadan çıkıyor. Sadece gündelik hayattan değil; haberlerden, savaşlardan, gürültüden, insanın içine çöken o görünmez ağırlıktan da çıkıyor. Kitap bize başka bir dünyanın kapısını açmıyor aslında. Aynı dünyayı, kaybettiğimiz bir dikkatle yeniden gösteriyor: Gökyüzünün hazeran çiçeği gibi masmavi, anemonların şarap kızılı, ibibiklerin somon pembesi, yusufçukların çelik mavisi olduğu o dünyayı. İnsan okurken sadece doğayı hayal etmiyor; renkleri yeniden hissetmeye başlıyor. Duyularımızın üstündeki tozu siliyor sanki Durrell. Ve canlılara bakışımızdaki toz da buna dahil. Hayvanları anlatırken insanı küçültmüyor, insanları anlatırken de hayvanları aşağı görmüyor. Her şeye aynı merakla bakıyor. Eşeklere, kuşlara, böceklere, kardeşlerine, annesine… Peki ya sonu? Yüzlerce sayfa boyunca insanı ışığın içine yatırıp, kuş sesleriyle, sıcak öğleden sonralarıyla eğledikten sonra son sayfalara “Savaş çıktı.” mektuplarını koyması reva mı? “Tamam,” diyor sanki Durrell, “şimdi renkleri fark etmene izin vermeyen o normal dünyaya geri dönüyorsun.” Halbuki işte anlattım sana, dünya nasıl da güzel olabilirdi. Ve sanki şunu da
Kuşlar, Hayvanlar ve Hısım AkrabaGerald Durrell · Alfa Yayınları · 202496 okunma

Emel Keleş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
Gerald Durrell
8/10 · 81 okunma

Emel Keleş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
Gerald Durrell
8.2/10 · 96 okunma