Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·124 syf.··
2025 166. kitabı
Öyküler ve Sait Faik Abasıyanık… İnsanı ve yaşamı en içten ve sade bir şekilde gözlemleyip ortaya koyan bir anlayışın ürünü olan öyküler öyle çok büyük olaylar barındırmıyor. Zaten benim de en sevdiğim tarafı bu olsa gerek. Sıradan insanların günlük yaşamlarındaki küçük ama anlam yüklüanları okumayı seviyorum. Anlattığı her karaktere karşı duyduğu sevgiyi hissetmek mümkün. Öykülerindeki karakterlerin sadece görünen davranışlarını değil görünmeyen taraflarını da ortaya koyan bakış açısını okurken onların zihinlerinin içinden neler geçtiğini duyabilirsiniz satır aralarından. Onun öykülerindeki mekanlar sadece bir dekor olarak karşımıza çıkmaz, aynı zamanda öykü karakterlerinin duygularını yansıtan birer araca dönüşür. Her birini ayrı ayrı anlatmayı çok isterdim çünkü üzerinde konuşmayı en sevdiğim konulardan biri öykülerdir. Balıkçılar, sokak çocukları, yoksul insanlar, yorgun şehir insanları ve doğa onun için bu öykülerin zemini oluşturuyor. Bazen eski bir sarnıç bazen eski bir sokak köşesi bazen İstanbul’un kenar bir semti içindeki her detay öykünün kahramanı oluyor. Canlı ve cansız her şeyi yazar öykülerine dahil ediyor. Her birinin iç dünyasındaki sessiz konuşmalara ortak oluyoruz ister istemez. Bir Karpuz Sergisi isimli öyküsü tam da bu anlamda bir sahne oluşturuyor okuyucunun zihninde. Karpuzlar, yalnızca bir meyve olarak değil, insanların gündelik yaşamlarındaki basit zevkleri ve yaşam enerjilerini simgeleyen bir unsur hâline geliyor. Sait Faik, bu küçük sahne aracılığıyla insanları yargılamadan, onların duygu ve davranışlarını resmediyor, böylece sıradan bir sergi, yaşamın küçük ama derin gerçeklerini yansıtan bir öyküye dönüşüyor her okuduğumda zihnimde.
1000Kitap
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
Puan vermedi
Bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık’ın Sarnıç kitabından söz etmek istiyorum. Kitap The Kitap Yayınları etiketiyle yeniden okurla buluştu. Sarnıç ilk kez 1939’da yayımlanmış ve içinde toplam 16 öykü yer alıyor. Her öyküde başka bir ses başka bir ruh var. Kitaba adını veren Sarnıç insanın kendi içine doğru yaptığı o sessiz inişi çocukluk, yoksulluk, umut ve kırgınlıkların birbirine karıştığı bir hikâyeyi taşıyor. Diğer öykülerde ise mahalle aralarından yükselen sesler, kenarda köşede kalmış insanlar, hayatın içindeki küçük acılar ve Sait Faik’e özgü o benzersiz İstanbul soluğu kendini hissettiriyor. Sait Faik’in duru kendine has anlatımı sıradan görünen bir anı bir bakışı bir susuşu bile birden öykünün merkezine taşıyor… Bir çocuk sesinde bir balıkçının yüzünde ya da bir akşamüstü rüzgârında Sait Faik’e rastlamak isteyenlere…
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
Puan vermedi
Merhaba gönül heybemin güzel dostları Bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık'ın Sarnıç kitabı ile geldim. Bir hikaye kitabı değil,biriktirilmiş anılar sarnıcı. İstanbul'un eski kokusunu, yalnızlığını ve büyük insan sevgisini yine kalbimize fısıldıyor. Her öykü deniz kenarında unutulmuş bir sandal gibi hatıralarla dolu... Keyifli okumalar dilerim
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
8/10
·124 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 19:27
Yazarın okuduğum ilk kitabı, genel olarak yazarın kalemini beğendim.birbirinden kısa hikâyelerden oluşan kitabı keyifle okudum. Birden fazla kısa öyküden oluştuğu için Hikâyelerden bahsetmem pek mümkün değil..Severek okudum kitabı okurların seveceği tarzda bir kitap.
Alıntı
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 95. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 12:10
#okudumbitti YAZAR: SAİT FAİK ABASIYANIK YAYIN: THE KİTAP Herkese selam bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık kaleminden çıkan sarnıç öykü kitabıyla geldim. Hepimizin de bildiği gibi kalemi güçlü yazarlarımızdan bir tanesidir. O yüzden konuyu çok uzatmadan yoruma gelecek olursak. Sait Faik’in öykü evrenine adım attığınızda, aslında bir şehrin nabzına, bir insanın kalbine ve hayatın en küçük ayrıntısına dokunmuş oluyorsunuz. Sarnıç, tam da bu dokunuşların toplamı. Yazarın dünyayı anlama biçimini, insanlara olan merhametini ve İstanbul’a duyduğu sonsuz sevgiyi derin bir duyarlılıkla hissettiren bir eser. Bu kitapta büyük olaylar yok; ama büyük insanlık hâlleri var. Bir balıkçının sabah serinliğinde sakladığı umut, Bir çocuğun sessizce büyüttüğü hayal, Bir kahvede oturan adamın içindeki kırgınlık, Bir sokak köşesinde unutulmuş bir hikâye… Hepsi Sait Faik’in kendine has sıcaklığıyla anlatılıyor. Yazarın dili öyle sade, öyle doğal ki, sanki yan masada oturan biri size hayatından bir parça anlatıyormuş gibi hissediyorsunuz. Ama o sadeliğin içinde derin bir insanlık bilgeliği, güçlü bir gözlem gücü ve ince bir duygu katmanı var. İşte Sarnıç’ı bu kadar özel yapan da tam olarak bu: Sözün azlığıyla duygunun çokluğunu kurabilmesi. Her öykü, İstanbul’un o eski zamanlarına ait bir fotoğraf karesi gibi. Dar sokaklarda dolaşan çocuklar, denizle yaşayan insanlar, yorgun ama umutlu yüzler, küçük sevinçler ve büyük yalnızlıklar… Tüm bunlar Sait Faik’in kalemiyle hem tanıdık hem de bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Sarnıç, okura şunu hatırlatan bir kitap: İnsan, ne kadar sıradan görünürse görünsün, kendi içinde koca bir dünya taşır. Ve Sait Faik o dünyaların kapısını yavaşça aralar, içeriye ışık düşürür. Son sayfayı kapattığınızda geriye huzurla karışan bir hüzün, hafif bir tebessüm
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
10/10
·124 syf.··
2025 54. kitabı
"Bir tiyatronun galerisinde tanıştığım birisi,en iyi arkadaşım oldu.Bir tezgâhta tülbent dokuyan narin bir kıza aşık oldum. Onun ayaklarını ellerimin içine aldım." " Savaş zamanındaydık...Anam bir sabah ekmeğin üstüne belli belirsiz tereyağ sürmüştü .Bütün ömrümce bol tereyağlar sürülmüş ekmekler yedim.Fakat o günkü tereyağın sevincini duyamadım. " "Kimdim, neydim,kimi seviyordum?" Sait Faik’in Sarnıç kitabı benim için tam anlamıyla İstanbul’un eski sokaklarında dolaşmak gibi bir deneyim oldu. Deniz kokusu, insan sesleri, dar sokakların gölgesi… Hikâyelerin her satırında sanki adım adım şehrin içinde gezdim. Okurken sık sık şunu düşündüm: “Bu adam en küçük sahneyi bile öyle bir anlatıyor ki, sanki gözümün önünde yaşanıyor.” Hikâyeler sade ama inanılmaz içten; insanın hem kendine hem de çevresine farklı bir gözle bakmasını sağlıyor. Kitaba ismini veren ‘Sarnıç’ hikâyesi Bu hikâye özellikle aklımda kaldı. Sarnıç, bana göre çocukluğun masumiyetini, eski taş yapıların bile bir ruhu olduğunu hissettiren çok özel bir anlatı. Okurken anlatıcının o eski yapıya duyduğu hayranlığı, gizemi ve çocuk aklıyla içini bir dünyanın saklandığını düşünmesini çok sevdim. Sarnıç, biraz da geçmişe duyulan özlemi anlatıyor. Çocukken dev gibi gelen o yapı, yıllar geçse de duygusu hiç solmayan bir hatıra gibi duruyor insanın içinde. Kitabın bütünü ise birbirinden bağımsız ama aynı ruhu taşıyan kısa hikâyelerden oluşuyor. Sait Faik, her sayfada insanı ne kadar iyi gözlemlediğini hatırlatıyor. Balıkçılar, işçiler, sokakta karşılaşılan insanlar, adalar, martılar, deniz… Hepsi yumuşak bir sıcaklıkla anlatılıyor. Kimi hikâyeler gündelik hayatın içinden, kimi daha duygusal hatta yer yer masalsı. Ama ortak nokta şu: Sait Faik sıradan bir olayı bile öyle bir anlatıyor ki insanın içinde
Edebiyat & Roman
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2025 584. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 00:00
"SARNIÇ" "Önümüzde hayat ... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk." Türk öykücülüğünün en özgün, en içten seslerinden biri olan Sait Faik Abasıyanık, edebiyatı yalnızca bir anlatım biçimi değil, insanı sevmenin bir yolu olarak gören bir yazar. Sarnıç, onun yazarlık serüveninde önemli bir eşik, insan ruhuna en yakından dokunan eserlerinden biri. 1940’ta yayımlanan bu kitap, sadece öykülerden değil; hayata, insana, yalnızlığa, yoksulluğa, doğaya ve sevgiyi unutmamaya dair ince bir bakıştan oluşur. Agop Arad'ın o unutulmaz sözü ne de güzel anlatıyor Sait Faik okumanın hissini: "Alın Sait Faik'i, okuyun, iyi insan olursunuz." Evet, tam da böyle bir şey Sait Faik'le buluşmak. Dünyanın bir köşesine, hatta belki Ay dedenin tam ortasına oturup ayaklarımızı sallaya sallaya olan biteni izlemek gibi. O, sanki bir kafenin sandalyesinden ya da evimizin penceresinden izlediğimiz hayat akışını çoktan yazmış, o akıştaki insanların duygularını, hayatlarını, sevdiklerini ve sevmediklerini bize anlatmış. Bize düşen ise sadece okumak ve hissetmek. Sarnıç, 16 öyküden oluşan bir hazine. İlk öykü, kitaba adını veren "Sarnıç". Her biri bizi farklı hayatlara götürüyor, sayfalar arasında onlarca insanla tanıştırıyor. Sait Faik ise usulca fısıldıyor: "Bak işte, hepsi gerçek hayattan." Köşedeki dükkan, bir grup arkadaş, vapurun gelişinin o muazzam betimlemesi... Mutluluk kadar hüzün, sevinç kadar endişe, yalnızlık kadar hayata tutunma... Hepsi bu kitabın sayfalarında can buluyor. Bu öykülerde toplumun görünmeyen insanları; kenarda kalmış ama ruhu baki olan insanlar konuşur. Yazar, onların yalnızlığını anlatır ama umudu da eksik etmez. Çünkü Sait Faik için
Edebiyat
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 47. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 17:20
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık kaleminden çıkan Sarnıç adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitabımızın içerisinde on altı farklı öykü yer almaktadır. Kitapta karpuz sergisi kurma hayali kuran karakterlerin yaşadıklarını, Hasan Ağa ile gelini arasında yaşananları, bir park etrafında yalnız insanların günlük hayatlarını, bir gaz sobası etrafında bir evde ve kahvede oluşan mahalle hayatlarını olmak üzere çeşitli öyküler okuyoruz. Benim gibi öykü severlere keyifli okumalar dilerim.
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
10/10
·124 syf.··
2025 121. kitabı
Herkese Selamlar Sıradaki eserim #saitfaikabasıyanık yazarından. Daha önce hiç okuma yapmadığım işin ilk kez yapıyorum ama oldukça güzel bir çay kahve yanına sizi tam onaltı adet öykü bekliyor. Hep bir derinlik,bir sızı var öykülerde hüzünlü veya ders veren türden. Yayın evine bu seriyi çıkarttığı için ayrı teşekkür ederim. Ben kitap adı olan “Sarnıç” kitabını yorumlayacağım sizlere… “Önümüzde hayat..Her gün başka bir uykuya yatıp başka bir rüya göreceğiz.Halbuki zaman,ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu…” Lise bittiği için çok seviyor sürekli birşeyleri geride kalacak ve güzel şeyler yaşanacak sanıyordu. Sonra büyüğünde anladı ki o günlere özlemi ayrıydı. Sahi bizimde öyle değil miydi? Eskinin tadın başka demez miyiz hep… ekmeğin üstündeki terayağ kokusu, ablası ile kar oynaması geldi aklına. Gün gelip lüks restoranlarda yemekler yese bile eskinin gibi olur muydu diye düşündü hep. Bunları düşünüp eve döndüğünde karısını ağlarken buldu. -Karı,dedim ocağın mı yanmaz? Çorban mı tütmez?Başında ağrı mı var? Ne ağlar durursun… -Efendi sayende hiç bir eksiğim gediğim yok. Ama kürklü mantom yokmuş haftada bir defada sinemaya gidemiyormuşum. Bunların zararı yok.. -Öyleyse nedir derdin? -Anamı babamı özledim göreceğim geldi.. Gitti ve bir senedir dönmedi.
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 35. kitabı
kitap dostlarım bugün sizlere yine çok güzel bir kitap önerisi ile geldim Sait fail tüm kitaplarını çok seviyorum bugün sizlere Sarnıç kitabı ile geldim yazarımız bu kitabında biraz daha modern öyküye yaklaşık bir yazım tarzına bürünmüş son derece sade ve şiirsel samimi anlatımıyla bizleri bir kez daha kitabın içine çekiyor Sait faik'in en sevdiğim yanlarından birisi yargılamadan okuyucuyu yönlendiren bir tarzı var Herkese olduğu gibi kabul eden insan sevgisini gözlem gücünü bir kez daha hissettiriyor kitabımızda 16 Öykü bulunmaktadır Sarnıç kalorifer ve Bahar Beyaz altın bir karpuz sergisi mavlalar gece işi hancının karısı lagusa ormanda uyku Kim kime Park gaz sobası plaj insanları Davut'un anası Grenoble de İtalyan Mahallesi Marsilya Limanı Her Öykü bizi derinden etkiliyor her öyküde farklı bir duyguyu dile getiriyor Yalnızlık sıkılmışlık Yoksulluk insanların umutları Emek sömürücüleri yoksul insanların mücadelesi üzerinden yoksulluk ve Gurur Çalışan insanların görünmez mücadelesi kadınların hayattaki yalnızlığı ve duygusal çöküşü yeni doğum yapan bir kadının psikolojisi psikolojisi insanın iç huzuru için doğaya kaçışı insanın ilişkilerindeki samimiyetsizlik gibi birçok toplumsal olayı hikayelerinde anlatmıştır
SarnıçSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,408 okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.