"İNSAN NASIL KAYBEDER"
"Gazali'nin ilerlemeci olmak zorunda olmamasının belki de en temel nedeni şudur: O, tarihi bir yarış olarak görmez. Geçmişi aşılması gereken bir yük değil,
“Kopacak gibi durmak, kopmaktan daha yorucudur. İnsan en çok orada tükenir.”
Burada ders veren bir ses yok. Sadece şunu söyleyen bir bakış var: “İnsan bazen hayatı yaşıyor gibi yapar ama aslında sadece sürüklenir.”
Naifin belirgin özelliğini duyumun baskınlığının, duygusalı da sezginin baskınlığının belirlediğini söylemek isterim. Duyum nesneyle bağlar yaratır, hatta özneyi nesneye doğru çeker; bu nedenle, naif tip için "tehlike", nesnenin içinde tamamıyla yok olmaktadır. İnsanın bilinçdışı süreçlerini algılaması olarak sezgi onu nesneden uzak tutar; sezgi nesnenin üzerine çıkar, her zaman malzemesini yönetmenin, hatta kişinin kendi öznel bakış açısına göre, malzemesine şiddet uygulayarak ama bunu yaptığının farkına varmadan onu biçimlendirmenin yollarını arar.
İnsan doğası düpedüz neyse odur; karanlık ve aydınlık yanları vardır. Bütün renklerin toplamı gridir- karanlık arkaplanın üzeri aydınlık ya da aydınlığın üzeri karanlıktır.