Kibrit Çöpleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.647
Gösterim
Adı:
Kibrit Çöpleri
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427906
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor:
En kısa hikâye parçasına an denir.
Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.
"Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında...
Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.
Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.
(Tanıtım Bülteninden)
108 syf.
·Puan vermedi
Murathan Mungan, bu kitabında hayatın panoramik bir fotoğrafını çekiyor ve bu fotoğrafın her bir pikseline hayat parçalarını küçük bir anı olarak sığdırıyor. Yarım sayfalık öykülere, hayatın öz benliğini gergef gibi işliyor. Yazar; karanlık bir günün ortasına kurduğu kibrit kutusu büyüklüğündeki köprüyü, yine kibrit çöpü uzunluğundaki öyküleri yakarak aydınlatıyor. Öyküler iğne deliği kadar küçük, iğne ucu kadar keskin…

Her öyküsü, kült bir imge niteliği taşıyan kitapta iki kısa diyalogla da hayatın çekirdeğini kırmaya çalışıyor. Yazar; bazen karşınıza bir tabure çekip içini döküyor, bazen de deneme türünde eşsiz Mungan külliyatından aforizmalarla başınızı döndürüyor.

Beni etkileyen Sinema ve Aşk hikayesindeki bir paragrafında; hiçbir alfabede gerçek karşılığı olmayan aşkı, sinema ile özdeşlik kurarak anlatıyor. ‘’Sinema neden aşk haline gelir biliyor musun? ’’ dedi adam, ‘’ Çünkü o da tıpkı aşk gibi, insan gözünün bir aldanışı üzerine kurulmuştur. Hayal olduğunu bildiğin perdeye inanırsın bütün kalbinle… İnsan öncelikle bir aldanışa âşık olur, sonra o aldanıştan bir hakikat yapmaya çalışır hayatına… Bazı filmler çabuk biter. ” Gerçekten öyle, ilişkinin içinde mutluluğun evine ulaşmaya çalışırken yürüdüğümüz yolda karşımıza çıkan, can sıkan gerçekleri göz ardı ettiğimiz de kalbimizin yolunu şaşırırız.


Murathan Mungan, kitabın ilk sayfasından okuru; mutluluğun sonsuz, mutsuzluğun da dipsiz olduğu kendi kaldırımlarına çekiyor ve bizi o kaldırımda yürütüyor. Her kaldırım taşına küçük bir anmalık bırakıyor. Yürüdükçe o kaldırımın sonunda sizi bir şairle tanıştırıyor aslında…

Jorge Luis Borges…

‘’Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,

İkincisinde, daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,

Çok az şeyi

Ciddiyetle yapardım.

Temizlik sorun bile olmazdı asla.

Daha çok riske girerdim.

Seyahat ederdim daha fazla.

Daha çok güneş doğuşu izler,

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.

Görmediğim birçok yere giderdim.

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.

Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.

Anlar, sadece anlar.’’
108 syf.
·1 günde·9/10 puan
Murathan Mungan'ın okuduğum ilk kitabı. Çok duymuştum ve bende merak uyandırmıştı açıkçası. Beklentimi karşıladı. Dilini ve anlatış biçimini son derece beğendim. Bugün bir yazar daha kazandığımı düşündüm ve bu beni mutlu etti.

Kitaba gelince, yazarın tabiri ile "kıpkısa öyküler"den oluşuyor. 1-2 sayfalık bütün öyküler. Kitapta yer alan seksen mini öyküyü birbirine bağlayan bir tema yok; ama hepsi aynı estetik yaklaşımla yazılmış olduğundan kitabın görünür bir bütünlüğü var. Her kısa öyküden bir uzun öykü oluşturmak istedim. Gerçekten de bütün öykülerden ayrı ayrı birer kitap yazılabilir. Her öyküsü tam da bir çakımlık ışık verip sönen kibrit çöpü misali...

Yazar, birkaç kez bu öykülerin nasıl olduğunu, nasıl okunmalarını istediğini söylüyor kitabın içerisinde. Özellikle dikkatimi çeken şeylerden biriydi. Mesela; "An" adlı öyküde kitapta yer alan metinlerin özüyle ilgili önemli bilgi veriyor okura. “En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.‘Bütün yaşamımız’ dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.” Mesela, öykülerin kısalığı ile ilgili olarak da "Duman İşaretleri" adlı öyküde onları “kısa kesik duman işaretleri”ne benzetir. Bu kitapta yer alan metinleri okumak için de çok yerinde bir benzetmedir.

Enfes bir başucu kitabıdır. Sakin kafayla, içselleştirerek okursanız çok güzel bir tat bırakır damağınızda.
108 syf.
·31 günde·10/10 puan
ANLAR BİZİM GÖZ KAPAKLARIMIZDA KALANDIR.
GEÇMİŞİ ANLAR BERRAKLAŞTIRIR. diyor Murathan Mungan. Bize kitabın başındaki ilk hikayede aslında bir uyarıda bulunuyor; " sizden tek istegim, hız yapmayın okurken. Göze az görünenler, hızda çabuk kaybedilirler..."
Işte ben de böyle yaptım sindire sindire okudum her bir sayfayı. Her bir anda adeta kafama bir yumruk yedim. İşte o an anladım geç kalmışlığımı, o an tekrar düşündüm seni ilk gördüğüm o anı ve o an farkına vardım... İşte size de bunu yapacak okurken. İçinizde bir yolculuk başlayacak, kendinizi sorgulayacaksınız belki. Buna hazır mısınız?
108 syf.
Kibritçi kızın kibritindeki alevin uzunluğu kadar uzunluğu olmayan öyküler.. Anlatsak roman olmaz yani hayatlarımız. Hepimizin hikayesi, hayatı tek bir andan, bir cümleden, tek bir kelimeden ibaret aslında. Murathan Mungan çok kısa hikayelerle insan hayatına dair anlardan çok güzel bahsetmiş. O zaman çok uzatmamak lazim bu incelemeyide. Yaz günü güzel gider bu öyküler, 'anlar'.
108 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Hayatımızda bizi etkileyen küçücük anlar vardır.Bir çiçeğin üzerine düşen su damlası veyahut bir çocuğun birkaç saniyelik gülümsemesi...
Kitap bazen birkaç satır hikayeden bazen bir paragraftan bazen de bir buçuk sayfadan oluşuyor. Aslında tam hikaye kitabı da değil bu. Ara ara kısa hikaye ara ara deneme tarzı yazın türleri mevcut. Değişik ve kendine has üslup ile yazmış. Bazı satırlarsa insanı düşüncelere götürüyor. Yavaş yavaş okunmasında fayda var. Tavsiye olunur.
108 syf.
·Puan vermedi
Merhaba herkes!

Nasılsınız, nasıl gidiyor? Ben malumunuz sitede bir var bin yok halime geri dönüş yaptım. Karantina bitince zaman yönetimimde burası maalesef sonda kalıyor. Hayat ve öncelik gibi saçma mavralar atmayacağım, endişelenmeyin.

Bugün aslında varlığını bile unuttuğum bir kitap hakkında sohbet edeceğiz. Kendisini 2018 Mayısında okumuşum. Kapağına tarih not etmesem, ne zaman aldım acaba’ya kadar gidecekti bu süreç. Neyse ki ucuz kurtulduk. Tamamen şansa, başka bir kitabı ararken aa bu ne diye aldım elime. O derece! Arka fonda ne çalıyor Diana, derseniz de; https://open.spotify.com/...HumAm9RN-6ZTGNtgFgKw

Kitabın varlığını bile unutmuşum dedim ama, bir başlık altında maksimum 1.5 sayfa karalanmış olan bu öykü/deneme kitabında, pek çok yazının altına ben de bir şeyler karalamışım. Niçin hafızamdan attım bilinmez, o zaman da kitabı hayli tutkun bir şekilde bitirmişim.

‘Takribi ve vasati kıpkısa öyküler’ dediği kitapta bazı başlıklar 2 satır, bazılarıysa nispeten daha uzun olarak 1.5 sayfa dolaylarında. Oh 2 saatte biter attım listeye, bir kitap da değil bana kalırsa. Zaten kendisi de en başta diyor: “Sizden tek isteğim, hız yapmayın okurken. Göze az görünenler, hızda çabuk kaybedilirler.” Çok çok çok güzeldi. Okuyunca da anlayacaksınız ama bazen o 4 cümlenin olduğu sayfada 4 sayfalık zaman harcadığınız da oluyor. Manifesto gibi göz korkutmuyor, aforizma kadar anlaşılmaz değil. Tam kararında.

Buraya fotoğraf yüklemeyi beceremedim, yoksa bu sohbeti yazdığım ortamı sizinle paylaşmak isterdim ama… dislike yiyip sosyal medya düşmanı olan cumhurbaşkanını şimdi daha iyi anlıyorum. Neyse tahayyül etmek de benden size uğraş olsun. Nerede nasıl derseniz öyle ama playlist Meczup...

Kitap hakkında yazmak istediklerim sadece bunlar değildi tabii ama ne yazacağımı da asla bilemediğim bir yerde kaldım. Her başlık, her olay, ele aldığı her durum aslında biraz biziz. Herkes kendini en az 21 hikayede bulacak eminim. 90 küsür başlıkta 21… Yine iyimser tarafımdayım.

Son olarak bir alıntısıyla bitireceğim. Sanırım bu alıntıyı dün gece alıntı yığarken üşenip yazmamıştım. Yazmışsam da bir daha okumuş olursunuz. Daha başka algılarla. Keyifli okumalar.

“En kısa hikaye parçasına an denir.
Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.
‘Bütün yaşamımız’ dediğimiz de o birkaç ana bakar aslında…
Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.
Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Not: Okurken asla melankolik bir ruh halinde değildim. Ve okuduktan sonra da bir varoluşsal kaygı, mod düşmesi filan yaşamadım. Az, öz, realist ve tadında bir yazı dizisiydi.
108 syf.
·2 günde·8/10 puan
Hayata katlanmak bir şey değil.. Bir biçimde katlanırsın n'olucak! Asıl korkutucu olan ölümden sonraki hayata katlanmaktır. Bilinmezliğe katlanmaktır. Ölümden sonra bir hayat yoksa, mesele yok! En azından benim için bir mesele yok, çünkü istediğim bu! Ama varsa, o zaman biz de varız demektir. Asıl katlanılmaz olan bence budur. Düşün gene biz olacağız. Biz! Biz kendimize katlanamazken gene biz! Sonra gene ötekiler olacak. Hani şu bildiğin ötekiler. Bana ötekilere katlanabilen birini göster! Ardından gene olaylar, hikâyeler ve bunları konuşma, anlatma, yazma isteği olacak. Uçucu ruhların kelimelerinin ağırlığı olacak mı, olmayacak mı? Yaşamaktan değil, katlanmaktan yorulmuşken bunca yıl, dönüp yeniden, yeniden katlanmak! İçimi sıkıntı basıyor bunları düşündükçe! Hiçliğe inanmak istiyorum, hiçliğin varlığına. Benim için cennet o. Artık hiçbir şeyin olmaması. Hikâyesizlik.
108 syf.
·1 günde·10/10 puan
Murathan Mungan'ı çok sevdiğimi söylemiş miydim? Kendisine çok büyük bir hayranlık besliyorum. Yazdıklarını okurken kendimden binlerce parça buluyorum hepsini toplayıp cebime koyuyorum. Gittiğim yerlerde, yaşadığım olaylarda cebimdeki cümlelerden çıkarıp duruma uygun olanı buluyorum. Kibrit çöpleri benim için tam bahsedildiği gibi an'lık bir öykü kitabı. Geçmiş ve geleceğin beraber okunduğu bizden öyküler. Kısa evet ama öyle anlam dolu ki. Okuyunuz efendim ne demek istediğimi o zaman anlarsınız.
108 syf.
·Puan vermedi
Yazar eserine kıpkısa öyküler dese de içinde deneme tarzına kaçmış yazılar da var. Kitap bazen birkaç satır hikayeden bazen bir paragraftan bazen de bir buçuk sayfadan oluşuyor. Ama genel olarak bakacak olursak bir hamle de okuduğum, sıkmayan, akıp giden ,bir kitap.Değişik,özgün bir üslupla kaleme alınmış.Yazarın başarımı anlatımla yarım bıraktığı öyküleri kendi kafanızda tamamlamaya çalışırken buluyorsunuz kendinizi. Zaten Mungan da şöyle tanımlamış kitabını: "Az söz, çok şey, gerisini okurun tamamlamasını istediğim bir sürü ucu açık başlangıç ya da belirsizlik. Kitapta ben sadece kibriti veriyorum, ateşi yakması sizden."
Murathan Mungan Kibrit Çöpleri
108 syf.
·30 günde·8/10 puan
Murathan Mungan' in kendi tabiriyle "kıpkısa" dediği -bence sadece öykü değil öykü, deneme karışık- öykülerinin bulunduğu kitap. Bir çırpıda okuyacağınız; gündelik hayatta sizinde yaşadığınız, şahit olduğunuz anları kaleme alan yazar; "Aaa bu yazılabilirmiş bak, ben de yazarım." hissi uyandırırken okuyucuda; bir yandan da "Ben bu kadar basit bir olayı bu denli estetik bir şekilde verebilir miydim?" sorusunu kendimize sormamıza sebep oluyor.

Ben altını çizdiğim satırlar bulabildim; bazen üzüldüm, bazen çok güldüm (özellikle koca ve köpek benzetmeli hikayesi) bazen 'çok iyi tespit' diye onadım.

Kitabı okuyunca kitabın isminin de öylesine olmadığını anlıyorsunuz. Bir kibrit çöpünün yanıp sönmesi süresince okunup biten birkaç satırdan ibaret hikayeler...( Dikkat en uzunu bir buçuk sayfa)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kibrit Çöpleri
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427906
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor:
En kısa hikâye parçasına an denir.
Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.
"Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında...
Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.
Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 656 okur

  • gülsüm aydemir
  • volkan mazman
  • Leyl
  • Dilan
  • DİVANE
  • Helin
  • Sessiz okur
  • Sibel Nacakcı
  • Rosalindelsie
  • Tolstoyevski

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.5
13-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%42.4
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.8
Erkek
%25.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.3 (39)
9
%17.5 (32)
8
%24.6 (45)
7
%21.9 (40)
6
%5.5 (10)
5
%3.8 (7)
4
%2.7 (5)
3
%0.5 (1)
2
%0
1
%2.2 (4)