Adı:
Kibrit Çöpleri
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427906
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor:
En kısa hikâye parçasına an denir.
Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.
"Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında...
Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.
Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.
(Tanıtım Bülteninden)
Murathan Mungan'ın okuduğum ilk kitabı. Çok duymuştum ve bende merak uyandırmıştı açıkçası. Beklentimi karşıladı. Dilini ve anlatış biçimini son derece beğendim. Bugün bir yazar daha kazandığımı düşündüm ve bu beni mutlu etti.

Kitaba gelince, yazarın tabiri ile "kıpkısa öyküler"den oluşuyor. 1-2 sayfalık bütün öyküler. Kitapta yer alan seksen mini öyküyü birbirine bağlayan bir tema yok; ama hepsi aynı estetik yaklaşımla yazılmış olduğundan kitabın görünür bir bütünlüğü var. Her kısa öyküden bir uzun öykü oluşturmak istedim. Gerçekten de bütün öykülerden ayrı ayrı birer kitap yazılabilir. Her öyküsü tam da bir çakımlık ışık verip sönen kibrit çöpü misali...

Yazar, birkaç kez bu öykülerin nasıl olduğunu, nasıl okunmalarını istediğini söylüyor kitabın içerisinde. Özellikle dikkatimi çeken şeylerden biriydi. Mesela; "An" adlı öyküde kitapta yer alan metinlerin özüyle ilgili önemli bilgi veriyor okura. “En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.‘Bütün yaşamımız’ dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.” Mesela, öykülerin kısalığı ile ilgili olarak da "Duman İşaretleri" adlı öyküde onları “kısa kesik duman işaretleri”ne benzetir. Bu kitapta yer alan metinleri okumak için de çok yerinde bir benzetmedir.

Enfes bir başucu kitabıdır. Sakin kafayla, içselleştirerek okursanız çok güzel bir tat bırakır damağınızda.
Kibritçi kızın kibritindeki alevin uzunluğu kadar uzunluğu olmayan öyküler.. Anlatsak roman olmaz yani hayatlarımız. Hepimizin hikayesi, hayatı tek bir andan, bir cümleden, tek bir kelimeden ibaret aslında. Murathan Mungan çok kısa hikayelerle insan hayatına dair anlardan çok güzel bahsetmiş. O zaman çok uzatmamak lazim bu incelemeyide. Yaz günü güzel gider bu öyküler, 'anlar'.
Hayatımızda bizi etkileyen küçücük anlar vardır.Bir çiçeğin üzerine düşen su damlası veyahut bir çocuğun birkaç saniyelik gülümsemesi...
Kitap bazen birkaç satır hikayeden bazen bir paragraftan bazen de bir buçuk sayfadan oluşuyor. Aslında tam hikaye kitabı da değil bu. Ara ara kısa hikaye ara ara deneme tarzı yazın türleri mevcut. Değişik ve kendine has üslup ile yazmış. Bazı satırlarsa insanı düşüncelere götürüyor. Yavaş yavaş okunmasında fayda var. Tavsiye olunur.
Kitap bazen birkaç satır hikayeden bazen bir paragraftan bazen de bir buçuk sayfadan oluşuyor. Aslında tam hikaye kitabı da değil bu. Ara ara kısa hikaye ara ara deneme tarzı yazın türleri mevcut. Değişik ve kendine has üslup ile yazmış. Bazı satırlarsa insanı düşüncelere götürüyor. Yavaş yavaş okunmasında fayda var. Tavsiye olunur.
Murathan Mungan'ı çok sevdiğimi söylemiş miydim? Kendisine çok büyük bir hayranlık besliyorum. Yazdıklarını okurken kendimden binlerce parça buluyorum hepsini toplayıp cebime koyuyorum. Gittiğim yerlerde, yaşadığım olaylarda cebimdeki cümlelerden çıkarıp duruma uygun olanı buluyorum. Kibrit çöpleri benim için tam bahsedildiği gibi an'lık bir öykü kitabı. Geçmiş ve geleceğin beraber okunduğu bizden öyküler. Kısa evet ama öyle anlam dolu ki. Okuyunuz efendim ne demek istediğimi o zaman anlarsınız.
Kitap kısacık ama bir o kadar da etkili hikayelerden oluşuyor. Bu öyküler o kadar güçlü yazılmış ki insan kısacık bir öyküden upuzun hikayeler oluşturuyor zihninde.
Kitap Murathan Mungan ve öyküseverler tarafından mutlak okunmalı...
Murathan Munga'yla bu kitabi sayesinde tanıştım. Yazarın dilini çok sevdim, yaptığı kelime oyunları anlatış biçimine hayran kaldım. Kitabın konusuna gelince ilk başta parça parça hikayeler olduğunu anlamadım. Sanki devamı olan bir öyküyü parçalara ayırmış gibi hissettim ilk iki öyküsünü okurken. Bence kitaptaki hikayeler kendi başlarına sıkıcı değillerdi. Bu yüzden hikayeleri okurken bir sıkıntı yaşamadım ancak olaya giriş benim için biraz zor oldu. Yazdığın hikayelerin başını okurken ne oluyoruz ya nasıl ne demek gibi soruları sormama neden oldu. Bazı satırları bir çok kez okudum. Bana göre kitabı eline alıp 1-2 hikaye okuyup daha sonra belli bir zaman geçti geçtikten sonra tekrar 1-2 hikaye okuncak bir kitap.
Kısacık ama bir o kadar da anlamlı, Mungan'ın deyimiyle ; "takribi ve vasati kıpkısa öyküler"

En uzunu 1.5 sayfa. Ama az kelimeyle o kadar güzel kurgu yaratılmış, o kadar vurucu ki hepsi, 1-2 kısa cümlede karakter kafanızda tam oturuyor bir kere, gerisinde olayın akışını okuyorsunuz. Netlik diye buna derim!

Öyle naif öyle güzel bir kitap.
Kısacık ama dolu bir kitap bu, Murathan Mungan'ın kalemini bir başka seviyorum, bu kitabı "takibi ve vasati kıpkısa öyküler" diye tanımlamış yazar bencesiyse deneme tadında kitabın ortasından öyküler bunlar. Tavsiyemdir..
Keyifli okumalar..
Bence bir kitabı okuduğunuzda ya tekrar okuma isteği vermeli aynı kitabı ya da yazma isteği uyandırmalı insanda işte Mungan böyle etkiler bırakıyor özellikle bu kitapta daha da yoğun hissettim bunu.Hemde yazma istediğiniz öyle havalı cümlelerle ya da olağan üstü olaylarla değil basit günlük yaşamdan şeylerle o anda yanınızda duran su bardağı gibi mesela .
Hayatımızda bizi etkileyen küçücük anlar vardır.Bir çiçeğin üzerine düşen su damlası veyahut bir çocuğun birkaç saniyelik gülümsemesi...
Kitap böyle minik anlardan oluşuyor.
Murathan Mungan'ın da dediği gibi "takribi ve vasati kıpkısa öyküler" den oluşan bir kitap.... Dokunduğu anlar yok değil.... Geçmişte kalmış o kısacık anlar...
Neden okunmasın....
Sinema neden aşk haline gelir biliyor musun?" dedi adam. "Çünkü o da tıpkı aşk gibi, insan gözünün bir aldanışı üzerine kurulmuştur. Hayal olduğunu bildiğin perdeye inanırsın bütün kalbinle... İnsan öncelikle bir aldanışa aşık olur, sonra da o aldanıştan bir hakikat yapmaya çaIışır hayatına... Bazı filmler çabuk biter."
Biliyorduk: Soluğumuz tükenip gözlerimiz birbirine değdiğinde korktuğumuz şeye yakalanacaktık: Konuşamadıklarımıza.
Murathan Mungan
Sayfa 14 - Metis Yayınları
Bazı insanların sabaha alışması, hayata hazırlanması zaman alırken, diğerleri neredeyse bir konserve açacağının tek bir hareketiyle hayata ve güne hazır uyanırlar.
Hayata katlanmak bir şey değil. Bir biçimde katlanırsın, n'olucak! Asıl korkutucu olan ölümden sonraki hayata katlanmaktır. Bilinmezliğe katlanmaktır. Ölümden sonra bir hayat yoksa, mesele yok! En azından benim için bir mesele yok, çünkü istediğim bu! Ama varsa, o zaman biz de varız demektir. Asıl katlanılmaz olan bence budur. Düşün gene biz olacağız. Biz! Biz kendimize katlanamazken gene biz! Sonra gene ötekiler olacak. Hani şu bildiğin ötekiler. Bana ötekilere katlanabilen birini göster! Ardından gene olaylar, hikâyeler ve bunları konuşma, anlatma, yazma isteği olacak. Uçucu ruhların kelimelerinin ağırlığı olacak mı, olmayacak mı? Yaşamaktan değil, katlanmaktan yorulmuşken bunca yıl, dönüp yeniden, yeniden katlanmak! İçimi sıkıntı basıyor bunları düşündükçe! Hiçliğe inanmak istiyorum, hiçliğin varlığına. Benim için cennet o. Artık hiçbir şeyin olmaması. Hikâyesizlik.
Murathan Mungan
Sayfa 37 - Metis Y.
Senin ağırlığın dünyanın yükü değil, kendi göz kapakların. Gözünü kendine açmıyorsun sen.
Murathan Mungan
Sayfa 85 - Metis Y.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kibrit Çöpleri
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427906
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor:
En kısa hikâye parçasına an denir.
Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.
"Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında...
Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.
Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 162 okur

  • Burak
  • Su Bulut
  • Ayşegül Gül
  • Elif
  • Adle Özcan
  • Zeliha
  • İklim
  • Özlem Aykut
  • göksu
  • Fadime

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%42.4
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.8
Erkek
%25.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.5 (12)
9
%21.3 (10)
8
%23.4 (11)
7
%17 (8)
6
%2.1 (1)
5
%2.1 (1)
4
%2.1 (1)
3
%2.1 (1)
2
%0
1
%4.3 (2)