Gönderi

10/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2018 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2018 11:38
Bu kitap efsunlu... Bu kitaba, kitabın kendi mottosuyla karşılık verip İnceleme "yazmamayı tercih ederim" çünkü, hislerimi yazmayı tercih ediyorum. Aslında tercihlerimin adamı değilimdir. (Adam olmadı sanki, madâm mı deseydim acaba) Çünkü çoğu yaşadığım şey, benim tercihim değildi. Kimi zaman iki seçenek arasında kalacak kadar bile bir tercih hakkım olmadı. İnsanın kendi hayatı ile alakalı karar vermesi bir ihtiyaçtır, lüks değildir. Hani şu varoluş lakırtısı vardır ya, işte insan varoluşunu sorguluyorsa şayet, kendi hayatında söz hakkı olmalı. İşte benim söz hakkım olmadı, su aktı yolunu buldu bu yüzdendir varoluşumu sorgulamayışım. Gelmişiz gidiyoruz işte... Bunun için kimseyi suçlamıyorum. Kendim de arıyorum hatayı. Neden Katip Bartleby kadar cesur değildim ya da inatçı ya da arsız belki de yüzsüz... Hâlbuki amirim, görevim olmayan sorumlulukları üstüme yüklediğinde "yapmamayı tercih ederim" diyecek kadar cesaret ya da babam şehir dışına okula gidemezsin dediğinde "gitmeyi tercih ederim" diyecek kadar bir kararlılık ya da annem, bir gün evleneceksin, çift çizgi yapma, öğren artık ütü yapmayı dediğinde "öğrenmemeyi tercih ederim" diyecek kadar da yüzsüzlük yeterdi bana. Katip Bartleby gibi pasif bir direniş yapmam lazımdı ama ben, pasif kısmını aldım direnmeyi unuttum ve amirimin angarya işlerini yapmaya devam ettim, şehir dışına okula gitmedim yaşadığım şehirde okul kazandım, ütü yapmaya gelince de hâlâ çift çizgi yapıyorum bazen üç çizgi olduğu bile oluyor. İnsan, tercih etmediği şeyleri yapmakta pek başarılı olamıyor sanırım. Belki yapmayı tercih ettiğim şeylerde de başarısız olacaktım ama en azından kendi tercihim olmuş olacaktı. Bu kitap efsunlu demiştim. Öyle bir etki bıraktı ki ben de varoluş sancısı çekiyorum adeta. :) Daha ilk sayfasından büyüsüne kapılıyorsunuz kitabın. İnceden inceye ruhunuza bir şeyler işlendiğini hissediyorsunuz, bazen gülerken yakalıyorsunuz kendinizi, bazen de boğazınız düğümlenmişken suç üstü yapıyorsunuz kendinize. Bazen sinirleniyorsunuz bazen de çaresiz hissediyorsunuz. Ve bunların hepsini 50 sayfalık bir Novella'da yaşıyorsunuz. Bir hikâye kitabı, hayatımın biricik kitabı olmayı başarıyorsa bu kitap efsunlu olmalı diye düşündüm ben de. Böyle bir etkiyi yıllar önce okuduğum Peyami Safa'nın Yalnızız romanında da yaşamıştım. Üzerimdeki tesiri geçmesin diye aylarca kitap okumamıştım onun üstüne. Şimdi Katip Bartleby'nin üstüne de kitap okumasam mı diye düşünmüyor değilim. Kitapla alakalı tek pişmanlığım çabucak okuyarak bitirmiş olmam. Okuyacak arkadaşlar yavaş yavaş tadını çıkartarak okusunlar ve acele etmesinler. Aradığınız cevaplar kitabın sonun da sizi beklemiyor. Bu yüzden merakınızı gidermek adına bir an evvel sona gelmek için 1 saatte okuyup bitirmeyin kitabı. Size "yapmamayı" "etmemeyi" "çalışmamayı' " yaşamamayı" söyleyen Katip Bartleby'yi anlamaya çalışmayın, hissedin. Bir taraftan herkese tavsiye etmek istiyorum bu kitabı diğer taraftan sadece kıymetini bilecekler okusun istiyorum. Kuytu köşelerde kalıp, küflenen kitaplardan olmasına yüreğim el vermez ama ele ayağa da düşmesin, hakkı verilsin Katip Bartleby'nin. Herkese keyifli okumalar.
Edebiyat
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
··1 alıntı·
943 Gösterim
22 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gerçekten çok samimi bir inceleme olmuş. Elinize sağlık
Kitabı henüz bitirdim ve evet güzeldi. Konusu bana çok özgün geldi. Dönüşüm kitabında da aynı duyguyu hissetmiştim. Yavaş yavaş, sindire sindire okuyun tavsiyenizi daha önceden görmemiş olduğuma üzüldüm çünkü kitap gerçekten bir solukta bitti. Kitapla ilgili görüş ve düşüncelerinizi (kendi hayatınızdan da örnekler vererek) o kadar güzel açıklamışsınız ki Herman Melville' nin eserinin değerine değer katmışsınız. Tebrik ederim. Rahime Hanım..
Rahime, harika. En kısa zamanda okuyorum :)
Rahime
Gönderi Sahibi
Dil akıcı olduğu için yavaş okumaya imkan vermiyor ama yavaş yavaş oku yine de sen. :)
Boşver şehir dışını burda oku işte dediler yok dedim gittim şehir dışına pişman oldum, bıraktım geri geldim şehrime, sonra çık git burda okuma dediler yok dedim şehrimde okudum daha çok pişman oldum bu sefer. Aldığım kararlarda genelde pişman oldum ben. Ama bilemezdim sonrasını. Şimdi mi? Yine kendimi pişman edecek kararlar üzerine kafa patlatmaktayım :)
Rahime
Gönderi Sahibi
İlahi Mehmet Bey.:)
Tahlilinin bizlerde bıraktığı tesir bu denli güçlüyse, eseri okumak elzem, umarım hakkını verenlerden olurum... Yüreğiniz elem görmesin. Bir de ütü konusu var ki, sanırım kendi kendine ütü yapan bir cihaz icad edilirse, ilk alanlardan olacağım :)
Rahime
Gönderi Sahibi
Bizlerde sizi özledik efendim. Sağlıcakla kalın. :)
Reklam
“Oysa ne hüzünler saklıyorduk birbirimizden”. Öyle ya, kim bilir içerideki derdi... Kimi kitap var ki, okuyucu kitabı okudum sanır oysaki kitap okuyucuyu okur. Olmaz mı? Her şey gönlünüzce olsun...
Rahime
Gönderi Sahibi
Bazı yazarlar nakkaş olup, nakış gibi işliyorlar bazı kitapları okuyanların kalbine... Sizin de herşey gönlünüzce olsun Muzaffer Bey. Sağolunuz...
Ne hoş, ne ince, ne içten bir anlatım olmuş. 🌸