Billy Budd

8,0/10  (13 Oy) · 
24 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.182 gösterim
Ülkemizde en çok Moby Dick adlı romanıyla tanınan ABD'li romancı, öykücü ve şair Herman Melville (1819-1891), güney denizlerinde geçen gençliğinin deneyimlerini yansıttığı, insan ruhunun ikilemlerini ve ikiyüzlülüğünü sergilediği yapıtlar vermiştir. Melville, genç yaşta yazı yazmaya başlamış ama eleştirmenlerce beğenilmemiş, hak ettiği üne ancak ölmünden sonra kavuşmuştur.

Billy Budd'ın yazıldığı masanın gözünde iri harflerle "Gençliğin düşlerine sadık kal!" düsturu göze çarpar. Yetmişini aşkın bilge bir yazı ustasının gençliğin yaratıcı düşlerine nasıl uzandığını ortaya koyar Billy Budd. İyi ile kötü, uygarlık ile barbarlık, toplum ile birey karşıtlıkları üstüne kurulmuş olan kitap, belli bir tarihsel plana oturtulmuş olmasına karşın Kutsal Kitap ve mitolojiye ilişkin öğeler de içeren bir epos'tur. Billy Budd güçlü kuvvetli, son derece yakışıklı, saflık derecesinde temiz yürekli, okumadan yazmadan habersiz genç bir gemicinin, doğallığın simgesi olan bir delikanlının öyküsüdür.
(Ön Kapak İçi)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    161
  • ISBN:
    9789750800191
  • Orijinal Adı:
    Billy Budd
  • Çeviri:
    Ahmet Seven
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 05 Nis 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Dünyanın kuralları (Hangi kuralları, 'yeni' kuralları mı? Belki.) gereği, saf ve gerçekçi olan şeyler uzun bir süre barınamaz. Dünyanın geneli kötü olduğu için o saf olan nadir şeyler de bu genele kapılıp gider. Dünyanın gereği artık maalesef bu olmuştur. Bir çamur yatağı haline gelen dünyada temiz olanlar daima kirli olanlardan daha kirli olarak kabul edilir. İşte Billy Budd'da da karşımıza çıkan konu bu.

Denizcilik ile hayatını devam ettirmeye çalışan saf, genç bir denizcinin öyküsüdür Billy Budd. Denizin insanları delirttiğini söylerler, bu kimi kimseler için geçerli olsa da, deniz bazıları içinse bir sığınma kapısı olmuştur. Çünkü denizde mavi boşluktan başka hiçbir şey yoktur. Deniz, o bazı kişileri dünyanın çamurundan korur ve muhafaza eder. Billy Budd'da bu kişilerden biri. Hayatında ne kötülüğü bilen ne de uygulayan biri. Tamamen saf bir kalbe sahip.

Bana göre bunun geçerliliğini de sorgulamamız gerek. Bir insanın kalbi tamamen saf olabilir mi? Yetiştirilme tarzı ve zeka seviyesine göre değişken bir olgu da olsa bu bizler çevremizde öyle insanlara rastlamıyor muyuz? Kendisi bahsettiğim çamurun içinde değilken herkes tarafından çamurun dibinde olduğu iddia edilen ve gereksiz yere suçlanan kişiler.

Bazı açılardan Billy, Kafka'nın Gregor Samsa'sına, Camus'un Meursault'una benziyor. Sayfalar ilerledikçe şunu daha iyi fark ediyorsunuz; sanki Billy değil de geri kalan dünyanın hepsi suçlu. Bir insan için tüm dünyayı suçlamaya değer mi? Bir savaşta ölen bir çocuk için tüm dünyayı suçlamanın doğruluğu kadar bu suçlamanın da yapılabilmesine hak vardır.

Kitabın sonlarına doğru Billy'nin çamura doğru nasıl sürüklendiğini (belki de sürüklenme illüzyonunu..) içiniz acı dolarak okuyor ve bir kez daha tüm dünyanın nasıl bir çamurun içinde yaşadığının bir kez daha farkına varıyorsunuz. Berrak denizler kadar temiz yüreği olan bir insanın nasıl 'kirletildiğinin' sancısıdır Billy Budd.

Kitaptan 10 Alıntı

Sümeyye Gülsüm 
19 Şub 14:55 · Kitabı okudu · 8/10 puan

“Kolaylıkla saklayabildiği halde,içine yerleşmiş kötülüğü yok edemiyor; iyinin ne olduğunu idrak edebildiği halde,iyi olmaya gücü yetmiyordu.”

Billy Budd, Herman MelvilleBilly Budd, Herman Melville
Leva 
15 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yazı yazma konusunda insan istediği kadar ana çizgiden ayrılmama kararında olsun, bazı sapmaların kolay kolay karşı konulmayacak, baştan çıkarıcı bir çekiciliği vardır.

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 39 - Yapı Kredi Yayınları)Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 39 - Yapı Kredi Yayınları)

"Küçük ve biçimli kulaklar, ağzın ve burun kanatlarının biçimi, ayak tabanının yay gibi kıvrık oluşu, hatta tukan kuşunun, gagasındaki portakalla yanık buğday arası bir renge dönüşmüş olan, insanın hatırına katran kovaları ve kandilisa halatlarını getiren işten katılaşmış, menişleşmiş eller bile; ama daha önemlisi, her davranışında, yaptığı her harekette elde olmadan dile geliveren, dışa vuran o belli birşey, o doğal rahatlık; aşk ve güzellik tanrıçası aphrodite ile onun çevresinde parlaklık, neşe ve bereket habercileri Kharit'ler tarafından besbelli kayırılmış bir anneye işaret ediyorlardı."

Bakınız Herman Melville soylu-vahşi kahramanını yani Billy Budd'u tanımlarken, fizik olarak güzellik tanrıçası aphrodite benzetiyor, yine onun yanında koruyucu görevlileri, 3 kanatlı melekleri olan Kharit'ler tarafından da korunduğunu söylüyor. Söz gelimi; bu koruyucu güç yani Kharit'lerin koruduğu Billy Budd'un bedeni değil, ruhundaki saflığın, eskimemiş olanın sözgelimi; barbarlığın korunmasıdır. Melville'nin yüceltmek istediği öz'dür. Aslolan. Katılmamış, saf olandır. Billy Budd'u anneye benzetmesi de, onun soylu olduğunun, yani ondan doğduğumuza işaretidir. Rengine gelince yanık buğday sarısı diyor. Yani toprağa yakın olan renge işaret ediyor. Topraktan geldiğine, doğal olandan, tekrar döneceğimiz olandan geldiğine işaret ediyor. Müthiş. Müthiş. Müthiş.

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 32 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi))Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 32 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi))
Ali VARLI 
 24 Nis 18:57 · Kitabı okuyor

Herman Melville'nin Kötülük Kişiliği
"İçine yuva kurmuş, kökleşmiş kötülük eğilimlerini gizleyebiliyorsa da, onları ortadan kaldıracak gücü kendinde bulamıyordu. İyiliğin ne olduğunu kavrıyor, fakat iyi olamıyordu. Bu yapıda ki insanların hemen hemen hepsi gibi aşırı ölçüde enerji yüklü olan Claggart'a, kendi iç dünyasına geri çekilmekten ve yaradılışından ancak Tanrı'nın sorumlu olduğu akrep gibi, kendine verilen rolü sonuna kadar oynamaktan başka çare kalıyor muydu?"

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 72 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi)Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 72 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi)

Arka Kapak Sayı:26/ Yüreğine Boyun Eğme ! / Mustafa Özel
"Bir askerî papaz, savaş tanrısı Mars'ın hizmetinde çalışan Barış Prensi'nin elçilerinden biridir. Bu yüzden varlığı, kutsal Noel sofrası üzerine konmuş bir misket tüfeğinin varlığı kadar yakışıksızdır. Peki, bu adam neden buradadır ? Buradadır, çünkü dolaylı yollardan da olsa, geçerli esasların onayladığı amaçlara hizmet eder; çünkü kaba kuvvetten başka her şeyin kısa yoldan iptal olduğu bir dünyaya dinin tasvibini sunar."
Papaz iyi, ama papazlık berbat. İyilik prangalı, kötülük serâzat. Müesses din, dindar insan için ne büyük tezat !
Yan odadan Leonard Cohen'in içli sesi geliyor:

"Zarların hileli olduğunu
Herkes biliyor
Parmakların üçkağıt yaptığını
Savaşın bittiğini herkes biliyor
İyilerin savaşı kaybettiğini
Zaten savaşın da hileli olduğunu
Yoksulun yoksul kaldığını, zenginin zengin
Böyle gelmiş böyle gidiyor
Herkes biliyor."

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 6)Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 6)

'İçlerinde bir dostu, bir akrabası, bir yakını bile olmayan kimsesiz biri pek yoktu. Oysa Billy'nin bütün ailesi, bütün hısım akrabası kendi içindeydi.'

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 30 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi))Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 30 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi))

"Yetmişdörtlük karakanın güvertesinde' Levent Oğlan' Billy Budd'un durumu, tıpkı taşrada ki memleketinden alınıp sarayın pek yüksek soydan gelme hatunlarıyle rekabete atılan köy güzelini andırıyordu." (Barbarlık yani saflık)

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 32 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi))Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 32 - YKY(Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi))
Aykut 
23 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kıskançlık üzerine - 1
Akıl çerçevesi içinde uzlaşmaz tutkular olan nefret ve kıskanma yine de Siyam'lı ikizler Chang ile Eng gibi birbirine yapışık olarak bir batında ortaya çıkabilirler. Peki, ama kıskanma duygusu bir gudubet midir? Ne acayiptir ki, mahkeme önünde hesap vermek durumuna düşmüş nice insanoğlu, cezanın hafifletilmesi umudu içinde işlediği korkunç suçları açınca kabul etmiştir; oysa kıskandığını, birine gıpta ettiğini ciddi olarak itiraf eden var mıdır?

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 71 - İş Bankası Kültür Yayınları)Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 71 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Aykut 
23 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kıskançlık üzerine - 2
Kıskanma duygusunda bütün insanlığın tanıdığı, en aşağılık suçtan bile daha utanç verici bir şey vardır. Bu duyguya yalnızca hiç kimse sahip çıkmamakla kalmaz, üstelik aklı eren, zeki birinde de görüldüğü ciddiyetle ileri sürüldüğü zaman, hali vakti yerinde beyefendilerce reddedilir. Ama bu duygu beyinde değil de yürekte yerleşmiş olduğundan, bir kimsenin akıl ya da zeka seviyesi hiç bir zaman kıskanmaya karşı güvence sayılamaz.

Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 71 - İş Bankası Kültür Yayınları)Billy Budd, Herman Melville (Sayfa 71 - İş Bankası Kültür Yayınları)