Uğur

Uğur

, bir kitap okudu
10/10
·1358 syf.·
42 günde okudu
·
2026 4. kitabı
İbn-i Haldun
9.3/10 · 1.727 okunma
Reklam
Sadece yazıyorum '147
İnsan büyüdüğünü küçük şeylerin heyecan vermemesiyle anlıyor. Eskiden plan yapmak bile mutluluktu; şimdi planların gerçekleşmesi bile nötr bir olay gibi. Ne kötü, ne iyi. Sadece olmuş. Bir şeylerin gerçekleşmesiyle hiçbir şeyin değişmemesi arasında tuhaf bir boşluk var. İnsan en çok orada şaşırıyor. Orada kalıyor. Orada bocalıyor. Sonra hayal kırıklığı için önce güçlü bir beklenti gerekiyor. Beklentiler azalınca hayat daha sakin olmuyor, sadece daha düz oluyor. Dalga yok, fırtına yok. Ama deniz de yok gibi. Anlaması pek kolay değil. Yetişkinlik işte tam olarak bu; büyük mutlulukların değil, inişlerin bile nadirleşmesi. Nadir olmaktır her insana büyümek. Bir daha tekrarlamayacak kadar nadir. Sadece orta seviyede geçen uzuuuuun bir hikaye. Arada bir durup “bu muydu?” diye sorduğun. Kimse cevap vermiyor, çünkü herkes aynı soruyu kendine soruyor. Ve korkuyor cevabı duymaktan.
Sadece yazıyorum '146
Hiçbiriniz aslında tanımıyorsunuz değil mi? Sadece birbirinizin farklı versiyonlarını biliyorsunuz. Önceden yaşadığınız başka insanları. Bir profil, bir ton, birkaç tekrar eden cümle… gerisi yok. Belki de sadece bir günlük ya da bir kaç haftalık haz. O kadar. Daha da garibi: bu eksiklik sorun gibi görünmüyor gözünüze, çünkü herkes zaten biraz eksik. Kimse “gerçek” olmayı hedeflemiyor, daha çok “anlaşılır” olmayı seçiyor. Ama anlaşılır olmak, çoğu zaman yüzeyde kalmak demek. İnsanlar sizi düşündükleri için değil, hatırladıkları için varlar. Hatırlanmak da bir bağ sanılıyor ama değil. Sadece eski bir veri gibi duruyor. Arada açılıyor, bakılıyor, kapatılıyor. En rahatsız edici kısım ise şu; kimse sahte değil. Ama tam da değil.