En iyi kitapları en büyük yazarlar yazıyorsa. En kötü kitapları da onlar yazmış olmalı!
Ev Sahibesi, ile alakalı Fyodor Dostoyevski'nin az bilinen efsanesi dediklerine bakmayın sakın. Kitap gerçekten bir hayli kötüydü!
Bu kadar kolay anlatılabilecek bir kaç öyküyü -en son bölümdeki öykü hariç- anlatılabilecek en dolambaçlı yoldan anlatması bir yana. Her bir bölüm birbirinden son derece uzak, son derece kopuktu. -Yazıldığı dönemde de zaten büyük eleştiriler almıştı-
Ev Sahibesi, ne kadar Karamazov Kardeşler ve Suç ve Ceza’nın tohumlarını taşısa da, Fyodor Dostoyevski'nin gençlik eseri olduğu çok belli.
Fyodor Dostoyevski, Ev Sahibesi'nin karakteri aracılığıyla, toplumun beklentileri ve sınıf ayrımlarının insanlar üzerinde nasıl baskı oluşturduğunu göstermeye çalışmış olsa da; bu konu da başarısız olmuş. Bunun yerine daha çok, toplumun kabul ettiği roller ve normlar tarafından şekillendirilmiş karakterlerle birlikte, okurken mutsuzluğu artmış bir okuyucu elde edebilmiş sadece…
Özetle; Fyodor Dostoyevski, Ev Sahibesi'nin diğer büyük eserleri kadar derinlikli ve çarpıcı bir etki yaratmadı bende. Karakterlerin gelişimi ve hikayenin akışı büyük ölçüde tutarsızlık gösterdi. Yazarın diğer eserlerindeki kadar keskin ve etkileyici bir toplumsal eleştiriye sahip olmaması da dikkat çekiciydi.
Ev Sahibesi, Fyodor Dostoyevski hayranları için ilginç bir okuma olabilir, ancak daha geniş bir kitleye hitap etmekten uzak bir kitaptır.
Kitabı az önce bitirdim ben de aynı düşüncedeyim. Sırf Dostoyevski külliyatını bitireceğim diye hedef koyduğum için bitirdim. Başka bir yazar olsa yarıda bırakırdım kesin!