İstiklâl soysal

İstiklâl soysal
@istiklalsoysal
İyi ki kahve varmış, yoksa kimse kitap okumazmış. Her kitap fotosunda bir fincan kahve ile paylaşılıyor. Kitaptan çok kahve fincanları gösterilir oldum. Bu foto ekleme hiç iyi olmadı.
Reklam
Lgs
13-Haziran Cumartesi günü sınava girecek pırıl pırıl gençlere, minicik yüreklere, gönül dolusu başarılar dilerim.
9/10
·%19 (114/581 syf.)
Ernest Hemingway
8.3/10 · 14,5bin okunma
Büyük Türk Şairi Nazım Hikmet
3 Haziran 1963 sabahıydı. Vera her zamankinden erken uyandı. Günün sıcak olacağı anlaşılıyordu Pencereden içeri giren güneş odayı ısıtıvermişti. Vera, Nazim'ı uyandırmamak için yataktan kalkmadı. Ama az sonra saat yedi buçuğa doğru apartmanın kapısındaki kutuya gazetelerin konduğunu duydu. Kapağın açılışını Nazim da duymuştu. Vera'yı uykuda sanarak usulcacık yataktan fırladı. Ayaklarının ucuna basa basa koridora geçti, sessizce kapıyı açtı kutudan gazeteleri aldı. Birden dizlerinin bağı çözüldü, gözleri karardı, yere yığıldı kaldı. Bir bacağının üzerine oturmuştu, öteki bacağını ileriye uzatmış gibiydi. Sırtı kapıya dayalıydı. Bağıracak, Vera'yı çağıracak gücü kalmadan gözlerini kapamış ve dünyaya veda etmişti. Vera yatakta onun dönüşünü bekliyordu. Ses çıkmayınca meraklandı. Telaşla yerinden fırladı, tuvaletin kapısını açtı, Nâzım yok. Banyonun kapısını açtı, Nâzım orada da yok. Mutfak kapısını açtı,Nazım yine yok. Kapıya koştu. Bir de baktı Nazım yerde başı öne eğik, gözleri kapalı, kapıya yaslanmış kalmış. Vera ellerini Nâzım'a uzattı, en ufak bir kımıldama yok. Çılgına döndü. Acı gerçeği anlamıştı. Hemen telefona koştu, en yakın arkadaşının numarasını çevirdi ve hıçkırıklar arasında, "Nâzım öldü!" dedi. Ne diyorsun, olamaz. Ben hemen geliyorum." Az sonra avluya bir ambulans geldi. Beyaz gömlekli doktorlar ve hastabakıcılar çıktı içinden, üst kata tırmandılar. Nazım'ın elini tuttular, nabzını aradılar, kalbini dinlediler, Nâzım daha yere düşmeden ayakta ölmüştü. Vera konuşamıyordu Ağzı kilitlenmişti. Daha sonra Kremlin Hastanesi'nin doktorlari geldi. Nâzım hâlâ kapının arkasındaydı. Yerde posta kutusunun anahtarı ve gazeteler vardı. Beyaz gömlekliler Nazım'ın pasaportunu istediler. Vera yatak odasında Nâzım'ın cebinden pasaportunu alarak sayfaları çevirdi. Içinde
Haziran başladı. Süryanice kökenli olan "Haziran", kuzey rüzgarlarıyla başlar ve pirinç ekimi, arpanın biçilmesi, kirazların olgunlaşmasıyla devam eder. "Toprak bayramı" bu ayın içinde olduğundan Haziran için "Hasat mevsimi" de denir. Kiraz ayı, ilk Temmuz olarak da bilinir. Alıntı
Reklam