Adı:
Faust
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
326
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753852821
Çeviri:
Celal Öner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Sanatta hiçbir zaman kusursuz yoktur, en iyi sayılabilecek bir yapıt ancak 'oldukça iyidir'" sözleriyle sanat anlayışını belirten Goethe, sadece Almanya'nın değil, bütün Avrupa'nın en önemli dehalarından biridir. Yaşamı boyunca şiirden romana, felsefeden bilime kadar farklı alanlarda sayısı yüzlerle ifade edilen yapıta imza atmıştır.

Faust, Goethe'nin yazarlık yaşamının altmış yıllık emeğini alarak, haklı bir üne kavuşmuş en önemli yapıtıdır.

Ruhsal özgürlüğe ulaşmanın maddi arzulardan sıyrılmak ve bencil olmamakla mümkün olabileceği fikrini işlediği bu yapıt, yazarın sanatının da doruk noktasıdır.

İnsanın şeytanla vardığı bir anlaşma ve bunun sonuçları üzerine kurulu bu yapıtıyla Goethe'ye yeniden hayranlık duyacak ve bu yapıtının yazarın elli yıllık emeğine değdiğini göreceksiniz.
Bu kitabı okumak büyük bir başarı idi. Çünkü 60 sene yazılan bir kitabı, 60 sene boyunca büyük emeklerle yazılan bir kitabı diğer kitap gibi 3-5 günde okuyup bitirmek gerçekten zordu.
Ve teşekkür ediyorum Goethe'ye, çünkü kitapın içinde merak ettiğim bir sürü şey öğrendim. Ne bileyim mesala inançlara göre tanrıları, perileri ve daha sayamadığım bir sürü şeyi öğrendim teşekkürler Faust, teşekkürler mefisto ve teşekkürler büyük yazar Goethe.
(Türkcemde hata olabilir, türkiyeli degilim, duyarli olmanizi rica ediyorum, ayrica feminizim icerir)

Bu kitabi malesef nadiren anlayanlar oluyor.
Goethenin hayat eseri olmakla beraber bircok mesajlar ve gercekler icerir. Ilk okudugumda nefret ettigim bir kitapdi. Ikinci kez okuyup anlamaya calistigimda ve Goethenin kendi kitabi hakkinda yazdiklarini göz önüne aldiktan sonra fikrim az da olsa degisti. Genelde faideli kitaplar okurum ve bu tür kitaplar ilgimi cekmez. Ama bu kitapda bir cok sey var: Bilim, "Din", "Ask", Simya, Kötülük- Sinsilik, Pismanlik, Felsefe.....hatta ve hatta aptallik ve ic güdülerine yenilmek gibi bir seyden de bahsedebiliriz.
Heinrich Faust karekteri aslinda dünyadaki bir cok insani temsil etmekdedir. Bilim adami olup kendini normal hayattan isole etmis olan Faust, toplumdaki yaygin olan Hiristiyanliga arkasini cevirmis ve hayatin din olmadan anlami kalmadiginin farkina varmis bir kisidir. Hayatin anlamini aramaya calisirken lakin hem bilimden hem dinden kendisini uzaklastirmistir. Varlik kirizi olarak adlandirilan( almancada öyle türkcesinde nasil deniliyor bilmiyorum, eseri almanca okudum) bir durumda olup bambaska bir yolda buluyor kendisini- diye diyebilirmiyiz? ilk okudugumda böyle düsünmüstüm. |Dikkat spoiler!|>Aslinda bu tez dogrudur lakin Faust kendi canini almak isterken, onu hayatta tutan cocukluk anilari olmustur. Bence o an aslinda Faust cocuklugundaki oldugu gibi, safligi ve hayatin tadini cikarmak gibi seyleri özlediginin farkina vardi veya Goethe bunu okuyuculara vurgulamak istedi. Bu hissi sonsuz mutlulukla yani dinde olup sonsuz umutlu olmak gibi bir konumla cagristirmis oldugunu düsüniyorum. Cünkü cocuklugunda kendisin toplumdan ve dinden daha isole etmemis durumdaydi. Bu durumu özlemis olabilir. O yüzden Mephisto onun zayif yönünü kullanarak onu sonsuz pismanliga götürmeyi basarabildi. Ayrica Margaretenin henüz daha cok genc bir kiz oldugunu da unutmamak gerek. Tabiki anlam vermedigim bircok konu var. Faust bir „ruh“ cagirip ve onun cikacagina inanip, hadi onu gectim. seytanla anlasma yapip, tanri gibi bir varliga neden inanamiyor? Bu ayrinti kitabi okurken beni cok rahatsiz etmisti. Faust bence daha cok ic güdüsel isteklerine yenilmis ve kendini "inanmadigi" bir yaraticiyla ayni seviyeye koyan( evet kitapda bunun gibi ifadelerde bulunuyor, tabi Ruh onu kabul etmediginden sonra hic de öyle olmadigini kabul etti) bir ahmagin teki. Cogu kisi tersini düsünebilir ama bu benim sahsi fikrim. Neticede Faust Margareteyi cinsel obje olarak görmedi diyemeyiz. Faust aslinda ayrica bir katil ( evet feminist mode on). Sonucda 4 kisi öldürüp kizcagzin hayatini mahv etti ve de kendisini sonsuz pismanliga götürdü. Cok bilmis beyefendi kizla beraber olurken hamile kalabilecegini düsünemedi tabi.

Peki okunmasini tavsiye edebilirmiyim? Ben her kisiye tavsiye etmiyorum cünkü eserin derinliklerini anlamayan kisi faust karakterini sonunda benimsemis olabiliyor ( yani onun görüslerini). Aslinda hepimiz bazen iyi bir seyi isterken kötü yola girebiliyoruz ve kendimizi oldugumuzdan daha zeki görüyoruz, kendi zaflarimiza yenilip, bazen kanit önümüzde oldugu halde inanmak istemiyoruz ( aslinda ben böyle degilim ama empati felan kuruyormusum gibi yapim dedim caktirmayin). Bu eserden kendimce bir cok ders cikarabildigimi söyleyebilirim. ( Ayni fikirde olmayanlara saygim sonsuz.)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.657 Oy)18.218 beğeni41.288 okunma2.682 alıntı173.758 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.202 Oy)8.511 beğeni27.297 okunma750 alıntı133.112 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.250 Oy)7.593 beğeni20.536 okunma3.685 alıntı122.792 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.331 Oy)12.903 beğeni33.028 okunma3.113 alıntı138.846 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.540 Oy)8.489 beğeni25.070 okunma2.289 alıntı108.250 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.115 Oy)7.685 beğeni21.610 okunma773 alıntı84.404 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.443 Oy)5.552 beğeni18.852 okunma774 alıntı96.346 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.188 Oy)4.948 beğeni16.470 okunma3.192 alıntı105.732 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.858 Oy)8.805 beğeni24.147 okunma1.628 alıntı112.071 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.760 Oy)6.069 beğeni15.983 okunma2.543 alıntı82.489 gösterim
Faust'u anlamak diye bir tabir olmalı. Geothe' den bağımsız bir faust. Hürri ve cüzî iradenin karakterde vücut bulması kadar olağan üstü veya olağan... Mefisto(şeytan)lar...
O kadar çok ki her yerde... Tırnaklarım arasından kanayan yaranın sebebi mefisto...
Mefistoyu seviyorum...
Bana Tanrı' yı hatırlatıyor. Kötü olmasa mefisto, iyiliğin anlamı sembolik kalırdı zaten. Ben sembolleri sevmem...

Uzun zaman aldı kitabı bitirmek için. Özür dilerim Faust. Üzgünüm mefisto...
Okuması her yiğidin harcı olmayan bir kitap Faust o yüzden okuma yeteneğine güvenen hatta gerektiğinde ikinci kez okumaya gözü alanlar başlasın.Kitap özünde Mefisto denilen şeytanın Faust adındaki doktorla girilen iddaa sonucu Faust'un ruhunu şeytana teslim etmesi olarak özetlenebilir.Ruhuna girilen bu iddaa uğruna geçen olaylar ve yılları okurken karşınıza çıkmayan kalmıyor neredeyse.Thales,Helena,Periler,Cinler,Cüceler...Tabiat üstü,mitolojik ögeler,felsefik akımlar ve bir çok konuda bilgiler sunuyor okuyucuya Goethe.Ama kitabı sessiz bir yerde tüm dikkati vererek okumak gerekiyor aksi halde bir yerden sonra beyin firar edip konudan kopuyor bir köşede uyuyakalabiliyorsunuz.Yazar 60 yılda yazmışsa bizlerde biraz ciddiyeti çok görmemeliyiz. :)
Faust, Goethe'nin kağıt ve mürekkep şeklinde yaşattığı bir organizma olmuş bence. 60 yılda oluşan-yaşayan bir organizma. Kitabı yaşayan bir organizmaya, gizliden gizliye de insana benzettiğime göre tespitimi de yapmaya hak kazanmış bulunuyorum;
Evet, yaşayan bir insan kadar sıkıcı bu kitap :)
Kitabın başlarında, gösterime sunulacak tiyatro oyunu üzerinden, sanatın niteliği ve amacıyla ilgili yapılan tartışmalar ilgimi çekti önce, sonrasında şeytan ile bilge teması da sürükledi beni ancak heyecanım gittikçe azaldı.
Ve ikinci bölüm; açıkça söylemek gerekirse kitabın ikinci bölümü benim için alt yazısız izlediğim bir Hint filmi gibiydi :) Ara ara devlet, ekonomi, din, aşk gibi temalar işlense de bunları bölümün bütünlüğünden koparak, cümlelerin tek başına ifade ettikleri anlamlardan çıkardım sadece. Çünkü ikinci bölüm tam bir karakter cümbüşü; Hristiyanlıkla ilgili çeşitli efsanevi karakterler, yunan ve diğer avrupa mitlerine ilişkin karakterler tam olarak ne yaptıklarını anlayamadığım bir şekilde konuşup durdular. Bense ancak konuştuklarından tek tük cımbızlayarak bir şeyler çıkarmaya çalıştım...
İyi ki Goethe'nin okuduğum ilk eseri bu olmamış, yoksa kendisi hakkında hiç te hak etmeyeceği fikirler edinebilirdim :)
Not: Eğer sen kimsin ki Faust'u eleştiriyorsun falan diyen varsa kitabı okuyup kapsamlı bir incelemesini yapmasını rica edeceğim. Zira sitede okuduğum incelemeler yalnızca kitabın birinci bölümüne ilişkin :)
Faust - Birinci Tragedya (Faust I), 1808 yılında Johann Wolfgang von Goethe tarafından kaleme alınan bir dramadır. Trajedi, 1500’lü yıllarda Almanya'da gerçekleşir ve bilgi için çaba sarf eden ve hayatının akışından tat alamayan bilim adamı Heinrich Faust hakkındadır. Bu nedenle, şeytanla kader bir anlaşma yapar ve şeytana anlaşma karşılığında ruhunu vaat eder.

Dr. Heinrich Faust, bilimsel çalışmalarına ve iyi eğitimlerine rağmen, bilgi için susuzluğunu tatmin edemeyen, saygın bir bilim adamı ve akademisyendir. Bir gece çalışma odasında otururken yaşamın anlamı ve manası hakkında sorgulamaya başlar ama cevap bulamaz.

Daha sonra ruhlar alemine döner. Bir dünyevi ruhun tasvirinde hayaletlerle yüzleşmeye çalışıyor ama pek de başarılı değildir. Güçsüzlük tarafından sindirilmiştir ve kendi hayatını son vermek ister. Ancak, intihar girişimi esnasında Paskalya gününe denk geldiği ve o gün çalan çanlar kendisinde çocukluk anılarını çağrıştırdığı için bu durumdan aşırı rahatsızlık duyar.

Ertesi gün yardımcısı Wagner'le biraz dikkat dağıtmak için yürüyüşe çıkarlar. Daha sonrasında bu yürüyüşten siyah bir Kaniş köpeği ile döner. Kaniş, Faust ile bir anlaşma yapacak olan Mephistopheles'in ta kendisidir. Mephistopheles, Faust'a hizmet etmeyi ve tüm isteklerini yerine getirmeyi kabul eder. Şeytanın ona mutluluk getirmeyi başarması karşılığında, Faust ona ruhunu teslim edeceğine dair şartlanır.

Mephisto, Faust'u ilk olarak "Auerbachs Keller«'de bir içki partisine götürür ve Faust'a yaşamanın, hayattan zevk almanın ne kadar kolay olduğunu göstermek ister. Her ikisi de öğrencilerin olduğu bir masaya oturu ve Mephistopheles masaya farklı şarap türleri büyüler. Masa ortamındakiler daha da içtikçe, öğrencilerin, insanların davranışları hayrete düşürecek kadar hayvanları anımsatmaya başlar.

Ama şarap aniden büyüleyici bir şekilde ateşe dönüşür ve sarhoş olanlar ellerinde bıçaklar ile Mephisto'ya saldırırlar. Mephisto’nun büyüsünün gücü sayesinde Faust ile birlikte, Auerbachs Keller’den kaçmayı başarırlar.

Mephisto sonrasında Faust'u cadılar mutfağına getirir. Burada Faust (Mephisto aracılığı ile) kendisini gençleştiren ve onu kadınlar için çok arzu edici kılan bir iksir içer.

Şehre döndüğünde, Faust genç Gretchen ile tanışır. O kız için kendinden geçmekte adeta deli olmaktadır. Faust, Mephisto'dan Gretchen'i kendisine sevgilisi olarak ayartmasını talep eder, aksi takdirde Mephisto'yu mutabık olunan anlaşmayı bozmakla tehdit etmektedir. Mephisto kurnazca bir plan ile Gretchen’i ayarlayacağını Faust’a açıkça ifade eder ve kızın yokluğunda Faust’u onun odasında alır. Gretchen'in odasında dolaba geri döndüğünde onun bulacağı şekilde mücevher saklar.

Faust, amacına ulaşmak için Mephisto'dan Gretchen'in komşusu Marthe'ye yaklaşmasını ister. Marthe'de Mephisto'dan hoşlanmakta ama kayıp kocasının artık yaşamadığından da emin olmak istemektedir. Faust ve Mephisto, Marthe'nin kocasının öldüğünü ifade ederek kadını aldatırlar.

İstenilen olmuş gibi görünmektedir ve bu iki çift Marthe'nin bahçesinde buluşurlar. Faust ve Gretchen ilk defa birbirlerine yakınlaşırlar ve bir bahçe içinde ikili arasındaki ilk öpüşme vuku bulur.

Faust daha sonrasında sükûnet ister ve Mephisto'ya olan bağımlılığın giderek daha fazla farkına vardığından huzuru din, meditasyonda ve doğada arar. O (Mephisto) ise yine Faust'un Gretchen'e olan düşkünlüğünün farkındadır. Gretchen ise uzun zamandır Faust'un öpücüklerine hasret kalmaktadır. Her ikisi de tekrar buluştuğunda, Gretchen'in dindarlığı üzerine ve Faust'un bu konu hakkındaki muhalif fikirlerinden konuşurlar.

Faust git gide daha çok şehvete kapıldığından Gretchen'e uyku ilacı verir. Sevdiğine, bunun sözde zararsız bir ilaç olduğunu ve annesine vermesi gerektiğini, böylece ikisinin de rahatsız edilmeden birlikte bir gece geçirebileceğini anlatır. Ancak talihsiz bir şekilde Gretchen'ın annesi uyku ilacından dolayı ölür.

Annesine bu yaptığından aşırı rahatsız olan Gretchen, asker olan kardeşi Valentin ile buluşur. Valentin Gretchen'in yüz ifadesinde hemen masumiyetini kaybettiğini ve bu sebepten ötürü Faust'tan intikam almak istediğini fark eder. Faust ve Mephisto için evin önünde beklemeye koyulur. Valentin ve Faust arasında bir düello vuku bulacakken aniden Valentin'in koluna felç iner ve Mephisto'nun yumruğu Gretchen'in kardeşini deler geçer.

Bu hadise sonrasında Faust ve Mephisto şehirden kaçarlar. Gretchen ise ölmekte olan kardeşi ile geride kalmıştır. Kardeşinin gayesi, toplanan kalabalığın saldırmakta ve fahişelik ile suçlamakta olduğu Gretchen'i ölmeden önce söyleyeceği son sözleri ile öfkeli kalabalığın elinden kurtarmaktır. Kardeşinin ölümünden sonra, Gretchen kutsal kiliseye sığınır. Orada, onun hamile olduğu şüphesini doğrulayan kötü bir ruh çıka gelir.

Bu arada Mephisto, Faust'u Brocken'deki Walpurgis Gecesi'nin cadılar dansına götürür. Orada, ikisi de şehvetli cadılar ve onların sadık oyunlarıyla eğlenirler.

Kasvetli bir günde, Faust, Gretchen'ın yalnız ve umutsuzluğun vermiş olduğu buhran ile yeni doğan çocuğu öldürdüğünü ve şimdi bu sebepten dolayı ölüm cezasına çarptırıldığını öğrenir. Faust, bu felaketten dolayı Mephisto'yu suçlamaktadır. Ancak o ise kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddeder. Sonuçta, Gretchen'i şehvet ile arzulayan ve hamile bırakan Faust'un ta kendisidir.

Şehre geri dönmenin tehlikeli olduğunu bilmesine rağmen, Faust, Gretchen'i zindandan kurtarmak ve bu konuda Mephisto'dan yardım istemektedir.

Mephisto atları temin edebileceğini ve bekçiyi uyuta bileceğini söyler, ama Gretchen’i Faust’un kendisin kurtarması gerektiğini ifade eder. Faust zindana sızarak Gretchen'i onunla birlikte kaçmaya ikna etmeye çalışır. Ancak, Gretchen, daha fazla çaresizlik ve bir bilinmezlik içine çekilmekten korktuğu için, Faust'un yardımını reddeder ve kendisini Tanrı'ya adar. O günahlarından arınır ve Faust Mephisto ile kaçarlar.

Goethe'nin »Trajedisi« bir dünya edebiyatı klasiğidir. Bu drama, çaresiz bilgi arayışını ve hayatından tamamen memnun olmayan bir kişinin hiç bitmeyen arzusunu tasvir etmektedir. Bilgi ve şehvet arzusunu tatmin etmek adına Faust kendini şeytana adar ve bu anlaşmadan dolayı masum bir kızın da hayatını mahveder.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesinde görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ Adem YEŞİL ~
arkadaşlar ..bakın öncelikle söyleyeyim bu bir kitap değil..yani bu kitapsa diğerleri kitap değil...şöyle düşünün bir insan 60 yıl emek veriyor ve bu eseri yazıyor ..yani inanın bana sırf bunun için hiç düşünmeden okunur..bu bir destan.. bu başka bir şey..lütfen zamanınızı başka boş şeylerle geçirmeyin bu kitabı ağır ağır da olsa mutlaka okuyun...düşünün bir kere bir anda 60 yıllık bir emeğe ulaşıyorsunuz inanılmaz değil mi bu...tekrar rica ediyorum bu destanı okuyun... bu arada kitabın ilk bölümü daha akıcı ..bunu gözardı etmeyin..şimdiden şeytanın dünyasına hoşgeldiniz diyorum
Basit bir roman değil, bu kitap bir ömür kapsıyor. Din, felsefe, edebiyat, bilim gibi aklınıza gelebilecek birçok şey barındıran bu kitabı zaten manevi ağırlığından ötürü bir anda okumak pek mümkün değil çünkü o zaman sadece okumuş olursunuz. Alman edebiyatının sembol isimlerinden olan Goethe'den sade roman beklemek haksızlık olur
Tüm bilimlere ait tüm bilgileri öğrenmiş bilgiye aç Faust ve onu yolundan çıkarmaya kararlı mefistoteles in hikayesi. Olaylara kurguya ve karakterlere takılmadan okunursa asşında kişinin kendini sorgulaması ve tanıması adına güzel bir eser
Yer yer sıkan fakat derinliği ve felsefesi ile düşündüren okunması gereken bir kitap derim.. İyi ile kötünün mücadelesi Dünya var oldukça devam edecektir...
Hayatımın kilit dönemlerinden birinde okuduğum bir kitaptı Faust. Yalnızca 5 karakterle o kadar fazla şey anlatır ki. İnsanın acizliğini, kanmaya müsait yapısını, nefsin ne denli büyük zorluklara sürükleyeceğini çok güzel bir tiyatro metni şeklinde yazmış Goethe. Hem kendi iç sanrılarını hem tüm insanlığın düştüğü o çaresiz anları ele alır bu eserde. Herkes biraz Faust biraz Margarete bulur içinde okurken. Mefistofeles'i bir köpek bir öğrenci olarak gösterir şeytanı olabildiğince günaha sürükleyici bir şekilde anlatır. Tiyatro eserleri arasında yakınlık görürüm bu noktada. Shakespeare'in Otello'sundaki Iago karakteri, Faust'ta Mefistofeles'in karşılığıdır. Orada bir insanken burada tanıdığımız şeytandır. Verilen kararları tekrar düşünüp iradeyi sağlaştırmak için tekrar tekrar okunacak çok nitelikli bir eserdir.
Üzülerek söylüyorum ki hayatım boyunca 100 temel eserden hiç kitap bitiremedim. Bu kitaba başlama amacım da bunu kırmaktı. Goethe'nin 18 yaşında yazmaya başlayıp 83 yaşında bitirdiği en önemli eserlerimden biri dediği bu kitap gerçekten okunulması gereken, herkesin kütüphanesinde olması gereken bir kitap ancak sanırım bunu okuma zamanım henüz gelmemiş bu yüzden bu kitabı da yarıda bıraktım.
Devamı: http://www.kelimelersahneler.com/...the-faust-kitap.html
...Hayâ ile güzellik hiçbir zaman el ele yürüyemezlermiş.
Johann Wolfgang Von Goethe
Sayfa 234 - Sıradışı yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Faust
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
326
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753852821
Çeviri:
Celal Öner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Sanatta hiçbir zaman kusursuz yoktur, en iyi sayılabilecek bir yapıt ancak 'oldukça iyidir'" sözleriyle sanat anlayışını belirten Goethe, sadece Almanya'nın değil, bütün Avrupa'nın en önemli dehalarından biridir. Yaşamı boyunca şiirden romana, felsefeden bilime kadar farklı alanlarda sayısı yüzlerle ifade edilen yapıta imza atmıştır.

Faust, Goethe'nin yazarlık yaşamının altmış yıllık emeğini alarak, haklı bir üne kavuşmuş en önemli yapıtıdır.

Ruhsal özgürlüğe ulaşmanın maddi arzulardan sıyrılmak ve bencil olmamakla mümkün olabileceği fikrini işlediği bu yapıt, yazarın sanatının da doruk noktasıdır.

İnsanın şeytanla vardığı bir anlaşma ve bunun sonuçları üzerine kurulu bu yapıtıyla Goethe'ye yeniden hayranlık duyacak ve bu yapıtının yazarın elli yıllık emeğine değdiğini göreceksiniz.

Kitabı okuyanlar 1.997 okur

  • Sena Suoğlu
  • Bilge
  • Büşra Zadeoğlu
  • Şana
  • Uğur Yıldız
  • Yunus İlhan
  • Hayati Taban
  • Gökhan UZEL
  • mehmet canib öksüz
  • Mikkel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%36.8
35-44 Yaş
%22
45-54 Yaş
%6.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.2
Erkek
%42.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.4 (129)
9
%16.1 (85)
8
%23.8 (126)
7
%14.4 (76)
6
%6.2 (33)
5
%4.5 (24)
4
%1.3 (7)
3
%1.1 (6)
2
%0.6 (3)
1
%1.5 (8)

Kitabın sıralamaları