Adı:
Mutluluk
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050904192
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Meryem: Van Gölü kıyısındaki bir kasabada, Allah’ın kendisini
sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında bir kız. Şeyh amcasının tecavüzüne uğramış. Bir töre cinayetine kurban gitmek üzere.

Prof. Dr. İrfan Kurudal: İstanbullu tanınmış bir aydın. Hayattan hiçbir
beklentisi kalmamış. Sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, teknesiyle amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor.

Cemal: Gabar Dağları’nda PKK peşinde koşmuş
bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde
ömrünün en zor göreviyle karşı karşıya kalıyor: Ailenin yüzkarası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor.

Her biri mutluluğu arayan Meryem, İrfan ve Cemal, kendilerinin, birbirlerinin ve ülkenin ruhunun derinlerine doğru çalkantılı bir yolculuğa çıkıyorlar. Peki, onları neler bekliyor?
İtiraf edeyim kitabı okumadım okuyamadım. Önce filmini izleme gafletinde bulunduğum için kitaba adapte olamamıştım. Dün tekrar elime aldım kitabı ama yine atlaya atlaya okudum işte. Zaten film tüm senaryolarıyla aklımda kalmış. Tabi ki filmle kitap bir olmuyor. Önce kitabını okuyup sonra filmini izlediğim eserler hakkındaki düşüncemse filmde yüzeysel olarak hikayeyi seyrediyorsunuz ancak kitapta resmen içine giriyorsunuz. Bu yüzden kitabın içine giremedim. Bir daha asla yapmam böyle bir şeyi.
Bazen hayatımızda öyle anlar olur ya kendimizi özgür hissetmeyiz. Yaşamımızı beğenmeyiz , bazen deriz keşke çok param olsa. İşte bu anların aciz bir durum olduğunu gösteren bir kitap düşünün bu kitap tam anlamıyla o. Kitap Türk profilini ortaya koymaya çalışmış , aydın bir profesör , dağda zor bir askerlik geçirmiş milli duyguları kabarık bir erkek. Ve uğradığı tecavüzde bile haksız görünen bir kadın!

Kitap bize doğu - batı çatışmasını bir nebze yaşatmaya çalışmış. Ana krakterimiz Meryem kendi doğarken annesi ölüyor babası başka bir kadınla evleniyor aciz bir kişi olarak karşımıza çıkıyor. Meryemin babası amcası karşısında silik birisi evde amcanın sözü geçiyor. Amca karşımıza şeyh olarak çıkıyor bir nevi şeyh ve hocaları taşlama var kitapta. Meryem amcası tarafından tecavüze uğruyor ve meryemi öldürme görevi amcasının oğlu cemale kalıyor ve hikaye böyle başlıyor.

Kitapta dönemin siyasi olayları karşımıza çıkıyor Türk - Kürt çatışmaları askerin çatıştığı pkk. Siyasal islamcılar , milliyetçiler. Üniversitedeki baş örtü sorunu ve daha fazlası.

Kitapta çok gönderme var siyasal islamcılara şeyhlere tarikatlara ve en önemlisi “ TÖRE”ye.
Ben beğenerek okudum kitabı tavsiye ederim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.000 Oy)17.356 beğeni39.180 okunma2.039 alıntı163.975 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.097 Oy)10.752 beğeni26.365 okunma1.376 alıntı138.972 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.175 Oy)8.081 beğeni23.775 okunma1.872 alıntı101.457 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.947 Oy)12.388 beğeni31.521 okunma2.707 alıntı131.517 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.915 Oy)8.294 beğeni23.044 okunma1.112 alıntı111.849 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.688 Oy)5.399 beğeni17.407 okunma756 alıntı90.991 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (4.540 Oy)5.072 beğeni14.924 okunma796 alıntı72.451 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.791 Oy)8.076 beğeni25.803 okunma610 alıntı125.648 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.009 Oy)4.812 beğeni17.606 okunma627 alıntı71.651 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (5.828 Oy)6.519 beğeni18.791 okunma555 alıntı106.393 gösterim
İbn Haldun'un "Coğrafya kaderdir" sözü bu kitapla bir kez daha anlam buldu bende.

Kitap, yaşanmış gerçek bir hikayedir ibaresine yer vermiyor ama siz töre cinayetlerinin, gelenek ve göreneklerin hayli yoğun yaşandığı coğrafyada bu hikaye gibi nicelerinin yaşandığını bildiğinizden içiniz acıyarak okuyorsunuz.

Kahramanlarımızdan Meryem, annesiz kaldıktan sonra sözü çok geçerli olmayan babası tekrar evlenmiş, aile yönetimi Şeyh olan amcada sözü kanun gibi kimse onun dediğinin dışına çıkamıyor, Cemal Şeyh amcanın oğlu Şırnak'ta asker, terör ile mücadele ederek sağ salim evine dönmeyi başaran bir kahraman ama kahramanlığı sadece köy sınırları içinde geçerli, Profesör İrfan Kurudal, eşinin zenginliği, lüks yaşantısını sorgulamaya başlıyor bu hayatta neler yapabildiğini kendisi ölüp gittiğinde ne bırakmış olacağını... ve görüyor ki kendisine yeni bir hayat kurması gerek belki de o çok istediği kitabını yazma zamanı gelmiştir. Kendini zamanın ve yolun akışına bırakarak başka bir hayata açıyor.

Spoiler olmasın diye çok fazla hikayenin içine girmek istemiyorum o yüzden yorumumu burada sonlandırmam gerekiyor fakat şu kadarını söylemek istiyorum Cemal ile Meryem'in yolu Profesör ile kesiştikten sonra olay örgüsü çok daha güzel ilerliyor.

ve aslında Mutluluk, temiz bembeyaz bir elbise giymek kadar ulaşılabilir, huzur bir teknede rüzgara kendini bırakmak kadar mümkün ve hayat sizi bilmediğiniz yerlere sürükleyecek kadar uçsuz bucaksız...

İyi okumalar...
Kitabı okumadan önce filmini de oldukça derin bir üzüntü duyarak izlemiştim.Ne yazık ki günümüzde böyle acı olaylara neden olunacak durumlar yaşanabiliyor.Kitapta baş kahramanlar Meryem,Cemal,İrfan.Yaşam bu üç kişinin yolunu garip bir rastlantıyla birleştirir ve birbirlerinin ruh fırtınalarını daha yakından tanırlar.Zülfü Livaneliyi sanatçı olarakta beğeniyordum ama yazarlığını da oldukça başarılı buldum.
Mükemmel bir kitap.Hikayesi tam da bizi anlatıyor.Ülkenin uğraştığı terör,tecavüz ve gelir eşitsizliğini yazar çok güzel ortaya koymuş.Kitap daha ilk cümleden sizi içine alıyor.Yazar öyle akıcı bir dil kullanmış ki kitap sayfaları kayıp gidiyor.Betimlemeler sıkmıyor.Olay örgüsü bir biri içerisinde uyumlu ve bağlantılı.Karakterler oldukça orjinal ve konuyu tamamlayan hakkını veren tipler.İlerleyen zaman da bir kere daha okumayı düşünüyorum.Kitaba dair tek eleştirim sonu olacak çünkü;kitabın sonu biraz aceleye gelmiş gibi yazar direk konuyu kesti.İlerleyen zamanda ne olacağı konusunda soru işaretleri kalıyor.Belki yazar ikinci bir kitabı çıkarırsa orada soru işaretlerimizi giderebilir.Ayrıca kitabı okuduktan sonra filmi olduğunu öğrendim.Meryem karekterini Özgü Namal oynuyormuş.Çok güzel bir kitap gerçekten okumanızı tavsiye ederim.
--Birazcık spoiler içerir--

Livaneli'nin okuduğum ilk romanı Mutluluk (Ne yalan söyleyeyim bunu yazınca yanaklarım kızardı.Livaneli'nin kalemiyle bu kadar geç tanışmak benim için utanç verici bir durum.) benim de memleketim olan Van'ın küçük bir köyünde kendi amcası tarafından tecavüze uğrayan Meryem'in töreye göre öldürülmekle suçlanmasıyla başlar.

Yazar Türk toplumunun başta Doğu olmak üzere yurdun genelinde kadına, İslam'a ve modern yaşama bakış açısının tabosunu çizerken doğu-batı tezatlığı; sosyal, ekonomi ve siyasi alanda yaşanan aksaklıkları özellikle Profesör İrfan Kurudal ve Büyükelçi üzerinden anlatmıştır. Bu iki aydın karakter fikir olarak örnek alınabilir. Öte yandan yeğenine cinsel istismarda bulanan yobaz amcasının bir de ahlak bekçiliği yaptığı satırlarda eminim siz de benim gibi okkalı bir küfür savuracaksınız.

Kitabın en can alıcı bölümü:
Profesörün Meryem'e yüzme öğretmek istediği bölümde Meryem'in denizden çıkarken üşüdüğünü görünce ona sarılma ihtiyacı - aklında cinsellik geçmeden- duyduğu zaman onu kollarıyla kavramaya çalıştığında bu olay Meryem'in başına gelen felaketi tetiklerken içim burkulduğunda bu sahnenin kitabın en trajik kısmı olduğuna karar verdim. Ayrıca profesörün içtenlikle ve bir baba gibi Meryem'e yakınlaşması bana Şevket Çoruh'un kaleminden dökülen "insan olan ezilenin yanında olur" sözünü bir kez daha hatırlattı.

Kitabın basımından beş yıl sonra yani 2007 yılında Özgü Namal'ın Meryem karakteriyle başrolünde oynadığı ve adını romanından alan Mutluluk sinemaya uyarlanmıştır.
Yeni bir Zülfü Livaneli eserinin sonuna geldim. Yazarın kitaplarındaki akıcı diline hayranım. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu eseri de okumaya değer.
Anadolu kadını ile şehirde yaşayan kadınları karşılaştırılmış, Meryem önce hiç özgürlük nedir bilmezken kitap sonunda bambaşka bir Meryem olarak karşımıza çıkıyor. Birbirinden farklı üç karakterin hayatlarını aynı yol üzerinde kesiştiriyor. Pişman olunacak bir kitap değil. Okumanızı tavsiye ederim.
Yine Livaneli yine muhteşem bir eser. Kitapta 3 ana karakter var: Meryem, Cemal ve İrfan Kurudal. Üçünün de ayrı hikayeleri ayrı hayatları var. Kitabın gidişatı Meryem'e amcasının tecavüzü ile başlıyor ve bir şekilde Cemal ve Meryem'in İrfan Kurudal ile yolları kesişiyor ve bir nevi hayatlarının akışı değişiyor. Fazla spoiler vermiyorum ki okumak isteyenleriniz olursa okurken daha çok keyif alın :) Ayrıca belli ki Livaneli kitabı yazmadan önce baya araştırma yapmış, düşünmüş. Kurgusu, verdiği mesajlar falan gerçekten çok güzel...
"mutluluk nerede ve nasıl karşınıza çıkar?" sorusuna cevap bulacağınız, sevginin ve mutluluğun tonlarını göreceğiniz harika bir roman. okurken ana karakterler kadar yan karakterleride dikkatle inceleyin. onlarda çeşit çeşit mutluluk peşinde...sanki devamı gelmesi gereken bir kitap gibi geldi bana. ben meryem'in cemalin ve ilhami doktorun yolları ayrıldıktan sonra bile neler yaşadığını merak ettim. iyi okumalar...
Zülfü Livaneli takip ettiğim bir yazar. Fakat bugüne kadar hiçbir kitabını okumamıştım. Okuma etkinliğimiz vasıtasıyla başladığım kitabın filmini izlememiş olmanın mutluluğuyla okudum kitabı. Kadına yapılan şeyleri pek kaldırabilen bir insan olmadığımdan kitabın başlarında ruhum daraldı, darlandım. Kızdım ve çok üzüldüm. Fakat yazıldığı zamandan bugün hala yaşanan sorunları açık bir dille anlattığı için tebrik ediyorum. Gayet açık bir dille yaşayışımızda ve ülkemizde yaşanan tüm sorunları, din adı altında yapılan tacirliği, namus kavramı adı altında işlenen birçok namussuzluğu çok güzel anlatmış .Yazarı olumsuz eleştiren çok insan var. Tabi ki bu oldukça olağan bir durum. Fakat ben görmekten kaçındığımız, saklandığımız ve üzerine bekçilik yaptığımız sözde konuları açık açık eleştirdiği için kitaba hayran kaldım.

Kitabı okurken yaşadığım bir durumu da incelemeye yazmakta sakınca görmüyorum. Kitabı okuduğum sıralarda evimize misafirler geldi. Ev arkadaşlarımın uzaktan akrabası olan bu misafirlerimizden birisi kitabı elinin ucuyla tutup 'bunu kim okuyor' dedi. 'Ben' dedim. O akşam tanıştığımız ve aramızda henüz resmiyet olduğumdan kaynaklı bocalayarak 'yani garip bir adam, okunacak biri değil, değişik fikre sahip bu ülkede gereksiz' şeklinde bir yorum yaptı. Ev arkadaşlarım konuya atlayarak. 'Zaten bu da garip, değişik bir arkadaş takma' dediler. (Çevremde biraz değişik olarak adlandırıldığım durumlar vardır.) 'Değişiklikten değil, her yazarı okuyabilirim, beğendiysem her şarkıyı dinlerim. Yeter ki merak edeyim her filmi vs. izleyebilirim.'' dedim. Şahsi düşüncem bu. Bir şeylerin hakkında bilgi sahibi olmam gerektiğinde bunu birinci elden yaparım. Yani bir konu hakkında bilgi sahibi olmak için önce okumak, araştırmak ve öğrenmek gerektiğini düşünüyorum. Karşıt ya da taraftar olmak için bilmek gerek. Bilmeden eleştiremezsin. Yazara dair günümüzde bir takım görüşler olabilir. Fakat bu okumamı engellemiyor. Ben hayatta kendi düşüncesi olan ve bunları tartabilen biri olduğuma inanıyorum. Öyle her okuduğum, her duyduğum şeye göre düşünce benimsemiyorum yani. Ayrıca yazarı eleştirip kitaba hiç başlamasam ne kazanacaktım? Ama kitabı okuyarak kazandığım çok şey oldu. (Kitabın incelemesinden dışarı çıkmadan konumuza geri döneyim.)

Kitap oldukça hoşuma gitti. Ve bence yaşanan problemleri çok güzel özetlemiş. Fakat filmi önceden izleyenler her kitapta olacağı gibi zevk almayabilir. Kitabı okumadığım için filmini izlememiştim. Fakat afişini gördüğüm için kitabı okurken karakterlerin yüzünü kendim hayal edemedim, zaten varlardı kafamda. Tavsiye edebileceğim kitaplar arasında yerini almayı başaran bir kitap oldu. Okuduğum ilk Livaneli kitabı olduğundan, yazarın diğer kitaplarına da referans oldu benim için.
Akıcı bir şekilde kolayca okuyup mutlu olacağınız bir kitap. Töre, gelenek erkek egemenliği, terör, din istismarı ve yetim bir kızın başına gelenler. Bir profesör, Meryem ve Cemal ana karakterler. Her kesimden insanın incelenmesi duygu ve düşüncelerinin yaşadıkları toplumla nasıl değiştiği güzel bir hikaye ile anlatılmış.üç farklı karakterin nasıl bir araya geldiğini okuyunca şaşıracaksınız. Ben de Hikmet'i merak ettim. Okunmalı
Mutluluk kayıp, sevilesi ruhların buluşmasının hikayesi.

Romanımızda amcası tarafından tecavüze uğrayan Meryem'in töre geleneğinden ötürü öldürülmesi kararı verilir. Görev amcasının oğlu Cemal'e verilir. Cemal'in Meryem'i ailesinin şerefi ve namusu  için öldürmesi beklenmektedir.Cemal Meryem'le birlikte İstanbul'a doğru yola çıkarlar. Profesör İrfan ile yolları bir şekilde kesişir.

Romanda kadının ve erkeğin toplumsal hayattaki rolleri ve konumları anlatılmıştır.   Toplumun Töre, Namus, Şeref gibi kavramlara verdiği önem anlatılıyor. Ülkemizdeki acı gerçekleri ele almış yazarımız. Toplumumuzu çok güzel analiz edip karakterlerine de  yansitmistir. Karakterlerin iç dünyasını, hislerini büyük bir ustalıkla okuyucuya aktarmıştır.

Meryem kendini değersiz ve yetersiz hissetmekde. Bunun nedeni çocukluktan itibaren kadınların aşağılanması hor görülmesidir.
Yazar ilk cümlelerden okuyucuyu hapsediyor romanın   içine.  Yazar burada batıl inançları, şeyhleri karşısına alıp sert bir dille eleştirmiştir.  Toplumumuzun iyileşmeyen bir yarısına değinmiştir. Toplumumuzun kadına verdiği değerin içler acısı olduğu anlatılıyor. "Erkekler insan kadınlarsa suçlu ".Kitapta gecen bu cümle  birçok şeyi söylüyor aslında. Kadının olmanın cezasını çeken Meryem ve meryemlerin toplumumuzda neler çektiğini neler yaşadığını anlamaya çalışıyor yazarımız.
Şeyhin infaz emrini düşunmeden  kabil eden saf cemal  bunu dinin gereği olarak düşünüyor.  Halbuki islam dininin kadına verdiği değer bambaşkadır.
Cemal cahilliğinden,  bilgisizliğinden  ve   töresine karşı ihanet edilemeyeceğinden Meryem'i öldürme görevini üstlenir.
 Şu atasözüne biraz kırıldım ve sinirlendim  ."Kancık it kuyruk sallamazsa, erkek it  arkasından dolanmaz".  Yani tecavüze uğramak kadının suçuymuş gibi görülüyor. 
 Profesor irfan kurudal zengin  fakat mutsuz olarak karşımıza çıkıyor. Profesör karakterinde  yazarımız Meryem'in yeni hayatına kavuşmasında en büyük etken rolünü oynuyor.
Birde Döne'nin, Meryem'e karşı tutumu, aşağılık biri olarak görmesi, yani  kadının kadını ezmesi ayrı bir dram. 
Yazarımızın kalemi sağlam . Üslubu güzel . Ben beğendim. Herkese keyifli okumalar.
"Aptallık bu memlekette o kadar yaygın ki, kapıyı pencereyi sıkıca kapamazsan havayla bile içeri girer.Dünyanın en bulaşıcı hastalığıdır aptallık."
"Ayyıldızlı bayrağa sarılı tabutla memlekete gitmek, bu dağlarda ölüm beklemekten yeğdir."
Hayatın karşıma ne çıkaracağını bilmeden denize açılmak istiyorum."
Zülfü Livaneli
Doğan Kitap Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutluluk
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050904192
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Meryem: Van Gölü kıyısındaki bir kasabada, Allah’ın kendisini
sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında bir kız. Şeyh amcasının tecavüzüne uğramış. Bir töre cinayetine kurban gitmek üzere.

Prof. Dr. İrfan Kurudal: İstanbullu tanınmış bir aydın. Hayattan hiçbir
beklentisi kalmamış. Sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, teknesiyle amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor.

Cemal: Gabar Dağları’nda PKK peşinde koşmuş
bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde
ömrünün en zor göreviyle karşı karşıya kalıyor: Ailenin yüzkarası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor.

Her biri mutluluğu arayan Meryem, İrfan ve Cemal, kendilerinin, birbirlerinin ve ülkenin ruhunun derinlerine doğru çalkantılı bir yolculuğa çıkıyorlar. Peki, onları neler bekliyor?

Kitabı okuyanlar 4.169 okur

  • e.noyan
  • Mehmet Emin
  • Mehmet Kuyumcu
  • Fatma Okay
  • Zeynep çalışkan
  • MR. Gogna
  • gülşen semiz
  • Merve Çam
  • Nuran Şeker
  • Seyhbani

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.9
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%14.2
25-34 Yaş
%27.5
35-44 Yaş
%30.4
45-54 Yaş
%12.8
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.2
Erkek
%20.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.8 (262)
9
%21.8 (213)
8
%26.3 (257)
7
%14.3 (140)
6
%4.5 (44)
5
%2.4 (23)
4
%1.7 (17)
3
%0.9 (9)
2
%0.4 (4)
1
%0.7 (7)

Kitabın sıralamaları