Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·328 syf.··
2025 22. kitabı
Zülfü Livaneli eserlerini okurken kitabın akıcılığı daima beni sürüklemiştir. Bu kitapta da akışa kapılıp kitabı çok kısa sürede okudum. Okuyan bazı okuyucular yazarın halkı yerip dini kötülediğini söylemiş ama katılmıyorum sonuçta Selahattin karakteri dini inancı yüksek olup Cemal'in doğruyu görmesinde yardımcı oldu diye düşünüyorum. Profesör karakteri de halk dışında davranmasına rağmen halk ile yakınlaşmasından sonra biraz da olsa düzeldi. Bence kitapta her kesime yönelik eleştiriler vardı ama alenen şu ırkı, şu toplumu ve şu dini dünyanın en iğrenç şeyi gösterme durumu yoktu. Ben genel itibari ile kitabı sevdim ama sonu aceleyle bitirilmiş hissi verdi. Bunun yerine sonu uzatılıp profesörün, Meryem'in ve Cemal'in hakkında hikaye devam ettirilebilirdi. Dil anlaşılırdı ama çok detay bilgiler bazen bağlamdan çıkmama neden oldu. Konu tüyler ürperticiydi ve kitabı sürükleyici yapan en büyük etmende budur diye düşünüyorum.
Edebiyat
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
8/10
·328 syf.··
2025 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 00:00
Adı mutluluk olup, okurken mutluluk vermeyen o kitap.. Arada sinir krizleri geçirdim. Kuzenimin tavsiyesi ile başladığım bu güzel kitapta; yazarın yazım dili açısından kısa sürede okuduğum bir kitaptı. Konusu bakımından bazı gerçeklikleri vurgulamasının yanı sıra, üç farklı karakterin olaylara bakış açılarını ve tepkilerini dile getirmişti. Çoğu zaman karakterlerin düşüncelerini okurken şok oldum ve sinirlendim. Ancak her karakter bizim istediğimiz gibi düşünmeyecek, bizim istediğimiz gibi ilerlemeyecek. Kitapta anlatılan yetişme tarzlarını ve karakterlerin var oldukları dönemi göz önünde bulundurarak bu durumu dışarıdan, tarafsız bir şekilde okuyup anlamaya (olabildiğince) çalıştım. Kitap akıcı ilerlese de, yalnızca sonuyla ilgili bazı tereddütlerim olduğu için bitirmeden önce birkaç gün ara verdim. Sonu, beklediğim gibi kötü ya da istemediğim bir şekilde olmasa da, yine de beğenmedim. Daha farklı bir son bekliyordum; sanki yolun ortasında aniden bitmiş gibi bir his uyandırdı. Not: Cemal’i bıraktığı için sevindim. Zaten birlikte kalamazlardı; özellikle Cemal’in yaşadığı ikilem ve ruhsal durumu göz önüne alındığında. [8.3'ten 8 puan]
Mutluluk
Mutluluk
Duygu ve Düşünce
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Kader Değişir mi?
9/10
·328 syf.··
2026 50. kitabı
Mutluluk
Mutluluk
sadece bir yol hikâyesi değil, aynı zamanda insanların içine yerleşmiş korkularla ve geleneklerle yüzleşmesinin hikâyesidir. Köyünde “töre” adına ölümle cezalandırılan Meryem’in hayatı, İstanbul’dan gelen Profesör İrfan ve asker Cemal ile kesiştiğinde her şey değişmeye başlıyor. Yol boyunca üç farklı insanın dünyası yavaş yavaş açılır. Meryem korkuyla büyümüş bir hayatın içinden çıkmaya çalışırken, Cemal yıllarca sorgulamadan kabul ettiği düzeni düşünmeye başlar. İrfan ise modern dünyanın içinde yaşasa da kendi boşluğuyla yüzleşmek zorunda kalır. Bazen insanın en büyük düşmanı başkaları değil, sorgulamadan kabul ettiği kurallardır. Kitapta mutluluk kelimesinin aslında ne kadar zor bir şey olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü mutluluk bazen sadece yeni bir hayat kurmak değil, insanın yıllarca taşıdığı korkulardan kurtulmasıdır. Gerçek mutluluk, başkalarının çizdiği hayatı değil, kendi yolunu seçebildiğin anda başlar.
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Mutluluğa Pay
5/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 00:00
Kitap Anadolu halkının töre cinayetlerini ele alırken coğrafyanın insan üzerindeki etkisini vurgulamış. Her ne kadar okurken gerçekliğe dair içselleştirme mümkün olamıyorsa da nice hikayelerin olduğu içten içe bilindiği için kitaba biraz kızgın biraz da hüzünle bakmak mümkün hale geliyor.Tecavüz, kadınlara değer verilmemesi ve köydeki yozlaşma diyebilirim ..mutluluk adı bence saçma kitabın içeriği baya mutsuzluktu ..
Mutluluk
Mutluluk
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Puan vermedi
Kimilerinin bir ömür aradığı, kimilerinin hayat telaşından aramaya bile fırsat bulamadığı, kimilerinin de tesadüf eseri bulduğu MUTLULUK... “Mutluluk yaşadığın hayat tarzında değil, hayata bakış tarzındadır,” demiş Tolstoy. Ne kadar haklı, öyle değil mi? TDK sözlüğü, “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik,” der mutluluk için. Özünde ise mutluluk görecedir. Çünkü herkesin mutluluğu, daha doğrusu mutluluk duyduğu kavramlar bambaşkadır. Küçük şeylerden mutlu olabilmek, yetinmeyi bilmek, sevdiklerine zaman ayırmak gibi… Bazen bir şarkı, bazen bir şiir, bazen dost bir sestir mutluluk. Livaneli, Mutluluk romanında geleneğin ve modernliğin amansız çelişkisini, her biri kendi mucizesini bekleyen karakterlerin yollarını kesiştirirerek anlatmış. Zengin anlatımıyla; töre ,korku ve tabuların, mutluluk/ mutsuzluk imbiğinden süzülerek ihtişamlı bir ülkem portresi... Bu arayış ve keşfediş hikâyesini keyifle önerirken sözlerimi Dale Carnegie’nin alıntısıyla tamamlamak istiyorum. “ Dünyada herkes mutlu olmak ister. Fakat sizi mutlu eden şey ne olduğunuz ve ne yaptığınız değil, sizin görüş ve duyuşunuzdur.”
Mutluluk
Mutluluk
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2025 72. kitabı
#OkudumBitirdim #Mutluluk Başka zamanın çocukları; Meryem, Cemal, İrfan Ülkemizin toplumsal sorunlarını bu kadar güzel anlatan, bu kadar derinlemesine ifade eden, okurken vay be diyeceğiniz muhteşem anlatımıyla yorumlayan Livaneli'ye yürekten teşekkür ediyorum. Toplumun psikolojik, sosyolojik toplumsal sorunları günümüze kadar uzanan yakın tarihimizin kanayan yaralarını ele alıyor. Ülkemizin farklı yerlerinde yaşayan Meryem, Cemal ve İrfan "Mutluluk "eserde uzun süren bir arayış... Bu uğurda yol alan karakterler uzak coğrafyalarına karşın birbirlerine denk geldiklerinde kitabın kapağında yazan, "İnsan insanın zehrini alır. " belkide değer kazanabilir. ır Meryem amcasının tecavüzüne uğramış ve töre cinayetine uğramak üzeredir. Askerliğini komando olarak yapmış amcasının oğlu Cemal bu görevi yapması için görevlendirilmiş. Bir profosör paraya, kariyere ulaşmış fakat maddiyatçı yaşamdan bıkan ,mutluluğu bulamamış benliğini aramak için denize kaçışı seçmiş. üç farklı insanın yolları Mutluluk ile son bulacakmı nasıl bir son bizi bekliyor? Farklı kültürleride ve Farklı şehirlerde yaşayan bu üç karakterin Mutluluğu ararken nasıl yolları kesişir nasıl bir sonuç ortaya çıkar ? Kitabı okurken Livaneli'nin bu olay örgüsünü işlerken, adeta ülkemizin rontgenini çeker gibi Türk-kürt/Alevi-sünni/Laik/muhafazakar, aile içi şiddet, ensesi ilişki gibi toplumumuzdaki kadına karşı yapılan din baskısı ile dayatılan yaşam tarzını hepimizin hayatından kesitler bulacağı, sıkılmadan keyifle okuyacağınız bir dram olmuş. Tavsiyemdir.
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Yaşam en çok ölümün kıyısından dönenin hakkı belki de
8/10
·328 syf.··
2025 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 23:27
Livaneli'nin en güzel romanı diyemem ama bu enfes bir roman olduğu gerçeğini de değiştirmez. Çok akıcı, sıkmayan ve asla yormayan bir kitap ama yaralayıcı. Hani bazı kitaplarda kalbinizin bir parçasını kitap kahramanlardan birinde bırakırsınız, işte bu romanda o kişi Meryem. Öyle saf, öyle güzel ve en üzücüsü öyle gerçek ki roman boyunca onunla birlikte nefes alıyorsunuz. ÇOK güzeldi, okuyunuz. Kazanacağınız çok şey var. *Spoiler içerir* Van' da bir kasabada yaşayan 17 yaşındaki Meryem'in amcası tarafından tecavüze uğraması anlatılıyor. Meryem'in yaşadığı travma yetmezmiş gibi üstüne bir de ölüme mahkum ediliyor. Önce izbe bir yere kapatılarak intihar etmesi bekleniyor. Ardından amcasının oğlu Cemal tarafından öldürülmek üzere İstanbul'a götürülüyor. Meryem o kadar saf, o kadar temiz ki gözünün gördüğü dağların ardında olduğunu hayal ediyor İstanbul'u. Ve tabi çocukluğunu geçirdiği Cemal abisinin onu İstanbul'da öldüreceğini aklına bile getirmiyor. Askerliğini Gabar Dağları'nda (Şırnak) komando olarak teröristlerle çatışarak geçiren Cemal'in Meryem'i gözünü dahi kırpmadan öldüreceğinden şüphe duymazken Cemal yapamıyor. Hayat Meryem için tam da bu andan itibaren başlıyor. Yaşamayı en çok hak edenler ölümün kıyısından dönenler değil midir zaten? Tam bitti dediğin anda... Meryem'in yeni hayatında olmayı istediği kadın olduğunu okuyacağımız ikinci bir kitap olsa mesela muhteşem olurdu. Tam da görmek istediğimiz güçlü kadınlar, nice Meryemlere ilham olurdu.
Mutluluk
Mutluluk
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
Hayata Dair
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Mutluluk
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 20:50
Farklı coğrafyalarda , farklı inançlara sahip insanların hayata farklı açılardan bakmalarını ve bir araya gelmelerini töre olarak kabul edilmiş tabulaşmış doğruları ve Doğu - batı sentezini okuyucuyu sıkmadan bir araya getir merakla okunacak eser. Kendini bulmanın, mutluluğun parada mı, özgürlükte mi yoksa vicdan da mi olduğunu sorgulayan harika bir kitap.
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
8/10
·328 syf.··
2025 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 17:36
Güzel bir Livaneli kitabı. Sadece ana karakter Meryem değil diğer karakterlerde kendi yollarını bulmaya çalışıyorlar. Adı ile özdeşleşen bir eser olmuş.
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 3. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 21:44
Mutluluk... otobüs kitabıydı benim için işe gidiş gelişlerde okuduğum kitap. Livaneli'nin bir çok kitabını okudum fakat bu kitap yazarın diğer kitapları gibi tatmin etmedi diyebilirim. Kitabın ismiyle içeriğini pek bağdaştıramadim mutluluktan daha çok hüzün içerdi benim için. Canım Meryem bir bilinmezlik ortasında ne çok acı çekti toplum dayatmasindan kaynaklı...
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202143,6bin okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."