Zülfü Livaneli eserlerini okurken kitabın akıcılığı daima beni sürüklemiştir. Bu kitapta da akışa kapılıp kitabı çok kısa sürede okudum. Okuyan bazı okuyucular yazarın halkı yerip dini kötülediğini söylemiş ama katılmıyorum sonuçta Selahattin karakteri dini inancı yüksek olup Cemal'in doğruyu görmesinde yardımcı oldu diye düşünüyorum. Profesör karakteri de halk dışında davranmasına rağmen halk ile yakınlaşmasından sonra biraz da olsa düzeldi. Bence kitapta her kesime yönelik eleştiriler vardı ama alenen şu ırkı, şu toplumu ve şu dini dünyanın en iğrenç şeyi gösterme durumu yoktu. Ben genel itibari ile kitabı sevdim ama sonu aceleyle bitirilmiş hissi verdi. Bunun yerine sonu uzatılıp profesörün, Meryem'in ve Cemal'in hakkında hikaye devam ettirilebilirdi. Dil anlaşılırdı ama çok detay bilgiler bazen bağlamdan çıkmama neden oldu. Konu tüyler ürperticiydi ve kitabı sürükleyici yapan en büyük etmende budur diye düşünüyorum.