Kardeşimin Hikayesi

8,7/10  (2.594 Oy) · 
7.756 okunma  · 
2.434 beğeni  · 
25.519 gösterim
Serenad fırtınasından sonra Livaneli'den nefes kesen bir roman...

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı'nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir.

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.

"Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz'in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum."
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    330
  • ISBN:
    9786050914443
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
DUA 
 11 Kas 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitabın acıklı hikayesini bilmeyen yoktur. Ben en iyisi size kendi kardeşimin komik hikayesini anlatayım.

Kardeşimin hikayesi kitabı piyasaya yeni çıktığı zamanlarda, uzun zaman mesajlaştığım kitap sever bir arkadaşla bu kitabı konuşup tartışmak adına bir kafede ilk kez buluştuğumuz gün tesadüfen kardeşime rastladık. Benim gibi kitap kurdu birinin kardeşi de böyledir zanneden kız, kardeşimi de davet etti masaya. Kardeşim hemen kıza çaktırmadan bana mesaj yazmaya başladı. Bu kadar güzel kız arkadaşlarım varmış da onun neden haberi yokmuş bilmem ne. Eyvah dedim kıza yazık olacak. Çünkü kardeşim kitap nasıl tutulur bilmez. Okulda zoraki verilen kitap özetlerini bile ben yazardım. Yapma etme kardeşim bu kız sana göre değil tam bir kitap manyağıdır anlaşamazsınız dediysem de dinlemedi. Günden güne işler ilerledi.

"Bu akşam buluşup biraz kitapçı dolaşalım" diye yazıyor. Garibim kız hemen koşuyor güya çok kitap okuyan erkek arkadaş bulmuş kendine!! Halbuki bilmiyor sevgilisi her akşam benden ders alıyor. Bilmediği konular olunca da lafı değiştiriyor "hep kitaplardan mı konuşacağız birazda bizden, aşkımızdan konuşalım" diyor. Bir şekilde çuvallamadan iki ay bu ilişki sürdü. Bir gün bizim salak, kızı evine davet etti. Kız çıktı geldi. Sonrası tam bir facia tabi. Kardeşimin evinde hiç kitap yoktu. O da mecburen itiraf etti. Kız biraz kapris yapsa da kardeşim "Kitap okumak nedir senin için kitap bile yazarım" gibi süslü laflarla kızı ikna etti. Ağzı iyi laf yapıyor keratanın.

Sonuç; üzüm üzüme baka baka karardı ve kız kitap okumayı bıraktı. Halbuki benim ne umutlarım vardı. Kız çeyizinde sandık sandık kitap getirir diye düşünüyordum. Meğer kız sevgilisi olmadığından kendini kitaplara adamış

Kitaba gelirsek çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Zülfi Livaneli ise eğer kitabın kapağındaki isim, bilin ki o kitabın sayfalarından kalite akar. Bir gazeteci bir cinayeti araştırmak için eskiden elektrik mühendisi olan sonradan köye taşınan Ahmet'in evine giderek araştırma yapmaya başlar. Ahmet'in kardeşi Mehmet'in hikayesini öğrenince asıl araştırma konusu yaptığı Arzu Kahramanın cinayetini unutmuştur. Araştırdıkça olayların üzerine farklı rüzgarlar eser.