Semerkant

Amin Maalouf
Çevirmen:
Ali Berktay
Editör:
Korkut Erdur
Tasarımcı:
Nahide Dikel
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Şubat 2025
İlk Yayın Tarihi:
1988
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Samarcande
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750810031
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek okumayı sevmiyorum, ama bu kitabı İlber Hoca tavsiye ettiği için okuma gereği duydum. Eleştirime geçmeden önce kısaca kitaptan bahsedeyim. ~ Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölüm ağırlıklı olarak Karahanlı dönemi, ikinci bölüm Selçuklu dönemi, üçüncü ve dördüncü bölümler ise yakın tarihin olaylarını ele alıyor. Tabi isminden de anlaşılacağı üzere İran coğrafyasının tarihi anlatılıyor. Kitapta, ilk iki bölüm itibariyle Ömer Hayyam ve onun yaşadığı dönem hikayeleştiriliyor. Üç ve dördüncü bölüm ise Ömer adını alan bir Amerikalı’nın Ömer Hayyam’ın eseri olan Rubailer’i bulma arayışını hikayeleştirilerek, İran’ın yakın tarihini aktarıyor. ~~ * Birinci eleştirim, yazarımız sanırım Lübnan’lı ve Fransa’da yaşamını sürdürüyor… yani yazarımız bir Arap :) İnsanların milli kimlikleriyle ilgili benim bir sorunum yok, ama bir çok Arabın Türklerle sorunu var! Yazarda da bunu gözlemledim bu kitapta. İlk bölüm ve İkinci bölüm itibariyle Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını çok küçük gösteren cümleler sarfediliyor. Alparslan ve özellikle Melikşah’ı tanımasak, vasıfsız kişiler olarak yutturacak bize Amin Maalouf! Özellikle Melikşah dedim çünkü Melikşah’tan söz edildiği yerleri dikkatlice okuduğunuzda yazarın Melikşah’ı ciddi anlamda gömdüğünü görebilirsiniz. Selçuklu Tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan, koca Melikşah’ı, haremin oyuncağı haline getirmiş. Tamam tarihi roman yazmışsın, iyi hoş, çok güzel, ama yapma; tarihi bilmeyen insanlar bu romanı okuyunca koca Melihşah’ı senin anlattığın gibi pısırık,vasıfsız olarak tanıyacaklar. Hele o Alparslan ve halifenin kızıyla evlenme
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
1K'nın Kanser Eden İncelemeleri
7/10
·318 syf.·
2022 291. kitabı
Çıldırdım, delirdim, aklımı kaybettim, kendimden geçtim; ve bunların hepsi kitabı okuduktan sonra değil, Semerkant hakkındaki incelemeleri okuduktan sonra oldu. Arkadaşlar nerden başlayayım bilmiyorum, rastgele herhangi bir incelemede yazılan sözleri paylaşayım buraya: "Amin Maalouf'ta bir sorun var, adam gerçekten çok şey veriyor ve iyi bir okur olduğunu düşünüyorum. Tarafsız tarih anlatıcılığı..." hopppp. Bir duralım, tarafsız tarih anlatıcılığı? Ciddi misiniz? Tarafsız? Bildiğimiz iki tarafa da eşit ve objektif şekilde yaklaşma anlamındaki tarafsızlık değil mi bu? Bakın arkadaşlar, Türk olarak kendi tarihimizi yüceltebiliriz, yücelsin de; tarihimizle de geçmişimizle de gurur duyuyorum. Bizim yüceltebilmek için sebeplerimiz varken, yabancı bir insanda bu durum yok. Ne biliyorsa, onların bölgesinde ne anlatılıyorsa, hangi kaynaklar okunuyorsa buna göre yorumluyorlar. Onlar da memleketlerini yüceltiyorlar, haklı olarak. Bu nedenle yabancı yazarlardan bizim memleketimizin tarihini okumayı seviyorum, çünkü tarihteki hatalarımızı yumuşatarak söyleme derdi yok; bu da hatayı daha çözülebilir kılıyor. Buraya kadar sorun yok. Yazarımız Arap. Benim için sorun değil, Arabistan halkının huylarıyla taban tabana zıta yakın bir insan olsam da Arabistan'ı severim. En yakın arkadaş grubumda canımı verebileceğim 2 arkadaşım Arap göçmeni, Arap alfabesini biliyorum ve Osmanlıca da okuyabiliyorum az uz. Yani demem o ki, hiçbir problemim yok herhangi bir arapla; ancak bu insanların bizimle sorunu ne bilmiyorum arkadaşlar. Hani diyorlar ya "tarafsız tarih anlatıcısı" diye, bu adam Melikşah'ı yerden yere vurdu, küçük düşürücü tonla söz var. Hatta karakterle sınırlamayayım, kitabın ilk 2 bölümünde(ilk 173 sayfa) fazlasıyla aşağılama var. Kitabı okumanıza bile gerek yok, göz gezdirseniz
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Tarihsel Üçlü: Hayyam, Nizamülmülk, Sabbah.
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 02:45
Aynı çağda, aynı topraklarda, ama farklı ideallerin temsilcileri: Hayyam: Akıl, Bilim, Özgürlük Nizamülmülk: Devlet Düzeni, Otorite, Sistem Hasan Sabbah: İnanç, Fanatizm, Mutlak İktidar Roman, bu üç figür üzerinden İslam uygarlıklarının kader çatışmasını anlatıyor. Amin Maalouf ’a göre Doğu dünyasında akıl ve hoşgörü yenildi. Bilim geri çekildi, fanatizm galip geldi. Hayyam’ın yolu kayboldu, sadece rubaileri kaldı. Maalouf yalnızca tarihi anlatmaz. Günümüz dünyasındaki hoşgörüsüzlük, ideolojik sertlik ve düşünce özgürlüğüne yönelik tehditleri ima eder. "Geçmişte kaybettiklerimizi bugün hâlâ arıyoruz" fikrini işler. Lübnanlıdır ve Doğu’nun iç çatışmalarına doğrudan tanıklık etmiştir. Doğu’nun potansiyelini ve trajedisini birlikte anlatır. Semerkant, onun kimlik, tarih ve medeniyet üzerine kişisel sorgulamasıdır. İşte bu temel yapı üzerine kurulu roman, yalnızca bir dönemin olaylarını değil, aynı zamanda insanlık tarihindeki tekrar eden döngüleri de önümüze seriyor. Kitabın başındaki yazmanın Titanik ile batışı; bilginin, aklın ve uygarlığın kırılganlığını simgeler. Hayyam’ın bilgeliği bir daha ele geçirilemeyecek şekilde kaybolur. Modern dünyanın kibirli ilerleyişi ve çöküşüyle örtüşür. Kısa özetle: Semerkant, bir bilgelik mirasının kayboluşunu, uygarlıkların seçimlerini ve bunların bugünümüze yansıyan gölgesini anlatan büyük bir tarihsel ve felsefi romandır. Ömer Hayyam’ın el yazması Titanic ile birlikte battı… çünkü insanlığın bilgeliği koruyacak olgunluğu hiçbir zaman tam oluşmadı.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 16:42
Tarihi seven sevmeyen herkesin okuyabileceği bir şaheser… Müthiş bir anlatım , betimlerimi sizi o ana götürür gibi. Çok spoiler vermem , Fakat Ömer Hayyam’ı anlaması ve bunu okuyucuyla birleştirmesi muazzamdı . Belki rubailerini bir nebze anlayabiliriz bu eserden sonra . Herkesin okuması dileğiyle…
1000Kitap
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
8/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 20:23
Semerkant, zamanın içinden süzülen bir yolculuk gibi. Romanın en büyüleyici tarafı, bizi Semerkand’ın ihtişamlı sokaklarından alıp yüzyıllar sonrasına, hatta Titanik’e kadar taşıması. Yani aslında bir defterin Ömer Hayyam’ın yazdığı “Rubaiyat”ın peşinden, hem tarih içinde hem de insan ruhunun derinliklerinde yolculuk yapıyoruz. Okurken şunu hissediyorsunuz : Hayat çok kısa, zaman elimizden akıp gidiyor ama geriye kalan tek şey, içtenlikle yazılmış bir şiir ya da kalpten duyulmuş bir sevgi oluyor. Bu yüzden “Semerkant”, insana hem tarihî bir serüven yaşatıyor hem de ruhunu yumuşacık bir dokunuşla sarıyor. Kitabı bitirdiğinde içini tatlı bir hüzün kaplıyor, ama aynı zamanda daha derin bir umut da. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 00:00
İki farklı çağda, iki farklı coğrafyada, ama aynı büyülü el yazmasının peşinden koşulan destansı bir yolculuk. Maalouf, romanı ustaca iki ana bölüme ayırmış. İlk bölüm, beni doğrudan 11. yüzyılın o ihtişamlı ama bir o kadar da çalkantılı Semerkant'ına, İsfahan'ına götürdü. Ömer Hayyam'ın dünyasına adım attım. Genç, deha sahibi bir matematikçi, gökbilimci ve nihayetinde o eşsiz rubailerin şairi... Onu izlerken, dönemin iki kudretli ismi, Selçuklu Veziri Nizamülmülk'ün bilge siyasetini ve Haşhaşilerin kurucusu, Hayyam'ın eski dostu Hasan Sabbah'ın acımasız ihtirasını da yakından deneyimledim. Bu üç ismin arasındaki dostluk, bilgiye duydukları ortak tutku ve sonradan yollarının ayrılışı... sanki ben de onların masasında oturmuşum, onların çatışmalarına sessiz şahitlik etmişim gibiydi. Kitabın ilk yarısı, Hayyam'ın o ünlü Rubaiyat'ını nasıl kaleme aldığını, ona eşlik eden şair Cihan ile olan zarif ilişkisini ve eserin elden ele, yüzyıldan yüzyıla nasıl bir efsaneye dönüştüğünü anlatıyor. Maalouf'un dili o kadar akıcı ve betimlemeleri o kadar canlı ki, kendimi Nizamülmülk'ün sarayında bir köşede, Alamut Kalesi'nin surlarında ya da Hayyam'ın rasathanesinde gökleri seyrederken buldum. Bu kısım, edebi lezzeti ve tarihle kurgunun mükemmel harmanı açısından beni tam anlamıyla büyüledi. Hayyam'ın felsefesi, kader karşısındaki teslimiyeti ama aynı zamanda sorgulayıcı zekası, beni derinden etkiledi. Ancak hikaye, Hayyam'ın dünyasından kopup ikinci bölüme, yani 20. yüzyılın başlarına geçtiğinde, sanki bambaşka bir romana başlamışım gibi hissettim. Bu kez anlatıcı, Amerikalı Benjamin O. Lesage… Hayyam'ın kayıp Rubaiyat'ının son versiyonunun peşine düşmüş, maceraperest bir ruh. Bu ikinci kısım beni, çalkantılı bir modernleşme sürecine giren İran'ın ve Meşrutiyet Devrimi'nin siyasi
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
7/10
·320 syf.··
2026 18. kitabı
18 yüzyıl İran'ını önemli isimlerle ele alındığı eser.İki bölümden oluşuyor diyebilirim.İlk bölüm tarihsel yönleri fazla olmakla birlikte akıcı ve sürükleyici.İkinci bölümü ise yazarımızın sanırım kendinden çokça düşünceler ve hayaller kattığı mistik bir son olmuş.Eserde Ömer Hayyam , Hasan Sabbah , Nizamülmülk ve Melikşah gibi tarihte önemli yer edinmiş isimleri görüyoruz.Semerkant Türk-İslam tarihi için mühim bir coğrafya , mühim bir geçmiştir.Bu isimler hakkında tarihte bir çok farklı görüş bulunuyor.Yazarımızda buna ortak bir yazı kaleme almış, çoğu hayal ürünü olan orta halli bir eser olmuş diyebilirim.Yinede bize bu önemli tarihi ve bu tarihte geçen kişileri hatırlatıp , araştırma ve bilgi edinme yoluna sevk ediyor.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
8/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 20:27
O gece birbirimizi aynı kitabın içine gömülerek sevdik. Semerkant Ömer Hayyam'ın yaşamından kesitlerle Semerkant'tan, İran'a, Nİzamülmülk'e uzanan soluksuz okuyacağınız muhteşem bir eser. Keyifli okumalar, kitapla kalın... Benden yazılarını gizleyebilirsin, gözyaşlarını değil. Onları görmek, onlara dokunmak, benimkilere karıştırmak istiyorum, yanaklarımda izleri, dilimde tuzlu tatları kalsın istiyorum...
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2015 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2015 12:24
Okuduğum ilk Amin Maalouf kitabı. Az önce şimdiye kadar niçin bu kitabı okumadım diye kendimle küçük bir iç hesaplaşma yaşadım ve bundan sonra yazarın diğer kitaplarını da okumaya karar verip olayı tatlıya bağladım :) Öncelikle yazar tarihi gerçekleri müthiş bir kurgu içerisinde okura aktarıyor. Ve Hasan Sabbah, Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Melik Şah gibi tarihi karakterleri o kadar güzel ve etkileyici bir şekilde tasvir etmiş ki ; kendimi bu karakterler ile birlikte Semerkant sokaklarında buldum. Onlarla yedim içtim, onlarla gezdim, onlarla sevip onlarla üzüldüm. Özetle roman çok iyiydi tavsiye ederim. :)
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
8/10
·320 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 11:37
Semerkant – Amin Maalouf Semerkant, benim için sadece bir tarihi roman olmadı. Okurken bir yandan Ömer Hayyam’ın hayatına, bir yandan İran tarihine, bir yandan da insanların yüzyıllardır değişmeyen tutkularına tanıklık ettim. Amin Maalouf tarihî olayları öyle bir kurgunun içine yerleştiriyor ki neyin gerçek neyin kurgu olduğunu zaman zaman unutuyorsunuz. Roman, Ömer Hayyam’ın rubailerinin etrafında şekillenen ve yüzyılları aşan bir hikâye anlatıyor. Kitapta en çok hoşuma giden şey, tarih anlatırken bunu kuru bilgilerle yapmaması oldu. Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk gibi isimler sadece tarih kitaplarında gördüğümüz kişiler olmaktan çıkıyor; korkuları, tutkuları ve hayalleri olan insanlara dönüşüyor. Özellikle bu üç karakter arasındaki ilişkiyi okumak oldukça etkileyiciydi. Amin Maalouf’un dili çok akıcı. Tarihî romanlarda bazen yoğun bilgi aktarımı okuma zevkini azaltabiliyor ama Semerkant’ta böyle bir durum yaşamadım. Sayfalar ilerledikçe hem hikâyenin hem de dönemin içine daha çok çekildim. Birçok okurun da kitabı özellikle akıcılığı ve tarih ile edebiyatı birleştirme biçimi nedeniyle sevdiğini görmek mümkün. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey ise zaman kavramı oldu. Yüzyıllar geçiyor, imparatorluklar yıkılıyor, insanlar ölüyor ama bazı düşünceler, bazı eserler yaşamaya devam ediyor. Ömer Hayyam’ın rubailerinin kitap boyunca adeta bir karakter gibi var olması çok etkileyiciydi. Romanın ikinci bölümünde hikâyenin farklı bir zamana taşınması da kitaba ayrı bir derinlik katıyor. Eser, 11. yüzyıldaki Semerkant’tan başlayıp 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Semerkant, bana tarihin aslında geçmişte kalmış bir şey olmadığını düşündürdü. İnsanların hırsları, inançları, aşkları ve hayalleri değişse de özünde benzer
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma

Yazar Hakkında

Amin MaaloufYazar · 19 kitap
Amin Maalouf ya da Emin Maluf (Arapça: أمين معلوف‎ Emin Maʿluf), 25 Şubat 1949 Beyrut doğumlu, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı yazar. 1976'dan beri Fransa'da yaşamaktadır. Yazar 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Kitapları 40'tan fazla dile çevrilmiş, eserleri Fransa'da ve çevrildiği birçok dilde geniş okur kitlesine ulaşmıştır. 1949'da Beyrut, Lübnan'da doğdu. Annesi Türk kökenli Mısırlı, babası Melkite Katolik cemaatindendi. Ekonomi ve toplumbilim okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. Lübnan'da iç savaşın çıktığı 1975'e kadar Lübnan'da gazetecilik yaptı. Bu tarihte Paris'e göç etti. Yazar halen Paris'te yaşamaktadır. Çeşitli yayın organlarında yöneticilik ve köşe yazarlığı yapmış olan Maalouf, bugün vaktinin çoğunu kitaplarını yazmaya ayırmaktadır. Yapıtlarında çok iyi bildiği Asya ve Akdeniz çevresi kültürlerinin söylencelerini başarıyla işleyen Maalouf, 1983 yılında yayımlanan ilk kitabı Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (Les Croisades vues par les Arabes) ile tanındı. Bu kitap, çevrildiği dillerde de büyük bir başarı kazandı. 1986'da yayımlanan ve aynı yıl Fransız - Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan ikinci kitabı ve ilk romanı Afrikalı Leo (Léon l'Africain) bugün bir "klasik" olarak kabul edilmektedir. Maalouf'un 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant (Samarcande) da coşkuyla karşılandı ve pek çok dile çevrildi. Maalouf'un sonraki kitapları da yine roman tarzındaydı: 1991'de yayımlanan Işık Bahçeleri (Les Jardins de Lumiére) ve 1992'de yayımlanan Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (Le premier siècle après Béatrice). Maalouf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1996'da Doğunun Limanları (Les Echelles du Levant) adlı romanı ve 1998'de ise Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières) adlı deneme kitabı piyasaya çıktı. 2000'de Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (Le Périple de Baldassare) adlı romanı yayımlandı. Ayrıca 2002'de opera için yazdığı ve Finlandiyalı müzisyen Kaija Saariaho'nun bestelediği Uzaktan Aşk (L'Amour de loin) Maalouf'un ilk librettosudur. 2004'te yayımlanan Yolların Başlangıcı (Origines) adlı ailesini anlatan bir çeşit hatırat kitabından sonra, 2006 yılında Adriana Mater adlı ikinci librettosunu yayınladı. Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri kitaplarında mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı-Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Afrikalı Leo kitabında Osmanlı ve Yavuz Sultan Selim'in Kahire seferinde 8000 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiştir. Kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda analizler ve tespitler yapmaktadır. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar kitaplarında sürekli olarak işlenir. Kurgusal eserleri Afrikalı Leo (1986) Semerkant (1988) Işık Bahçeleri (1991) Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (1992) Tanios Kayası (1993) Doğunun Limanları (1996) Yüzüncü Ad (2000) Doğu'dan Uzakta (2012) Empedokles'in Dostları (2021) Opera librettoları Uzaktan Aşk (2002) Adriana Mater (2006) Kurgusal olmayan eserleri Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (1983) Ölümcül Kimlikler (1998) Çivisi Çıkmış Dünya (2009) Uygarlıkların Batışı(2019) Hatırat Yolların Başlangıcı (2004)