Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·343 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 16:05
Meryem ;Van gölü kıyısındaki bir kasabada Allah'ın kendisini sevmesinden başka bir şey beklemeyen 17 yaşında saf zavallı bir kız. Şeyh amcasının tecavüzüne uğramış bir töre cinayetine kurban gitmek üzere. Tüm bu yaşadıklarına rağmen, hayatta kalma mücadelesi, cesareti anlatılıyor. Profesör; İstanbullu ve Aydın bir kişilik. Hayata karşı artık Umut beslemeyen, hayattan hiçbir beklentisi kalmamış sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, teknesiyle amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor. Cemal; Gabar dağlarında PKK peşinde koşmuş bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde ömrünün en zor göreviyle karşı karşıya kalıyor. Ailenin yüz karası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor. Bu zor görev Cemal'e veriliyor. . . Her biri bu mutluluğu arıyor. Kendilerinin,birbirlerinin ve ülkenin ruhunun derinliklerine doğru çalkantılı bir yolculuğa çıkıyorlar. Onlar zorlu bir sürece yelken açıyorlar. - - - - - - - - Okumanızı tavsiye ederim kitap severler. 🪻
Duygu ve Düşünce
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
2019 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2019 18:34
Demek ki bu hayatta mucizeler mümkün... Anadolu gerçeği, dünya gerçeği her meselenin birbiri içine dahil oluşu. Okunası bir Zülfü Livaneli kitabı. Olaylati birbiri ile bağlama noktasında büyük başarı sağlanmış. Iyi okumalar.
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
9/10
·343 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Zülfü Livaneli'den çok güzel bir roman.En sevdiğim yanı ise bölüm bölüm olması sebebi ise bir bölümü okuyorsun en heyecanlı yerinde diğer bölüme geçiyor inanın o bölümde tıpkı bu bölümü gibi sürükleyici.
Edebiyat
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
2019 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2019 21:47
Ne mutluluğu Anlamadım ki...
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.·
2019 60. kitabı
Klasik bir töre hikayesi…Van Gölü’ne yakın bir kasabada yaşayan 17 yaşındaki Meryem’in, amcası tarafından tecavüze uğraması ile başlar aslında benzerlerinin birçok kez yaşandığı hikaye. Meryem daha
Edebiyat
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.·
2020 28. kitabı
Kitabı okurken hemen şunu gördüm yazar bir telaşla ülkenin tüm meselelerini kahramanlarının ağzından bize aktarıyor ve aktarırken kendi dünya görüşünü de empoze ediyor bir sanatçının misyonu farklılıkları körüklemek değil ortak zenginliklere çağırmak olmalıydı aslında ama yazarda bunu göremedim bu bakış acısının aydın olmanın gereği mi yoksa "kendi ülkemi eleştirirsem bana da bir Nobel ödülü ilerde verirler" düşüncesi mi olduğunu tam anlayamadım Kitabı okurken edebi bir haz alamadım ve yazarın kendi ideolojik kalıpları arasında sıkışıp kaldığını görünce üzüldüm yitik aydın tipini kendi değerlerine yabancılaşma halkçı görünüp halka tepeden bakma gibi çok şey vardı ama yüzeysel bakarsak ülkenin güncel sorunlarını ele alarak bunlar üzerinde düşündürüyor mutlu olmayan insanlar varken toplumsal mutlulukların olmayacağını hatırlatıyor eşlik eden şarkım Taylor Swift/Everything has changed
Edebiyat
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
2024 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 01:21
Livaneli okumak gerçekten çok rahatlatıcı. Hem güzel bir hikaye okuyorsunuz, hem ya hiç bilmediğiniz ya da kenarından köşesinden fikrinizin olduğu bir çok şeyi öğreniyorsunuz, hem de anlaşılması kolay bir o kadar da anlamlı cümlelerin keyfini çıkarıyorsunuz. Yazarın üslubunun okuyucuya, okurken büyük kolaylık ve tatmin duygusu sağladığını düşünüyorum. Bu hikayede de yine bu toprakların yakın geçmişine gidiyor, karanlık ve aydınlık yönlerini hatırlıyor, anılarımız eşliğinde keyifli vakit geçiriyoruz.
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
2020 12. kitabı
Gençlerin, insanların dinden neden korktuğu, uzaklaştığı çok güzel bir hikaye üzerinden anlatılmış. Filmide olan bir kitap fakat sonu kitapla aynı bitmiyor.
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
7/10
·376 syf.··
2021 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 23:32
Kendini okutan bir kitap gerçekten...Livaneli’nin bir diğer okuduğum kitabı SerenadSerenad ‘da olduğu gibi bir yaşlı profesör kahraman beni şaşırtmadı. Birçok klişeleşmiş ülke meselesine değinilen bu kitabın benim tek sevmediğim yanı ele alınan üç karakterin bir araya getirilişindeki kurgu zayıflığıydı...Ama bir süre sonra yadırgamıyorsunuz, tavsiye edebileceğim bir kitap.
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
2021 7. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 22:14
Bir çok yerde var olan ama göz ardı edilmeye alışılmış bir gerçeği ve daha bir çok konuya cesurca değinen bir kitap, akıp gitti, tıpkı bir Anadolu filmi izliyormuşçasına..
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,6bin okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."