Arachnoid Mater

·
Okunma
·
Beğeni
·
680
Gösterim
Adı:
Arachnoid Mater
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257112079
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Elma Yayınevi yazarlarından Serkan Karaismailoğlu, Mater Serisinin ikinci kitabı Arachnoid Mater ile okurlarla buluşuyor. Serinin ilk kitabı olan Pia Mater’den sonra merakla beklenen ve ilk kitabın devamı niteliğindeki bu eser, okuyucuyu inanılmaz heyecanlı ve gizemli olaylara sürükleyecek gene. Hepimizin yakından tanıdığı karakterlerin yaşadıkları esrarengiz olaylara bir kez daha şahit olacağız. Bu heyecanı yaşarken yazarın incelikle metnin içine işlediği bilimsel veriler ise eminiz ki Nöro Roman sevenleri Mater Serisine hayran bırakacak.

Merhaba okuyucu. Kim olduğunu ya da hangi tarihte olduğumuzu bilmiyorum ama şu an bu satırları okuduğuna göre bir şekilde yolumuz kesişmiş demek. Baştan uyarayım. Burada yazanlar küçük bir olayın parçasıymış gibi görünse de aslında kökleri oldukça derinlere uzanan karışık bir hikâye var karşında. Hatırlayabildiğim kadar yazmaya çalıştım her şeyi. Çünkü ben sonum. Olur da bana bir şey olursa, nöronlarımda yaşamakta olan bu bilgiler toprağa gömülecek. O yüzden her şeyi yazmak istedim. Geçmişim ve hatıralarım ölmesinler diye onları diri diri sayfaların içine gömdüm. Umarım beni ve yaşadıklarımı anlarsın. Evime ve vücuduma hoş geldin.
488 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bir romanın arkasında 50 tane kaynakça olan kaç kitap okudunuz?

Ön siparişe sunulduğu anda aldığım ve Pia Mater adlı kitabın devamı olan kitaptı.

Kolay kolay bir kitap için incelemelerde bulunmuyorum. Fakat gerek bilimselliği, gerek de bilimsellik üzerine oluşturulan kurgusuyla buna mecbur kaldım, kesinlikle inceleyip size önermem gerekiyor çünkü :))
9/10’un altında vermek bence büyük bir haksızlık.

Bilim kurgu üzerine roman yazmak hiç de öyle kolay değil. Hele bir de nöro-roman olacaksa daha da zor.
Bir Türk yazardan-bilim adamlarından ( aslında bir sinirbilimci, Serkan Karaismailoğlu) bu tarz bilim kurgu kitaplarını okumak gerçekten sevindirici ve gururlandırıcı. Belki de bir eşiği yavaş yavaş aşıyoruz.

480 sayfalık bir kitaptan birçoğunu elememe rağmen 19 alıntı yapmışım. (Alıntıların hepsinde kaynakçaya sahip olan bilgilere yer vermedim, alınıp bu şekilde ulaşılması daha doğru olacaktır.) Tamamen altı çizilecek cümlelerle dolu.


İlk kitap olan “Pia Mater”e göre çok daha anlaşılır (herkesin zorlanmayarak okuyacağı) bir dil kullanılmış ve ilk kitaptaki gibi gereksiz çok fazla “nöron, amigdala, korteks” gibi bilimsel kelimeler kullanılmamış. Karakter tiplemeleri yine müthiş.
Ayrıca yeni ortaya çıkan karakterlerin isimleri de yine ilk kitaptaki gibi (İlias, Meryam vb.) zorlama - biraz çakma - olmamış.

Fakat ilk kitaba göre verdiği bilimsel bilgiler ilk kitabına göre daha sönük kalmış bana göre. Bu kitapta ağırlıklı DNA ve Genetik üzerine bilgiler verilmiş (Herkesin anlayabileceği şekilde). Bir eliniz Google’de olacak ve araştırmak için hevesleneceksiniz.

Yine kurgusuyla ve kitabın sonunda o bıraktırdığı şaşkınlıkla mest etti.
Sadece bilim için (İnsanlık ve geleceği için çok önemli) feda edilenler, bu uğurda ölenler... Bir şey uğruna kaybedilenler, kazanılanlar.
Sadece bilim kurgu değil, aşk, biraz polisiye, macera..

HERKESİN ANLAYABİLECEĞİ BİR DİLDE YAZILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM, OKUMANIZA ENGEL BİR ŞEY YOK, ENDİŞENİZ OLMASIN.

KESİNLİKLE PİA MATER ADLI KİTABIN DEVAMIDIR. TEK BAŞINA OLARAK VE İLK OKUNAN KİTAP, BU OLMAMALIDIR !


EN ÜZÜCÜ NOKTASI 3. KİTAP OLACAK OLAN “ DURA MATER “ i 2021’E KADAR BEKLEMEK OLACAK.
488 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Pıa Mater adlı kitabını bir solukta okuyuvermiştim Serkan Karaismailoğlu'nun. Bu kitabı da büyük bir merakla ve heyecanla bekliyordum. Çıkar çıkmaz da aldım fakat azıcık hayal kırıklığına uğradım sanırım. İlk kitabı daha güzeldi sanki. Bu kitapta bayağı bir bilimkurguya kaymış. Kitabı bir bilimkurgu filmi izler gibi okudum. Bu kötü bir şey değil elbet ama ilk kitaptaki edebilikten uzaklaşmış geldi bana. Bir de
kitabın ilk 150 hatta 200 sayfası sıkıcı geldi diyebilirim. Hadi gir artık olaya dedim durdum. Sonlara doğru zirve yaptı, olaylar oldukça girift bir hal aldı. Bakalım Dura Mater nasıl olacak? Merakla bekliyorum.
Herkese şimdiden iyi okumalar diliyorum. :)
488 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bitmesin derken 2. Kitabımız da bitti
Şimdi 3. Kitabı Dura Mater’i bekleyeceğiz
Bir solukta okuttu
Ne ara sona geldik
Hiç bitmesin istedik ama her güzel şey gibi
Bu da bitti
O kadar çok bilimsel literatür öğrendim ki kitabı hiç bırakmak istemedim
Bir taraftan araştırıyorum, bir taraftan okuyorum, inceliyorum
Bu nasıl bir kitap
Ne nöronlarımla anlatabilirim, ne de duygularımla
Sadece şunu söyleyebilirim
Evet okuyucular bir ağın içine gireceksiniz ama o ağ o kadar sağlam ki sizi her yerinizden bağlayacak ve siz o ağdan kurtulmak istemeyeceksiniz
Ve oturup en kısa sürede bu kitabı bitirmeye çalışacaksınız
Ve bu kitabın ismi de en güzel ağlardan oluşmuş
488 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı bitirip kapağını kapatınca birden kendinizi şimdi ki zamana isinlanmis gibi hissediyorsunuz. Aklınızda hep soru işaretleri, nasıl olur, ne oldu, neden?!! Konular yarım kaldı yine #duramater i bekliyecegiz bir sene daha.. sanki izlediğim filmin sahnesi dönüp duruyor gözümün önünde beni en çok etkileyen karakter Galen oldu. Çok soru var kafamda Galen ile ilgili. Neyse yazmaya balsarsam spoiler vericem. Ama aklımda başka bir soru daha var; bir insan ne yaşamış olabilir ya da nasıl bir ruh halinde yazmış bu kitabı bu hikayeyi.. çünkü ilk kitabı okuyanlarda bilirler ki bazı yerleri vahşet dolu gerçek olmasini istemeyeceğiniz şeyler hayal bile edemiyeceginiz belki de... Yazarı çok tanımıyorum ama yazarla ilgili çok soru var kafamda. Mesela ateist birisi mi? Ya da nasıl bir çocukluk geçirmiş neden hikayeler bu kadar vahşet dolu? Belki de Galen kendisi. Aşk tefsirleri öyle güzel ki, belki de Galen gibi sevdi aşık oldu ondan bu kadar duygu yüklü yazılar yazdı. Peki Galenin yaptığı ne? Bencillik mi aşk mı? Aşk bu mu ya ?!! Dünya yansın ama sevdiğimyanimda olsun! Kendine ve etrafında ki herkese ihanet etmek değil mi bu? Birine bu kadar bağlı olmanin adı aşk mı yoksa başka bişey kmk bilen biri açıklasın.
.
.
Lütfen sonu mutlu bitsin, " Galen "!!!
486 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitabı bitirdiğinizde ilk hissedeceğiniz şey “Allahım ben bir sene boyunca kitabın devamının çıkmasını nasıl bekleyeceğim? Olacak. Tam şu an da hissettiğim gibi. Birinci kitapta ki olay döngüsü çok daha karmaşık bir şekilde ilerlerken her olay da ağzınız bir karış açık kalıyor. En sevdiğim kitap türü şaşırtan, ilgi çeken, heyecan dolu
488 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bilim adamlarının roman yazması ve bu yaparken de içine bilimsel bilgileri sığdırması ve bunları kurguya dahil etmesi o kadar güzel oluyor ki. Size nasıl anlatayım derseniz bu kitap serini okuyun veya bir sene bekleyin diğer kitap çıksın hepsini birden okuyun tahminen toplamda 1500 sayfa olur.

Beyin genetik dna ile ilgili okurken Serkan Karaismailoğlu un kadın beyni erkek beyni kitabına denk geldim ve diğer kitaplarını da satın aldım. Hepsini okumam bir hafta sürmedi. Neden çünkü çok güzel ve eğlenceli bir üslupla yazılmış. Özellikle bölüm başlarındaki alıntılar bile okumak için yeterli.

Gelelim kitaba :) spolier verecek değilim. Sadece bilim için gerekirse ölümü göze alan ve bu uğurda ölen insanlar olmasa dünya belki de şu an bu teknolojik ve özgür bilimsel düşünceye sahip olamayacaktı. Yazarın da bu bilime gönül veren insanları bir grup/birlik/oluşum olarak kurgulaması ve bunu yüzyıllarca sürecek bir maceraya dönüştürmesi ne kadar zeki ve bol okuyan bir kişi olduğunu gösteriyor.
Kitaptaki karakter isimleri de ayrı bir güzel.
Tesla
Maryem
Atlas
Noah
Galen (Tıpına kurban olduğuım)
Eva
Kitap öyle bir yerde bitiyor ki bir çok soruya cevap veriyor ve bir sürü yeni soru da ortaya çıkıyor. Şimdilik beklemekten başka bir imkanımız yok.
488 syf.
·3 günde
Pia Mater’i okuduktan sonra seriyi devam ettirmeliydim. İkinci kitap olan Arachnoid Mater ile daha fazla derinleşen ve güzelleşen bir kurgu olmuş. Çıktığı günden bu yana çok satanlar listesinde olmayı hakeden bir roman. Olayların birbiri ile uyumu, zamanlaması, aynı anda gerçekleşen olaylar arası geçişler film tadında gerçekten. Bölüm başlarında yer alan alıntılar hep altı çizilesi.
Ufak bir eleştiri yaparak incelememi bitireceğim: “Her kadın güzeldir(!)” algısını biraz fazla abartmış hocam... Kitaptaki her kadının fiziksel olarak “baştan çıkarıcı” olmasına gerek yoktu bence.. Hepsi ultra zeki ve hepsi ultra ultra güzel:)
Umuyorumki üçüncü ve son kitapla olaylar güzel bir sona bağlanır.
Serkan Karaismailoğlu Arachnoid Mater Artemisia
488 syf.
·Beğendi·9/10
Bazenleri ne desen boş.
Ikinci kitap için @serkan_karaismailoglu çok teşekkür ediyorum. Kalemine nöronlarına sağlık diyorum .
Bence edebiyatımız açısından da önemli bir kitap , umut ediyorum Türkler tarafından film veya kısa dizi şekline getirilebilir ve bunu bu kitaba layık bir şekilde yaparlar .
Arachnoidmater okumadan önce mutlaka piamater okumanız şart.
Olaylar bir biri ile bağlantılı ve biliyorum ki şuan heyecanla okuyan bir sürü okuyucu var . O yüzden içerikten bahsetmeyeceğim.
Okuduğunuzda pişman olmayacaksınız bunu söyleyebilirim , en cok beğendiğim kaynakça gösterilmiş olması ve bahsedilen teknolojilerin gerce varlığı insanı heyecana sokuyor... Tabi insanı üzen bazı durumlarda var , sevdiğiniz bir karakter ortadan kalkabiliyor ama bu kitabı daha çekici hale getiriyor.
Ve bu kitabın Türk bir yazar tarafından yazılmadı gurur verici ...
EĞER ÖNÜNDEKİ YOL UZUNSA YOLA ÇIKTIĞIN INSANLAR ÇOK ÖNEMLİDİR.
Ve biz okuyucular seninle yeni bir yola çıkmaya hazırız lütfen bu sefer ara bu kadar uzun olmasın.
Üçüncü kitabı yakın zamanda bekliyoruz...
488 syf.
·4 günde·10/10
"Yattığı yerden zamanlar ve mekanlar arasında yolculuk yapmayı düşleyenler,
İhtiyacınız olan astral seyahat değil, sadece güzel bir kitap..." diyordu yazar kitabında ve bu kitap en güzel astral seyahata bedel bir kitap. Okuduğunuz her sayfada olayların ardı sıra kestiremeyeceğiniz, her sayfasında ayrı bir heyecan duyup sinir bilimsel bilgiler öğrenebileceğiniz bir kitap.
Kendini size çeken bir üslubu var yazarın, yazarı ilk tanıdığım sıralarda youtube daki bütün videolarını bir hafta içinde izledim ve hâlâ yeni bir yayın yapınca heyecanlanıp sonuna kadar dinlediğim bir yazar. Yeni içerikler üreten gerçek bir bilim insanı ve her ne kadar kendini yazar olarak tanınlamasa da gerçek bir bilim kurgu romanı yazarı.
Herkesin okumasını tavsiye ederim, tabi bu kitap Pia Mater in devamı öncelikle onu okumak gerekir :)
İyi okumalar.
488 syf.
·4 günde·8/10
Öncelikle: #71581715

Açıkçası ilk kitap Pia Mater'de uzun bir süre kütüphanemde olmasına rağmen okumaya yakın bir zamana kadar elim gitmemişti fakat sonrasında akıcılığıyla kendini okutunca, hazır kendisini yeni okumuş, anılar hipokampüsümde taze depolanmış, nöronlarım çılgın atarken (böyle yazınca çok havalı değil mi?) "okuyayım da aradan çıksın bari" dedim. Şimdi ister istemez de tüm artı ve eksilerde ilk kitapla kıyaslama üzerinden olacak ki ilk kitaba kıyasla artılarını daha fazla buldum. Kitabın en büyük artısı olayı zaten hali hazırda biliyor olmanız. :D

Bakın arkadaşlar bende dikkat dağınıklığı var, yani uzun bir süre bir işe konsantre olamıyorum, olursam da dikkatim kolayca dağılıyor. Hani bir gün lazım olur da, bana işkence yapmak isterseniz 5 sayfa boyunca odayı anlatıp, sonrasında diyaloğa giren bir kitabı zorla okutarak işkence yapabilirsiniz. Bu kitabı ise şahsım adına rekor olabilecek süre olan 3 günde bitirdim, yani sürükleyiciliği konusunda diyecek lafım yok. Ayrıca bu kitap her bölümün sayfasında yer alan alıntılar çok daha isabetli ve felsefi buldum, bu da bir artı. Ek olarak hikaye arasında yedirilen bilimsel bilgiler de ilk kitaptaki kadar eğrelti durmuyor (Meryam üzerinden olan bilgiler haricinde, bu karakter de, bu karakter üzerinden anlatılan bilimsel bilgileri de baydı artık).

Ancak konseptin gizem-gerilimden, bilim-kurguya keskin bir şekilde kayması, bazı detayların yer yer daha önce defalarca gördüğümüz bir biçimde klişeleşmesi ne yazık ki önümüzdeki yıl çıkacak olan kitap için bende bir heyecan oluşturmadı. Diğer inceleme sahibi arkadaşlar kusura bakmasın da, biz Yüzüklerin Efendisi'ni, Avengers: End Game'i beklemiş bir kuşağız, öyle sizler gibi heyecanlanamadım. Şahsen 3. kitap 2031'de çıksa da olur. Yani Pia'yı bitirdiğimdeki heyecanı, bu kitabı bitirince hissedemedim ne yazık ki. (az önce Atlas gibi tusa bastım sanırım kusura bakmayın, ehue ehe)

Olayın diğer boyutu ise 3'lemelerin 2. kitabı/filmi finale doğru bir bağlama/geçiş kitabı/geçiş filmi olduğu için biraz sıkıntılıdır arkadaşlar. Çok dağınık bırakılırsa 3. parçada olayı toparlayamazsın, çok olayı bağlarsan da 3. kitapta bağlayacağın pek detay kalmaz. Bu da 3. kitapta sanki ilk 2 kitaptan bağımsız bir kitapmış havası yaratır. Şimdi elimizde 3. kitap olmadığından bilemeyeceğiz ama sanki bu kitapta düğümler biraz fazla bağlanmış gibi. Bekleyip göreceğiz.
488 syf.
·5 günde·10/10
Pia Mater Ile başlayan serinin ikinci kitabi. Bu kitabında nöro-roman olduğunu daha çok hissediyorsunuz. Serkan hoca bu kitabı için yaptığı videoda tekrar tekrar kendisinin bir yazar olmadığını dile getirmişti. Ki bence kendisine biraz haksızlık ediyor. Kurguyu yapıp bu kurgu içine onca bilim sıkıştırmak her yiğidin harcı değil. Akıcı bir şekilde ilerleyen kitapta çoğu yerde bilimi hissediyorsunuz. Eğer sürekli hormon-organ-beyin-sinir-hucre-kan duymaktan ya da okumaktan hoşlanmıyorsanız bu kitap serisi size göre değil :) Ancak ben çok sevdim ve serinin son kitabı Dura Mater'i de çok büyük bir heyecanla bekliyorum.. Yalnız burada yazmayacağım ne olduğunu ancak kitapta kafama takılan tek bir şey vardı son sayfalarda umarım onun da açıklamasını serinin son kitabında bulurum :) herkese keyifli okumalar dilerim..
488 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitap bittiği için çok üzülüp hem Pia Mater'ı hem Arachnoid Mater'i baştan sona tekrar okuyanlardanım. Kitabın içindeki bilimsel bilgilerin yerleştirilişi, kurgu ve karakterler arasındaki geçişler yazarın nöronlarının ne kadar müthiş olduğunun en güzel göstergelerinden. Nöronlarınıza sağlık. Dura Mater için çok beklemesek olur mu ?
“ Tüm insanlar yaşlanmaktan korkardı. Ama söz konusu unutmak istenilen bir yaşam olduğunda yaşlılık bir ödül gibiydi. “
Serkan Karaismailoğlu
Sayfa 405 - Elma Yayınevi
“ İç sesin saçmaladığı durumlarda yapılacak en iyi şey, iyi bir kulaklık bulup sevilen şarkının sesini sonuna kadar açmak olmalıydı. “
Serkan Karaismailoğlu
Sayfa 37 - Elma Yayınevi
“ Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin bilgisayar aracılığıyla yapılan hiçbir modelleme, insanın sahip olduğu güzelliği oluşturmaya yetmiyordu. “
Serkan Karaismailoğlu
Sayfa 463 - Elma Yayınevi
“ İnsan beynini diğer organlardan ayıran en önemli özellik buydu: Zaman ve mekândan bağımsız dilediği yere yolculuk edebilme özgürlüğü. “
Serkan Karaismailoğlu
Sayfa 90 - Elma Yayınevi
“ İnsan fizyolojisinin en çılgın özelliklerinden biri de buydu.
Şartlar ne olursa olsun, bir şekilde hayata adapte olmayı başarıyordu. Çünkü yaşam denen şey o kadar mükemmel bir şarkıydı ki her türlü zorluğa adapte olabilirdi insan. “
Serkan Karaismailoğlu
Sayfa 60 - Elma Yayınevi
“ Hırs ve ihtirasın kısır döngüsünde sürekli büyümeye çalışanlar unutmamalı... Büyümek için büyümek bir kanser ideolojisidir. “
Serkan Karaismailoğlu
Sayfa 397 - Elma Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arachnoid Mater
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257112079
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Elma Yayınevi yazarlarından Serkan Karaismailoğlu, Mater Serisinin ikinci kitabı Arachnoid Mater ile okurlarla buluşuyor. Serinin ilk kitabı olan Pia Mater’den sonra merakla beklenen ve ilk kitabın devamı niteliğindeki bu eser, okuyucuyu inanılmaz heyecanlı ve gizemli olaylara sürükleyecek gene. Hepimizin yakından tanıdığı karakterlerin yaşadıkları esrarengiz olaylara bir kez daha şahit olacağız. Bu heyecanı yaşarken yazarın incelikle metnin içine işlediği bilimsel veriler ise eminiz ki Nöro Roman sevenleri Mater Serisine hayran bırakacak.

Merhaba okuyucu. Kim olduğunu ya da hangi tarihte olduğumuzu bilmiyorum ama şu an bu satırları okuduğuna göre bir şekilde yolumuz kesişmiş demek. Baştan uyarayım. Burada yazanlar küçük bir olayın parçasıymış gibi görünse de aslında kökleri oldukça derinlere uzanan karışık bir hikâye var karşında. Hatırlayabildiğim kadar yazmaya çalıştım her şeyi. Çünkü ben sonum. Olur da bana bir şey olursa, nöronlarımda yaşamakta olan bu bilgiler toprağa gömülecek. O yüzden her şeyi yazmak istedim. Geçmişim ve hatıralarım ölmesinler diye onları diri diri sayfaların içine gömdüm. Umarım beni ve yaşadıklarımı anlarsın. Evime ve vücuduma hoş geldin.

Kitabı okuyanlar 89 okur

  • Semih Babacan
  • Serkan Baysan
  • HÜMEYRA
  • İrem Çiğdem
  • Aliye Seyitoğlu
  • Cemil DOĞAN
  • Kübra sözen
  • Beccy
  • Evsen
  • Oğuz G.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%73 (46)
9
%15.9 (10)
8
%7.9 (5)
7
%1.6 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.6 (1)