Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum (Mikrobiyota)

·
Okunma
·
Beğeni
·
15,1bin
Gösterim
Adı:
Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum
Alt başlık:
Mikrobiyota
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059367165
Orijinal adı:
Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Kadın Beyni Erkek Beyni kitabının yazarı Serkan Karaismailoğlu son kitabı Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum ile gene şaşırtıyor bizi. Sadece şaşırmakla da kalmıyoruz, bağırsağın beynin karşısındaki galibiyetini bize o bilindik, esprili üslubuyla anlatırken bir gülümseme yerleşiyor yüzümüze…
İskenderin Uzun ve Karanlık Yolculuğu
Eskiden Buralar Dutluktu
Tükürürüm Böyle Yolculuğun İçine
Çiğneme; Dil ve Çene Kasının Muhteşem Paso Doblesi

Karanlıklar Diyarı Bağırsaklar

Ve daha birçok benzer başlıkla günümüzün popüler konusu mikrobiyotayı anlatıyor bize yazar…

Vücudumuzun işleyişi hakkında bizi bilgilendirdiği kadar eğlendiren bu kitapla bir kez daha buluşuyor Elma Yayınevi okuyucuyla…

İyi okumalar dileklerimizle…

Hayatınızla ilgili verdiğiniz kararların bazıları ya size ait değilse. Mesela şu an ellerinizin arasında tutmakta olduğunuz bu kitabı alıp almamakla ilgili kararınız tümüyle size ve beyninize mi ait? Eğer böyle düşünüyorsanız “mikrobiyota” ile henüz tanışmadınız demektir. Şu an, SİZ, yani yaklaşık 30 trilyon hücreden oluşan canlı, elinizde kitabın arka kapağını okurken, sadece bağırsaklarınızda yaklaşık 40 trilyon mikroorganizmanın yaşadığını biliyor musunuz? Yani sizi SİZ yapan hücrelerin sayısından daha fazla sayıda mikroorganizma içinizde yaşıyor. Üstelik bu mikroorganizmalar sayıca fazla olduğu gibi beyninizi, karakterinizi ve kararlarınızı doğrudan etkileyen kimyasallar üretebilmektedir. Kilo alma probleminden tutun davranışlarınıza kadar, hatta sıkı durun kimi kendinize eş olarak seçeceğinize bile bu mikroorganizmaların karıştığını söylesem herhalde çıldırmış olduğumu düşünürsünüz. Ama akademik olarak beyin çalışan ve sinirbilim doktorası yapmış bir kişiye bağırsaklarla ilgili bir kitap yazdıracak kadar çılgın bir konu mikrobiyota. Bu kitabı okuduktan sonra bağırsaklarınıza ve içindeki canlılara bakışınız çok ama değişecek.
288 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabın adını okur okumaz kesinlikle alıp okumalıyım dedim. Çünkü günümüzde en çok tartışılan konulardan birisi de bağırsağın ikinci beyin olduğu ile ilgili görüşler.
Öncelikle “mikrobiyota” hakkında biraz bilgi versem iyi olacak. Mikrobiyota, vücudumuzda yaşayan mikroorganizmaların genel adıdır ve bunların %95’i bağırsaklarımızda bulunur. İşte kitaptaki temel konu, bu canlıların vücudumuza, beynimize, yaşantımıza ettiği müdahaleler. En can alıcı noktalardan biri de yediklerimize bizim değil mikrobiyotamızın karar verdiğidir.
Ayrıca yaşadığımız depresyonların nedeni yine vücudumuzdaki bu küçük canlılar. Bazı bakteriler depresyona neden olurken bazıları ise tam tersini yapmaktadır. Bu nedenle yediklerimiz bu bakteriler açısından çok önemli. Kısacası ruh sağlığımız için bağırsak sağlığı da çok mühimdir. Hatta bu küçük canlılar davranışlarımızı bile doğrudan etkilemektedir.
Kitabın ilk kısımlarında yediklerimizin vücudumuz içindeki yolculuğu çok güzel bir şekilde hikayeleştirilmiş. Bu kısımları gerçekten çok keyif alarak okudum. Keşke ben öğrenciyken bu konuları bu şekilde anlatsalardı dedim içimden.
Eğlenceli çizimlerle de kitap oldukça zenginleştirilmiş.
Genel olarak özetleyecek olursak : “NE YERSEN OSUN”.
Hiç sıkılmadan okuyacağınız keyifli bir kitap.
288 syf.
·2 günde·Beğendi
Akşamları azar azar okurum diyerek başladığım kitabı, 2 gecede bitirdim sanırım :) Öyle akıcı, mizahi bir dille yazmış ki Serkan hocam, bilimi yormadan okutan sevdiren bir eser ortaya çıkmış.
Bağırsaklarımız 2. beynimizdir sözünü çokça işitmişsinizdir. Vücudumuzdaki mikroorganizmaları, beynimizi nasıl etkilediğini, ağızdan başlayarak tüm yeme ve sindirim serüvenini, antibiyotiklerin bilinçli kullanımı ile ilgili çokça bilgi edineceğiniz, farkındalık oluşturan bir kitap.
Ne yersen osun cümlesinin altında yatan sebepleri merak ediyorsanız, mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Çevremdeki herkesin okumasını istediğim ve herkese hediye edebileceğim bir kitap.
Youtube kanalım: https://www.youtube.com/user/ayseum
280 syf.
·Beğendi·8/10
Serkan hoca her zamanki gibi yine harikalar yaratmış!
Dr. Serkan KARAİSMAİLOĞLU, akademik olarak sinirbilim çalışan ve sinirbilim doktorası yapmış bir kişi. Kendisiyle ilk tanışmam, youtube'da karşılaştığım bir videoyla olmuştu. Videoları arka arkaya izledikçe, ne kadar anlaşılır ve akıcı konuştuğunu, ne kadar kısa ve öz bilgilerle derdini anlatabildiğini görüp hayranlıklara gömülmüştüm. "Kadın beyni, erkek beyni" adlı kitabını satın alıp okuduğumda ise, kendisini, "bu adam ne yazsa okurum, ne konuşsa dinlerim" kategorisine sokmuştum. Bu kitapta da beni yanıltmadı.Yeni kitap yazsa da okusak..

Kitabın üslubundan bahsetmek istiyorum öncelikle. Her zamanki gibi anlaşılır ve akıcı. Hatta hocamız, kitabı okuyacak yeni neslin konuyu daha iyi anlayabilmesi için "Game of Thrones/Taht Oyunları" dizisinden alıntılara bile başvurmuş. Bunun dışındaki benzetmeleri, örnekleri bizden biri olan insanların anlayacağı, akademik bilgimiz olmasa bile "şu sistem böyle çalışıyormuş, hıııı demek bundan böyle diyorlar" şeklinde size aydınlatma yaşatacak türden. Lahmacunseverlerden iskenderseverlere, pırasaseverlerden brokoliseverlere kadar herkes benzetmelerden nasibini almış. Afaki, hayal ürünü hiçbir insan tipi yok benzetmeleri arasında. "Hııı, bak bizim Ali ağabey de böyleydi" diyebilmeniz çok muhtemel.. Ayrıca, her ne kadar üslupla alakalı olmasa da, Dr. Aslı Şan Dağlı Gül'ün kitaptaki sevimli çizimleri de anlamayı, durumu/konuyu gözümüzde canlandırmayı kolaylaştırıyor.

Kitabın konusuna gelecek olursak; hocamız, "Ne yersek oyuz" iddiasından yola çıkarak, vücudumuzdaki bakterilerin/mikropların (mikrobiyota) beynimiz üzerindeki etkilerini anlatmaya çalışıyor. Kitap sistematik bir şekilde ilerliyor. Önce yemeğin ne olduğu, ne işe yaradığı, vücudumuzdaki yolculuğunun nasıl başlayıp nasıl sonlandığı anlatılarak, konuya giriş yapılıyor. Daha sonra, bu yolculuktaki bakterilerin yoğun olduğu iki alandan, ince ve kalın bağırsaktan bahsediliyor. İyi bakteriler, kötü bakteriler, bunların var oluşları, yok oluşları, aralarındaki savaşlar.. Akabinde, bu bakterilerin beynimiz üzerinde nasıl doğrudan söz sahibi olduğunu, beden sağlığının yanında ruh sağlığımıza-özellikle depresyon ve anksiyete-nasıl etki ettiğini, probiyotik ve prebiyotik (ben ikisini de aynı şey diye biliyordum) gıdaların neler olduğunu ve ne işe yaradıklarını anlatıyor. Hem çok bilindik, daha doğrusu "duyulduk" konulara; hem de hiçbir fikrimiz olmayan yeni konulara bilimsel temellere dayanarak açıklamalar getirilmiş. Hatta hocamız, "eş seçimi"nin bile, "bağırsak bakterileri"nin etkisi altında, bilinçsiz olarak gerçekleştirildiğini ispatlamış.

Artık konuyu bağlayacak olursam, hocamızın da dediği gibi bu kitabın amacı, yiyecek tercihlerimiz konusunda bizi yönlendirmek, sağlıklı yiyecekler bunlardır sağlıksız olanlar ise bunlardır deyip ahkam kesmek değil. Çünkü bizzat kendisi bu konunun çok istismar edildiğini, bu konulardaki muhabbetlerin insanlara itici geldiğini, sadece yemek yeme yeteneğine sahip birisinin bile sağlık konusunda kendinden oldukça emin yorumlar yapabildiğini, dolayısıyla müthiş bir bilgi kirliliği olduğunu düşünüyor. Serkan hocanın yapmaya çalıştığı tek şey, elbette ki ahlaklı bir bilim adamı olmanın sorumluluğu altında, vücudumuzda ne olduğunu anlatarak, bizde bir farkındalık oluşturmak ve yiyeceklerimiz konusunda bilinçli seçimler yapmamızı sağlamak.

Kitabı okumayan herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
288 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum"

Bu kitabı bir biyolog ve biyoloji öğretmeni olarak çok severek ve beğenerek okudum. İnsanın kendi alanından kitapları okuması da daha bir zevkli oluyor :)

İnsan vücudu içerisindeki o muhteşem dünyayı hepinizin görmesini ve keşfetmesini isterim. O küçücük gibi görünen ama kocaman dünyanın içinde neler var neler. En önemlisi de kendi vücudunuzda yalnız olmadığınızı gösteren bir kitap. Yaratan öyle güzel öyle mükemmel yaratmış ki bu nasıl oluyor diyeceğiniz şaşıracağınız çok şey var içimizdeki bu dünyada.

Çok beğenerek okuduğum bu güzel kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Bağırsaklarınıza ve mikrobiyotanıza iyi bakın,
sağlıkla kalın... :))
288 syf.
·2 günde·8/10
İnsanoğlunun doğmasıyla beraber vücuduna aldığı bakterilerin, mikropların düşüncelerimize, davranışlarımıza, hâl ve hareketlerimize olumlu ve olumsuz yansımaları vardır. Doktorumuz bu kitabında asıl yöneticinin beyin değil beyni sinirlerle ve hormonlarla yönlendiren bağırsağın olduğunu deneylerle sunmuş. Vücudumuzla ilgili, bilmediğimiz birçok konuyu, detayı eğlenceli bir şekilde öğrenmiş oluyoruz.
288 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Serkan Karaismailoğlu YouTube'da Ortapia kanalından uzun süredir severek takip ediyorum :)
İşini hakkıyla severek yapan, bir konuyu anlatırken basit bir dil kullanarak büyük kitlelere doğru bilgiyi ulaştıran emekçi bir hocamız..
Okuduğum ilk kitabı, güzel çizimlerle desteklenmiş, dili yalın ve oldukça akıcı.. Mizahını da ayrıca beğendiğim biri ;)
Bir lokmanın ağızdan başlayarak bağırsaklara ulaşan yolculuğuna şahit olurken hayretler içerisinde kalabilirsiniz..
Konuya zaten hakim olduğum için beni pek şaşırtmadı, ama hiç bilginiz yoksa, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim..
YouTube kanalındaki çoğu videosunun derlenip kitaplaşmış hali..
Bağırsak mikrobiyotası o kadar önemli ki, sonunda bunu kitlelere ulaştırdığı için minnettarım..
Hocamızın belli reçeteleri yok, neyin doğru neyin yanlış olduğunu izah ediyor. Okuduktan sonra, sabah kanallarında çıkıp konuşan doktor kılıklıların ne kadar boş konuştuğunu daha net anlarsınız.

Söylemeden geçmicem, ne kadar şükretsek az..
İçimizde bir dünya var..
Bunu sizler de keşfedin ;)
Alkışlar hocamıza...
Serkan Karaismailoğlu
Bugün 261.gün.Değişen hiçbirşey yok.Ben Tesla,içi su ve mikrop dolu,milyarlarca hücreden oluşmuş 57 kiloluk bir torbayım sadece.Öldüğüm zaman içimdeki su buharlaşacak,hücrelerim çürüyecek ve bu yerküre üzerinde benden geriye sadece mikroplarım kalacak. (Kitaptan bir bölüm)
Yıllardır insanoğlu beyni en üstün organ olarak görürdü.Beynin saltanatını sallayacak yeni bir organ keşfedildi. İsmi Mikrobiyota. Ve bu organ sizin evleneceğiniz kişiye bile karar veriyor. Eğer vücudumuzda demokrasi varsa vücudunuz size değil mikroplara ait :D Beni ben yapan ve bu cümlelerin yazılmasında emeği geçen tüm mikroplarıma .... :D
288 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitabın ilk önce ismi dikkatimi çekmiş ve hemen kitap hakkındaki yorumları okudum. Yorumları hepsi güzel ve okunması gereken bir kitap olduğu yönündeydi.

Öncelikle çok sade ve akıcı bir dille yazılmış. Kitabı okurken güzel bir his doğdu içime aslında okumuş gibi değilde bir konferansta yazarı pür dikkat dinliyormuş gibi bir hisle okudum.

Kitabı tüm 1K ailesini hatta çevremizdeki herkesin okuması için tavsiye edeceğimi açık bir şekilde belirtmek isterim.

“Ne yersen osun.”

Kitapla kalın şiirle yaşayın...
288 syf.
·Puan vermedi
bizi beynimiz yönetir mi diyosunuz ? peki emin misiniz?
eminseniz bu kitaba bir bakın derim.
harika bir yazardan yine harika bir kitap.
çok bilimsel değil ama çok da basit değil.
eğlenceli okumalar : )
288 syf.
·7 günde·10/10
Yazarla ilk tanışmam ennn sevdiğim akademisyenanne sayesinde oldu. Çünkü ikisi sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla kankalar :) Okuduğum ilk kitabı “Erkek Beyni Kadın Beyni” de en az “Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum” kadar cezbetmişti beni. Yazarın her iki kitabı da kendine has üslubuyla sohbet havasında geçiyor. Yani kitabı anlamlandırmak için sağlıkla ilgili bir bölüm okumuş olmaya gerek yok :) Yazarın günlük hayattan, popüler müzik gruplarından, dizilerden verdiği örneklerle anlamlandırmak hiç de zor değil. “Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum” şimdiye kadar varlığından haberdar bile olmadığım “mikrobiyota” konusuna karşı farkındalık uyandırdı. Aslında vücudumda sahip olduğum hücrelerimin 10 kat daha fazlası kadar mikroorganizmalar olduğunu ve ne yemek istediğimi, nerde ne zaman ne yapmak istediğini aslında onların yönettiğini, eş seçimine kadar verdiğim ve vereceğim tüm kararlarda bu minnoş yapıların etkili olduğunu öğrendim. “Ne yersen O’sun” diyor yazarımız. Sağlıklı bir sinir sistemine sahip olmanın yolunun sağlıklı bir mikrobiyataya sahip olmaktan geçtiğinin farkındayım. Beyin ve bağırsak arasındaki mükemmel ilişkiyi şaşkınlıklar içerisinde okurken belki de bundan sonra yiyeceğim besinler konusunda radikal kararlar aldım. Umarım yazarın dediği gibi nöronlarım içerisine bu bilgiler iyice çıkmamak üzere yerleşir ve hayatım boyunca vücudumda aslında yalnız olmadığımın, ne kadar iyi bakarsam o kadar sağlıklı kararlar vermemi sağlayacak olan mikrobiyatamın olduğunun her daim farkında olurum:) keyifli okumalar ;)
288 syf.
·13 günde·10/10
Bakterinin gücüne bir kez daha biat ettim. Kitap bağırsaklarımızda yaşayan bakterilerin (flora) kararlarımızda, hayatımızda ne kadar etkili olduğunu anlatıyor. Hem çok şaşırdım hem hiç şaşırmadım.
Yapay zekanın geleceği ile ilgili şöyle bir görüş var; "Şu an yapılan tüm çalışmalar makine, bilgisayar vs üzerine. Ancak yapay zeka bakteri düzeyine indiğinde bizi neyin beklediği tam bir muamma. Çünkü bakteri evrimde inanılmaz başarılı ve aslında bizler de bakterilerin zaferiyiz."
Kitap bana bu görüşü hatırlattı. Nedeni ise belli. Tavsiye edilir.
288 syf.
·Beğendi·10/10
Serkan Hoca ve harika anlatımı:) Öyle güzel bir mizahi dille yazılmış ki okurken hiç sıkılmıyor insan . Okurken birçok yerde gülümsetiyor insanı. Ço severek okudum. Sürekli bağırsaklarımız ikinci beynimizdir sözünü duyardım ama bu kadar etkili olduklarını beklemiyordum. Mikrobiyotamız gerçekten çok ilginç ve harika birşeymiş.
Şu an sahip olduğunuz o havalı tavırlarınız, her şeyi bildiğinizi sanmanız, size zamanında iğne deliğinden geçebilecek küçüklükte bir dut olduğunuz gerçeğini unutturmasın.
Vücudunuzdaki dopaminin yarısı beyninizde, yarısı da bağırsaklarınızda üretilmektedir. Yani, vücudunuz zaten dopamini bolca üretmektedir. Önemli olan dopamini kullanabilmek. Yeryüzündeki insanların büyük bir kısmı dopamini para karşılığı satın almaya çabalasa da dopamin dediğimiz şey tümüyle bedavadır. Kimi insan vardır gider, çok pahalı bir rezidansın en üst iki katını satın alarak dopamin salgılar. Kimisi vardır gider, 5 liralık çift lavaş dürüm yiyerek dopamin salgılar. Sonuçta beyninizde etki gösteren dopamin, aynı dopamin. Değişen bir şey yok. O zaman içimizde olan bir şeyi neden dışarıda aramakla vakit kaybedelim ki? Burada en önemli unsur; insanın kendisini gerçekten iyi analiz etmesi ve nelerden mutlu olacağının sağlam bir değerlendirmesini yapmasıdır. Lütfen unutmayın, mutluluk sizinle ilgili bir kavramdır, sahip olduklarınızla değil.O nedenle, insanlık olarak her şeye sahip olma, her şeyi satın alma sevdasından vazgeçmek, hem kendi mutluluğumuz hem de üzerinde yaşadığımız gezegenin mutluluğu açısından çok büyük bir adım olacaktır. Zira dünyadaki en önemli problem, bazı insanların her şeye sahip olma açgözlülüğüdür. Ama unutmamak gerekir ki doğa, tüm insanlığın ihtiyaçlarını karşılayabilir ama açgözlülüğünü asla karşılayamaz. Kendisi için yeterli olanla yetinmeyip sürekli ama sürekli büyüme güdüsü doğaya uygun bir güdü değildir. Hırs ve ihtirasın kısır döngüsünde sürekli büyümeye çalışanlara Edwin Abbey' in o güzel sözünü hatırlatmak isterim:
Büyümek için büyümek, bir kanser hücresinin ideolojisidir.
Söz konusu insan ve ilginç zevkleri olduğunda biberin kendini savunma girişimleri de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Zira garibim biber ne bilsin insan denen memelinin acıdan da zevk alabileceğini.
Belki şu an yanında elini tutan biri yok ama güven bana, elinin üzerinde sıkı sıkıya tutunmuş seni seven birçok minik canlı var. Dudaklarının çevresinde yaşayan ve teknik anlamda sürekli seni öper pozisyonda olanlardan bahsetmiyorum bile..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum
Alt başlık:
Mikrobiyota
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059367165
Orijinal adı:
Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Kadın Beyni Erkek Beyni kitabının yazarı Serkan Karaismailoğlu son kitabı Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum ile gene şaşırtıyor bizi. Sadece şaşırmakla da kalmıyoruz, bağırsağın beynin karşısındaki galibiyetini bize o bilindik, esprili üslubuyla anlatırken bir gülümseme yerleşiyor yüzümüze…
İskenderin Uzun ve Karanlık Yolculuğu
Eskiden Buralar Dutluktu
Tükürürüm Böyle Yolculuğun İçine
Çiğneme; Dil ve Çene Kasının Muhteşem Paso Doblesi

Karanlıklar Diyarı Bağırsaklar

Ve daha birçok benzer başlıkla günümüzün popüler konusu mikrobiyotayı anlatıyor bize yazar…

Vücudumuzun işleyişi hakkında bizi bilgilendirdiği kadar eğlendiren bu kitapla bir kez daha buluşuyor Elma Yayınevi okuyucuyla…

İyi okumalar dileklerimizle…

Hayatınızla ilgili verdiğiniz kararların bazıları ya size ait değilse. Mesela şu an ellerinizin arasında tutmakta olduğunuz bu kitabı alıp almamakla ilgili kararınız tümüyle size ve beyninize mi ait? Eğer böyle düşünüyorsanız “mikrobiyota” ile henüz tanışmadınız demektir. Şu an, SİZ, yani yaklaşık 30 trilyon hücreden oluşan canlı, elinizde kitabın arka kapağını okurken, sadece bağırsaklarınızda yaklaşık 40 trilyon mikroorganizmanın yaşadığını biliyor musunuz? Yani sizi SİZ yapan hücrelerin sayısından daha fazla sayıda mikroorganizma içinizde yaşıyor. Üstelik bu mikroorganizmalar sayıca fazla olduğu gibi beyninizi, karakterinizi ve kararlarınızı doğrudan etkileyen kimyasallar üretebilmektedir. Kilo alma probleminden tutun davranışlarınıza kadar, hatta sıkı durun kimi kendinize eş olarak seçeceğinize bile bu mikroorganizmaların karıştığını söylesem herhalde çıldırmış olduğumu düşünürsünüz. Ama akademik olarak beyin çalışan ve sinirbilim doktorası yapmış bir kişiye bağırsaklarla ilgili bir kitap yazdıracak kadar çılgın bir konu mikrobiyota. Bu kitabı okuduktan sonra bağırsaklarınıza ve içindeki canlılara bakışınız çok ama değişecek.

Kitabı okuyanlar 2.046 okur

  • Rabia çınar
  • Elmiran Serttaş
  • Ayşe derya bayat
  • Zey
  • Merve Yılmaz
  • Murat Yılmaz
  • Özlem K
  • sema
  • burak
  • Gökçe HAFIZOĞLU

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%6.3
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%18.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.3
Erkek
%24.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.9 (284)
9
%25.9 (199)
8
%21.2 (163)
7
%9.1 (70)
6
%3.8 (29)
5
%1.7 (13)
4
%0.8 (6)
3
%0
2
%0.4 (3)
1
%0.3 (2)

Kitabın sıralamaları