Bana göre hem empati hem de şükretmeye dair bir kitap gibiydi. Hem etkisi büyük hem de yaşantısı... Kitap sevgiyi çok güzel özetlemiş. Çok severek okudum ve çokça tavsiye ederim. Bölümleri de kısa kısa ilerlediği için sıkmıyor ve tam bir yaşam öyküsü... Etkisi büyük ve okuyanların güzel yorumları kadar anlamlı bir kitap...
'Sevgi, insanı canavar yapmasının yanında en çok insan da yapan şeydir.'
(devamı biraz spoiler içerebilir)
Aleksitimi adlı bir hastalık, beyindeki bir uzvun gereğinden küçük olması ve bunun bir diğer örneği badem hastalığı denilenilir ve tamamen bir annenin çoçuğu üzerinde hamilelik öncesi ve hamile olduğundaki kötü alışkanlıklarına dikkat etme durumu olarak örnek verilebilir.
Çocukta, duygulara ait hiçbir kavram yok, hissetmiyor ve tepkisiz... Öfke, nefret, sevgi, sevinç, keder, zevk, arzu hiçbiri yok. Ve çocuk bütün duyguları ezberlemesi gerek ki cevaplarını tepkilerini ona göre versin. Çünkü her tepkisiz kaldığı an, onun için insanların kötü eleştiri ve bakışlarına maruz kalmak demek...
Ve yaşanan bir olayla tamamen bütün öğrendiği kavramları unutmayı tercih eden Yunjae, yaşamını artık tek başına sürdürmek zorunda kalır.
Karşısına çıkan Gon ile hayatı değişir ve Yonjae için yeni bir başlangıç dönemi olur.
Ve zamanla Yonjae, Gon'un zayıf bir çocuk olduğunu ve onu anlamaya başladığını fark eder. Tabii ki bu iyileştiği anlamına gelmez ama aile kavramı onun için artık sıcaklık ve bağlılık demek olduğunu anlar.
Hayatına giren Dora ise bambaşka bir kız olup çiçeklerle ve şarkılarla Yonjae için yeni bir kapı açar.
İlerleyen zamanlarda ise Yunjae ve Gon'un arasındaki bağlar kuvvetlenir ve yaşanan olaylar Yonjae'nin yaşamına anlam katar.