8,1/10  (64 Oy) · 
219 okunma  · 
57 beğeni  · 
3.282 gösterim
Jane Austen, 1815'te, 39 yaşındayken tamamladığı Emma'nın en sevdiği romanı olduğu söyler. Aşk ve Gurur ve Mansfield Parkı gibi romanların yazarının gözbebeğidir Emma. Bir taşra kasabasındaki üç genç kızın "gerçek aşk"ı arayışını anlatan roman, bir yandan insan yaradılışının zayıf yönlerini, bir yandan da 19. yüzyıl İngiliz toplumunun katı ve ikiyüzlü geleneklerini inceden inceye alaya alır.

Büyük İngiliz şairi Lord Tennyson, Jane Austen'ı, "Shakespeare'den sonra en büyük İngiliz yazarı" diye nitelemişti. Jane Austen külliyatı, Sir Winston Churchill'in başucundan eksik olmazdı. Yapıtları çoktan Dünya Klasikleri arasındaki yerini almış olan Austen günümüzde "İngiliz edebiyatının Mozart'ı" olarak tanınıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    468
  • ISBN:
    9789750708787
  • Orijinal Adı:
    Emma
  • Çeviri:
    Nihal Yeğinobalı
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
 12 Oca 11:58 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Evim benim her şeyim. Ailem ve kitaplarımın arasında sosyal hayatımı azaltarak ama okuduğum kitaplardaki kahramanların eşliğinde yoğunlaştırarak yaşamak ve var olmak. Dışarıda lapa lapa kar yağarken, sıcacık evimde kitap okuyabilmenin ayrıca zevkine varmanın ayırdında olmak. Hele bir de okuduğum kitaptaki kurgu, kar görüntüleri ile harmanlanmış betimlemeler ile doluysa değmeyin keyfime! Olay örgüsünde anlatılan kahramanlar, benim nazarımda soyut olmaktan çıkıp somut olma yönünde ilerler. Onlar sanki muhitimde yaşayan arkadaşlarım, dostlarımdır. Hayatta yıkılmadan dimdik ayakta durma, ben daha yaşıyorum, ölmedim dediğim var olma sebebimdirler bir bakıma.
Bazı kitaplar vardır... Okunduktan sonra kişinin benliğinde hiçbir tesir yaratmaz. Yaratmadığı gibi, zamanla tarihin tozlu sayfalarında yok olmaya mahkumdurlar. Ama bazı kitaplar vardır ki; etkin olduğu dönemin üzerinden asırlar geçse de okunulmasını her daim muhafaza eder. Bu da yetmez, okuyan şahsa öyle bir tesir eder ki, mevcut olanı değiştirir ve değişik olanı mevcut kılar. Bir keşfediş yani yeni ufuklara açılan bir kapı gibi, salt insan özündeki var olanı bir kıvılcım ile tutuşturup alevlendirendir.
Okunması kolay ve akıcı bir anlatıma sahip olan Emma, her kesimin zevkle okuması gereken mükemmel bir klasik. Belki süregelen hayatınızı değiştiremez ama hayatınıza bakışınızı, hayata bakışıyla olumlu yönde değiştirebilecek bir yazar, Jane Austen...
Ne zaman yeni bir kitap okumaya başlasam, içimi bir korku seli kaplar. " Ya gereğinden fazla üzülür yada yüreğimde derin hisler duyarsam. " diye hayıflanmaktan geri duramam. Anlayacağınız hazin bir değişikliktir yaşadığım. Haftalar sonra gündelik hayatımın alışılmış akışına dönerim. Tabii ki tek farkla, artık o eski Ben, Ben değilimdir aslında. Benliğimi hem içten, hem de dıştan aydınlatan bir ışımayla devam ederim yaşantıma.
" Erdem kendi,kendinin ödülüdür. " derler. Evet kitap erkek hegemonyasının egemen olduğu bir dönemde yaşayan, Emma isimli genç kızımızın hayatı üzerine kurgulansa da iyi ve kötü olaylar karşısında, sağduyulu ve dilinin haddini bilmeyen insanlara verdiği eylem ve içsel tepkileri okumak, içimde var olan özgür ruhumu körükledi.
Kendi başına buyruk, kendini biraz fazlaca beğenen ama iyi yürekli Emma. Yanlış yaptığında yaptığının hatalı olduğu ayırdında olan Emma. Mutlaka okumalısınız...

Hatice Biçer 
03 Haz 10:41 · Kitabı okudu · 31 günde · Puan vermedi

Makale yazmaktan başımı kaldırıp nihayet kitabımı bitirebildim. Emma, Jane Austen'ın 1800'lü yıllarda yazdığı kitabı. Emma, taşrada yaşayan fakat kendi iç dünyasında fırtınalar kopan genç bir kız. Hayatı boyunca asla evlenmek istemeyip, sürekli birilerini baş göz etme çabasına anlam veremedim.
Kitaptaki Emma oldukça şımarık, insanları sınıflandıran, kibirli bir yapıya sahip; filmde canlandırılan Emma ise tam bir şirinlik abidesi. Mutlu sonla biten bu İngiliz romanını okumak isterseniz bu çeviriyi kesinlikle önermem, çok kötüydü. 18. yüzyıla şöyle bir gidip geldim. İnsanların minnacık şeylerden mutlu olduğu, nezakette cömert davrandığı, tatlı bir hikayeydi.
Austen'ın bu öyküleri kendine ait bir odası olmadan, oturma odasında kaleme aldığını düşününce daha bir değerli oluyor gözümde. Satırlarında sık sık Austen'a yer veren Virginia Woolf'a da selam olsun.

angelsbooks 
05 Eki 2015 · Kitabı okudu · 258 günde · 8/10 puan

Bu kitap çoooookkkk uzun zamandır elimde sürünüyordu. Büyük hevesle başlamıştım ama çevirisi beni kitaptan soğuttu. BBC yapımı mini bir dizi uyarlaması var Emma'nın. Çok sevmiştim, hala da ara ara açıp izlerim. Dizideki Emma, çok sevimli ve iyi niyetli bir karakterdi. Fakat kitaptaki Emma, şımarık kızın tekiydi. Hani kötü karakterler vardır, o karakter tokadı yer sizinde içinizin yağları erir. Kitaptaki Emma tokadı yiyince işte aynen böyle hissettim. Halbuki böyle olmamalıydı. Bendeki basım ‎OdaYayınları‬ na ait. Bu basımını yarım bırakıp başka yayınevlerinden çıkmış mı diye araştırma bile yaptım. Kültür Yayınları'ndan çıkmış basımı olaydı, kesin elimdekini yarım bırakırdım ama yoktu. Bendeki izlenim bu yönde, okumaya niyetiniz varsa aklınızın bir köşesinde bulunsun. Klasikler, çok güzel kitaplar aslında. Ama çeviri sizi okumaktan soğutabiliyor maalesef.

Yaren 
25 Ağu 19:39 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aşk ve Gurur'u okuduktan sonra Jane Austen'ın başka kitaplarını da okumak istedim. Emma'nın Jane Austen'ın ev sevdiği romanı olduğunu öğrenince okumaya başladım. Biraz Spoiler geliyor buradan sonra.

Kitabı okurken dayanamayıp son sayfasına bakmak gibi kötü bir alışkanlığım vardır. Emma'nın evleneceği kişiden emin olduğumu zannederken gerçekten sonu beni şaşırtmayı başardı. Emma'nın karakterini çok fazla beğenmesem de gerçekten okunulması gereken bir kitap.

Ranagashicik 
 01 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Başta Jane Austen'ın Emma karakterinin mükemmelliğe yakın tutuşunu yadırgadım. 20 yaşında böylesine güzel, soylu zengin bir kadının başrol olması demek dünyanın gerçeklerini bir kenara atmaktı. Fakat romanın sonunda anladım ki Yazar bu karakter ile okuyucularına kibrin, gururun, kendini beğenmişliğin, zannetmenin nelere yol açabileceğini göstermek için yazmış. Romanın gözümdeki değeri Jane Austen'ın eğelenceli uslubundan dolayı zaten yukarılardayken böylesine güzel bir mesajı bu kadar şaşırtıcı aşk romanı ile anlatabilmesi beni tümden etkiledi.
Roman aynı bir cinayet romanı gibi her bir kanıt sizi zanneden insanlar topluluğuna götürüyor. Sonucunda da her kafadan ayrı ses çıkıyor fakat hakikat çoğu zaman herkesi şaşırtıyor. Özellikle de her karaktere inanan benim gibi okuyucuları... Kim bilebilirdi ki! Ah vah... Kendimi başta kandırılmış hissetsem de, Jane Austen şaşırtıcı sonu bizlere alıştırabilmek için son sayfaları olabildiğince uzatmış. Haliyle ben de bu durumu mutlulukla karşıladım. Bir İngiliz romanı daha mutlulukla sona erdi. Sonsuza kadar mutlu yaşadılar.

Emine Evcen Tuzcu 
25 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Emma taşra da yaşayan ama hayalleriyle duygu dünyasıyla icinde firtinalar estiren bir kadin.Sıkışıp kalmisligin acısını bi sekilde disa vurumudur Emma

Şevval Sarpbalkan 
03 Ağu 22:48 · Kitabı okudu · 37 günde · Beğendi · 8/10 puan

SPOİLER!
Kitaba başlamadan önce kitabın yorumlarını çok inceledim kitabın sonuna kadar Emma'nın kime aşık olacağı konusunda büyük bir belirsizlik olduğu yazılmıştı. Bende belirsizlikleri sevmediğimden erkek ana karakteri hemen öğrendim ve bu şekilde okumaya başladım, okudukça bu belirsizliği iyi ki ortadan kaldırmışım diye düşündüm böylelikle her bir karakteri daha detaylı inceleme fırsatım oldu. Kitapta erkek karakterler arasında en gerçekçi karakter mr. Knightley di. Emma'nın mr. Knightley'e aşık olması son sayfalarda bir anda olan birşey değildi. En ince detaylarla yazılmıştı. Emma en fazla mr.Knightley'e değer verdi ve mr.Knightley diğerleri gibi Emma'ya kusursuz olduğu için değil kusurlarını &/a için sevdi. Emma bütün yaptığı hatalarda ve yanılgılarında mr. Knightley'nin düşüncelerine önem verdi. Düşüncelerinde ona karşı en ufacık olumsuz şey Emma'nın kedini sorgulamasına ve kalbini acıtmasına sebep oldu. Jane Austen'ın kalemine alışkın olanlarsa zaten kitabın ilk sayfalarında mr.Knightley nın başrol olduğunu anlamış olmalılar diye düşünüyorum. Çünkü Jane austen erkek karakterini çok göze sokmaz, karakter olarak üstün biridir, mantıklı ve her zaman sevdiği kıza karşı edebi tartışmalar yapar.

Sena 
20 Ağu 22:55 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aşk ve gururla tanıştığım bu yazar bu eseriyle de beklentilerimi karşıladı diyebilirim.Jane Austen bu eserinde de ana tema olarak evliliği ele almış ve baş karakter olarak baskın kibirli ama zaman zaman sevecen olabilen bir kız karakter Emma'yı onun çevresindeki insanlarin karmaşık ilişkilerini ele almiş.
Emma kibirli olduğu kadar yardımseverdir de aslında ama iyiniyeti bazen sinir bozucu olabiliyor.insanlarin aralarını yapmaya çalışırken kendini ihmal eden gönül kapılarını ardına kadar kapatan bir karakter olarak roman boyunca odak noktamız olarak kalıyor.
Jane Austen'ın dili bizi 19. Yüzyıla sürüklüyor.Kendinizi 2017 den soyutluyor ve bir balo salonunda oturup jane ve Frank Churchill'ı izliyorsunuz.Bunu bize yaşatabildiği için Jane Austen'ı tebrik edebiliriz .ingilizce olarak okuduğum halde bana bunu hissettirdi
okuduğum kitap upper intermediate seviyesindeydi sadece 72 sayfaydi.sayfası az oldugu halde beğendim.türkçe olanı daha da tatmin edici olur diye düşünüyorum.

Melike Koyaş 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · 6/10 puan

Klasik aşk edebiyatı için güzel bir kitap. Arada sıkıcı diyaloglar olmasına rağmen ´Aşk ve Gurur´ filminden sonra takip etmeye başladığım Jane Austen klasiklerinden beklentimi karşılamış bir kitaptır. Tavsiye derim.

Mehtappp 
09 Kas 2015 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Kolay kolay kitap yarım bırakmayacağım diye kendime söz verdim ama maalesef sarmadı, ilerlemiyor. Belki bir gün devamını getiririm.

2 /

Kitaptan 54 Alıntı

Serpil Ağ 
09 Oca 22:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yirmi ikinci bölüm
İnsan ruhunun, ilginç durumlardaki kişilere karşı bir yufkalığı vardır. Örneğin, evlenen ya da ölen genç insanların her zaman iyiliği konuşulur.

Emma, Jane Austen (Sayfa 170 - Can)Emma, Jane Austen (Sayfa 170 - Can)
Serpil Ağ 
08 Oca 18:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

yedinci bölüm
Eğer bir kız kendine evlenme öneren bir erkeğe evet mi, hayır mı diyeceğini bilmiyorsa, hayır, demelidir. Öyle ya, dünya evine böyle bocalama, kuşku içinde girilmez. İnsan hiç düşünmeden kabul edebileceği bir erkeği beklemelidir.

Emma, Jane Austen (Sayfa 57 - Can)Emma, Jane Austen (Sayfa 57 - Can)
Serpil Ağ 
08 Oca 18:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dokuzuncu bölüm
Shakespeare, " Gerçek aşkın yolu hiçbir zaman pürüzsüz değildir. " demiş.

Emma, Jane Austen (Sayfa 80 - Can)Emma, Jane Austen (Sayfa 80 - Can)
Serpil Ağ 
09 Oca 01:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

On üçüncü bölüm
Karşısındakinin gözüne girmek için elinden geleni yapan bir adam bence, üstün nitelikli olup da umursamayan bir adamdan daha çok başarı kazanabilir.

Emma, Jane Austen (Sayfa 113 - Can)Emma, Jane Austen (Sayfa 113 - Can)
Serpil Ağ 
11 Oca 00:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Otuz üçüncü bölüm
Kaç çiçek kim bilir sergiler renklerini, gözlerden ırak,
Itırını çöl kumuna açmaya tutsak.

( Thomas Grey'in, " Bir köy Mezarlığında Yazılan Ağıtından.)

Emma, Jane Austen (Sayfa 263 - Can)Emma, Jane Austen (Sayfa 263 - Can)

"Bilmiyorum ama saçma şeyler aklı başında bir insan tarafından bilinçli olarak yapılırsa artık pek o kadar da saçma görünmüyor. Kötülük her zaman kötülüktür ya da aptallık her zaman aptallıktır. Ama olayların yorumlanmaları biraz da yapanın kişiliğiyle ilgili galiba."

Emma, Jane AustenEmma, Jane Austen
Merve 
 17 Eyl 09:39 · Kitabı okuyor

Dünyanın yarısı, diğer yarısının mutlu olduğu şeylere bir anlam veremiyor.

Emma, Jane Austen (Sayfa 82 - Zeplin Kitap, 1. Basım, Kasım 2016)Emma, Jane Austen (Sayfa 82 - Zeplin Kitap, 1. Basım, Kasım 2016)