Adı:
Akıl ve Tutku
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944882552
Orijinal adı:
Sense and Sensibility
Çeviri:
Hamdi Koç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Akıl ve Tutku
Sense and Sensibility
Gurur ve Önyargı'nın iki yılda 4 binden fazla satan yazarından ve çevirmeninden.

Kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, Akıl ve Tutku'da aile değerleri ve akrabalık ilişkileri ile kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. Bu romanda da Jane Austen'ın derin gözlemi, zarif üslubu ve ince ironisi eserin konusu kadar dikkat çekicidir.
(Tanıtım Yazısından)

Jane Austen (1775-1817): Kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, Akıl ve Tutku'da aile değerleri ve akrabalık ilişkileri ile kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. Bu romanda da Jane Austen'ın derin gözlemi, zarif üslubu ve ince ironisi eserin konusu kadar dikkat çekicidir.
(Arka Kapak)
Akıl ve Tutku'da bir zamanlar İngiliz yaşantısını,aile bağlarını çok iyi tanıyoruz. Jane Austen üstün zekasıyla ve üstü kapalı,ince bir dille yaptığı alaylarla İngiliz sosyetesinin paraya ne kadar önem verdiğiyle inceden dalga geçiyor. O devirde insanların kazandıkları yıllık gelirlere göre statüleri olması,toplumda ona göre saygınlık kazanmaları ve ona göre evlilikler yapmaları, hatta sevdiklerinden bile bunun için vazgeçmeleri çok acıklı ve trajikomik.
“Gerçek mutluluk sadece akıl ve tutku arasındaki hassas dengenin kurulmasıyla mümkündür. “
Jane Austen’in aşk ve gurur kitabını okumaya çalışmıştım ama okuduğum zamandan mıdır bilmem bir türlü sevememiş, bitirememiştim. Yazara ne kadar ön yargılı olsam da bu ön yargıyı yıkmak için yazarın ilk yazdığı olmasa da ilk yayımlanan kitabı olan Akıl ve Tutkuyu okumaya karar verdim.

Kitap iki kız kardeşin(Elinor ve Marianne Dashwood) babası öldükten sonraki hayatlarının bir bölümünü anlatıyor. Babaları öldükten sonra mirasını(para yaşadıkları ev ve eşyalar) kızların üvey abisine bırakır ve kızlara gerekli yardımı yapmasını söyler. Abisi babasının dediği gibi yardım yapacaktır ama gelgelim karısı buna karşı çıkar ve babasının sözlerini ustalıkla çarpıtır. Kocasının aklına girerek büyük miktar bir para yardımı yerine bir köy evi bulmalarına yardımcı olmasının yeterli olacağını belirtmesi üzerine kız kardeşler ve anneleri köyde bir çiftlik evine taşınırlar. Yeni bir ortam ve yeni insanlarla tanışmaya başlarlar.

Elinor ne kadar sağduyusu, mantığı ve aklı ile hareket ediyorsa; kardeşi Marianne de duyguları ve tutkularıyla hareket eder. Bu zıtlıklar ve yaşadıkları benzer olayla üzerine verdikleri birbirine uç tepkiler, düşüncelerden oluşan bir kitap.

Jane Austen’in toplumu satır aralarında inceden inceye eleştirmesine hayran kaldım. O dönemin sosyal yaşantısını, evliliklerini, aile yapısını çok güzel anlatmış. Okurken insan kendini 19.yy buluyor. Dili beni zorlamadı. Akıcı ve biraz şiirsel bir söyleyişle yazılmıştı.

Galiba Jane Austen'e olan ön yargım yaşadığı ve doğal olarak kaleme aldığı dönemle alakalı. Bana dönemdeki davranışlar-olayların abartılması, nezaket adına yapılan gereksiz içten olmayan hareketler, aile ilişkileri- ters ve yapmacık geldiği için ben bir türlü sevemiyorum. Daha fazla uzatmayayım.

Tarihi aşk romanı sevenler eminim bu kitaba bayılacaktır.
Keyifli okumalar.. :))
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.021 Oy)17.393 beğeni39.280 okunma2.082 alıntı164.361 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.962 Oy)12.408 beğeni31.582 okunma2.738 alıntı131.807 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.802 Oy)8.092 beğeni25.860 okunma615 alıntı125.895 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.414 Oy)8.364 beğeni22.683 okunma1.425 alıntı104.835 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.931 Oy)8.316 beğeni23.101 okunma1.117 alıntı112.132 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.186 Oy)8.099 beğeni23.841 okunma1.861 alıntı101.696 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.224 Oy)5.337 beğeni18.037 okunma687 alıntı91.756 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.024 Oy)7.283 beğeni19.729 okunma3.111 alıntı115.739 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.015 Oy)4.820 beğeni17.625 okunma632 alıntı71.733 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.108 Oy)10.772 beğeni26.419 okunma1.376 alıntı139.168 gösterim
Çok eski bir yapıt olduğu için dönemin kültürüne ayak uydurmakta zorlandım. Kahramanların duygusallık ve öncelikleri bana fazla sıradan geldi.
"Beğenmekle sevmek arasında ne fark var, hiç anlayamadım" cümlesi olmuş bu kitaptan defterime ilk yazdığım. Bir sonraki ise; "...Anne, dünyayı tanıdıkça gerçekten seveceğim bir adamla karşılaşmayacağıma daha çok inanıyorum. Çok şey istiyorum!.." Her kitabın okunması gereken bir zaman vardır gibi büyük bir şey iddia etmek değil amacım, sadece hayatta kimi kitaplar çok doğru zamanlarda bize temas ediyor ve okunan kitapla yaşananlar fazlasıyla örtüşüyor. Her çok okunan kitapta yapmaya çalıştığım gibi genel konu hakkında konuşmak yerine kitapla aramdaki bağı anlatmayı tercih ediyorum.

Kitap elimde biraz fazla kaldı, okumaya başlamam da bir okuma grubuyla karar alarak olmuştu. Sonrasında okuma grubunda kitabı da pek konuşamadık. Neyse, detayları atlayıp kitaba geliyorum artık. Okuduğum ilk Jane Austen romanı. Akıl ve Tutku dönemin şartları, paranın aileler arası ilişkiler ve evliliklerdeki yerini gayet açık bir şekilde gösteriyor. Kitapta tekrarlandığını gördüğüm; kadınlar hakkında yapılan güzelliğe ve zekaya yönelik genellemeler tek olumsuz tarafıydı benim için.

Buradan sonra kitap içeriği hakkında konuşacağım, öğrenilmesinin okumayı etkileyeceği bilgiler verebilirim. O yüzden romanı okumamış olanlar bu paragrafı yok sayabilir. Okumaya başlarken "Akıl ve tutkudan birini seçmeli mi?" diye düşündüm. Okudukça kitap sanki "Aklınızla hareket edin yoksa çok acı çekersiniz" der gibiydi. Ben daha çok böyle hissetmiş olabilirim çünkü kendimi Elinor yerine Marianne gibi hissettim daha çok. Özellikle yaşadığı ayrılık süreci beni çok etkiledi. İki kız kardeşe ayrı ayrı yaşattıkları şeyler yüzünden ne Edward ne de Willoughby benim tarafımdan affedilmedi. Bu arada kitapta yaşanan olayları detaylarıyla hatırlayabilmemi sağlayan kalıcılık için Jane Austen'in diline bir kez daha saygı duydum. İki kız kardeşin kişilik farklılıkları üzerinden yaşadıkları ilişkiler ana konuyken, ben bu kitapla bir kız kardeşin insan hayatındaki yerini ve güzelliğini de anlamış oldum. Jane Austen okumaya devam etmeli.

Son olarak bitirdikten sonra tekrar aynı soruyu sorunca kendime, yaşadıklarımla birlikte, tutkunun hayatın içinde bir yerde olması gerektiğini ve bazen bulmanın zorluğu olduğunu düşünmekle birlikte aklımızı seçmenin bazen pişman bazen de en doğrusu olduğunu anlamış oldum. Öğreten kitaplar hep var olsun!
Klasik kitaplara hep saygım vardır, fakat bu kitap nasıl klasik olmuş ben anlamadım. Günümüz popüler ucuz aşk romanlarından bir farkı yok. Hani bir edebi derinliği felsefi bir yönü olsa öyle diyeceğim 50.sayfaya kadar dayanabildim. Belki ileride güzel şeyler olabilirdi ama kitap girişinden itibaren o gereksiz konuşmalar acayip derecede sıktı beni. Bu tür aşk romanlarını sevenlere saygım var ama bana hitap etmiyor. İsteyen pekala okuyabilir tabii ki de. Araştırma yapmadan genelde kitap almam ama bu kitabı ikinci el dükkanında görüp almıştım. Keşke almasaydım dedim içimden :/
Jane Austen'ın üslubunu, güçlü kadın karakterlerini beğeniyorum. Bu romanda Gurur ve Önyargı'dan oldukça izler bulduğumu söyleyebilirim. Sanki iki roman birleştirilebilirmiş gibi geldi bana. Karakterler ve olaylar bazen birbirini fazla anımsatıyor. Bu kez aklın ve duyguların çatışması ele alınmış. Karakterlerin davranışları, toplumun tepkileri vb günümüz bakış açısı ile değil de romanın geçtigi dönemin özellikleri göz önünde bulundurularak incelenmeli.
Klasik bir dönem kitabı okumayı isteyenlere tavsiye ederim.
Yazarın birkaç yıl evvel Gurur ve Ön Yargı kitabını okumuşken; bu sefer Akıl ve Tutku’nun satırlarında gezindim. Bu da tıpkı diğeri gibi bir karşıtlıklar romanıydı. İki kahramanın farklı karakterleri kitaba adını vermiş. Kahramanlarımızın biri on dokuz diğeri on yedi yaşında iki kız kardeştir. Romanda farklı karakterlere sahip iki kızın aşk deneyimini nasıl yaşadıklarını mizaçlarında gizlemiş. Büyük kız Elinor; akıllı sağduyulu, imkânlarını ve haddini bilen birisiyken; Küçük kız Marianne ise; ablasının tam tersi olup, haylaz ve kural tanımaz, kulağı sürekli duygularında olan bir yapıya sahiptir. Elienor düzen ve güven Marienne macera ve tedirginliği temsil eder. .
Suya sabuna dokunmayıp açık vermeden kurgudan bahsedecek olursam şayet; bu iki zıt huydaki kardeşlerin kapısını aşk çalıp, karakterlerine göre yol aldığında birinin mantığıyla diğerinin duygularıyla hayatına manevra vermesini ilmek ilmek işler. .
Son olarak kitap için düşüncelerimi yazacak olursam; haliyle bir klasik olunca haddimizi biliriz efendim. Lakin o yılların İngiltere’si ve bizim örf, adet ve ananelerimizle kıyaslayınca yadırgayabiliyor insan. Zengin koca merakı kızlar ve anneler bunu kutsal bir görev olarak bilen akrabalarla komşular .
Kitabı bitirince bir de filmini seyrettim; İngilizce adı Sense and Sensebility. Emma Thompson, Kate Winslet rol almakta. Mekânlar, evler, giysiler ve makyajlarla harika bir hava yakalanmış. Kitabı okurken nötr olduysam da filminden daha duygulandım diyebilirim. Kısacası güzel bir deneyimdi, zira nihayetinde her kitap ayrı bir dünya… Daha nice iklimlere konuk olmak dileği ile musmutlu günler efendim
Kendimi bu tür kitaplari eleştirecek birikime sahip bir okuyucu olarak görmüyorum. Bu sebeple incelemeden ziyade bir tanıtım sunmak niyetindeyim.
Kitap akıl ve tutkuyu sembolize eden iki kız kardeşin mizaçlariyla akıp giden bir yaşamı anlatıyor.
Toplam üç kitaptan oluşuyor. (Tümü aynı ciltte yer almakta.) İlk kitapla birlikte kiz kardeşlerin duygusal dünyalarına konuk oluyoruz. Durağan geçen ikinci kitap tüm sürecin altyapısını bizlere işliyor ve ardından üçüncü kitapla birlikte süreçlerin aldığı şekle ayak uydurmaya çalışıyoruz
Öyle sayfalar vardi ki cümleleri yeniden okumam icap etti. Olay örgüsü ve diyalogların tekdüzeliği üçüncü kitapla özgürlük kazanıyor diyebilirim.
Kız kardeşlerin karşıt mizaçları insanlari tanima sürecinden aşklarına, önceliklerinden gündelik diyaloglarina kısacası tüm yaşantılarında kendini gösteriyor. Bizde siirsel üslupla birlikte bu karşıtlıklar içerisinde kendimize bir iskemle çekiyoruz. Kendimizi bazen Elinor'da bazen Marianne'de buluyoruz.
Dönemin kadın-erkek ilişkileri, insanlarin öncelikleri, insanlar arasındaki sosyal statünün önemi ve insanların özellikle evlilik konusundaki ekonomik beklentileri herkesin normal karşılayacağı türden değil. Ancak farkli kültürlerde soluklanmak kendi yaşantımızı değerlendirme adına zarif bir adım diye düşünüyorum. :)
Benim gibi zit karakterli bir kiz kardeşe sahipseniz özellikle öneriyorum. :) Dikkat: kız kardeşinize özleminizi arttırabilir.
Keyifli okumalar dilerim.
Akıl ve Tutku'nun Gurur ve Önyargı'dan sonra yazıldığını düşünerek almıştım kitabı elime ama önsözü okurken tam tersi olduğunu öğrendim. Kitap bittiğinde de bu bilgiyi doğruladım. Çünkü bu kitabı ne kadar beğensem de, Gurur ve Önyargı'da tam olan bir şeyler eksikti sanki burda. Yine de okunmalı derim, tavsiye edilir.. =)
Jane Austen'a ait okuduğum ikinci kitaptı. Olay örgüsü olarak Gurur ve Önyargı'ya çok benzettim. Zaten hep aynı yargılar işlenmiş; dönemim aile hayatı, evlilik kurumu vs. Akıcı bir dili olduğunu düşünüyorum. Ancak her şey uzun uzun anlatıldıktan sonra kitabın sonu biraz aceleye getirilmiş diye düşünüyorum.
Jane Austen’ın en bilinen kitaplarından birisi, Akıl ve Tutku(ya da Kül ve Ateş). Yazarın adını önce “Elinor and Marianne” olarak belirleyip ardından “Sense and Sensibility” olarak değiştirdiği basılan ilk eseri.
Benim okuduğum ikinci Jane Austen romanı. Ancak “Gurur ve Önyargı”yı çok kötü bir çeviriden okuduğum için Akıl ve Tutku’yu ilk olarak da kabul edebilirim.
Kitapta birbirine taban tabana zıt iki kız kardeş üzerinden ilerlenmiş. Tıpkı kitabın ismi gibi birisi akılı birisi tutkuyu temsil ediyor. Marianne olabildiğine hareketli, duygusalken ablası Elinor mantığını, sakinliğini her daim duygularının önüne koyuyor. Biz de kitap boyunca bu iki kardeşin başından geçen olaylara, aşkı tecrübe etmelerine şahit oluyoruz. Tabi bunun yanı sıra kitap yazıldığı dönemi gayet güzel anlatmış; insanların evlilik ile gelir arasında kurdukları o sıkı bağ, ikiyüzlü davranışlar, samimiyetten uzak statü merakından kaynaklanan ilişkiler… Yani yazar, kendi açısından toplumda gördüğü yanlışları alaycı, iğneleyici bir dille eleştirmeyi ihmal etmemiş.
Jane Austen okumayı seviyorum çünkü yazıldığı dönemin penceresinden baktığımızda kitaplarındaki kadın karakterler dönemin kurallarıyla çoğunlukla ters düşüyorlar. Onlar okumaya düşkündürler, tek başlarına yürüyüşlere çıkarlar, duygularını ifade etmekten çekinmezler... Yani güçlü ve aykırıdırlar. Ben de karakterleri gibi aykırı olan yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşündüğümü belirtmek isterim.
Keyifli okumalar…
Jane Austen'in yayınlanan ilk romanı. işin içinde Jane Austen olunca şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; film gibi bir kitaptı. / Elinor ve Marianne. evet; kitaptaki olaylar genel itibariyle bu iki kızkardeşin 'aşk' karşısında takındıkları tavırların üzerine kurulmuş. Marianne tutkularıyla yaşamayı tercih ediyor, yâni duyguların esiri olabilecek bir kişilik. Elinor ise daha sağduyulu, olaylara daha akıllıca yaklaşan birisi. okurken ne kadar da Elinor'un 'aşk' karşısındaki mantıklı açıklamaları ve fevkalâde düşünceleri okura güven verip hoş gelse de; Marianne'nin 'aşk' karşısında içinde yaşadığı derin duygulara da insan hayran kalmıyor değil. özetle; kitabı çevirenin de belirttiği üzere; "bu kitap aile olmakla ilgili bir roman. manik bir aşk yaşayan bir kızkardeşe abla olmak ve hep aynı sadakatle, ona inancını kaybetmeden, ondan şüphe etmeden öyle bir kıza anne olmak."
"…mutluluğun er geç geleceğine bütün kalbiyle inanırdı; ki bu aslında mutluluğun kendisiydi. "
Benim yaşımda fikirler gayet sabit olur. Şimdi fikrimi değiştirecek bir şey görmem ya da duymam mümkün değil.
Jane Austen
Sayfa 98 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Para sadece mutluluk verecek başka bir şey olmadığı zaman mutluluk verebilir. Yeterli gelirin ötesinde insanın ruhu söz konusu olunca hiçbir şey gerçek tatmin veremez."
Sabırdan başka bir şeye ihtiyacımız yok, yada daha hoş bir isim verelim, umut diyelim.
Jane Austen
Sayfa 109 - Kültür Yayınları
Aslında insanları daha iyi tanıdıkça, sevebileceğim bir erkeği kolayca bulamayacağıma daha çok inanıyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akıl ve Tutku
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944882552
Orijinal adı:
Sense and Sensibility
Çeviri:
Hamdi Koç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Akıl ve Tutku
Sense and Sensibility
Gurur ve Önyargı'nın iki yılda 4 binden fazla satan yazarından ve çevirmeninden.

Kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, Akıl ve Tutku'da aile değerleri ve akrabalık ilişkileri ile kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. Bu romanda da Jane Austen'ın derin gözlemi, zarif üslubu ve ince ironisi eserin konusu kadar dikkat çekicidir.
(Tanıtım Yazısından)

Jane Austen (1775-1817): Kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, Akıl ve Tutku'da aile değerleri ve akrabalık ilişkileri ile kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. Bu romanda da Jane Austen'ın derin gözlemi, zarif üslubu ve ince ironisi eserin konusu kadar dikkat çekicidir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 290 okur

  • Sıla Aydoğan
  • sibel albayrak
  • Sibel Doğan
  • Yaren
  • Seda Odabas
  • Shinigami
  • Aleyna Erbil
  • Yağmur SÖNMEZ
  • Pınar Alışkan
  • Hatice Güden

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%29
25-34 Yaş
%34.7
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.2
Erkek
%11.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.3 (9)
9
%12.5 (10)
8
%30 (24)
7
%22.5 (18)
6
%12.5 (10)
5
%5 (4)
4
%2.5 (2)
3
%1.3 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları