Cevdet Bey ve Oğulları

8,4/10  (145 Oy) · 
504 okunma  · 
118 beğeni  · 
3.457 gösterim
Orhan Pamuk'a ilk ününü getiren bu büyük roman İstanbullu bir ailenin yetmiş yıllık serüvenini hikâye ediyor. Yazarın "Ülke, Aile, Roman" üzerine sonsözüyle...

Nişantaşlı bir ailenin 20. yüzyılın başından itibaren üç kuşak boyunca serüvenlerini anlatan bu kitap ev içlerinin renklerini, zamanın akışını, günlük sıradan konuşmaları akılda yer eden kahramanlar aracılığıyla saptarken, okura geleneksel romandan alınacak hazları bütünüyle veriyor. Abdülhamit döneminin son yıllarında, İstanbul'un ilk Müslüman tüccarlarından küçük dükkân sahibi Cevdet Bey'in tutkusu, hem işlerini büyütmek, zenginleştirmektir hem de "Batılı anlamda" çağdaş, modern bir aile kurmak. Kökü taşraya uzanan geleneksel ailesini bir yana bırakarak bu isteklerini gerçekleştirmeye girişen Cevdet Bey'in ve oğullarının hikâyesi, bir anlamda modernleşme uğraşı içindeki Türkiye Cumhuriyeti'nin özel hayatının da hikâyesidir. Ev içlerinin, yeni apartman hayatının, Batılılaşan büyük ailelerin, Beyoğlu'na çıkıp alışveriş etmelerin, radyo dinlenen pazar öğleden sonralarının dikkat ve sevgiyle anlatıldığı bu panoramik roman, Orhan Pamuk'a hak ettiği ünü getiren olgun bir ilk kitaptır.

"Pamuk adeta okurun elinden tutup onu kendi dünyasında dolaştırıyor, birbirinin içine geçen sahnelerle, karşılaşmalarla ve konuşmalarla her şeyi en ince ayrıntısına kadar çözümlüyor."
-Frankfurter Allgemeine-
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    644
  • ISBN:
    9789754704556
  • Yayınevi:
    9789750826313
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
 08 Tem 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

'Her yazarın ilk eserleri otobiyografik çizgiler taşır' ilkesine uygun bir romandı. Abdülhamid döneminin sonlarında ticarete başlayan ve harp dönemindeki şeker ticareti ile büyük paralar kazanan Cevdet Bey'in, eşinin, çocuklarının ve nihayetinde torunlarının hikayesi var. 1900'lerin başlarından 1970'lere kadar uzanan süreci, üç kuşağı, üç farklı bölümde anlatmış Pamuk. Ben en çok ilk bölümü sevdim; bir güne sığdırılan bir anlatımı vardı. Çok karakterli yapısı nedeniyle özellikle ikinci bölümde biraz durağanlaşan bir anlatımı varsa da eserin 20'li yaşların bir ürünü olduğu da göz önünde tutulursa başarılı bir eser olduğu söylenebilir.