Sessiz Ev

7,9/10  (116 Oy) · 
459 okunma  · 
86 beğeni  · 
2.248 gösterim
Sessiz Ev'de Orhan Pamuk, dağılmakta olan bir ailenin hikâyesi üzerinden Cumhuriyet ve modernleşme tarihimizin barındırdığı gizli çatışmaları ve şiddeti araştırıyor. Orhan Pamuk, yayımlanışından otuz yıl sonra bu yeni baskıda romana bölüm başlıkları koydu ve anlatıdaki bazı tekrarları ayıklayarak kitabı yeni okurlar için daha okunaklı hale getirdi.

Biri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı aklına koymuş üç torun İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasındaki evinde babaannelerini ziyaret ederler. Dedelerinin yetmiş yıl önce siyasi sürgün olarak kasabaya geldiğinde yaptırdığı bu evde bir hafta kalırlar. Bu sürede, babaannelerinin doksan yıllık anılarla yüklü geçmişi ağır ağır aralanırken, dedenin Doğu ile Batı arasındaki uçurumu bir çırpıda kapatacağını sandığı büyük bir ansiklopediyi yazışı hatırlanır. Evde sessiz gözlemleriyle kuşaklar arasında köprü kuran tanıklar, bahçe duvarlarının ötesinde ise aile ile ilgilenen tutkulu gençlerin hareketleri vardır. Orhan Pamuk'un ikinci romanı olan Sessiz Ev, yayımlandığında büyük heyecanla karşılanmış, pek çok dile çevrilmiş ve ödüller almıştı.

"Pamuk'un gençlik dönemi şaheseri..."
-New York Review of Books-

"Önemli sorular soran değişik bir kitap - hem klasik hem modern. Çehov'un Vişne Bahçesi'ni hatırlatıyor."
-Le Monde-

"Orhan Pamuk, gerçek bir romanın işareti olan dilsel bir yoğunlukla, değişik açılar ve perspektiflerden bir olaylar dizisi kuruyor: Renkler, topografya, imgeler, zengin ayrıntılar..."
-Abidin Dino, Le Monde Diplomatique-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9789750826702
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
 19 Haz 10:18 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Orhan Pamuk’un gençlik dönemi romanlarından ve tepki gördüğü, sevilmediği, sevilmemesi için içinde birçok görüşler, mesajlar verdiği aslında doğru olanı da bir başka harika postmodern romanı. Sevilmez ülkemizde Orhan Pamuk da postmodern kitaplar da, sevilmemeleri için birçok sebepleri var çünkü. Ülkemiz daha tam olarak modernizm içinde olamamışken modernizm sonrası postmodern romanların, postmodern yazarların sevilmemesi gibi olağan bir şey yoktur; ama maalesef Orhan Pamuk’tan bırakın bir kitap okumayı, bir cümle okumadan daha kitaplarını eline almadan her türlü kampanyalara katılıp kendisi hakkında hükümler verirler. Bunu yaparak da aslında Orhan Pamuk ve benzeri yazarların sadece kitaplarında yazdığını onaylamış, tasdiklemiş olurlar. Sessiz Ev, Pamuk’un son dönem romanlarına göre cümleleri bazı yerlerde, kısım kısım daha acemice geliyor (özellikle kitabın başlarında); ama 30 yaşa göre de çok çok iyi cümleler, sadece ufak farklar var. Kitapta birçok karakter var ve her bir bölümü bir karakterin ağzından, gözünden okuyoruz. Orhan Pamuk, Sessiz Ev’i ilk basımından 30 yıl sonra, Yapı Kredi’nin bu baskısında tekrardan gözden geçirip hem bölümlere bölüm başlıkları koymuş hem de anlatımdaki bazı tekrarları kitaptan kaldırmış ve yayınevinin dediğine göre de yeni okurları için daha okunaklı hale getirmiş. Bölümlere başlık koyulması gerçekten de çok iyi olmuş önemli bir geliştirme. Her bölümde farklı bir karakter olduğu için ve her bölümü de o karakterlerin ağzından okuduğumuz için karışıklık olmaması bakımından çok çok önemli, yoksa bölüm başladıktan bayağı bir sonra kimin konuştuğunu anlamakta güçlük çekerdik.

Babaanne Fatma Hanım’ın eş ve oğlu hatta gelini vefat ettikten sonra yanında bir cüce ile yaşamaktadır, torunları da genelde yazdan yaza kendisini ziyaret ederler. Sessiz Ev de bu ziyaretlerden herhangi birinin başında başlıyor, ziyaretin başladığı dönem de ülkenin en karışık dönemlerinden biri, sağ ve sol kapışmasının artık her yere bulaştığı, insanların okuduğu gazetelere göre yargılanıp haklarında tavırlar sergilendiği 12 Eylül öncesi. Babaanne Fatma Hanım’a evine ziyarete gelen torunlarının geliş süreci, gelirken civarı görmeleri, gördükleri kişiler için yorum yapmaları tamamen içimizden, tamamen kültürümüze uygun. Selahattin Darvinoğlu, soyadından da anlaşılacağı üzere kitabın düşünce olarak, doğu ile batı arasındaki uçurumunu dile getiren baş karakter. Soyadı Darvinoğlu ya, Allah yok der bu kişi hatta Allah da öldü der de düşüncelerini belirtir ve din adına, yaratıcı adına, dini mensuplar adına birçok söylemler eder, doğu ile batının arasındaki uçurumu, farkı kapatmayı düşündüğü, istediği için de bir ansiklopedi yazar. 48 ciltlik bu ansiklopedinin doğu ile batının arasında olan uçurum gibi dediği farkın kapatacağını düşünür ve düşündükçe de düşüncelerini okuruz. Fatma Hanım rahmetli eşi ile arasındaki konuşmalarını düşünür ve hatırlar, hatırlar ve torunları ile beraber düşünürler de Darvinoğlu’nun doğrusunu, yanlışını bizlere belirtirler. Darvinoğlu’nun dediklerinin bir kısmı doğru olsa da dinden ziyade aslında çoğunlukla din adına olan beşeri bilgilere karşı doğrudur.

Orhan Pamuk bazı bölümlerde, özellikle de Babaanne Fatma’nın diyaloglarını ve düşüncelerini José Saramago gibi aynı uzun cümlenin içinde virgüllerle ayırmış. Babaanne Fatma’nın bölümlerini, anılarını, anıları içindeki diyalogları, düşüncelerini virgül ile ayırıp yazarken dili ise Saramago’ya göre daha ağır. Saramago’nun yazılarında şöyle bir şey var, bilmiyorum Saramago’nun kendi tekniği mi yoksa çevirmen veya Türkiye yayıncısının yaptığı bir şey mi ama diyalogları ve düşünceleri aynı cümle içinde virgül ile ayırırken diyalog sırası ya farklı kişiye geldiğinde ya da diyalog değiştiğinde bir düşünceye veya betimlemeye geçtiğinde büyük harfe geçiş olup devam ediyor; ama Orhan Pamuk’un yazımında ise bu geçişlerde büyük harf olmadığı için dediğim zorluk kendini belli ediyor. Yer yer virgülden sonrası okunup, kelimelerdeki vurgu kavranıp geçiş yaptığı anlaşılıyor, çünkü aynı kişinin kendi içindeki konuşmalarında da virgül kullanılıyor. Fatma Hanım’ın virgüllü şekilde zihninin içindekiler verilirken, cümle, bir kelime ile aniden kesilip, bir alt satıra geçip tırnak işareti içinde, normal romancılıkta gördüğümüz, bildiğimiz diyaloğu okuduktan sonra Fatma Hanım’ın düşüncesine bir alt satırdan son kelimenin arkasından gelen kelime ile devam etmek bence çok başarılı şekilde kâğıda dökülüp yazılmış, şüphesiz bilinç akışını çok başarılı gerçekleştiriyor.

Sessiz Ev, okunması gereken çok iyi bir kitap.

Kitabı okuyan arkadaşlar için de fan yapımı kısa filmini izlemelerini tavsiye ederim.

https://www.youtube.com/watch?v=qD4ESIY0ywI

Fırat Çağlar MANTAŞ 
12 Oca 22:05 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Orhan Pamuk’un ikinci kitabı olmasına rağmen kurgusu, karakterleri ve tekniğiyle ustalık eserlerini aratmıyor. Babaannelerini ziyarete gelen üç torunun birbirinden farklı hayatlarını konu alan kitap kasabadaki diğer karakterlerle daha da güzelleşiyor.
Kitaptaki ana karakterlerin aynı zamanda anlatıcı rolünü de üstlenmesi okurken farklı bir hava estiriyor. Her bölümde başka bir karakterle olayları takip ediyorsunuz.
Kitabın hayran kaldığım tarafı ise farklı düşüncelerden, bambaşka dünyalardan gelen bu karakterlerin her birinin bu kadar derinlemesine gözlemlenmiş olması. Ülkücü, devrimci, sadece bilime inanan, Amerika hayaliyle yaşayan, biraz dindar biraz kaygılı olan bu karakterlerin her birinin iç dünyasını görebiliyoruz. Hem dışardan hem içerden karakterleri tanıyabiliyorsunuz. Bunun bir kitap için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda okuyucu için de bir lütuf bu. Toplumun her kesiminden insanların olduğu yoğun bir Orhan Pamuk romanı.
Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar…

İndantee 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitabı tek kelime ile tanımlayacak olsaydım bu kelime kaygı olurdu. Okurken sürekli karakterler hakkında, hikaye hakkında ve bazen kendi hayatım hakkında kaygı duydum. İçten sarıp sarmalayan bir hikaye..

Halis Yıldız 
31 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu seneyi orhan pamukla kapattık.Orhan Pamuk’un bu kitabını okuduktan sonra insanların ruh durumlarını gözlemleme ve onları yazıya aktarma gücüne hayran oldum.Kendi sınıflarından olmayan birine burjuvanın bakışını metin ve ceylanın annesi arasında geçen konuşmayla nasıl ince ince işlemiş.

“El şıkıştık,babamın ne iş yaptığını sordu,söyledim ve üniversite için Amerika’ya gideceğimi söyledim.(çocuk babasının onlar gibi zengin olmasından o kadar utanıyor ki hemen peşinden üniversite için Amerikaya gideceğini söyleme ihtiyacı hissediyor.Fakat daha büyük bir dalga geliyor).Bizde Amerika’da ev alacağız.Buranın artık ne olacağı belli değil.Amerika’da en iyi yer neresidir?
Ona bazı coğrafi bilgiler verdim,iklim koşullarından,nufüs durumundan ve bazı rakamlardan söz ettim,ama beni dinliyor mu anlayamıyordum,çünkü bana değil,mayoma ve saçlarıma sanki onlar benden ayrı şeylermiş gibi bakıyordu."

Pamuğun Cevdet Bey ve Oğulları romanıyla başlayan burjuva eleştirisi bence bu kitapta neredeyse bir tiksinti boyutuna ulaşmış.Kitabın neredeyse her bölümünde özellikle üç kardeşten biri olan metin ile ilgili bölümlerde müthiş bir burjuva tiksintisi onların yaptığı herşeyi sahte görme durumu vardı.
Sırada beyaz kale var bakalım bizi neler bekliyor?

Filiz Dilek Yavuzer 
 09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Öyle soluksuzca "hemen bitiriverdim" diyebileceğiniz çerez kitabı değildir. Tabiri caizse ağırdır.

"Olay örgüsü olmasın sorun değil, yeter ki edebi olsun. Akıcı olmasa da olur benim kitap okuma alışkanlığım var, sıkılsam da okurum. Zaten ben kitaplarda tasvir ya da betimleme olaylarını seviyorum. Birileri ölmesin, birileri gelmesin, birileri sevmesin ama mum ışığının odaya düşürdüğü gölgeler sayfalarca anlatılsın okurum." diyorsanız, bu kitap tam size göre.

TAVSİYE: Seveni ve meraklısı için harika bir kitap olacağına eminim ama kitap okuma alışkanlığı olmayan ya da yeterince kitap okuma kültürüne sahip olmayan, yeni başlayan biri, bir süre bu ve bu tür kitaplara başlamamalıdır. Ters tepebilir.

nejla güldalı 
22 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · Puan vermedi

Fatma, Recep, Faruk, Nilgün, Metin ve Hasan yazar bu altı ana karakterin anlatımıyla yazmış romanını çok da hoş olmuş. Her karakterin içinde ne fırtılar koptuğunu görüp bu sayede hepsiyle ayrı ayrı empati yapabiliyorsun. Fatma'nın bile kendine göre haklı olduğunu düşündüm. Orhan Pamuk'un dilini ağır bulanlar bu kitapla başlayıp ön yargılarını atabilirler. Herkese iyi okumalar.

Özlem İÇER 
19 Nis 14:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum en güzel Orhan Pamuk kitabı. Aynı zamanda okuduğum ilk kitabıydı. Henüz Yeni Hayat'ı yazmamışken ve bu kadar popüler değilken. Okudum ve vuruldum. Sonra da ne yazdıysa okudum.

Zülâl Kılıçarslan 
18 May 16:10 · Kitabı okudu · 13 günde · 6/10 puan

Benim için uzun soluklu bir kitaptı. Orhan Pamuk'tan ilk Masumiyet Müzesini okudum. Onun kadar alıp götürmemesini konusunun standart olmamasına bağlıyorum. Bariz bir kuşak çatışması var. Ve cidden karakterlerle bir süre sonra bağdaşıyorsunuz. O kadar gerçekçi geliyor ki bir süre sonra, bir karakterden nefret etmeyi başardım.
Orhan Pamuk'un bu kitaptan sonra postmodern romandan etkilendiği söyleniyor. Bu kitapta da bol bol iç konuşma, özellikle Fatma ve Recep karakterlerinde, mevcut. Ki zaten ikisinin de çok dokunaklı hikayeleri var.
Son cümlesini çok beğendiğim için alıntılara ekledim. Bence Orhan Pamuk da özetlemiş, bir kitabı anlamadıysan bir daha okuyabilirsin :)

Emirhan 
30 Haz 21:36 · Kitabı okudu · Beğendi

Biri tarihçi (Faruk) biri devrimci (Nilgün) biri de zengin (Metin) olmak isteyen üç gencin hikayesi.
Olayların kahramanları ağırlıklı olarak gençler olduğu için bir gençlik romanı gibi görülse de aslında içinde cumhuriyetin ilk yıllarına kayda değer eleştiriler barındırır. Ayrıca "geliyorum" diyen bir askeri darbenin arifesinde ülkenin içinde bulunduğu kaotik ortamı bir yazlık yeri mekan olarak kullanarak anlatır.

Kitabı okuduğumda akranım olması nedeniyle kendimi en yakın hissettiğim karakter (istemeyerek de olsa) Metin olmuştu. Zengin arkadaşlarını bir yandan eleştirip diğer yandan onlara özenmesi, fena olmayan ekonomik durumundan sürekli olarak yakınması, toplumsal sorunları umursamaması beni rahatsız etse de hayal kurup sonunda hayal kırıklığına uğraması, arkadaşları arasında kendini yalnız hissetmesi, sevdiği kız tarafından reddedilmesi 17 yaşındaki bene uyan şeylerdi.

Kitabın en çok üzerinde durulması gereken karakterinden biri olan Nilgün, bu özelliğine rağmen yazarın konuşturmadığı tek ana karakterdir. Bunun nedenini bazıları genç kadının komünist olmasına bağlayarak "Türkiye'de solun sesinin duyulmamasına gönderme" olarak değerlendirse de bence bunun yanı sıra Nilgün'ün kitaptaki (sürekli geçmiş ile şimdi arasında gidip gelen bunamış babaanne dışındaki) tek kadın karakter olmasıdır. Pamuk'un da bir röportajında itiraf ettiği gibi erkek bir yazarın kadın karakterin ağzından konuşması her zaman daha zordur, özellikle daha gençlik döneminde olan bir yazar için.

senayklbs 
 23 Mar 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu eseri okurken kelimenin tam anlamı ile başımı döndü! Çok çok beğenerek, Darvinoğullarının 1 haftasına sığan koskocaman bir dünyayı okudum ve sonunu "şok" içerisinde okudum.

Orhan Pamuk tarzını seven herkese tavsiye edeceğim bir kitap.

İyi okumalar...

2 /

Kitaptan 43 Alıntı

"Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm. Çocuktum, aptaldım. Panjurları kapadım, sürgüyü çektim: Dünya orada kalsın."

Sessiz Ev, Orhan PamukSessiz Ev, Orhan Pamuk
mithrandir21 | Uğur D. 
11 Haz 11:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...bir gün suyun formülünün aş iki o olduğunu buluverdikleri gibi uykunun formülünü de buluverecekler. Tabii bizim hımbıllar değil, gene ne yazık ki Avrupalılar bulacak...

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D. 
15 Haz 20:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Çok Severiz Matematiği
Açtım kitabı, Allah’ın belası logaritmadan kalmıştım. Evet, log diye yazıyoruz ve a log (A.B) = a log A + a logB diyoruz. Bu birincisi ve öteki şeyler de var; teorem diyor kitap. Hepsini bir kere defterime güzelce yazdım. Sonra tertemiz yazdığıma bakmak hoşuma gitti. Dört sayfa yazmışım, ben çalışmasını bilirim. Demek, bütün logaritma dedikleri de bu kadarmış. Bir de problem çözeyim şimdi dedim. Bunun logaritmasını al diyor.

Log6 √ (x-b) / (ax+c)

Peki alayım. Baktım. Sonra deftere yazdıklarımı bir daha okudum, çok vakit geçti, ama hangisini hangisiyle bölüp çarpacağım ve neyi neyle nasıl kısaltacağım bir türlü aklıma
gelmedi. Bir daha okudum, neredeyse hepsini ezberleyeceğim, örnek problemleri nasıl çözmüşler, ona da baktım, ama gene o çirkin şey bana hiçbir şey demiyordu. Çok sinirlendim...

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 92 - Yapı Kredi Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 92 - Yapı Kredi Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D. 
18 Haz 22:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Belki de...
Yenilgi ve zaferin yalnızca birer kelime olduğunu düşündüm; hangisine inanırsan o gelir seni sonunda bulur. Hani romanlarda yazarlar ya: Her şeyin sona erdiğini artık hissediyordum. Belki Orhan'ın romanında böyle bir cümle vardır.

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 233 - Yapı Kredi Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 233 - Yapı Kredi Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
11 Oca 13:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Bugün anladığımı sanıyorum: Hayatı da, tarihi de olduğu gibi görebilmek için beyinlerimizin yapısını değiştirmeliyiz."

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 160 - İletişim Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 160 - İletişim Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D. 
18 Haz 22:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Şöyle yazacaktım: Ölüm organizmanın iflasıdır! Böyle, kısa bir tıbbi girişten sonra, efsanelerdeki ve kutsal kitaplardaki ölüm düşüncelerini birer birer çürütecek, bu kutsal kitapların zaten birbirinden aşırma olduğunu, bir kere daha keyifle gösterdikten sonra, bir de, çeşitli milletlerdeki cenaze tören ve geleneklerinin gülünçlüğünü gösterip kabaca özetleyecektim.

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 238 - Yapı Kredi Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 238 - Yapı Kredi Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D. 
18 Haz 23:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Halid Ziya Uşaklıgil'in Ölümsüz Eserinden
Vefat: eski zenginlerden merhum Adnan Bey'in biricik kızı Nihal abla, tabii hatırladım, bak bir tütün tüccarıyla evlenmişsin, üç çocuğun olmuş, maşallah on bir de torunun olmuş, ama sen aslında Behlül'ü severdin, ama o da Bihter'i severdi.

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 265 - Yapı Kredi Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 265 - Yapı Kredi Yayınları)
mithrandir21 | Uğur D. 
18 Haz 22:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kendilerini öğrenecekler; kendilerinden korkmayı ve tiksinmeyi öğrenecekler! Sen hiç hakkıyla kendinden nefret eden Müslüman gördün mü, kendinden tiksinebilen bir Doğulu tanıdın mı hiç? Kendilerinden hiçbir şey beklemezler ki, kendilerini sürüden ayırmayı bilmezler ki; yalnızca ne olduğunu bilmedikleri bir akışa boyun eğerler ve başka türlüsünü isteyeni de sapık ya da deli sanırlar!

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 243 - Yapı Kredi Yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 243 - Yapı Kredi Yayınları)
Nesli 
11 Haz 12:40 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Saç fırçama bakıyorum ve arasına takılmış saçlarımı
görüyorum. Aldım ayıklamaya başladım. Benim doksan
yaşındaki zayıf ince saçlarım. Birer birer dökülüyorlar. Vakit,
diye mırıldandım, zaman dedikleri şey, dökülür. Durdum,
fırçayı sırtüstü bıraktım: Kabuğu üstü devrilmiş bir böcek
gibi yattı ve beni ürpertti

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 18)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 18)
nejla güldalı 
22 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

çünkü ancak karanlığı bilen aydınlığı anlar, ancak Hiçliği
bilen varolmak ne demektir bilir. Ölümü düşünüyorum,
demek ki varım!

Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 302 - iletişim yayınları)Sessiz Ev, Orhan Pamuk (Sayfa 302 - iletişim yayınları)
5 /