Sessiz Ev

Orhan Pamuk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·288 syf.··
2020 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 19:21
Sessiz Ev, Orhan Pamuk'un okuduğum 10. kitabı oldu. Orhan Pamuk bu eserinde, dağılmakta olan ve birbirinden kopmuş Darvınoğlu ailesi üzerinden 1980'li yılların Türkiye'sinin fotoğrafını çekmiştir. Gerçekten o dönemin Türkiye'sinde insanlar çeşitli sebeplerle birbirinden ayrıştırılmış ve aynı evdeki insanlar bile siyasi propagandalarla birbirine sırtını dönmüştür. Eserin görünen konusu şu şekildedir: Ailesinden ve birbirinden çeşitli sebeple kopmuş olan üç kardeş, İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasındaki babaannelerini bir haftalığına ziyarete giderler. Bu bir haftalık süre içerisinde Orhan Pamuk kitaptaki karakterlerin hepsini tek tek kullanarak bize muazzam bir tablo sunar. Bu sebeple Sessiz Ev'e çok sesli bir roman diyebiliriz. Zira olayların gelişimi her bölümde farklı karakterlerin ağzından anlatılmaktadır. Aynı zamanda karakterlerin bilinç akışları da tüm çıplaklığı ile önümüze serilmiş durumdadır. Sessiz Ev'i ve anlattığı 1980'li yılların toplumunu anlayabilmemiz için Orhan Pamuk'un kitapta kullandığı karakterleri analiz etmemiz gerekmektedir. Zira her karakter farklı bir ideolojiyi simgelemektedir. Orhan Pamuk bu karakterler üzerinden 1980'li yılların farklı ideolojilerinin ülkedeki etkilerini bizlere göstermek istemiştir. Gelin şimdi karakterlere ve özelliklerine biraz değinelim. 1 numaralı karakterimiz, Selahattin Darvınoğlu'dur. Doktordur. Soyadını kendi seçmiştir. Soyadından da anlaşılacağı üzere Darwin'cidir. Tanrı'ya inanmamaktadır, sadece fiziksel veya maddi dünyanın gerçeklerine dayanan bilim anlayışı vardır. Kendisine klasik "Türk aydını" diyebiliriz. Her şeyi bildiğini düşünür ve geleneği hor görür. Bütün ömrünü Doğu'yu eğitecek bir ansiklopedi yazmaya harcamış; fakat ansiklopedisini kimse okutamadan ölüp gitmiştir. 2 numaralı
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2022 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2022 00:00
Sessiz Ev, İstanbul’dan babaannelerini ziyarete gelen üç farklı kardeşin konakta geçirdikleri bir hafta üzerinden, 80’ler döneminin politik yüzüne ışık tutan olayların aktarıldığı bir hikaye. Bu üç kardeş yaşadıkları olaylar ve hayata bakış açıları açısından aslında o dönemin Türkiye’sinde bulunan kitlelerin birer temsili adeta. Birisi alkole düşkün bir doçent, diğeri devrimci bir öğrenci, diğeri ise zengin olma hayalleri kuran, anne ve babalarını kaybetmiş olan bu kardeşler kendi iç dünyalarında yaşadıkları git gelleri ustaca aktaran Orhan Kemal’in döneme ışık tutan örnekleri. Kitapta en çok ilgimi çeken şey karakterlerin birinci ağızdan anlatım biçimine göre ele alınması. Yani her bir bölümde bu karakterler özne anlatıcı şeklinde hissiyatlarını anlatıyor ve biz okuyucular onların perspektifinden dünyaya bakıyoruz. Daha önce bu tarz bir anlatım biçimi gördüğümü hatırlamıyorum. Açıkçası bu çok hoşuma gitti. Orhan Pamuk’un karakter analizlerini ve tasvirlerini çok başarılı buldum. Özellikle geçmişi ve şimdiyi birleştirme biçimi çok ustaca. Karakterler kendi iç dünyalarında iken, dışarıda kalan bölümü de aktarmayı ihmal etmemesini bir film sahnesinden bile daha başarılı buldum. Ancak bu güzel anlatım biçimine rağmen, olayların hissiyatı bana biraz zayıf geldi. Yani duyguyu okuyucuya geçirme kısmı beklentimin altında kaldı. Bu kitaptan özetle çok usta bir anlatıcı olduğunu söyleyebilirim ancak buna karşın duyguyu aktarma konusunda karar vermeden diğer kitaplarını da okumam gerektiğini belirtebilirim. Sessiz Ev, Orhan Pamuk’a başlangıç olarak iyi bir kitap olacaktır diye düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ederim
İnceleme
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
“Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm. Çocuktum..”
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 157. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 00:27
Orhan Pamuk, malum, pek çok okurun sorunlu olduğu bir yazar. Bana göre kusursuz bir kurgucu. Entellektüel ve tarihsel birikimini olayları derinleştirmede muhteşem kullanıyor. Lakin bu kusursuzluğun içinde duyguları okura verebilmekte eksik kalıyor. Eh, bir de politik bir gözlük takmadan edebiyata bakamadığımızdan, kızmaktan sevmeye geçemiyoruz sanki. Ama Sessiz Ev, bunu kıran kitaplarından biri. Hatta şöyle demeliyim, en sevdiğim Pamuk kitabı oldu şahsı muhterem. Bunu, postmodernizme geçiş yapmadan önce yazdığı kitaplardan biri olmasına borçlu sanırım. ——Zıtlıkların kullanımı üzerine—— Sessiz Ev, sanki bir kış ağırlığıyla, küf kokusu, kasvet, kapalı panjurları ve sıvası dökülmüş duvarlarıyla orada öylece duruyor. Babaanne’nin yere vurduğu bastonun bıktırıcı sesi, yüzündeki tiksinti, gözlerindeki öfke, geçmişin heyulaları..Bu karanlığın içine dalıp çıkamayınca, insan durup sorma gereği duyuyor: Nasıl oluyor da tüm bunlar, yaz mevsiminin güzelim aydınlığı, sarı sıcağı, deniz kokusu ve cırcır böceklerinin sesiyle dinlenen bir bahçede var olabiliyor? Böyle bir kasveti yaz aylarının ışıklı sabahlarına nasıl resmediyor yazar? ——Kısaca Konu:—— İstanbul’da yaşayan üç kardeşin bir haftalığına Cennethisar’da babaannelerini ziyarete gelişini okuyoruz. Bu kitabın sadece bir haftada yaşananları anlattığına inanmak insana güç geliyor. Gazetelere, bizden kaç kişi ölmüş, onlardan kaç kişi diye bakmanın sıradanlığıyla çürümüş ‘80 lerdeyiz. Dönemin tüm siyasi havasına, akıl tutulmasına, korkuya ve cahil cehaletine tanıklık ediyoruz. Ve karakterlerin kendi ağızlarından anlatılan, sık sık geçmişe dönen hikayelerle bu 7 gün, olur bize 70 yıl. ——Karakter Analizi—— Hikayelerini kendi iç seslerinden dinlediğimiz karakterlerin hiçbiri, alelade bir kişilik giydirilmiş karakterler değil.
Edebiyat
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
'' SESSİZ EV '' ORHAN PAMUK
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2023 00:00
Kitabın Adı: Sessiz EvSessiz Ev Kitabın Yazarı: Orhan PamukOrhan Pamuk Türü: Sosyal – Postmodern roman Sessiz Ev, Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk‘un Cevdet Bey ve Oğulları adlı ilk romanından sonra 1983 yılında yayımlanan ikinci romanıdır. Orhan Pamuk, Sessiz Ev kitabını 32 bölüm halinde kurgulamıştır. Her bölüm farklı karakterlerin gözünden anlatılmaktadır. Romandaki zamanın, 12 Eylül 1980’de yaşanan askerî darbeden kısa bir süre önce geçmesi nedeniyle darbeden önceki siyasî ve toplumsal gerginlikler romanda derinden hissedilmektedir. Sessiz Ev romanı ,Orhan Pamuk’un modern roman kalıplarından çıkmaya çalıştığı ve çoğulcu bakış açısı ile olayları her kişinin kendi ağzından anlattığı önemli bir romandır KONUSU: Biri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı kafasına koymuş üç torunun, 1980 yazında İstanbul’dan elli kilometre uzakta, Cennethisar’da yaşayan babaannelerinin konağında geçirdikleri bir haftanın öyküsüdür. Selahattin Darvınoğlu’nun ölümünden sonra onun yaşamının eşi Fatma Darvınoğlu tarafından anlatılması ve çok çeşitli hayatların romana dâhil edilip okuyucuya sunulması romanın konusunu oluşturmaktadır. ŞAHIS KADROSU: Fatma Hanım(Babaanne): Romanın başkişisidir. Roman özellikle Fatma Hanım’ın bakış açısından anlatılır. Selahattin Darvınoğlu’nun eşidir. Doksan yaşında ve çok şey görmüş geçirmiş bir kadındır. Çocukluğu aristokrat bir aile yanında geçmiştir. Torunlarını seven ancak onların babaannelerine soğuk davranmalarınından hoşlanmayan, daha fazla ilgi isteyen evin sahibesi. Selahattin Darvınoğlu: Meşrutiyet dönemi doktor olan aydınıdır. Romanda ölü olarak karşımıza çıkar ve eşinin anlattıkları ile okuyucuya tanıtılır. Batılı düşünce sistemi ile geleneksel değerler arasında bocalayan bir tiptir, ittihatçılar tarafından sürgün edilmiştir. Doğan: Fatma Hanım ve
postmodern roman
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
8/10
·288 syf.··
2021 77. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 19:40
Orhan Pamuk’un genel olarak kalemine hayranım… Onun karakter analizleri, çevre tasvirleri ve çoğu kişinin düşündüğü aksine tarafsız tutumu, karakterleri yargılamak için değil de onları anlamak amacıyla kullandığı kalemi beni tesiri altına alıyor. ‘Sessiz Ev’ romanında aslında bir aile sıcaklığını yakaladım ben. Babaannelerini ziyarete gelen Faruk, Nilgün ve Metin’den başlayan roman aslında geçmiş, gelecek ve şimdiyi birleştiren bir dönüm noktası. Kitabın farklı karakterlerin ağzından, farklı açılardan anlatılan bölümlerden oluşuyor olması da başta dediğim gibi, Pamuk’un o karakterleri yargılamak için değil de anlamak için olan tutumunu kanıtlıyor gibi…Kitap; dönemin politik olaylarını, çağın umutsuzluğu içinde araştırma yapmaya çalışan bir tarihçiyi, çok zorlu yaşamından sonra hayata tutunmaya çalışan bir cüceyi ve daha birçok farklı karakterlerin üzerinde durmuşken, babaanneleri olan Fatma karakterinin öne çıkması ve onun etrafında anlatımın sağlanıyor olması beni daha çok mutlu etti. Romandaki ‘Fatma’ karakterini daha çok tanımak ve Orhan Bey’in her şeyiyle bu karakteri okura sunmasını dilerdim… Sevgili Pamuk da bunu tahmin etmiş olacak ki, “Hayata, o bir seferlik araba yolculuğuna, bitince yeniden başlayamazsın, ama elinde bir kitap varsa, ne kadar karışık ve anlaşılmaz olursa olsun o kitap, bittiği zaman, anlaşılmaz olan şeyi ve hayatı yeniden anlayabilmek için istersen başa dönüp biten kitabı yeniden okuyabilirsin, değil mi Fatma?“ diye bitirmiş canım kitabını. Pamuk’un diline ve kalemine hayran herkese önerimdir bu kitap…
Edebiyat
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Sessiz Evin Sakinleri
6/10
·270 syf.··
2018 48. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2018 00:35
Not: Bu incelemede Orhan Pamuk’un ‘’Sessiz Ev’’ kitabını dil, anlatım, kurgu, konu olarak dört başlıkta inceleyeceğim. Kitabın içeriğinden bolca örnek vereceğim. Böyle tafsilatlı bir inceleme okunurken kitabın içeriğinden detaylıca bahsedileceği unutulmasın, ona göre okunsun. Yazarın olayları nasıl ele aldığı ve onun yazarlığı da söz konusu kitaba dayanarak açıklanacaktır. Okumadan önce bu yazının ne bir övgü yazısı, ne de bir sövgü yazısı olduğu unutulmasın. Bu yazı sadece ELEŞTİRİ mahiyetindedir. Okuyucuya duyurulur. Bundan daha önce bazı konuşmalarda da bahsettiğim gibi, etrafım Orhan Pamuk’u hiç sevmez. Kişilik olarak, karakter olarak ben de sevmem. Bunu bir kenara bırakarak onun romanına adeta bir roman perspektifiyle yaklaşmalıyız. Öyle ya, ben onun romanlarını da roman olarak saymıyordum! Orhan Pamuk’un nasıl bir romancı olduğunu henüz keşfetmiş değilim. Sessiz Ev kitabı bana yalnızca onun tarzını ve anlatımını öğretti. Oysa daha önemli addedilen diğer kitaplarını okumuş değilim. Yalnız şundan başlayalım: Bir defa bu kitabın yazılış zamanı 1980’li yılların başlarıdır. Tahmin edileceği üzere o yıllarda solun elinde kalan tek cephe olarak edebiyat-sanat cephesi bulunuyordu. Orada da edebiyat otoritelerine karşı(Fethi Naci gibi) genç yeni-sol edebiyatçılar çıkıyor, romanlara farklı bir perspektif getirerek bu otoritelere savaş ilan ediyorlardı. Çünkü edebiyat piyasalaşmaya başlamıştı. Piyasa olan bir şeyin eleştirmenler tarafından beğenilmemesi söz konusu olamazdı; bunlar sanatımızı kısıtlayan, dünyaya entegre olmamızı engelleyen ve artık aşılması gereken şeylerdi. Bir defa eleştirmenlerin edebiyatı artık köhnemişti. Bu sözlerle yola çıktılar; Doğan Hızlan vardı bu işleri yürütenlerden. Orhan Pamuk da daha o yıllardan bu kadronun içindeydi. İşte Sessiz Ev böyle
Edebiyat
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
9/10
·288 syf.··
2024 121. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2024 13:41
Orhan Pamuk , yaşamış olduğu çevre değişen çehre/hayat tarzı anlatılan hikayeler ve iç çekişler arasında büyümüş olsa gerek . Ailesinde veba bir saplantı haline de gelmiş olabilir . Orhan Pamuk için kentsel dönüşüm romancısı demiştim romanlarında hep bir köşk yıkılıyor bir hayat yıkılıyor hep yeniden bir inşaa hali ya da isteği.. Bir hayalin peşine düşmüş aile büyüğünün ardında yaşananlar. Bireyin kalabalıklar içinde yalnızlığı (bu ifadeyi de çok severim) herkese veya her şeye rağmen idealinin Peşinden koşarken mahvolması . Kendi dışında gelişen (tembellik hali dışında) toplumsal ve siyasi olayların amacına ulaşmada onu engellemesi bu kitabın özelinde… Gazete küpürlerini art arda dizmişsin de Orhan Pamuk arada edebi yeteneğini konuşturmuş da tutturmuş gibi bir garip lezzet dimağımda kalan… Velhasıl, sıradaki gelsin…Mutlu Hafta sonları
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2023 11:38
Beyaz Kale'yi okurken,Faruk Darvınoğlu kim, Orhan Pamuk için önemi ne gibi sorgulamalar yaparken, Sessiz Ev'i okurken buldum kendimi. Roman kahramanının bir sonraki kitaba önsöz yazması müthiş bir fikir. Ben yine tersden başladım.Önce Sesiz Ev sonra Beyaz Kale'yi okumanızı öneririm.Peşpeşe okuduğum için aradaki bağı kurabildim. Orhan Pamuk okumaya başladığımda bir biçimde diğer kitabı okuma isteği duydum.Külliyatı tamamlayacağım sanıyorum bu gidişle.....sırada Yeni Hayat var sonra Veba Geceleri,Masumiyet Müzesi.....sadece Orhan Pamuk'un eserlerini değil başka kitaplara da akıverdiğimi farkettim.Vişne Bahçesi/Anton Çehov var bu arada okumak istediğim. Okuma heyecanı ve çoşkusunu kamçılayan bir yazar oldu benim için. Doğan Darvınoğlu'nun çocukları Gebze/Cennethisardaki babannelerini ziyarete gelirler. Doğan Darvınoğlu, Dr Selahattin Darvınoğlunun oğludur.Dr Selahattin Darvınoğlu ise siyasetle uğraştığı için Talat Paşa tarafından İstanbuldan sürülmüş, Doktorda Gebze'ye gelmiştir. Nilgün'ün siyasi kimliği ile 1970/1980 yıllara ki bildiğim,anımsadığım,şekillenirken şekillendiğim yıllara uzandım bir okur olarak.... Metin'in zengin olma düşleri, tüm zamanlarda daha çok da gençlerin ata malını satarak zengin olma hayalleri ..... Faruk'un tarihi olaylara,belgelere merakı ve arşivi karıştırması ise okur olarak 1900 yıllara ..... zihinsel yolculuğumu ise geçmişi, bugünü ve geleceğe uzandırdı beni .... Bildiğim mekanlarda dolaşması ise roman kahramanlarının benim için eğlenceli oldu... İstanbul ve Gebze de yaşadığım yıllarda o mekanların yüzyıl öncesini görmeyi isterdim derdim sık sık.İstanbul Boğazı, Cennethisar,Darıca, Tuzla sahilleri..... İnsaneliyle talan edilmiş olsa bile hala güzel...talan edilmemiş hali ise cennet gibi olsa gerek.....cenneti cehenneme çeviren sınra
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Sessiz Ev
10/10
·288 syf.··
2024 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2024 17:36
Sessiz Ev'de Orhan Pamuk, dağılmakta olan bir ailenin hikayesi, üzerinden Cumhuriyet ve modernleşme tarihimizin barındırdığı gizli çatışmaları ve şiddeti araştırıyor. Orhan Pamuk yayımlanışından otuz yıl sonra, bu yeni baskıda romana bölüm başlıkları koydu ve anlatıdaki bazı tekrarları ayıklayarak kitabı yeni okurlar için daha okunaklı hale getirdi.
2024 Okuma Raporları
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2022 00:00
Sığ sularda derin düşünceler içinde boğulan, farklılıkları anlamaktan korkan, kaçan; doğu ve batı karmaşası içinde çırpınıp çabalayan, karanlık gecelerin aydınlanacağına inanan ve buna rağmen sorumsuzluklarla başka hayatların yok olmasını uzaktan seyreden hayatların hikayesi.
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma

Yazar Hakkında

Orhan PamukYazar · 33 kitap
Ferit Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul), Türk yazar. Birçok başka edebiyat ödülünün yanı sıra 2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç yaşta alan iki kişiden biri olmuştur. Kitapları altmış dile çevrildi, yüzü aşkın ülkede yayımlandı ve 11 milyon baskı yaptı. 2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilen Pamuk, Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk'tür. Yaşam öyküsü Orhan Pamuk yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "Karanlık ve Işık" ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Bu romanı ancak 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımlandı. 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü. Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi de 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale ile 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve yurtdışında tanınmaya başlandı. Orhan Pamuk, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar romanı Amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe Orhan Pamuk'un Türkiye dışındaki ünü artmaya devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı. Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. Orhan Pamuk ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihli sayısının "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı kapak yazısında tanıtılan 100 kişiden biri oldu. 2007 Mayıs'ında yapılan 60. Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yapmıştır. Nobel Ödülü Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarihe geçmiştir. Akademi'nin 12 Ekim 2006 günü saat 14:00 civarında yayımladığı, “ 2006 Nobel Edebiyat Ödülü 'Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan' Orhan Pamuk'a verilmiştir. ” şeklindeki basın bildirisiyle Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verildiği resmen açıklandı. Pamuk 7 Aralık 2006'da, İsveç Akademisi'nde Babamın Bavulu başlığı altında hazırladığı Nobel konuşmasını Türkçe yaptı, Türkçe bilmeyen izleyiciler ellerindeki çeviri metinden konuşmayı takip etti, birçok televizyon kanalı konuşmasını canlı yayınladı. Orhan Pamuk ödülünü 10 Aralık 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde İsveç kralı XVI. Carl Gustaf'ın elinden aldı. Romancılığı Orhan Pamuk'un romancılığı postmodern roman kategorisinde değerlendirilmektedir. Eleştirmen Yıldız Ecevit Orhan Pamuk'u Okumak adlı kitabında onun avangard romancılığını değerlendirmektedir. Özellikle Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı'dan yola çıkarak bize kendisini ve olayların gelişimini anlatır. Aynı şekilde edebiyat tarihçisi Jale Parla da Don Kişot'tan Günümüze Roman adlı kapsamlı yapıtında, Benim Adım Kırmızı'dan hareketle Orhan Pamuk'un eserlerini karşılaştırmalı edebiyat bağlamında irdeler. Parla'ya göre Pamuk, Türk romanının aldığı önemli dönemeçlerin sahibi olan bir yazardır. Doğu-batı sorunsalıyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardan birisidir Pamuk, bu sorunsalı kültürel ve felsefi içerimleriyle edebiyatına taşımış, özellikle Kara Kitap'ta bu tema bağlamında önemli, çok katmanlı bir edebi metin örneği sergilemiştir. Eleştiriler Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülünü kazanması değişik tepkilerle karşılaştı. Ödülün Pamuk'a Türkiye tarihi ile ilgili demeçleri dolayısıyla verildiği iddiasında bulunuldu. Orhan Pamuk Nobel ödülünü almadan on ay önce 19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı. Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metninde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir. Basında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Orhan Pamuk'u kutlamadığına dikkat çekildi. Ödüle yabancı basından olumsuz eleştiriler de gelmiş, ödülün siyasi sebeplerden dolayı verildiği belirtilmiştir. Orhan Pamuk'un eserlerinde Atatürk hakkında kullandığı üslup ve yazıları da kimi eleştirilere uğradı. Bir kısım edebiyatçı Orhan Pamuk'un eserlerindeki bazı bölümlerin diğer yazarlara ait başka eserlerden fazlasıyla esinlendiğini savunmakta, özellikle bazı romanlarındaki belli kısımların diğer kitaplardan neredeyse tamamen alıntı olduğunu öne sürmektedir. Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Bardakçı 26 Mayıs 2002 tarihinde belgeleri ile yazarı sahtecilik ve intihal ile suçlamıştır. Murat Bardakçı'ya göre Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, hikâyesi ve anlatım şekli ile Amerikalı yazar Norman Mailer'in Ancient Evenings adlı romanının bir kopyasıdır. Ayrıca suçlamalara göre Orhan Pamuk'un Beyaz Kale adlı romanı Mehmet Fuat Carım'ın Kanuni Devrinde İstanbul isimli eserinden birebir pasajlar içermektedir. Orhan Pamuk günümüze dek bu konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Orhan Pamuk'un Sri Lanka'da düzenlenecek olan Edebiyat Festivaline katılması Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (Reporters sans frontières) tarafından eleştirildi. Örgüt Orhan Pamuk'u ve festivale katılmak isteyen diğer edebiyatçıları Sri Lanka'daki baskıları meşru hale getirmekle suçladı. Orhan Pamuk davası Yazar Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulununca hakkında TCK'nın 301. maddesinden ‘Türklüğe hakaret’ davası açıldı. 16 Aralık 2005'de ilk duruşması yapılan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 Şubat 2006 tarihine ertelendi. Şişli Asliye Ceza Mahkemesi, bu tür davalar için Adalet Bakanlığı'nın yazılı izninin gerektiğini belirterek izin verilip verilmediğinin sorulması için bakanlığa yazı yazılmasına karar verdi ve duruşmayı da 7 Şubat'a erteledi. Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepkiler geldi. Dava günü Şişli Adliyesi önündeki Pamuk ve yabancı yetkililere yönelik protesto gösterileri, Türkiye ve dünya basınında önemli yer tuttu. AB - Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, "hükümet, parlamentoya değişiklik yasası getirebilir. Yapılacak şey budur. Türkiye'nin imajına büyük bir zarar vermiştir. Avrupa'da kötü bir imaj doğmuştur. Ünlü bir yazar hakkında dava açarsanız, dışarıda milliyetçiler bu yazarı dövmek için arabasına saldırırsa, burada ciddi bir sorun vardır" dedi. AP Türkiye Raportörü Camiel Eurlings de, hükümetin yazar Orhan Pamuk davasını düşürmesi gerektiğini belirterek, hükümet reform taahhüdüne sadık kalmalı şeklinde konuştu. Türkiye ile AB arasında ciddi gerilime neden olan Orhan Pamuk’un hakkındaki dava 22 Ocak 2006 tarihinde düştü. Adalet Bakanlığı, Şişli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, Yeni Ceza Yasası gereği izin yetkisi olmadığını hatırlatarak, Pamuk'un yargılanması için Adalet Bakanlığı’nın izin verdiğine ilişkin belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Ödülleri 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazar arasında paylaşıldı) 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev (Fransızca çevirisi nedeniyle) 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz 1995 Prix France Culture (Fransa) Kara Kitap 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı 2002 Premio Grinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 International Impac-Dublin Literary Award (İrlanda) 2005 Prix Médicis Etranger (Fransa) Kar 2005 Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış Ödülü (Almanya) 2005 Richarda Huch Ödülü (Almanya) 2006 Le Prix Méditerranée étranger Ödülü (Fransa) Kar 2006 Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç) 2006 Washington University'nin Seçkin Hümanist Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri)[24] 2006 Commandeur de l'ordre des arts et des lettres (Fransa) 2008 Ovid Ödülü (Romanya) 2010 Norman Mailer Yaşam Boyu Başarı Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri) 2012 Sonning Ödülü Fahri Doktoraları 2006 Tiflis Üniversitesi 2007 Berlin Serbest Üniversitesi 2007 Boğaziçi Üniversitesi 2007 Georgetown Üniversitesi 2007 Tilburg Üniversitesi 2007 Madrid Üniversitesi 2008 Floransa Üniversitesi 2008 Beyrut Amerikan Üniversitesi 2009 Rouen Üniversitesi 2010 Tiran Üniversitesi 2010 Yale Üniversitesi 2011 Sofya Üniversitesi Onur üyelikleri 2005 American Academy of Arts and Letters Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri) 2008 Social Sciences of Chinese Academy Onur Üyesi (Çin) 2008 American Academy of Arts and Sciences Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri)