Kara Kitap

7,9/10  (92 Oy) · 
378 okunma  · 
67 beğeni  · 
2.744 gösterim
Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Çocukluğundan beri yazılarını hayranlıkla okuduğu yakın akrabası gazeteci Celâl'in köşe yazıları, bu arayışta ona işaretler yollayacak ve eşlik edecektir. Okuyucu, bir yanda her bacası, her sokağı, her insanı başka bir esrarlı âlemin işaretine dönüşen İstanbul'da Galip'in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikâyelerle tamamlayan Celâl'in köşe yazılarıyla karşılaşır. Eski cellatların hikâyelerinden Boğaz'ın sularının çekileceği felaket günlerine, kılık değiştiren paşalardan kültür tarihimizde kalmış esrarlı cinayetlere, karlı gecenin aşk hikâyelerinden yüzlerimizin üzerindeki anlamın sırlarına, İstanbul'un ücra ve karanlık köşelerinden gülünç ve tuhaf kişilerine, yakın tarihimizden günlük hayatımızın unutulmuş ve şaşırtıcı ayrıntılarına kadar uzanan bu araştırma Galip'i hem kayıp karısına, hem de hayatımızın içine gömüldüğü kayıp esrara doğru çekecektir.

"Zengin, yaratıcı, modern bir ulusal destan." 
-The Sunday Times, İngiltere-

"Pamuk Kara Kitap'la, romanın bir edebi tür olarak hâlâ hayatta olduğunu, hâlâ bir potansiyeli ve geleceği olduğunu kanıtladı. Bunları yapan biri ne zamandır çıkmıyordu." 
-Nobel Komitesi Başkanı Horace Engdahl-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    476
  • ISBN:
    9789750826139
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
 29 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap okumayan insanların Orhan Pamuk’a yaptığı karalama kampanyasına kitap okuyan bir kişi olarak kanmam ve Orhan Pamuk’a senelerce önyargımın oluşmasından ötürü kendime ne kadar kızdığımı anlatamam. Pamuk’un kalemine tek kelime ile bayıldım desem abartmış olmam. Galip’i İstanbul sokaklarında yürütmesi, İstanbul’u anlatırken Galip’in düşüncelerini bizlere birebir yaşatabilmesi, kurduğu o uzun uzun cümlelere rağmen insanı sıkmamasını çok beğendim gerçekten. Uzun cümleler sıkmıyor ama zorlamıyor da değil. Uzun cümlelerin bazılarını da anlayabilmek için daha doğrusu gerçek manada kavrayabilmek için birden fazla da okuduğumu söylemek isterim. Aslında bu güzel kitabı birden fazla okumam gerek ya.

Tahsin Yücel’in “Kara Kitap Üzerine” isimli yazısında dediği gibi kitap içinde fazlası ile topal cümleler olduğu bir gerçek evet hatta bu dediğim cümlelerin okurken o cümlenin haddinden fazla uzun olması maalesef bazı cümleleri havada bıraktığı da doğru. Özneye sanki birden fazla yüklenen yüklemlerin cümle içinde ağır geliyor ve özne de bu yüklemleri kaldıramıyor gibiydi; ama ben şahsen ne Tahsin Yücel’in dediği gibi Orhan Pamuk’un Türkçe’sinin yetersiz olduğunu düşünüyorum ne de İlber Ortaylı’nın dediği gibi Türkçe’sinin zengin olmayıp fakir olduğunu da düşünmüyorum. Bana göre kesinlikle Orhan Pamuk’un kaleminin, tarzının bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Tahsin Yücel’in yazısının tamamına linkten ulaşabilirsiniz. http://www.dipnotkitap.net/...tap_Tahsin_Yucel.htm Hatta Nüket Esen’in Kara Kitap Üzerine Yazılar kitabını okuyarak Kara Kitap üzerine fazlası ile de eleştiri yazılarını okuyabilirsiniz.

Romanın konusuna gelecek olursak genel olarak söyleyemem o kadar sayıda kitap okumadım ama benim okuduğum kitaplara göre bana en farklı gelen kitap Kara Kitap diyebilirim; hatta sadece bana göre olmadığı da çok açık ki kitabın bu kadar seveni var iken bu kadar da sevmeyeni mevcut. Galip’in Rüya’yı araması, arar iken de ilgisiz taraflara yönelmesi ama ilgisiz tarafları ilgili şekilde okuyabilmek çok güzeldi. Roman içinde geçen Alaaddin’in Dükkan’ı çok güzel, çok başarılı, fazlası ile haklı olarak da ilgi çekici anlatılmış ve şimdi bu zamanda olduğunu bilsem bu dükkanın kesinlikle ziyaretine giderdim.

Bayan Okur 
05 Oca 16:43 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 7/10 puan

Orhan Pamuk'un uzun cümle sanatını konuşturduğu bir kitabını daha okumuş bulunmaktayım. Kitaptaki Celal karakterine hayran kaldım ama bu hayranlığımı kendime açıklayamıyorum. Celal karakterinin korkusuzluğu beni kendine çekti galiba. Aynı zamanda Pamuk'un kafamı karıştıran sözleri de var ki bunları da sizinle paylaşıp fikirlerinizi alacağım. Kitap genel olarak keyif vericiydi aslında. Cevdet Bey ve Oğulları'nı bir kere daha okumayı düşünüyorum çünkü Orhan Pamuk'u bu kitabıyla daha iyi tanıdığımın kanaatindeyim. Yeni okumaya başlayanlara tavsiye etmem ama kendini hazır hissettikten sonra okuduktan sonra kafanda soru işaretleri bırakan bir kitap. ( Ki bence böyle kitaplar okuyucuya daha fazla yarar sağlar.) Keyifli okumalar dilerim kitap dostlarım. :)

KeMâL 
 28 Kas 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Evet Orhan Pamuk ile tanıştım, ama bu nasıl bir tanışmak. “ Kara Kitap “ evet gerçekten büyük mutlulukla okudum; çünkü bu kadar güzel kitaplar arada nadide çıkıyor. Gerçekten okuyup beğendiklerim arasında ilk 10’a girecek romanlardan. Neden sevilmez Orhan Pamuk bilmem. Kişiliği beni pek ilgilendirmiyor. Edebiyatının, dilinin ve kurgusunun güzelliği çok nadide. Belki geç bile kaldım yazarla tanışmak için ama git gide kendimi hızlandırıyorum okumada.

Nasıl bir yazar Orhan Pamuk ? Cümleler gayet uzun. Bazı yerlerde bir paragraflık cümleler gördüm. Hayretler içinde kaldım. Noktalama o kadar güzel kullanılmış ki. Eğer bu noktalamalara uymazsanız inanın paragrafı anlamıyorsunuz. Hatta ben bir çok kez başa dönüp dönüp durdum. Çünkü anlam düşüklüğü oluyor. Ha bu arada mutlaka sessiz ve sakin kafayla okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten çok önemli derecede güzel ve zor bir kitap. Kelime düşüklüğü mü yoksa özne eksikliğimi bilemem ama bazı yerler gerçekten kopuktu. Tekrar tekrar okuyarak anlayabildim. Romanın kurgusu ve konuları ise zaten harika ötesi. Gerçekten güzel bağlantılarla romanı tamamlattı yazar. Betimlemeler , tarih bilgisi ve karakter analizleri çok güzeldi. Çok katmanlı, farklı olaylar ve konularla bezeli bir modern romanların kırılma kitabı, yazarı.

Kitabın konusuna gelince o kadar çok konu var ki… Yani çok şeyler yazmak geliyor içimden ama not aldıklarımı sizlerle kısa kısa paylaşmak istiyorum. Öncelikle Milliyet gazetesinde köşe yazarı olan Galip’in Celal’i ve Rüya’yı ararken kendini bulması yada bulmak istemesi. Hatta ve hatta ana tema “ İnsan nasıl kendi olur ? “ “ İnsan nasıl başkası olur ? “ bu sorulara cevap olarak bir çok konuyla işlenmiş bir roman. İçerisinde ülkenin 90’larda siyasi durumu ele alınmış. 80’ler ve 90’ların moda konuları işleniyor. Mankenliğe ayrı bir cümle açmalıyım. Reyonlardaki mankenlerin canlandırılması onları metafor olarak kullanması çok iyiydi. Ülkenin çağdaşlaşması ve belli tabularının yıkılması konularını işlemiş. İslamiyet, islam alimleri, dergahlar, cemaatlar hakkındaki bilgisi de çok şaşırtıcı. Nakşibendi’den tutun Galata Mevlevihane’sine kadar ne isimler geçmiyor arada. Polisiye ve gerilim romanlarına da baya atıfta bulunuyor romanın başından sonuna kadar. Türkan Şoray ve Müjde Ar’ın olduğu bölüm, genelev ve Vesikalı Yarim filminin canlandırılması çok hoştu. Kahkahalarla güldüm. Bir bölüm ise Marcel Proust ve Kayıp Zamanın İzinde kitabına atıfta bulunmuş. Tez zamanda bu seriyi okumalıyım. Mevlana ve Şemş hikayesi de unutmadığım bölümler arasında. Tarikat yolcusunun gerçeğe kavuşması nedir ? Nasıl olur? Doğruyu ve yanlışı okurun yüzüne vuruyor bu konuda yazar. Okumalısınız yine… Abdi Paşa ve Cellat’ın hikayesi.

Bu konuya ayrı paragraf açıyorum çünkü çok etkilendiğim bir bölüm de burası. Hurufilik…. Harfler ve yüzler. Nesnelere isim vermek, canlandırmak ve hayal gücünü geliştirmek. İnsanın yüzünden yaşadığını anlamak. Yüzündeki duyguyu dile getirmek. Çok güzel bir bölümdü. Halden anlamak nedir? Çok güzel anlatılıyor.

Yine farklı bir paragraf açmam gereken yer. Osmanlı Devleti’nin yönetim şekli. Daha doğrusu şehzade eğitim şekli. Çok güzel anlatmış yazar psikolojik durumu.

Esrarengiz kaçmalar, hayaller alemi, Fatih Sultan Mehmet, Mevlevilik, İstanbul, Kadıköy, Karaköy, Beyoğlu ve Nişantaşı,gizli tarih ve daha nicesiyle harika bir eser.

Kesinlikle kişilik oluşumunu etkileyecek bir eser bence. İnsanın kendisi olabilmesi için mutlaka okunmalı ve üzerinde durulmalı. Çok beğendim ve 10 puanı kesinlikle hak eden bir eser. Mutlaka tavsiye ediyorum.

Fırat Çağlar MANTAŞ 
 10 Ara 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Üzerine yazılan onca şeyden sonra (kitap,makale,tez, vs.),bu kitap için bir şeyler yazmak oldukça zor. Orhan Pamuk’un belki de en çok ses getiren kitabıdır Kara Kitap. Bunun sebebini kitabı bitirmeden de anlamak mümkün aslında. Okuduğum en yoğun içerikli kitaplardan biriydi çünkü..
Kullandığı dil ve üslup çok fazla eleştirilmiş. Öyle ki Orhan Pamuk’un Türkçe bilmediğini söyleyecek kadar ileri giden eleştiriler bile var. Cümlelerin yapısı karmaşık ve uzun, bu benim çok sevdiğim bir tarz. En çok da bu konuda eleştiri almış yazar. Açıkçası okuyup da anlamadığım tek bir cümle yoktu kitapta. Bu kadar yerden yere vurulmasının sebebi Orhan Pamuk’un dili kullanımı değil elbette! Bunu artık biliyoruz…
Kitabın en sevdiğim taraflarından biri Celal’in köşe yazılarıydı. Her biri dolu dolu yazılar. İğneleyici, bazı kesimlerin canını sıkacak tarzda cesurca yazılmış yazılar. Kitabı okurken birçok not alacaksınız bu yazılar sayesinde. Okurda merak uyandırıyor hepsi.

Galip, Celal’le o kadar özdeşleşmiş ki, onun yerine yazı yazabilecek, konuşabilecek hale gelmiş. Zaman zaman Galip’in bir hayalin içinde olduğunu düşünmeme neden oldu bu durum. Belki de amaç budur. Bu kadar özdeşleştiği bir yazarın yazılarından yola çıkarak, eşini bulma çabası da duygusal anlamda bir zenginlik katmış kitaba.

Yazılan onca şeye rağmen oldukça keyif alarak okudum kitabı. Çok akıcı veya kolay anlaşılır bir kitaptı demiyorum ama okurken her satırın titizlikle yazıldığını anlayacaksınız. Ve bunun bir okur için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Keşke daha güzel bir inceleme yazabilseydim ama zaten fazlasıyla yazılan şey var. Ben okuyun derim :)

Ay 
17 Oca 17:19 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Orhan pamuk romanlarini daha önceleri hic okumamistim; nihayet meshur kara kitapi, diger kitaplarini da okumama neden olacak bir eser oldu. Eserin ismi bana cok ilginc gelmisti, ”kara kitap” Neden karaydi?
Aslinda kitabi nasil bitirdigimi ben de anlamadim. zira 'sabirsiz' kisiligim uzun romanlari okumama hep engeldir. Romanda her bölüm bir romandi: Roman icinde roman okudum didyebilirim.
Bana göre son derece basarili, Üstkurmaca bir eser olan ’kara kitapta’ karakterlerde oldukca ilgincti:
Beni en cok etkileyen karakterlerden biri ”Rüya” idi. Zira Rüya vardi ama yok gibiydi. Bana göre mistik bir kadin imaji cizmesi, belki de kadinlari hem ”gercekler” hem de ”düsler” olarak, kilit bir karakter olan Rüya ile tüm kadinlara can vermisti, kimbilir? Ama neredeydi Rüya/lar?
Galip karakteri ise, ’dissosiyatif kisilik bozuklugu’ karakteriyle vardi eserde. Cocukluguna degin uzanan, Celal - Rüya’ya olan hayranligi- onu Celal’in yaninda ikincil olarak görünmesine yol acip, Rüya nin onu terketmesiyle ete kemige -Celal’e- bürünürerek kisilik bozuklugu ile kendisinin ’var’ oldugunu’ önemsedigi izlenimini gösterir -enbasta kendisine-: Degerlidir; Celal gibi. Ama Rüya gene yoktur.
Galip Rüya yi aramaktan vazgecer, ancak Celal olmaktan vazgecmez. Onun bir tarafi artik Celal’dir.
”…..insanın kendisi olabilmesinin tek yolunun bir başkası olması ya da bir başkasının hikâyelerinde kaybolması yolundaki bir başka hikâyeyi hatırlıyor, …………..”

Nadiye Aksu Bozan 
17 Şub 15:27 · Kitabı okudu · 9 günde · 8/10 puan

15 yıl önce daha ortaokul öğrencisiyken KAR ile birlikte almışım sağ üst köşedeki bilgiler öyle söylüyor. Ama Kar o kadar yormuş ki beni bunu okumadan kitaplıkta sarartmisim.
Alıp da okuyamadiklarima şans tanıma kararımin sonucunda nihayet okudum bitti. Ama ben hala eski Istanbul'da köhne bir apartmanda kaldım. Bir kitap alıyorsunuz elinize ama onlarca hikaye çıkıyor karşınıza. Galip'in kaybolan karısını bulma mücadelesine siz de katılıyorsunuz. Belki okuma yetisi çok gelişmiş arkadaşlar çok farklı anlamlar çıkarabilir kitaptan ama ben sadece arka fonda kalan hikayelere bıraktım kendimi. Osmanlı'ya yurdum insanına yer yer göndermelerini dikkate almadan sinirlenmeden güzelliklere odaklanip keyif aldım.

Kübra Gürel 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Konu itibariyle ilgi çekici ve hatta daha somuta indirgenebildiği takdirde sürükleyici olabilecek bu kitabın geneline yayılmış, biraz eleştirisel yaklaşmayı zorunlu kılan bir dokusu var. Yazarın düşünce dünyasından tam olarak sıyrılamamış, sözcüklerle armonik olarak bir uyum yakalayamamış olan bu eser, kendi kendini çürüten bir yapıya sahip. Zira yazar Türkçe'nin güzelliklerini ve ince söyleyişleri tam manasıyla bir kenara iterek ve kurgusunu tamamen günlük söyleyişlere dayandırarak ne yazık ki roman edasında konulu bir metin sunmakla kalmıştır.

Öznur Bedir 
 26 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabı ve de en beğendiğim kitabıdır. İlk Orhan Pamuk kitabı olarak ağır olduğunu, öncesinde diğer kitaplarından okumaya başlamamın daha iyi olacağını söylemişlerdi; ancak bu sözler bende Kara Kitaba karşı daha büyük bir merak uyandırdı. Galip'in karısı Rüya'yı arama maceraları bu esnada köşe yazarlığına başlaması, beni çok etkilemişti. Ayrıca Orhan Pamuk'un eserlerine kendisinden küçük parçalar eklemesini çok sevdim.Okunmaya değer bir kitap benim gözümde.

AYŞE ŞİMŞEK 
13 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Orhan Pamuk'un yeri bende başkadır, Kara Kitap'ın daha da başkadır. Okuyalı üzerinden uzuun zaman geçti. Ama etkileri geçmedi,geçmez. Herkesin pek de hoşlanmadığı dilini sevdim. Anlamın tamamen açık olmamasını sevdim. Pamuk hep bunu yapar, kitabın kendini zor hissettiren bir alt metini vardır. Onu yakaladıktan sonra etkilenmemek elde değil. Sırf pazarlamak, para kazanmak için Kara Kitap'ın 25.yılına özel bir baskı yapmış olsa da paralar helal olsun, onu da alıp okuyacağım.

Caner Aksakal 
06 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Etkileyici bir kitap daha... okuma süreniz boyunca aklınızdan çıkmayacak sahneler gözünüzde canlanacaktır ben okuma sürem boyunca kitaptaki olayların kafamdaki acabalarla dolaşmasını pek hatırlamam, Orhan Pamuk gerçekten kafası güzel bir yazar.. Tavsiyemdir...

3 /

Kitaptan 122 Alıntı

BİROL COŞKUN 
25 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir başkasının belleğini ağır ağır edinmekten başka neydi ki okumak?

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 325)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 325)
Bayan Okur 
18 Oca 10:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

"Her hayat benzersizdir. Her hikaye başka bir eşi olmadığı için hikayedir."

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 107)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 107)
Bayan Okur 
21 Oca 21:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Hepimiz kör olmuştuk, hepimiz, hepimiz...

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 131)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 131)
Bayan Okur 
17 Oca 09:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Film
"Aldatıldı, üzüldü, kahroldu; biz de kederle seyrettik..."

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 88)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 88)
mithrandir21 | Uğur D. 
 15 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kedi
Akıllı bir hayvan olan kedi nankör değildir; yalnızca köpekleri seven yazarlara güvenilmeyeceğini bilir.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)
mithrandir21 | Uğur D. 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Askeri darbe yapacaklar. Ordu içinde küçük bir örgüt. Dinci bir örgüt, bir yeni tarikat. Mehdi'ye inanıyorlar. Vaktin geldiğine inanıyorlar."

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 242)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 242)
KeMâL 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Üç büyük tema, tabii ki, ölüm, aşk ve müziktir.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)
BİROL COŞKUN 
22 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanın kendisi olmasına bir türlü izin vermezler, insanı bırakmazlar kendisi olsun diye, hiçbir zaman bırakmazlar.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 188)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 188)
BİROL COŞKUN 
19 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Az oku, ama severek oku, çok ama sıkıntıyla okuyandan daha okumuş gözükürsün.

Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)Kara Kitap, Orhan Pamuk (Sayfa 93)

Kitapla ilgili 1 Haber