Kara Kitap

Orhan Pamuk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ne tuhaf okurlarsınız siz, ne tuhaf ülke burası!
9/10
·423 syf.··
Beğendi
·
2023 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 15:28
Şeyh Galip’in "Gah kar yağıyordu, gâh karanlık." sözü bu kitabın epigraflarından biri değil sadece, kitabın özeti. Adı gibi kara, kasvetli bir roman bu, en çok da karlı. Batılı panjurların arasından alaturka bahçemiz İstanbul’un üstüne yağan karları seyrediyoruz uzun uzun. Şehrimiz hınca hınç dolmamış daha. Tramvaylar kağnı hızında gidiyor. Güzelim ceviz ve kestane ağaçları da nüfusa dahil. Singer dikiş makinelerinin tıkırtısı geliyor kulağımıza. Sonra o karlar erirken kendiyle birlikte bir şeyleri de sürükleyip götürmeye başlıyor. Avrupalılaşma, her şey gibi geç ve çarpık gelen kapitalizmin unutturduğu, silikleştirdiği hikayelerimiz giriyor işin içine. Bedii ustanın bize benzediği için camekanlarda yer bulamayan mankenlerini sahneye çıkarıyor Pamuk. Onların, yani bizim yüzlerimizin gizli şiirine, bakışlarımızın korkunç esrarına bakmaya çalışıyor roman boyunca. Bu roman biraz İstanbul, biraz da Galip. Kapanan bir devir ve o devrin kendine bir kimlik bulmaya çalışan insanı. Galip’in İstanbul’da ve kendinde kayboluşu, ama en çok da arayışı bu kitap. Yazarın dediği gibi belki biraz da İranlı şair Feridüddin-i Attar'ın şiirindeki kayıp padişahları Simurg'u arayan bir kuş sürüsünün yaptığı yolculuğa benziyor, hani şu en sonunda aradıkları şeyi kendi içlerinde bulan. Mevlana’dan Şems’e, Proust’tan Albertine’e, kuşlardan Simurg’a, Galip’ten Rüya’ya, insandan kendisine sorulan ve her seferinde cevabı bir sisin içinde kaybolan bir sorunun romanı bu: "Ne kadar zaman arayacağım seni ev ev, kapı kapı? Ne kadar zaman köşeden köşeye, sokak sokak?" Hepimiz onu arıyoruz. “Hepimiz O’nu bekliyoruz.” Avuç içlerimizde mor halkalar bırakan pazar fileleri gibi taşıyoruz hayatı ve filenin yırtıklarından düşenleri ardımız sıra bırakıp, neydi o, kaçırdığım hayat parçacığı nerede, diye
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Yol
8/10
·423 syf.··
2025 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 21:15
Orhan Pamuk'un daha önce iki kitabını okudum: Masumiyet Müzesi ve Benim Adım Kırmızı. Masumiyet Müzesini beğenmedim, Benim Adım Kırmızı ise kesinlikle bana göre çok iyiydi. Bunun en temel nedeni sadece birden fazla edebi teknik ile yazmış olması, hepsinden başarı ile çıkması değildi. Aynı zamanda da kitabın sonunda bulunan yüzlerce kitabın özümsenmiş halinden kaynaklanıyor da olabilir. Kara Kitap isimli bu kitabını okuyunca şunu net bir şekilde anladım ki; Orhan Pamuk, kesinlikle farklı olmayı, tehlikeli olsa da yeni bir şeyler denemeyi, birden fazla edebi teknik kullanmayı, hatta yeni edebi teknikler keşfetmeyi seviyor. Bu üstesinden gelip gelmemesi ile bence doğru orantılı değil. Bu işe girişmekten zevk alıyor. Çünkü hangi kitabını okursanız okuyun, iki kitabının edebi dili, anlatım tarzı, betimlemeleri, yorumları, artık ne derseniz deyin birbirine benzemiyor. Bunu Orhan Pamuk yazmıştır kesin diye kitabın kapağına bakmadan kolaylıkla diyemezsiniz. Pamuk’un eserlerinde Doğu ile Batı’nın çatışması, kimlik arayışı, hafıza, aşk, tarih ve yazı gibi temalar öne çıkar. Bunu artık bize öğretti. Kara Kitap ise bu temaların en yoğun ve çok katmanlı işlendiği eserlerinden birisi. Kitabı öncelikle belirtmekte fayda var ki; okumak hiç mi hiç kolay değil. Kafanızın az dolu olduğu, ya da daha sakin bir döneminizde okumanızı öneririm. Diğer mevzu da şu; çok fazla okurlar tarafından yarıda bırakabilecek bir kitap olarak düşünüyorum. O nedenle daha tecrübeli roman okurlarının okumasını öneririm. Roman, Galip adında bir avukatın, karısı Rüya’nın ve kuzeni Celal’in İstanbul’da kaybolmasıyla başlayan bir arayış öyküsünü anlatır. Ancak bu basit polisiye kurgu, romanın yalnızca yüzey yapısını oluşturur. Gerçekte Kara Kitap, kimlik, aidiyet, yazı ve anlam üzerine yazılmış felsefi ve
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Kara Kitap
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2020 54. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 01:44
Orhan Pamuk'un yayımlanan dördüncü ve en kıymetli romanlarından biridir Kara Kitap. Edebiyatımızda okunması en zor kitaplardan biri olarak değerlendirilir çoğu kez. Bir nevi haklı bir yorum olduğunu da düşünmekteyim. Kara Kitap'a karşı hissedilenlerin iki uç noktada olması, sevenin çok sevmesi ya da hoşlanmayanın hiç sıcaklık duyamaması kitabı diğerlerinden farklı bir noktaya koymuştur. Ya gerçekten çok hayranı vardır kitabın ya da hiç sevmeyeni tabi anlayamayanı da mevcuttur. Peki ne anlatır bu değerli eser? Kara Kitap'ta bir çok yerde de yazıldığı gibi giden eşini bulmaya, aramaya girişen Galip'in macerası anlatılır somut çerçevede. Bu süreçte önce İstanbul'un sokaklarında ve yaşantılarında arayışa girişen Galip ardından Celal'in köşe yazılarında bulur kendini. Hikayelerden hikayelere farklı zamanlara değişik yerlere gideriz biz de Galip ile beraber. Orhan Pamuk'un her ne kadar birkaç kitabını okumuş olsam da buradaki ayrıntılı tasvirler gerçek mi yoksa kurgu mu dediğimiz o hassas noktada gördüğüm hikayeleriyle oldukça etkiledi beni. Aynı zamanda önceki kitaplarından da ufak tefek detaylar yer almaktaydı. Bu da yazarın kitaplarında devam eden bütünlüğü canlı tutmuştur. Kitabın hikayesini ise anlatmak oldukça zor. Çünkü iç içe geçmiş çok fazla öykü yer alıyordu. Bu hikayelerin katmanlı olması anlatımı tekdüze bir çizgiden sıyırıp boyut kazandırıyordu gözümüze. Sayfalarda ilerlediğimizde zeminde Hüsn ü Aşk'ın izleri belirginleşirken zihinde Şeyh Galip'in bu önemli eserini yazdığında temel aldığı Mevlana'nın felsefesi bazen de Dante'nin tasvirleri canlanıyordu sözcüklerin derin dünyasında. Bu yüzden oldukça zengin bir anlatım ve kurguyu da üstleniyordu eser. Neticede Kara Kitap okunması zor bir kitap evet ancak okumak için de çok fazla etkenin olduğunu
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
7/10
·476 syf.··
2021 17. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 23:57
Kara Kitap romanı Orhan Pamuk'un en çok tartışılmış ve eleştirilmiş eserlerinden biridir. Romanın başlıca teması arayıştır. Kısaca özetlersek; Baş karakterimiz Galip bir avukattır. Bir gün eşi hem de aynı zamanda amcasının kızı olan Rüya tarafından 19 kelimelik bir mektup bırakılarak terk edilir. Galip bunun üzerine Rüya'yı İstanbul sokaklarında adeta bir dedektif gibi aramaya başlar. Daha sonra Rüya'nın, kendi kuzeni ve Rüya'nın da üvey abisi olan gazeteci köşe yazarı Celâl Salik ile birlikte olması üzerinde durarak, ikisini birlikte aramaya başlar. Bu arayış daha sonra kendiyle hesaplaştığı bir yolculuk haline gelir. Kendisini bir benlik arayışının içerisinde bulur. Yapısal olarak incelersek; Roman postmodernist yapıda yazılmış olması bakımından havada bırakılmıştır ve okuyucuya farklı bakış açıları sunmaktadır. Metinlerarasılık, üstkurmaca gibi tekniklerle oluşturulmuştur. Yani oldukça fazla yazarlara ve eserlere göndermeler ve atıflar vardır. Özellikle Şeyh Galip'in Hüsn-ü Aşk'ına ve Mevlana'nın Mesnevi'sine. Aynı zamanda romanda bir hikâyeden başka alakasız bir hikâyeye atladığı görülür. Zaten romanın birçok bölümünü Celâl Salik'in köşe yazıları oluşturmaktadır. Romanın sonunda Galip, Rüya'yı ve Celâl'i, en önemlisi kendi benliğini bulabilecek midir? Romanın sonunda bunlara cevap buluyoruz fakat hepsine değil. Roman bittiğinde birçok soru işareti kalıyor ve bizim doldurmanız lâzım o cevapları. Kendi görüşüme gelirsem; ben daha çok heyecanlı giden kitaplardan hoşlandığım için bu kitap açıkcası tahammülümü zorladı bana çok ağır geldi ve sıkıcı buldum. Merak uyandıran, gizemli ve ilginç bir yanı vardı. Ama buna rağmen çok durağan ilerledi. Orhan Pamuk'un karmaşık cümle yapısı da dikkatimi çekti. Bu durum da okumamı bir hayli zorlaştırdı. Onun dışında çok beğendiğim
1000Kitap Gerçek Okurlar
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Ruhun Kıyılarında Bir Yolculuk
8/10
·423 syf.··
2024 77. kitabı
Orhan Pamuk'un "Kara Kitap" adlı eseri, modern bir klasik olarak edebi dünyada sağlam bir yer edinmiştir. Pamuk'un ustalıklı kaleminden çıkan bu roman, karmaşık bir hikaye örgüsüyle, derin karakter analizleriyle ve edebi simgelerle dolu bir başyapıttır. İstanbul'un sokaklarında kaybolmuş bir adamın hikayesini anlatırken, aynı zamanda Türkiye'nin siyasi ve toplumsal dokusunu da inceliyor. Pamuk, eserinde modernizmin etkileriyle geleneksel değerler arasındaki çatışmayı ustalıkla işlerken, okuyucuları düşündürmeyi ve sorgulamayı teşvik ediyor. Romanın en çarpıcı özelliklerinden biri, Pamuk'un dil ve anlatımındaki ustalığıdır. Zengin betimlemeler ve derin içsel monologlar, okuyucuyu İstanbul'un sokaklarına ve karakterlerin düşüncelerine daldırırken, aynı zamanda Türkiye'nin geçmişi ve bugünü üzerine düşünmeye yönlendiriyor. karmaşık bir yapıya sahip olmasına rağmen, okuyucuyu derin bir şekilde etkilemeyi başaran bir eserdir. Pamuk'un derinlemesine karakter analizleri ve toplumsal eleştirileri, romanı sadece bir edebi eserden öte bir deneyim haline getirir. Bu kitap, edebiyat tutkunları için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir başyapıttır.
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Kimlik, Gerçeklik ve Varoluş Sorgulaması
Puan vermedi·423 syf.··
2024 67. kitabı
Bu roman, tıpkı İstanbul gibi, gizemli, karmaşık ve sürükleyici bir labirent gibi. Orhan Pamuk, bizi Galip adında bir adamın kayıp karısını aradığı bir maceraya sürüklüyor. Bu arayış sırasında Galip, kayıp bir yazar ve kayıp bir gerçeklik ile de karşılaşıyor. Anlatı boyunca farklı bakış açıları ve gerçeklik algıları ile karşılaşıyoruz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmek zorlaşıyor ve bu da romanı sadece bir polisiye gerilimden öte, varoluşçu bir sorgulamaya dönüştürüyor. Pamuk, İstanbul'un büyülü atmosferini ve tarihi dokusunu da ustalıkla resmediyor. Romanı okurken sanki şehrin sokaklarında kayboluyor, esnaflarıyla sohbet ediyor ve gizemli köşelerini keşfediyoruz. Dil de tıpkı şehir gibi karmaşık ve çok katmanlı. Pamuk, şiirsel bir üslupla yerel deyimleri harmanlayarak romanın gizemli havasına katkıda bulunuyor. "Kara Kitap", sadece sürükleyici bir okuma deneyimi değil, aynı zamanda kimlik, hafıza, gerçeklik ve varoluş gibi evrensel temalar üzerine düşünmemizi de sağlıyor. Pamuk'un ustalıkla kurgulanmış bu labirentinde kaybolmaya hazırsanız, "Kara Kitap" sizi bekliyor. Unutmayın, bu romanda her şey göründüğü gibi değil. Gerçeklik algınızı sorgulayabilir, kaybolmuş hissedebilirsiniz. Ama merak etmeyin, bu labirentten bir çıkış yolu var. Yeter ki pes etmeyin ve gerçeğin peşinden gitmeye devam edin.
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
•Kara Kitap - Orhan Pamuk•
10/10
·423 syf.··
Beğendi
·
2024 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 01:29
"Çünkü yaşadığımız hayatın bir başkasının düşü olduğunu kanıtlamanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini biliyordum artık." Kara Kitap Merhabalar herkese... Orhan Pamuk'tan Kara Kitap'ın kendimce incelemesi ile buradayım. Bu zor ve katmanlı yolculukta bu kitap hakkındaki fikirlerimi yazmazsam eğer eksiklik hissiyatı içerisinde olacağımı düşünüyorum. Kara Kitap... Hem anlam arayışından, benliğimizi bulma yolculuğuna atılırken, esrarlı alemlerin rüyalarla dolu geçitlerinde sıkışmış hissettiren hemde bu karmaşada yolumuzu, yönümüzü bulduran harika kitap... Bu çok katmanlı esrarlı labirentlerde hem arayışta, hem kayboluşta, hem yaşayışta hem yok oluşta okuru edebi ve sanatsal yönlerde farklı kavrayışlara sevk ediyor. Orhan Pamuk'tan daha önce; Kırmızı Saçlı Kadın, Yeni Hayat, Masumiyet Müzesi, Beyaz Kale ve Kar kitaplarını okumuştum. Beni en çok Kar kitabı etkilemişti. O kadar yoğun ve düşsel bir anlatımı vardı ki kendimi Kars'ın karlı sokaklarında, yağan süzgün karın iç çeken sessizliğinde ayazda kalmış gibi hissetmiştim. Kara Kitap'ın da konusuna değinecek olursam; hikâyenin ana kahramanı Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Çocukluktan beri yazılarını hayranlıkla okuduğu yakın akrabası Celâl Salik'in köşe yazıları bu arayışta ona işaretler yollayacak ve eşlik edecektir. Galip bu arayışta Celâl'inde kaybolduğunun farkına varır. Her sokakta, her köşe başında bu arayışa dair işaretler keşfeder. İstanbul'da her izbe kenarlarda bile ipucu bulmaya çalışan Galip aslında içsel ve düşsel bir yolculuğa çıkar. Semboller ve düşsel imgelerin birleştiği bu çok kapsamlı hikayede insan yüzlerinde yazan harflerin muammasına, esrarına rastlar ve bunları kendince çözer.
1000Kitap
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz.!
Puan vermedi·423 syf.··
2025 94. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 22:11
"Dünyaya bir başkasının gözlerinden bakabilmeyi bilmek gerek, demişler. Asıl o zaman dünyanın ve insanların esrarını kavramaya başlarmış insan." Giden midir hep beklenen? Yoksa gidenin Ardında bıraktığı izlerden yeniden bir varoluş mudur? Kahramanımız Galip çocukluk aşkı, arkadaşı, her şeyi olan karısı rüyayı ararken İstanbul Sokaklarında sokakların kaldırımlarını arşınlıyor, sokakların hüznünü, yılgınlığın, umutsuzluğunu, umudunu, Gizemini, sisli Karlı buzlu gecelerinde kendimize sarılarak içinden geçiyoruz. Galip rüyayı ararken gazeteci köşe yazarı olan akrabası Celal'in yazılarını rehber ediniyor kendine. "Dünya baştan sona okunabilecek yepyeni bir ansiklopediydi, okudukça ansiklopedi de değişti." Diyen yazarımız galiba Celal'in evinden sesleniyor resimlerinden, Eskiden yazdığı yazıları tekrar tekrar okutuyor ve Hangi harfin hangi anlama geldiğini, hangi yüzde hangi anlam bulacağını aramaya başlayan Galip kendi kaybolmuşluğunu ararken yazılarda, fotoğraflarda, sokaklarda, insan yüzlerinde, mimiklerinde, jestlerinde kendine doğru Yol alıyor. Kara Kitap'ı okudukça bir çiçek gibi açılıyor. Sayfalar ilerledikçe her yaprağında bir hikaye, her hikayede acı, umut, hüzün mis gibi kokusuyla sarıp sarmalıyor biz okuyucuları. "İnsanın kendisi olmasına bir türlü izin vermezler, insanı bırakmazlar kendisi olsun" diyen kahramanımız Kıskandığı Celal'in evinde onun anılarında, eşyalarında, yazılarında özgüvenini, özveriyi, yalnızlığı ararken kendi olarak kalabilecek mi? Ilgi ve meraklı okuduğum bir Orhan Pamuk kitabı daha. Kitap başlarda okumayan okuyuculara karışık gelebilir ama sayfalar ilerledikçe kurgusuyla, karakterleri ile, mekanlarıyla, hikayeleri ile bütünleştiğinizde Matruşka bebekler gibi gizemini açar size kitap. "Harika olanı harika yapan şey, onun sıradanlığı ve
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
3/10
·423 syf.··
2024 11. kitabı
Orhan Pamuk'u ve yazı dilini, anlattıklarını çok severim. Her yeni kitabı, kitaplığımda mutlaka yer alır. Ancak yazarın dördüncü kitabı olarak dikkat çeken "Kara Kitap" ile ilgili aynı hisleri paylaşamayacağım. Geçmişe dönüp okuduğum ilk Orhan Pamuk kitabının "Kara Kitap" olmasını isterdim; ancak bu eser, maalesef okuduğum en yeni Orhan Pamuk romanı oldu. Daha Nobel Ödüllü yazarımız Orhan Pamuk'u hiç okumayanlar için, seriye bu kitapla başlamalarını öneririm. Sakın benim gibi yapmayın! Üslup olarak oldukça ağdalı, sembolik ve ağır bir dil tercih ediliyor. Bu da anlatımı ve okuyucunun kitabın içine dahil olmasını çok zorlaştırıyor. Ağır ilerleyen olayların yanında, tekrara düşen içsel hesaplaşmalar ve gereğinden fazla detaylar romanın okunmasını bir hayli zorlaştırıyor. Kurguda, bir zincir gibi birbirine bağlı ayrı öyküler bulunmaktaydı. Tüm bunlara ek olarak, hayatımda bu romanı sevmiş bir kişi daha tanımadım sohbetlerimde! Bu da bana çok ilginç geliyor açıkçası, roman beğenenleri veya eleştirenleri olarak uçlarda yer alıyor çünkü... Keyif almadığım ve algılamakta zorlandığım bir roman oldu benim için... Acaba hata bende mi diye çift dikiş okudum, yine başaramadım. Öncelikle romanımız avukat Galip, Galip'in evli olduğu amcasının kızı Rüya ve gazetede köşe yazarlığı yapan Rüya'nın üvey abisi Celal Salik üçgeninde kuruludur. Galip ve Rüya, Celal Salik'i çok sevmektedir ve Salik'in gazetede çıkan yazılarını her gün takip ederler. Bir gün Galip eve geldiğinde, karısını evde bulamaz ve Rüya'nın on dokuz kelimelik veda mektubuyla karşılaşır. İşin tuhaf yanı, aynı zamanda Celal Salik'in de ortadan kaybolmasıdır. Galip durumdan işkillenir, hayranı olduğu yazar Celal Salik'in yazılarından bu kayboluşlarla ilgili ipuçları çıkarmaya çalışır. Tek amacı, karısına ulaşmak ve ona
Roman
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
10/10
·476 syf.··
2022 43. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2022 17:02
Ve sonunda sindire sindire okuduğum eserin bitimi. Çok güzel başlayan bir şaheser ."Çünkü hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç. Yazı hariç. Evet tabii, tek teselli yazı hariç.” Gizemlerle dolu, soyut, mistik, retorik iç monologların olduğu zor bir kitap. Hakkında ne kadar çeşitli fikir ayrılıkları da olsa bence alkışlanmayı hak eden bir roman. Kendini arayan bir başkahraman, içinde kendini arayan padişahların olduğu hikayeler, kendilerini arayan, bulan kuşlar ve yine o hikayelerin içinde ayrı hikayeler derken iç içe geçmiş öykülerle dolu sayfalar. Sayfaları bazen uzadıkça uzayan cümleleri düşünüp çevirirken yazma sürecini düşünüyorum yazarın, beş yılda bitirilmiş roman yer yer iç sıkıntılarıyla ,tıpkı ismi gibi kara günlerden geçmiş bir ruh halini yansıtıyor okuyucuya .Fakat yansıtmıyor sadece düşündürüyor. İstanbul kişiliğine bürünmüş Türkiye’yi düşündürüyor mesela ve o kişilikte yer bulmuş Alaaddin’in sihirli lambası gibi umut vaat eden Alaaddin’in Dükkan’ı var. Bu dükkan “dile benden ne dilersen “ der gibi müşterilerinin hafızalarının kuytu köşelerinin, çocukluklarının, arzularının yansımaları gibi ürünler satıyor âdeta. Rüya ve Galip gibi yarısından fazlasının en az amca ve teyze oğullarıyla evlenmiş, uzayan eski apartmanların orta yerlerinde ya da hep bir yerlerde olan küf, is ve karanlık kokan o boşluklardan gelen sesler ve hislerle belleklere kazınmış çocukluk öyküleriyle, yarıdan fazlamızın hikayesini barındırıyor belki de. Değindiği “Hurufilik”,”Mesnevilik” gibi konularla mistik bi yola düşürüyor okuyucuyu ama bu yolda sürekli de yer değiştiren kişiliklerle molalar verdiriyor. Kaybolan eşini arayan bir “Galip” var, mesela. Galip aslında kaybolan ya da hiç kaybolmamış ,çünkü zaten bulamadığı kişiliğini, kendini arıyor. Kendini ararken Rüya’nın eş
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma

Yazar Hakkında

Orhan PamukYazar · 33 kitap
Ferit Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul), Türk yazar. Birçok başka edebiyat ödülünün yanı sıra 2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç yaşta alan iki kişiden biri olmuştur. Kitapları altmış dile çevrildi, yüzü aşkın ülkede yayımlandı ve 11 milyon baskı yaptı. 2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilen Pamuk, Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk'tür. Yaşam öyküsü Orhan Pamuk yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "Karanlık ve Işık" ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Bu romanı ancak 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımlandı. 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü. Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi de 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale ile 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve yurtdışında tanınmaya başlandı. Orhan Pamuk, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar romanı Amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe Orhan Pamuk'un Türkiye dışındaki ünü artmaya devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı. Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. Orhan Pamuk ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihli sayısının "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı kapak yazısında tanıtılan 100 kişiden biri oldu. 2007 Mayıs'ında yapılan 60. Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yapmıştır. Nobel Ödülü Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarihe geçmiştir. Akademi'nin 12 Ekim 2006 günü saat 14:00 civarında yayımladığı, “ 2006 Nobel Edebiyat Ödülü 'Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan' Orhan Pamuk'a verilmiştir. ” şeklindeki basın bildirisiyle Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verildiği resmen açıklandı. Pamuk 7 Aralık 2006'da, İsveç Akademisi'nde Babamın Bavulu başlığı altında hazırladığı Nobel konuşmasını Türkçe yaptı, Türkçe bilmeyen izleyiciler ellerindeki çeviri metinden konuşmayı takip etti, birçok televizyon kanalı konuşmasını canlı yayınladı. Orhan Pamuk ödülünü 10 Aralık 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde İsveç kralı XVI. Carl Gustaf'ın elinden aldı. Romancılığı Orhan Pamuk'un romancılığı postmodern roman kategorisinde değerlendirilmektedir. Eleştirmen Yıldız Ecevit Orhan Pamuk'u Okumak adlı kitabında onun avangard romancılığını değerlendirmektedir. Özellikle Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı'dan yola çıkarak bize kendisini ve olayların gelişimini anlatır. Aynı şekilde edebiyat tarihçisi Jale Parla da Don Kişot'tan Günümüze Roman adlı kapsamlı yapıtında, Benim Adım Kırmızı'dan hareketle Orhan Pamuk'un eserlerini karşılaştırmalı edebiyat bağlamında irdeler. Parla'ya göre Pamuk, Türk romanının aldığı önemli dönemeçlerin sahibi olan bir yazardır. Doğu-batı sorunsalıyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardan birisidir Pamuk, bu sorunsalı kültürel ve felsefi içerimleriyle edebiyatına taşımış, özellikle Kara Kitap'ta bu tema bağlamında önemli, çok katmanlı bir edebi metin örneği sergilemiştir. Eleştiriler Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülünü kazanması değişik tepkilerle karşılaştı. Ödülün Pamuk'a Türkiye tarihi ile ilgili demeçleri dolayısıyla verildiği iddiasında bulunuldu. Orhan Pamuk Nobel ödülünü almadan on ay önce 19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı. Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metninde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir. Basında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Orhan Pamuk'u kutlamadığına dikkat çekildi. Ödüle yabancı basından olumsuz eleştiriler de gelmiş, ödülün siyasi sebeplerden dolayı verildiği belirtilmiştir. Orhan Pamuk'un eserlerinde Atatürk hakkında kullandığı üslup ve yazıları da kimi eleştirilere uğradı. Bir kısım edebiyatçı Orhan Pamuk'un eserlerindeki bazı bölümlerin diğer yazarlara ait başka eserlerden fazlasıyla esinlendiğini savunmakta, özellikle bazı romanlarındaki belli kısımların diğer kitaplardan neredeyse tamamen alıntı olduğunu öne sürmektedir. Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Bardakçı 26 Mayıs 2002 tarihinde belgeleri ile yazarı sahtecilik ve intihal ile suçlamıştır. Murat Bardakçı'ya göre Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, hikâyesi ve anlatım şekli ile Amerikalı yazar Norman Mailer'in Ancient Evenings adlı romanının bir kopyasıdır. Ayrıca suçlamalara göre Orhan Pamuk'un Beyaz Kale adlı romanı Mehmet Fuat Carım'ın Kanuni Devrinde İstanbul isimli eserinden birebir pasajlar içermektedir. Orhan Pamuk günümüze dek bu konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Orhan Pamuk'un Sri Lanka'da düzenlenecek olan Edebiyat Festivaline katılması Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (Reporters sans frontières) tarafından eleştirildi. Örgüt Orhan Pamuk'u ve festivale katılmak isteyen diğer edebiyatçıları Sri Lanka'daki baskıları meşru hale getirmekle suçladı. Orhan Pamuk davası Yazar Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulununca hakkında TCK'nın 301. maddesinden ‘Türklüğe hakaret’ davası açıldı. 16 Aralık 2005'de ilk duruşması yapılan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 Şubat 2006 tarihine ertelendi. Şişli Asliye Ceza Mahkemesi, bu tür davalar için Adalet Bakanlığı'nın yazılı izninin gerektiğini belirterek izin verilip verilmediğinin sorulması için bakanlığa yazı yazılmasına karar verdi ve duruşmayı da 7 Şubat'a erteledi. Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepkiler geldi. Dava günü Şişli Adliyesi önündeki Pamuk ve yabancı yetkililere yönelik protesto gösterileri, Türkiye ve dünya basınında önemli yer tuttu. AB - Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, "hükümet, parlamentoya değişiklik yasası getirebilir. Yapılacak şey budur. Türkiye'nin imajına büyük bir zarar vermiştir. Avrupa'da kötü bir imaj doğmuştur. Ünlü bir yazar hakkında dava açarsanız, dışarıda milliyetçiler bu yazarı dövmek için arabasına saldırırsa, burada ciddi bir sorun vardır" dedi. AP Türkiye Raportörü Camiel Eurlings de, hükümetin yazar Orhan Pamuk davasını düşürmesi gerektiğini belirterek, hükümet reform taahhüdüne sadık kalmalı şeklinde konuştu. Türkiye ile AB arasında ciddi gerilime neden olan Orhan Pamuk’un hakkındaki dava 22 Ocak 2006 tarihinde düştü. Adalet Bakanlığı, Şişli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, Yeni Ceza Yasası gereği izin yetkisi olmadığını hatırlatarak, Pamuk'un yargılanması için Adalet Bakanlığı’nın izin verdiğine ilişkin belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Ödülleri 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazar arasında paylaşıldı) 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev (Fransızca çevirisi nedeniyle) 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz 1995 Prix France Culture (Fransa) Kara Kitap 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı 2002 Premio Grinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 International Impac-Dublin Literary Award (İrlanda) 2005 Prix Médicis Etranger (Fransa) Kar 2005 Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış Ödülü (Almanya) 2005 Richarda Huch Ödülü (Almanya) 2006 Le Prix Méditerranée étranger Ödülü (Fransa) Kar 2006 Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç) 2006 Washington University'nin Seçkin Hümanist Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri)[24] 2006 Commandeur de l'ordre des arts et des lettres (Fransa) 2008 Ovid Ödülü (Romanya) 2010 Norman Mailer Yaşam Boyu Başarı Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri) 2012 Sonning Ödülü Fahri Doktoraları 2006 Tiflis Üniversitesi 2007 Berlin Serbest Üniversitesi 2007 Boğaziçi Üniversitesi 2007 Georgetown Üniversitesi 2007 Tilburg Üniversitesi 2007 Madrid Üniversitesi 2008 Floransa Üniversitesi 2008 Beyrut Amerikan Üniversitesi 2009 Rouen Üniversitesi 2010 Tiran Üniversitesi 2010 Yale Üniversitesi 2011 Sofya Üniversitesi Onur üyelikleri 2005 American Academy of Arts and Letters Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri) 2008 Social Sciences of Chinese Academy Onur Üyesi (Çin) 2008 American Academy of Arts and Sciences Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri)