8,8/10  (258 Oy) · 
646 okunma  · 
212 beğeni  · 
4.903 gösterim
"Kelebek" Henri Charriere, işlemediği bir cinayetten müebbet kürek cezasına çarptırıldığında, yargıtaya bile başvurmayacak kadar umutsuz, toplumun gözden çıkardığı bir süprüntüydü. Uğradığı haksızlığın bilediği bir hınçla çok az insanın sağ kalmayı başardığı kürek cehenneminden kaçıp kurtulabilmek için aralıksız on üç yıl sürecek korkunç kaçma - yakalanma - yeniden kaçma mücadelesine atıldığında kıçında gizlediği bir tüp içindeki bin altı yüz franktan başka hiçbir şeyi yoktu. Bugün dünyanın en çok okunan, en sevilen yazarlarından biri.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1988
  • Sayfa Sayısı:
    565
  • ISBN:
    9789753901505
  • Orijinal Adı:
    Papillon
  • Çeviri:
    Aydil Balta
  • Yayınevi:
    E Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya Salt 
 15 Eki 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Kelebek kitabında yazar kendi hayatını anlatmış. İşlemediği bir cinayet yüzünden müebbet kürek cezası alan yazarımız, on üç yıl boyunca usanmadan sürekli kaçıp kaçıp yakalanmış.Kitabı okurken adamın azmine, umudunu hiç kaybetmemesine hayran kaldım.Ortalara doğru biraz sıksa da kitap, okumaya değer bir özgürlük mücadelesi.Birçok ödüle layık görülen kitabın bu kadar ses getirmesinin sebebi sıradan yazarlık tecrübesi olmayan birinin böyle başarılı bir kitap yazması olmuş.

Celal Uslu 
15 Şub 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Öncelikle bu kitap için özgürlüğün manifestosu demişler, bu sava katıldığımı belirtmek isterim.

Konu itibari ile işlemediği bir suçtan ötürü cezaevine -aslında cezaevi sözcüğü tanımı karşılamıyor, Fransız sömürge adalarından Şeytan Ada 'sına sürgün ediliyor demek daha yerinde olacaktır sanırım- gönderilen "Papillion ( Fransızca= Kelebek)"
lakablı karakterin özgürlüğüne kavuşmak için atlattığı badireler ve yan karakterlerle olan etkileşimini anlatıyor.

Makumların hayatta kalabilmek için geliştirdiği taktikler, yozlaşmış hapishane personelleri, özellikle özgürlüğünü arzulayan mahkumlara uygulanılan hücre cezaları ve tecritler yazar tarafından oldukça iyi betimlenmiş. ( Sonradan kitapta yazılanların gerçek olduğunu öğrenince üzerimde ki şoku atmak kolay olmadı açıkcası.)

Son olarak kitapla ilgili sayfa sayısı ve yazarın olayları uzun ele aldığı eleştirilerinin yersiz olduğunu düşünmekteyim. Bu tamamiyle şahsi düşüncemdir, kimseyi kırmak niyetinde değilim.

Okumanızı tavsiye ederim, Papillion özgürlüğüne kavuşunca siz de özgürlüğünüzü elde etmiş gibi etkileneceksiniz.

Dipnot: Papillon 25 yaşında mahkûm olmuş, 38'inde kaçmış, 67'sine kadar özgürce yaşamıştır. ( Kaynak : Wikipedia )

Kemal 
12 Oca 03:05 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Okuduğum en güzel kitaplardan biri diyebilirim. Bir insan hiç mi umudunu yitirmez? Hiç mi vazgeçmez? Kelebeğin başından geçen onca olaya rağmen yaşama tutunuşu ve savaşması, her şeyden önce bunların yaşanmış olaylardan aktarılıyor olması, kurgu olmaması insanı kitaba daha da bağlıyor. Özgürlüğün ve umudun ne olduğunu bize bir kez daha hatırlatan müthiş bir kitap..

İsmail Altunbüker 
19 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yine Olağan üstü bir eser bizlere o kadar çok şey katıyor ki sevgi kardeşli umut mücadele birlik ve en önemlisi özgürlüğün şarkısını anlatıyor özgürlüğün için mücadele et ve kimsenin kölesi olma diyor sevgili yazarımız mutlaka okumalısınız süper bir eser keyifli okumalar Türkiye ...

Cihan Yıldız 
03 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Henri Charriere’nin, nam-ı diğer Kelebek’in macera dolu hayatını yazdığı bu kitap, en beğendiğim romanlar arasına girdi diyebilirim. Yazar daha önce hiç kitap yazmamış, ama kullandığı sade dil, profesyonel yazarlara yaraşır nitelikte.

Romanın teması, özgürlük mücadelesi… Müebbet hapis cezasına çarptırılan Kelebek’in, bitmek tükenmeyen kaçma girişimlerine tanık oluyorsunuz. Yalnız, bildiğimiz hapishaneler gibi değil burası. Karadan binlerce kilometre uzakta bir ada.. Yani yüksek duvarları aşmak yetmiyor, okyanusu da geçmek gerekiyor kaçmak için. Özgürlüğün bu kadar pahalı olduğu bir yerde bile ümidini kaybetmiyor Kelebek.

Mahkum hayatını, hapishane raconunu öğreniyor, onların psikolojilerini hissediyorsunuz. Özellikle para saklama yöntemleri oldukça ilginçti.

Kelebek’le beraber ben de girdiğimi hissediyordum koğuşa. Ya da aynı salda beraber kaçıyormuşuz gibi geliyordu bazen. Kaçışı sadece okumuyor, yaşıyorsunuz da…

Kahramanımızın şansı çok yaver gitmiş ya da Simyacı’nın dediği gibi; “kişisel menkıbenin peşinde koştuğun sürece tüm evren seni amacına ulaştırmak için işbirliği yapar”.

Yazarın soyluluk üzerine tespitlerine ve teknolojiyle insanlık arasında kurduğu ters orantıya hayranlığımı belirtmeden geçmeyeceğim. Oldukça sürükleyici ve macera dolu bu romanı herkese tavsiye ederim.

Meursault 
 27 Şub 02:32 · Kitabı okudu · 12 günde · Puan vermedi

Öncelikle kitabın arka kapağını okuduğumda 'gerçek bir yaşam öyküsü ' olduğu yazıyordu. Kurgu olmayışı beklentiyi düşük seviyelerde tutmama neden oldu. Sonuçta otobiyografik bir eser okuyacaktım. Beni aşırı şekilde heyecanlandırabilecek ya da şaşırtabilecek ne olabilirdi ki?
Fakat Kitabı okumaya başladığımda durum çok farklıydı. Kitabın bazı sayfaları Hemingway'in "Yaşlı Adam ve Deniz" kitabını okuduğumda hissettiklerimi hissettirirken, bazı sayfaları ise Marlo Morgan'ın " Bir Çift Yürek " kitabını tattırıyordu.
Bazı sayfaları Tom Hanks'in " Yeni Hayat -cast away- " filmini izliyorum hissi verirken bazı sayfaları Will Smith 'in " Umudunu Kaybetme " filmine, bazı sayfaları ise " Esaretin Bedeli " filmine götürüyordu beni.
Kitabı bitirince sonuç olarak şu gerçeği farkettim ; bazı hayatlar vardır ki kurgu olamayacak derecede şaşırtıcı gerçeklikteler.

Uğur Ukut 
02 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Lise yıllarımda okumuştum takribi otuz yıl oldu. Bazı bölümleri hala aklımda. Paraları nereye sakladıkları, denizdeki dalgalar ve hayal edilen gökyüzü. Anlayacağınız tadı hala damağımda.

Azmin zaferini anlatan mükemmel bir kitap. Hayattan asla vazgeçmemek gerekiyor, sil baştan da olsa önce istemek sonra da azmetmek. Mutlaka okuyun derim.

Ismail Salma 
22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kürek mahkumu Henri Charrière'nin gerçek özgürlük hikayesi. Özgürlük uğruna kattetiği yolu ve özgürlüğü için verdiği savaşı anlatıyor. Kaçış planı hep başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen hiç pes etmiyor.

miss monte 
22 May 11:59 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Filmini de izlemiştim ama kitap yine daha başarılı. Zaten hapishane ile ilgili şeyler çok dikkatimi çektiği için severek okumuştum. Aradan zaman geçmesine rağmen devam kitabı olan "Banko" kitabını okumak hala aklımda.

Kitaptan 87 Alıntı

Hiç Yok 
16 Nis 13:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

... "Adın ne?" "Kelebek." "Kelebek mi? Kelebeksin demek? Zavallı. Kelebekler uçar, kanatları vardır, seninkiler nerede?" "Kaybettim kanatlarımı."

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 420 - E Yayınları)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 420 - E Yayınları)

Unut, çünkü bunları çok düşünürsen insanlara kızmak ve belki, sonunda onlardan nefret etmek zorunda kalacaksın. Yalnız unutmak onları yeniden sevmene ve aralarında yaşamana olanak verir...

Kelebek, Henri CharrièreKelebek, Henri Charrière
Hiç Yok 
14 Nis 15:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir, iki, üç, dört, beş... Ve saatler... ağır ağır akıp geçerken, yorgunluk sessiz isyanımı bastırıyor.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 282 - E yayınları)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 282 - E yayınları)
Hiç Yok 
16 Nis 12:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir kürek mahkumunun elini sıkmak, ona şereflerin en büyüğünü vermektir. Bir kürek mahkumunun eli asla sıkılmaz. Kadının içten gelen bu hareketi beni duygulandırıyor.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 382 - E Yayınları)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 382 - E Yayınları)
Emire Nişli 
07 May 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir ulus, toplumun başını ağrıtan kişileri çok çabuk yok etmek ve onlardan hemen öç almak hakkına sahip değildir. Bu adamlar, insanlık dışı cezalara çarptırılmaktan çok tedavi edilmesi gereken kişilerdir.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 57)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 57)
Meursault 
 21 Şub 11:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Üzgün olduklarında, Kızılderili erkeklerin ve özellikle kadınların yüzü anlamsızlaşır, tek bir kas oynamaz, gözleri büyük bir hüzne boğulmuştur ama ağlamazlar. Bazen inlerler ama gözlerinden yaş gelmez.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 183 - E Yayınları)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 183 - E Yayınları)
M. 
13 Nis 12:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çünkü ancak başkalarını suçlayarak kendini kurtarabilirsin.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 253)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 253)
Meursault 
26 Şub 15:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Acı çeken her insanın yüreği soylulaşır.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 497 - E Yayınları)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 497 - E Yayınları)
Meursault 
15 Şub 23:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Daha fazla dayanmama imkan yok, yalnızlıktan boğuluyorum, bir insan yüzü görmek, tatsız da olsa bir ses işitmek zorundayım. Bir ses olsun, yeter ki, bir şey duyayım.

Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 37 - E Yayınları)Kelebek, Henri Charrière (Sayfa 37 - E Yayınları)