Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kafamda Çektiğim Kelebek
10/10
·565 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 17:07
Servetini sıfıra indiren, altmış yaşlarına yaklaşmış bir adamın kulağına bir isim çalınır: Albertine Sarrazin . Oysa bu ismi duymasa, belki de hiçbir zaman kaleme sarılmayacak, dünyanın en çok konuşulan kaçış hikâyelerinden biri de hiç doğmayacaktı. Bu adam Henri Charrière , nam-ı diğer Kelebekti. 1930’larda işlemediği bir cinayet yüzünden kürek cehennemine mahkûm edilir. Ama onun hikâyesi bir suçlunun değil, özgürlüğe inanan bir ruhun hikâyesidir. On üç yıl süren bu bitmeyen kaçış, yalnızca geçmişten kurtulmanın değil, insanın kendi geleceğini yeniden yazma cesaretinin de sembolü olur. Ve belki de her şeyin arkasındaki en büyük etken, Kelebek’in paraya olan ihtiyacıdır. Charrière, Sarrazin’in kitabını okuduktan sonra kendi kendine şöyle der: “İyi be, dedi bu yavru kırık bacağıyla zulalı yerlere gizlenip 123.000 kitap sattıysa ben, otuz yıllık serüvenlerimle üç katını satarım.” (s:2 ePub) Kitabı okudukça fark ediyorsunuz ki, Kelebek bir şekilde o parayı hep buluyor. Kelebek , ilk sayfalarından itibaren gerçek bir hikâyenin sınırlarını zorlayan bir anlatı sunuyor. Okur, olayların akışı içinde yalnızca bir mahkûmun kaçışlarını değil, insanın özgürlük arayışını, yaşamla ve ölümle kurduğu o ince bağı da izliyor. Kitap normal seyrinde, oldukça akıcı bir şekilde ilerlerken bir anda gelecekte olacak bir olayı söyler gibi yapıyor; o küçük kırılmalar “nasıl oldu da öyle oldu” diye daha çok merak ettiriyor. Bu geçişlerin doğallığı, yazarın anlatımındaki ustalığı hissettiriyor. Gerçek bir yaşam öyküsünü okuduğumuzu bilmemize rağmen, bazı sahnelerdeki gerçekçilik neredeyse dayanılmaz bir yoğunlukta. “Yok artık” dedirten anlar, Kelebek’in yaşadıklarını bir masaldan çok bir belgesel gibi algılamamıza neden oluyor. Ve belki de kitabın asıl çekiciliği burada: ne kadar inanılmaz olursa olsun,
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
“Özgürlüğün Kanatları”
Puan vermedi·568 syf.·
2025 141. kitabı
Evet, çürüme, bozulma yolundayım ve ikide bir suyla dolan hücrede yaşasam da yine kaçıyorum, yine özgürlük yolundayım. Kimse bu gerçeği inkar edemez ya.” (s.206) 26 Ekim 1931 tarihinde Henri Charrière, haksız yere aldığı kürek cezası günlerini yalın, içten ve sürükleyici bir dille otobiyografik romanı, Kelebek ‘te anlatıyor. Kelebek sanki karşısında oturup onu dinliyormuş hissi veriyor. Yayımlandığı dönem kitabın yayıncısı Kelebek’teki metnin yalnızca küçük düzeltmelerle yayımlandığını ve anlatılanların gerçekliğine kefil olduğunu açıklıyor. Zira kitabı okuyan gerçekliğini sorgulayacaktır. Kelebek öyle bir hayat kaleme alıyor ki okurken hikayenin vuruculuğu karşısında böyle bir hayat yaşanamaz dedirtiyor. Yine de satırlarında özgürlüğün yakıcı nefesini derinden hissettiriyor. Paris’te ağır ceza yargılamasıyla başlayan eserde Kelebek haksız yere cinayetle suçlanıyor, delil yetersizliğine rağmen jüri müebbet kürek kararı veriyor. Charriere yani Kelebek ömür boyu cezasını çekmek için Fransa’nın denizaşırı sömürgesi olan Guyana’ya doğru yola çıkarılıyor. Yolculuktan itibaren macerası da başlıyor. Akabinde defterler boyunca kaçış teşebbüsleri sahneye çıkıyor, yolculuklar, tüpler, sığınaklar, adalar ve limanlar eşliğinde özgürlük arzusunu sürekli diri tutuyor. Bu soluksuz serüveni edebi süslerden uzak, yalın ama çarpıcı bir dille aktarıyor. Hayat hikayesinde hapishane yaşamının acımasız koşullarına tanık olurken, diğer yandan insan iradesinin sınırlarını keşfe çıkarıyor. Böylece Kelebek kararlılıkla ayakta duran bir insanın portresini bütün sadeliğiyle çiziyor. Kelebek özgürlüğü için mütemadiyen kanat çırpıyor, zincirlerden kurtulmak istiyor. Mahlası olan Kelebek ana temasındaki özgürlük arzusunun hakkını veriyor. Anlatısı da defterler
Düşünce
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20246,5bin okunma
7/10
·565 syf.··
2017 86. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2017 08:44
Nihayet! Ben bu kitabı belki on yıl olmuştur Kurtlar Vadisinde Halo Dayı hapiste okurken gördüm o zamandan beri aklımda, geçen yıl Ezel'i izlerken yine karşıma çıktı, dedim okucam bu kitabı ama 35 lira olduğunu görünce almak istemedim ta ki sahafın birinde 1973 baskısı 2. elini 5 tl'ye satıldığını görene kadar. Aldım aldığım gibi de okumaya başladım ama uzun sürdü baya. Kitabın çok ilginç bir hikayesi var, nasıl Esaretin Bedeli ya da Cesur Yürek için sinemanın özgürlük manifestosu denir, bu kitap içinde kitapların özgürlük manifestosu deniliyor. Nedenini konusunu anlattığımda anlayacaksınız. Öncelikle kitap gerçek bir hayattan doğrudan yaşayanı tarafından aktarılmış bir nevi otobiyografi, zaten ben gerçek hayattan esinlenilen kitap ve filmleri daha çok severim. Denzel Wastington'dır bu sebeple en sevdiğim aktör. Adamımız bir gün bir kitap okurken bakıyor kitap 200 bin küsur satılmış, diyor ki "ulan bu kitap bile bu kadar satıldıysa ben hayatımı yazsam milyon satar, köşeyi dönerim.", dönüyor da. Kitap ilk senesinde Amerika'da 5.5 milyon, Fransa'da 1 milyon, İngiltere ve Almanya'da da 1 milyon satıyor. Peki ne var bu adamın hayatında? Hırs var, azim var, mücadele var, acı var, kan var, dehşet var, şakak kemiğinden girmiş levye var... Olay tam olarak şöyle oluyor. Adamımız işlemediği bir şuçtan dolayı kürek cezası alıyor dediğine göre (ben pek inanmadım gerçi, çünkü adamda adam öldürme potansiyeli ve içgüdüsü var) sonra güney amerika'da bir hapse gönderiliyor ama adam sürekli kaçma peşinde başarısız denemelere rağmen vazgeçmiyor tam bir Micheal Scofield. Hatta bir kaçısında kızılderililerle 8-10 ay yaşayıp yuva falan kuruyor. Sonra tekrar yakalanıp adaya sürülüyor ama adam yine planlar, entrikalar Lost'lar yine kaçıyor. Tabi böyle kolay yazdığıma bakmayın okursanız
Edebiyat
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
10/10
·565 syf.·
Beğendi
·
2025 10. kitabı
Kitabın başında, yazarla ilgili önsözü okuduğumda, hapisten kaçmaya çalışan bir adamın hikayesini ve nasıl yazmaya karar verdiğini, defterlerden toplanan bu hikâyeyi nasıl devam ettireceğini çok merak ederek başladım. Okuduğum incelemede, daha önce zaten muhteşem bir kitap olduğu belirtilmişti. Yani defterlerden yazılan bir kitap ne kadar mükemmel olabilir diye ayrıca düşündüm. Ama kitap, dehşet akıcı bir şekilde ilerliyordu ve ara ara gelecekte olacak olayları bilmemize rağmen merak hiçbir şekilde düşmüyordu. Yani okuduğum en iyi yazarlardan, en etkileyici hikâyelerden biriydi. Unutulmazdı gerçekten, benim için. Gerçekçiliği mi, yazarın kalemi mi? Sorgulamalar mı? Hissettirdiği duygu mu? Bilmiyorum, ama herkese tavsiye edeceğim. Harika bir kitap; okuyun, herkese okutturun.
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
“Denedin. Yenildin. Önemi Yok. Yine Dene Yine Yenil."
9/10
·575 syf.··
2025 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 15:57
Romanımızın yazarı Henri Charrière aslında bir yazar değildir. Edebiyatla da özel bir ilgisi yoktur. Fakat yaşadıkları ve gördükleri öylesine sarsıcı ve farklıdır ki; Cüzzamlılar Adası’nda cüzzamlılarla yaptığı tekne alışverişinde gördüğü yardımlaşma, Kızılderili kabilesinde geçirdiği dokuz aylık süre, akıl hastanesinde yaşadıkları, Çinlilerle ve Venezuelalılarla geçirdiği günler ister istemez kalemine yansımış; olaylara evrensel bir bakış açısı kazandırmıştır. Yazar belki romanda anlatılan her şeyi birebir yaşamamıştır. Fakat büyük bir bölümü kendi deneyimleri ve hapis hayatı boyunca tanık olduğu gerçeklerden oluştuğu bence su götürmez. Okur, onu okurken yalnızca bir mahkûmun anılarını değil; bütün insanlığın acısını ve vicdanını da duyumsar. O, yaşadığı her acıda ve her olayda insanın insana yakışır davranma zorunluluğunu içselleştirmiştir. Karanlığın ve zorluğun içinde bile insan olma kimliğini korumanın mümkün olduğunu gösterir. O sadece kaçmayı planlamaz; her koşulda insan kalabilmeyi hedefler. Bana göre Kelebek’i güçlü kılan şey, tam da bu yüreğin kendisidir. Romanı okurken Samuel Beckett’in şu sözü hep aklımdaydı: “Denedin. Yenildin. Önemi yok. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil.” Hikâye tam da bu söze uygun düşüyor. Her yenilgi onun için bir son olmadı; her kaçışında yaşadıkları ve öğrendikleriyle yeniden başlamayı bildi. Sanırım dokuzuncu kaçışında, uzun bir mücadelenin ardından, 37 yaşında özgürlüğüne kavuştu. Her başarısızlık onu daha da güçlendirdi; özgürlüğün tüm zorlukları aşacak kadar kutsal bir iç dürtü olduğunu gösterdi. Yenilgiyi zaferin hamuruna katan bir insan hikâyesine dönüştür. Kelebek romanı ilk defa 1973 yapımı Papillon filmiyle sinema dünyasına taşındı. Bu klasik başyapıtta Steve McQueen’in performansı unutulmazdır. 2017’de yapılan
İnceleme
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 19886,5bin okunma
10/10
·565 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 13:30
Bu kitap gerçekten muhteşem. Bir otobiyografinin bu kadar roman tadında okunabileceğini hiç düşünmezdim. Hatta pek çok romana dönüp “bu da roman mı, bu da yazar mı?” dedirtecek kadar güçlü bir metin. “Bu kadar da olmaz” dediğimiz şeylerin gerçek hayatta yaşanmış olması ve karşımızda gerçek bir hikâye olması, okuma motivasyonumu daha da artırdı. Böyle güçlü bir karakterle, üstelik gerçek hayatta var olmuş bir karakterle karşılaşmak ve onun hikâyesine tanıklık etmek gerçekten harikaydı.
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
Hayat insanın cesaretine ve umuduna göre şekil alır.
Puan vermedi·565 syf.··
2025 70. kitabı
Bir özgürlük savaşı, Umudu bittiğinde yaşamak kelimesine tutunan, cesaretin, azmin ve her özgürlük uçuşunda farklı hayatlarda deneyim edinen yazarımızın kendi başından geçen özgürlük savaşını Kaleme aldığı otobiyografik bir romandır. Yazarımızın suçsuz yere muebbet hapis cezasına çarptırılması ve birçok kez hapishaneden kaçmayı deneyerek özgürlüğe ulaşma, arzusundan vazgeçmemesi umudunu kaybetmeden yoluna devam ederken Biz okurları da tehlikeli yolculuğunda nefessiz ve merakla bırakıyor. Kaçarken yaşadığı zorlukları yazarın sade akıcı anlatımı ile ruhunuzda hissediyorsunuz. Peki ya bu yazarımızdaki özgürlük ruhu size geçerse? Kitabı okuyarak bunu bir düşünün derim Hayat akışında yolunuz size hangi özgürlüğe uçuracak... Keyifli okumalar.
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
9/10
·648 syf.··
Beğendi
·
2021 172. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2021 23:14
Adın ne? -Kelebek. Kelebek mi? Kelebeksin demek. Zavallı. Kelebek uçar, kanatları vardır. Seninkiler nerede? -Kaybettim kanatlarımı... Kelebek. 21 yaşında bir iftira yüzünden müebbet kürek cezası hükmü giyer. Uğramış olduğu haksızlık nedeniyle de kapatıldığı cezaevinde sürekli kaçma planları yapar. Kaçmak ya da ölmek. Hapis olduğu süre boyunca kendine hep teskin eder; kendine saygısı olan biri bu mezardan canlı çıkmalıdır. Umutsuzluğa kapıldığı her an "Yaşamak, yaşamak, yaşamak" sözcüğünü hatırlatır kendine. Sayısız kaçma girişimlerinde bulunur ancak talihi bir türlü yüzüne gülmez. Ve her yakalanışında hücreye tıkılır. Onlarca kez yakalanmasına rağmen bir sonraki gün yeni bir plan kurmaya başlar. Hücrede konuşmak yasak. Gün ışığı dahi göremez. Ama o karanlık, çıyan ve farelerde dolu hücrede yıldızları hayal eder, böylece hücrede olmasına rağmen kendini özgür hisseder. Suçsuz yere kendini mahkum eden savcıdan, jüri üyelerinden alacağı intikamın ateşi ile kavrulur. Hücreden güçlü bir şekilde çıkabilmek için günlük spor yapar. O dar hücrede attığı her adımda Fransız halkının cehaletini, günah çıkaranları dinleyip te kürek cehenneminde olup bitenleri bildikleri halde susan Katolik papazlarını, sesini yükselt(e)meyen İnsan Haklarını ezer. Kelebek hücreden çıkarılıp normal cezasını çekmek üzere adaya götürüleceği günün gecesinde ise tarifsiz bir heyecan duyar. "Yarın güneşi göreceğim". Dostum Kelebek seni asla unutmayacağım. Sen bana özgürlüğü, yaşamın güzelliğini, mücadeleyi, hayatta iyi dostların da olabileceğini ve en önemlisi umudun her daim olduğunu öğrettin. Elveda Kelebek.
Edebiyat
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
Kelebek
10/10
·565 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Henri Charrière'nin Kelebek romanı, bir suçtan hüküm giyen ve ömür boyu hapse mahkûm edilen bir adamın özgürlük mücadelesini anlatan otobiyografik bir eserdir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı olan Charrière, suçsuz olduğunu iddia eder ve sürekli kaçış planları yapar. Roman, okuyucuya bir yandan Fransız Guyanası'ndaki cezaevi yaşamını ve zorlu kaçış girişimlerini anlatırken, diğer yandan azim ve özgürlük arzusu temalarını işler. Gerçek yaşam olaylarına dayanan bu sürükleyici hikâye, dayanıklılık ve hayatta kalma mücadelesi üzerine etkileyici bir bakış sunar. Roman, insan ruhunun özgürlük arzusunun hiçbir engelle bastırılamayacağını vurgular.
1000Kitap
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
10/10
·565 syf.··
2021 38. kitabı
Öncelikle bir sahaftan alıp göz bebeğim dediğim kitaplar arasına koymuştum bu kitabı. Kıymetli bir arkadaşa ödünç verdim ama vermez olaydım bir yıl oldu ne okudu ne de geri getirdi. İsteyemiyorum da ciğerim yanıyor a dostlar.. Kitaba gelecek olursam, yazarın gerçek yaşantısını kaleme aldığı bir kitap ama öyle bir kitap ki bu okurken hayır yahu bu kadar değildir abartmış mı acaba bir insan bu kadar şeye nasıl dayanır diye beynini kemirip durmuştu kitabı bitirdikten epey bir zaman sonra bile. Öyle bi kitap ki mevcutken canımı çok ama çok sıkan ama 3 gün sonra hatırlamadığım tatsız olayları düşünüp bunlara üzülüp umutsuzluk duyduğum için utanmama sebep olmuştu. Kişisel gelişim kitapları sever arkadaşlar bana kızmasın lütfen ama sıcak evinde mis gibi kahvesini yudumlayıp teknolojinin vs bütün imkanlarını kullanabilen insanların asla pes etme demesi bana samimi gelmediği için darda kaldığımda yolumu bulamadığım da aman bi kişisel gelişim kitabı okuyayım belki yol gösterir diye asla düşünmedim ve hâlâ da düşünmüyorum. Bu söylediklerimin bu kitapla bağlantısına gelince tesadüfen hayatıma giren bu kitapla dara düştüğümde nasıl azim ve sabırla ayağa kalkabileceğimi insanın ne kadar betbat ötesi şartlar altında bile hayata dört elle tutunabileceğini bizzat böyle bir süreci yaşayan birinden öğrenmiş oldum. İyi ki de oldum. Hayatının çıkmazda olduğunu, yolunu kaybettiğini, düştüğünü kalkamayacağımı düşünen hissedeniniz varsa alın okuyun belki bana olduğu gibi size de ışık olur Kelebek..
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma

Yazar Hakkında

Henri CharrièreYazar · 4 kitap
Fransız yazardır. "Papillon" (Kelebek) isimli kitabı ile ünlüdür. 1906da Fransanın Ardeche şehrinde doğmuştur.Annesi 10 yaşındayken ölmüş,çocukluğu iki kız kardeşiyle öğretmen olan babasının yanında geçmiştir.1923 yılında 17 yaşındayken Fransız Deniz Kuvvetlerine yazılmış,burada 2 yıl çalışmıştır.Buradan ayrıldıktan sonra Pariste suç örgütlerine katılmış,yasadışı işler yapmaya başlamıştır.rnrnMahkumiyetirnrn26 Ekim 1931 yılında Pariste cinayet suçundan tutuklanmış,bu suçtan Fransız Guyanasında ömür boyu kürek mahkumiyetine çarptırılmıştır.Ve 13 yıllık kaçış mücadelelerinden sonra özgürlüğüne kavuşmuştur.Kaçış Ayrıntıları Daha sonra Venezuela vatandaşı olmuş orada da tüm mahkumluk hikâyesini kendi lakabını taşıyan "Kelebek" adlı kitapta yazmıştır. Banko adlı kitabında da özgürlüğe kavuştuktan sonraki yaşamını anlatmıştır.rnrn13 yıllık kaçışını anlattığı kitabı Papillon, Türkiyede e Yayınları tarafından Aydil Baltanın çevirisiyle, Kelebek adıyla 1969 yılında yayınlanmıştır.Yine aynı kitap, 1973 yılında Franklin J. Schaffnerin yönettiği ve Steve McQueenin başrölünü oynadığı, Papillon isimli filme çekilmiştir.